ERKUT TEZERDİ/İSTANBUL

Günümüzde süperkahramanlar altın çağını yaşıyor. Superman, Hulk, Batman, Spider-Man, Wonder Woman, Thor, Iron Man derken gerek kahramanların solo gerekse de bir araya geldikleri yapımlar sinemaseverler tarafından ilgiyle karşılanıyor. Bunların karşılarına da insanları yok etmek isteyen güçlü canavarlar yerleştiriliyor, efektlerle dünya tekrar tekrar kurtarılıyor. Ardından yeni filmler heyecanla bekleniyor. Ancak şunu belirtmek gerekiyor: Yapımların başarılı olmasındaki en önemli nedenler efektler ve ünlü oyuncuların rol alması değil! Kuşkusuz formüllere dayanan, hedef kitle için matematiği iyi oturtulan senaryolarıdır. Bu hafta gösterime giren ‘The Incredibles 2’ (İnanılmaz Aile 2) isimli animasyon da bunlardan biri ve türünün benzerlerinden birçok açıdan ayrılıyor.

Filmi benzerlerinden ayıran noktaların başında küçüklere olduğu kadar büyüklere de hitap etmesi geliyor. Ardından hoşgörüye dayanan aile bağı, kadın ile erkeğe biçilen toplumsal rollerin eleştirisi, medyanın bireyleri yönlendirmesi ve kötülükten kurtulmak için kahraman beklemek gibi ciddi temaların işlenmesi sıralanıyor. ‘The Incredibles 2’ bunu öyle güzel yapıyor ki aksiyon ile mesajlar iç içe geçiyor, kör göze parmaklık durumu yaşanmıyor.

İlk kez 2004’te izleyiciyle buluşan serinin ilk filminden birkaç yıl sonrasında yaşananların anlatıldığı filmde Parr ailesi, son birkaç şehri kurtarma operasyonunda her binanın zarar görmesine neden oluyor. Süperkahramanlar artık istenmiyor, tamamına yasak getiriliyor. Devlet artık kahramanları desteklemediğinden aile de işsiz kalıyor, motele taşınıyorlar. Günün birinde zengin iş insanı Winston Deavor aileye destek çıkıyor, yeniden süperkahramanlık yapmaları karşılığında onlara her açıdan yardımda bulunuyor. Fakat bir şartla; öncelikle elastik kız yani ailenin annesi Helen göreve başlayacak, ailenin babası Hulk gibi güçlü Bob çok hasar verdiğinden bir süre evde oturacak. Böylece kadın ile erkeğin rolleri değişiyor; baba evde oturup üç çocuğa bakarken anne kötüleri avlıyor. ‘The Incredibles 2’ düşünsel boyutunu feminizme inşa eden bir yapım.

Filmin akılda kalan sahnelerinin başında Bob ile henüz bebek oğlunun evdeki maceraları geliyor. Bebeğin gözlerden lazer atmadan sinirlenince yaratığa dönüşmeye, duvarların içinden geçmeden uçmaya kadar onlarca gücü bulunuyor. Bu anlar bir hayli komik. Çocuk bakmanın zorluklarına değiniyor. Gün boyu hiperaktif çocuklarıyla ilgilenen anneler için de güzel bir gönderme. Bunun yanında filmde olay dizisi her yaştan izleyici için özenle kurgulanmış. Sebep-sonuç ilişkisine göre ilerleyen konu hatları bir sonraki sahneyi merak ettiriyor. Karakterler birinci filme göre daha ilgi çekici hale getirilmiş. İlk yapımda karakterlerin güçlerini tanımasına ve bireysel varoluş serüvenine odaklanılıyordu, şimdi aile olma, birlikte hareket etme olgusu daha geniş aktarılıyor. Ama komedi açısından ilk yapım daha iyiydi.

Serinin ikinci filmini yine Brad Bird yazıp yönetiyor. Filmin yapımcısı animasyon stüdyosu Pixar Bird’e 200 milyon doları boşu boşuna vermemiş çünkü ‘The Incredibles 2’ daha ilk haftasında izlenme rekoru kırdı ve şu an dünya çapında 1.2 milyar dolara yakın gişe geliri elde etti. Ailece keyifle izlenir, çok da eğlendirir.