YUSUF ZİYA CÖMERT/ANKARA

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin en dikkat çeken isimlerinden Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, Bakanlığının yeni dönem vizyonunu ve 100 günlük eylem planını anlattı. Kanal İstanbul’dan İmar Barışı’na kadarönemli konularda da değerlendirmelerde bulunan Kurum Karadeniz ve özellikle Ordu ile ilçelerini vuran selfelaketinde zarar görenler için bakanlık olarak üzerlerine düşeni yerine getirmeye hazır olduklarını söyledi. Bakan Kurum’un açıklamalarından başlıklar şöyle oldu:

ORDU’YA ACİL MÜDAHALE: Bakanlığımıza ait tüm arkadaşlar orada, ekiplerimiz şu an sahada. Gerekli çalışmaları valilik koordinasyonunda yapıyorlar. Gerekli tedbirleri devletimiz anında alacak. Biz de bakanlık olarak zarar gören vatandaşlarımızın bu zarardan en az etkilenmesi noktasında üstümüze düşenleri hızlı bir şekilde yerine getireceğiz. Cuma günü bakanlık ve bağlı kuruluşlarımızla birlikte orada olup, hasar tespitleri sonrasında yapılabilecek ne varsa bunları hızlı bir şekilde yapma gayreti içerisine gireceğiz.

AFET STRATEJİK EYLEM PLANI: Afet doğal bir olay ve öngörülemeyen bir durum. Tabii ki şehirdeki alt yapı bu afetin şehre olan etkisini değiştirebilir ama şehirde mevcut zaten. O manada her türlü alt yapı projesi hem bizim bakanlığımız birimlerince, hem belediyelerce hem valiliklerce yapılıyor. Tabii ki kaçak yapılaşmadan kaynaklı problemler ülkemizin hemen hemen her yerinde var. Biz üst ölçekte yapılması gerekenleri süreç içerisinde yapıyoruz. Neticede bu yağışların olmasının sebebi iklim değişikliği. Bu beklenen bir şey değil. Buna ilişkin stratejik eylem planı hazırlamak zorundayız, alt yapıyı güçlendirmek zorundayız. Bu eylem planında bunlar açıklanacak. Ancak bugüne kadar böyle bir durum yoktu. Gelişmiş ülkelerde Avrupa’da, Amerika’da, Fransa’da böyle bir hazırlık var mı? Orada da bakıyorsunuz en gelişmiş ülke dediğiniz Amerika’da her yer seller içerisinde. Şehirleri su basıyor, insanlar mahsur kalıyor. Dolayısıyla bu bir felaket, afet. Buna ilişkin devlet olarak bir eylem planı hazırlamamız gerekiyor. Bunu da hazırlayacağız. Şu anda bu alt yapı yetersizliği, şehrin yetersizliğinden kaynaklı bir sorun değil. Dolayısıyla ilerde bu hasarların en aza indirilmesi noktasında buna ilişkin çalışma yaptığımızda, eylem planı hazırlasanız da, şehirlerin alt yapısını buna göre hazırlasanız da bu bir afetse eğer şehir bundan etkilenir. Önemli olan en az etkilenmesi. Süreç içerisinde bu projeleri bakanlıklarımızla birlikte geliştiriyor olacağız.

100 GÜNDE 5 MİLLET BAHÇESİ: İkinci eylemimiz millet bahçeleri. 18 ilde 33 millet bahçesi yapacağız. 100 gün içinde 5 millet bahçesini açıyor olacağız. Şehir merkezinde stadyumların dönüşümü yapılarak millet bahçeleri projelerine başlıyor olacağız. 21 milyon metrekare millet bahçesi yapılıyor. Bu sayede kişi başına yeşil alan miktarı yüzde 10 artıyor. Gelişmiş ülkelerdeki orana baktığınızda kişi başına yeşil alan 3 ile başlıyor 15-20´ye kadar çıkıyor. Şu anda İstanbul´da 11’e gelecek. Londra’da bu oran 27, Tokyo’da 3 metrekare.

ATIL DURUMDAKİ HAZİNE ARAZİLERİ: Atıl durumdaki hazine arazilerinin ekonomiye kazandırılacak. Uzun yıllardır kentsel dönüşümü konuşuyoruz. Sahada yaşanan sorunları biliyoruz. Buna dönük sorunların çözümünü de Meclis’in açılmasıyla birlikte görüşmeye başlayacağız. Ekonomiye kazandırdığımız arsaları şehre de değer katacak şekilde projelendireceğiz. 100 gün içinde 20 ilde atıl durumdaki arsalar üzerinde yapıyor olacağız.

SIFIR ATIK KAMUDA BAŞLAYACAK: Sıfır atık konusunda Kasım ayı sonuna kadar 750 kamu kurum binasında bu projeyi geliştireceğiz. Bakanlık bünyesinde Atık Yönetimi Dairesi Başkanlığını kurduk. Tüm şehirlerimizde bunu yaygınlaştırmayı düşünüyoruz. 2023´e kadar sıfır atık sisteminin tüm Türkiye´de uygulanması planlanıyor. Pilot şehirlerimiz Ankara, Karaman, Trabzon olacak. Katı atık projesi devam ediyor. 20 proje tesisinin yapım ihale işlerine başlayacağız.

EMLAK BANKASI’NIN ÖNEMİ: 100 gün içinde TOKİ bünyesinde 40 bin konut, iş yeri ve hizmet binasının projelerini tamamlıyor olacağız. Emlak Bankası gayrimenkul sektöründe cari açığının azaltılması noktasında önemli. Emlak Bankası’nda kamunun atıl arazilerini değerlendiriyor olacağız. Kamu taşınmazlarının uygulayıcı kuruluşlara devrini sağlayacağız.

ÇEVRE DOSTU SOKAKLAR: 2023’ e kadar Türkiye bir bisiklet ağı olacak. Avrupa’dan bisikletiyle Türkiye´ye gelen birisi bisiklet yolundan güvenli gezip nereye gitmek istiyorsa oraya gitmiş olacak. 60 bin metrekarede gürültü bariyeri şehre insana zarar veremeyen bariyerler yapıyor olacağız. 81 ilde çevre dostu sokaklarımız olacak.

KÖY KONAKLARI YAPILACAK: Köy konakları yapmayı düşünüyoruz. Bölgenin yerel mimarisine uygun projelerle gerçekleştireceğiz. Safranbolu’ da yapılacaksa evler Safranbolu evleri niteliğinde, Diyarbakır’ da yapılacaksa taş ev, Karadeniz’de ise ahşap evlerden köy konakları yapacağız. Burada birleşecek, bütünleşecek. Her yıl bin adet köy konağı gerçekleştiriyor olacağız.

İHTİYACA GÖRE AVM: Şehrin problemi var buna ilişkin. Değerlendirme neticesinde artık hak olma noktasında bir çalışma başlatacağız. Her önüne gelenin AVM, ofis yapamadığı, ihtiyacın tespit edildiği, buna göre yapıldığı, finansal yeterliliğin olup olmadığı, yapan firmanın ‘şehrin buna ihtiyacı var mı’ bunları bize ispat ediyor olacak ruhsat almadan önce. Üst ölçekte bunları çözmemiz gerektiğini düşünüyorum.

İMAR BARIŞINA 3MİLYO 780 BİN BAŞVURU

Kurum, imar barışı için 3 milyon 780 bin vatandaşın müracaat ettiğini belirterek şunlara dikkat çekti: “İmar barışına 3 milyon 780 bin vatandaş müracaat etmiş. 1 milyar 350 milyon para ödemiş. 31 Ekim’e kadar başvuru var. 31 Aralık´a kadar ödeme son. Ciddi bir talep var. Yılsonuna kadar birçok vatandaş bu projeden yararlanacak. Bir taraftan da sahada ekiplerimiz tespitlerini yapıyorlar. Bu yeni bina yapma kanunu değil, imar barışı. İmar barışından beklentimiz 40-50 milyar seviyesinde. Açıkçası parasal beklentiden çok yaklaşık 13 milyon vatandaşı ilgilendiriyor. Kaçak bina üzerinde yaşamalarını ilgilendiriyor. Öncelikle bu sorunu çözüyor olacağız. Bizim buradan bir gelir elde ediyor olmamız da önemli.

KANALİSTANBUL’A BÜYÜK İLGİ VAR

43 kilometre uzunluğundaki kanalın her iki tarafında yatay mimarinin hakim olduğu dört katı geçmeyen, içinde fuar alanlarının, üniversite alanlarının, Sosyal donatı anlamında aklımıza gelen ne varsa bunların da içinde barındırıldığı inşallah modern iki şehir kurma arzusundayız. Kanal İstanbul´la ilgili döviz artışı veya faizin hareketliliği yatırımıetkilemiyor demek doğru değil. Ama bu proje çok önemli. Yerli, yurt dışındaki yatırımcıların ilgi gösterdiği bir proje. Faiz desteği konusunda kamu kaynağını kullanmak gibi hedefimiz yok. Yurt dışındaki yatırımcılarımız ilgili buna. Yerlilerden de ilgili olanlar var. Bugünden yarına bitecek bir proje değil. Bir süreci olacak. Ben hiç bir sorun ile karşılaşmayacağız diye düşünüyorum.