KARAR / ALMANYA

Araştırmacılar yıllardır ağrıları ölçmek için uğraşıyor. Hastaya sorarak ölçümle ve beyin tarayıcılar kullanılan en sık yöntemler. Ancak herkes ağrısını kendisine has bir şekilde hissediyor ve başka birisinin aynı ağrıyı hissetmesi mümkün değil. Hissedilen ağrı ruh hali ile direk bağlantılı. Bir kişi aynı şiddette kafasını sert bir cisime çaptığında, bu olayı kötü bir günde yaşadığında, aynı olayı iyi bir günde yaşadığından daha fazla ağrı hissediyor.

Doktorlar bu zamana kadar ağrıyı hastaların yorumları ile ile tespit ediyor. Ağrı keskin mi, baskı yapıyor mu ya da yanıcı mı şeklindeki sorularla ağrının şiddeti anlaşılmaya çalışılıyor. Bir başka yöntem de 0’dan 10’a kadar (0 ağrı yok, 10 çok ağrı var) bir skalayla hastaların ağrısı hakkında bilgi ediniliyor. Ancak bu skaladaki sorun, bu zamana kadar ciddi ağrı çekmemiş bir kişi ağrı şiddetini yüksek olarak notlandırıyor.

Uzmanlar, hastaların hissiyatından bağımlı olar ağrının şiddetinin ölçmek için yöntemler peşinde. Son olarak Fonksiyonel Manget Resonanz Tomographie (FMRT) isimli bir yöntem geliştirildi. Beyinde ağrıyı algılayan bölgedeki aktiviteler tomografik olarak kaydediliyor. Bu veriler yapay zeka ile değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar bu sonuçların kesin sonuçların da kesin sonuçlar vermekten uzak olduğunu söylüyor. Henüz bilimsel gelişmeler, ağrının şiddetinin ölçümleyecek bir standart geliştiremedi.