Back To Top
Almanya’da tansiyon seçim sonrası düşer

Almanya’da tansiyon seçim sonrası düşer

Almanya’da tansiyon seçim sonrası düşer
- A +

İstanbul, Avrupalı ve Alman tasarımcılarında aralarında bulunduğu 200 global alıcıyı ağırladı. Siyasi gerginlik nedeni ile hazır giyim ihracatında düşüş olmadığını açıklayan İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi, “Almanya’da seçim sonrası tansiyon düşer” diye konuştu.

Türkiye ile Almanya arasındaki siyasi gerilim ihracatı olumsuz etkilemedi. İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, "Gerginliğe rağmen Almanya’ya hazır giyim ihracatımız, geçen yılın sekiz ayına göre az da olsa arttı. Almanya’da seçim sonrası tansiyon düşer” dedi. Türkiye’nin önde gelen marka ve tasarımcılarını küresel alıcılarla bir araya getiren hazır giyim fuarı "The Core İstanbul" ile Mercedes Benz-Fashion Week (WBFWI) İstanbul’da eş zamanlı olarak düzenlendi. Etkinliğin açılışında konuşan İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi, sektör olarak 2017’nin 8 ayını 11 milyar 360 milyon dolar ihracatla kapattıklarını söyledi. Tanrıverdi, "Yılın ikinci yarısıyla birlikte işler düzelmeye başladı. 2017’yi 17 milyar doların üzerinde ihracatla tamamlayacağımıza inanıyorum" diye konuştu. Sektörün mevcut konumunu sürdürebilmesi için tasarıma odaklanması gerektiğinin altını çizen Tanrıverdi, etkinliklerin önemli bir sinerji yarattığını ifade etti. Tanrıverdi, The Core İstanbul’un bu yıl hazır giyim sektörü için en büyük pazar konumundaki Almanya başta olmak üzere bazı Avrupa ülkeleri ile yaşanan siyasi gerginliğe denk düştüğünü belirterek, "2017’nin 8 aylık diliminde Almanya’ya hazır giyim ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre az da olsa artış gösterdi. Almanya’da 24 Eylül’de yapılacak seçimin ardından tansiyonun düşeceğine ve ilişkilerin normale döneceğine inanıyorum" dedi. Türkiye'nin hazır giyim ihracatının yüzde 72-73’ünü AB ülkelerine yaptığının altını çizen Tanrıverdi, şunları kaydetti: "Sektörümüz için en büyük pazar konumunda olan Almanya’nın özel bir önemi var. Neyse ki gerginliğin sektörümüze ciddi bir olumsuz yansımasını görmedik. 2016'nın ocak-ağustos dönemiyle kıyasladığımızda Almanya’ya hazır giyim ihracatında düşüş yok. Hatta çok az da olsa bir artış var. Nitekim The Core İstanbul ile eş zamanlı düzenlediğimiz MBFWI’nın ana sponsorluğunu 10'uncu kez yine dünya çapında bir Alman firması olan Mercedes-Benz yapıyor. Bu Türkiye’ye olan güveni ortaya koyuyor. Bugün burada Almanya ve Avrupa’nın diğer ülkelerinden gelenlerin de aralarında bulunduğu 200’ün üzerinde küresel alıcı dostumuzla bir aradayız. Konjonktürel siyasal dalgalanmalardan ticaretin etkilenmemesinden son derece memnunuz. Almanya’da seçim sonra  ilişkilerin normale döneceğini ve bunun etkilerinin hazır giyime olumlu yansıyacağına inanıyorum."  

DÖVİZ SEPETİ ÇOK OYNAMAMALI

Hikmet Tanrıverdi, 2017’yi 17 milyar doların üzerinde ihracatla tamamlama hedefindeki kur ve pariteye ilişkin,  şu anda gelişmelerin ihracatçıların lehine olduğu söyledi. Euro-dolar paritesinin 1,20'lere çıkmasının sektör için olumlu olduğunu kaydeden Tanrıverdi, şunları kaydetti: "Ekonomistlerin beklentileri 1,05 civarındaydı. Ama bu 1,20 oranının bizim gibi yüzde 75'e yakın oranda AB'ye ürün satan sektörler açısından olumlu olduğunu düşünüyoruz.  Ayrıca Türkiye'nin  genel ithalatı dolar ağırlıklı. Doların değer kazanması bizim ham maddeyi daha ucuza alıp avro ile satarken daha farklı satmamıza sebep oluyor. O yüzden AB ile yüksek hacimli iş yapan sektörlerde bu paritenin yükselmesi avantaj oluyor. Umarım çok kısa zamanda paritede geri ileri hareketler olmaz. Yani biraz daha dar çerçevede hızla hareketler insanları hazırlıksız yakalayabiliyor. Bunlar zaman içerisinde olursa çok daha kolay alacak diye düşünüyorum. Parite oynaklığında sadece dolar ve avroya takılıp kalmak çok doğru değil aslında, sepete bakmak lazım. Yani 3,75-4 liraya yakın bir sepet ihracat için normal. Bu sepetin altında oluşacak olan bir kur, firmaları biraz daha zorlar diye düşünüyorum. Doların ilk artışındaki etki geçti. Döviz sepetinin artık çok oynamaması lazım."

İSTANBUL’DAN 100 ÜLKEYE HAZIR GİYİM

Moda Tasarımcıları Derneği Başkanı (MTD) Mehtap Elaidi de moda tasarım markalarının koleksiyonlarını izlemenin bir marka için çok önemli olduğunu vurguladı. Bunun yanında etkinliğin ticari ayağının da olmasının, tasarımcı markalarının geliştirilmesi ve daha sonra yerleşik birer marka haline gelmesi yolunda çok önemli bir adım olduğunun altını çizen Elaidi, "Bu sene yurt dışından çok güzel bir talep var. İnsanın kendi toprağında bu ticari faaliyeti yürütebiliyor olmasını çok önemsiyorum." dedi. Birleşmiş Markalar Derneği (BMD)Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Öncel ise satın alımcıların Türkiye'ye gelmekteki tereddütünün yavaş yavaş kırılmaya başladığını, 20-30 ülkeden gelen tasarımcıların 100'e yakın ülke için satın alım yapmak için İstanbul'a geldiğini bildirdi.  

Yorumlar

Yorumlar
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN