Kentin merkezi noktasında bulunan Alaeddin Tepesi, Eski Tunç Çağı dönemine kadar uzanan höyük olup 400 metre çapındadır. Alaeddin Tepesi'ndeSelçuklu dönemine ait Alaeddin Cami, Selçuklu hükümdarlarının türbeleri,II'nciKılıçarslan Köşkü ve tepenin kuzey eteklerinde bazı duvar kalıntıları bulunuyor. II'nci Kılıçarslan Köşkü’nün kalıntısı olan burcun üstü1961 yılında beton bir şemsiyeyle koruma altına alındı.

RESTORASYON YAPILDI

Konya Büyükşehir Belediyesi, 2015 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı ile protokol imzalayarak Alaeddin Tepesi'ndeçevre düzenlemesi başlattı. Bu kapsamda Kılıçarslan Köşkü'nden geriye kalan burcun üzerindeki beton şemsiye de zamanla yıprandığı için kaldırıldı. Burcun, gerçeğine yakın görselinşaa edildi. Ancak bu yapı ise sosyal medyada 'ucube' olarak nitelendirildi.

KONYA'NIN YÖNETİLDİĞİ KÖŞK

KTO KaratayÜniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Haşim Karpuz, Kılıçarslan Köşkü'nın 1159-1192 yılları arasında II'nci Kılıçarslan tarafından yapıldığını belirtti. Köşkün, bazı bölümlerinin iki, bazılarının da üç katlı olduğu ifade eden Prof. Dr. Karpuz, 17'nci yüzyıla kadar Konya'nın o köşkten yönetildiğini kaydetti. Prof. Dr. Karpuz, köşkün terk edildikten sonra hızla yıpranmaya başladığını ve 1676 yılında taşlarının bir kısmının satıldığının belgelerinin olduğunu ifade etti. Köşkün kalıntısı olan burcun üstüne beton şemsiyenin 1961 yılında yapıldığını belirten Prof. Dr. Karpuz, ''Sarayın seyir köşklerinden,günümüze gelen bir burç, kulenin üzerinde yer alıyor. Yine 1941'de yapılan kazılarda sarayın iki burç üzerinde seyir köşkü olduğu ortaya çıktı. Sonra saray hızla tahrip olunca, 1930'lu yıllarda seyir köşkünün eyvan kısmı, en üst kısmı yıkıldı yere düştü. 1961 yılında sarayın günümüze gelen parçasının korunması için onun üzerin beton bir şemsiye yapıldı. ODTÜ'den bir hoca tasarladı'' diye konuştu.

'ASLINA UYGUN' SAVUNMASI

Kılıçarslan Köşkü'nün kalıntısı olan burcu koruyan üstündeki beton şemsiyenin 2010 yılında yıpranmaya başladığını belirten Prof. Dr. Karpuz, şunları söyledi:

''Beton şemsiyenin üzerinde büyük kabuklar oluştu. Beton çatlamayıp, yıkılacak hale geldi. Ayaklarda çürümeler olduğuanlaşıldı. Beton şemsiyenin yıkılıp, onun yerine şeffaf bir örtü yapılmasına karar verildi. 2015 yılında yapılan projeyle köşkün tuğla ve kerpiç olan kısmının olduğu gibi korunması amaçlanıyor. Mevcut aslanları yerine koydular. Çelik konstrüksiyonun dışına yine şeffaf bir kabul geçirilecek diye biliyorum.''

Restorasyonun aslına uygun olduğunu ifade eden Karpuz, ''İnsanda bir algı var vegördüğümüz olayları, varlıkları hafızamıza kaydediyor. O varlıklar değişince, bina yıkılınca, bu sefer hafızamız yadırgamaya başlıyor. Şimdi beton şemsiyeyi bile koruyalım deniliyordu. Bu rastgele yapılmıştır diye düşünülebilir; ancak öyle bir şey yok. Bu restorasyon Venedik tüzüğüne göre yapılıyor. Yapının aslını bilmiyorsak, veya aslına özgün malzeme bulamıyorsak, yeni malzemeyle yapılabilir. Eski fotoğraflara baktığımızda da restorasyonun aslına uygun olarak yapıldığını görürüz. Şimdilik aykırı bir durum yok'' diye konuştu.


Köşkün orjinal hali ve yıkılmadan önceki durumu (sağda)

YAPILMASA DAHA İYİ OLURDU

Konya halkından müzisyenRıza Morgülle,beton şemsiye yerine yapılan yeni yapının hoş olmadığını belirterek, ''Çalışma güzel; ama ödenek yok ki herhalde böyle kaldı yıllarca. Biz de merakla bekliyoruz neler olacağını?Yapının üst kısmına koyulan eklenti gayri ciddi ve çok hoş bir şey olmadı. Aşağıdaki doğal yapının üst kısımdakiyle hiçbir alakası yok. Ne görsel olarak güzel, ne de bir şey ifade etmiyor. Yapılmasa dağa güzel olurdu.''

Öğrenci Ahmet Kurgun da restorasyonu beğendiğini belirterek, ''Sanki biraz fazla maliyetli. Nasıl olacağını göremedik bir türlü. Yeni koyulan eklenti bence görsel olarak güzel oldu. Eski halinden güzel. Bitince daha iyi olacak.'' dedi.

ZARAR VERMEYECEK YÖNTEMLERLE YAPILDI

Konya Büyükşehir Belediyesiyetkilileri de restorasyon çalışmaların tamamlanmak üzere olduğunu belirterek, ''Köşkün korunmasına yönelik çalışmalar, mevcut köşk kalıntısına zarar vermeyecek yöntemlerle yapılmaktadır.Köşk burcunun dolgu altında kalan kısmı ortaya çıkartılarak, burcun gerçek ölçülerine yakın görsel algısı sağlanmıştır.Köşk kalıntısına ait önemli yapısal parçalar olarak tanımlanması gereken köşkün doğu yüzünde yer alan sırlı tuğlalar ile yapılmış konsol parçaları ve köşkün balkonu altındaki konsollar arasında yer alan tuğla motifli eğrisel yapı alnı özellikle korunmuştur. Köşk kalıntısı üstte koruyucu bir cam yüzeylekorunmuştur. Cam yüzey aynı zamanda köşkün eski balkon düzleminde olup, ince dört çelik sütunla taşıtılmıştır.Projedeki ana ilke, köşkün mevcut durumuyla korunmasını sağlamak ve 19'üncü yüzyılın sonları ile20'nci yüzyılınbaşından kalan fotoğraflar kaynak kabul edilerek köşkün ana yapısının rekonstrüksiyonu yapılarak canlandırılmasına çalışılmasıdır'' ifadelerini kullandı.




KONYA/DHA