Bir tarih profesörünün yazdığı kitaba mı daha çok güvenirsiniz, yoksa YouTube’da izlediğini bir videoda anlatılanlara mı? Eğer ikisinin arasında önemli bir fark görmüyorsanız, ‘koplocu zihniyete’ sahip olabilirsiniz. Kişilik ve Sosyal Psikoloji Bülteni (Personality and Social Psychology BBulletin) dergisinde yayımlanan araştırmada, komplo teorilerine inanmaya yatkın olan kişilerin, edindikleri bilginin kaynağının uzman ve güvenilir olup olmamasını önemsemedikleri belirlendi. Araştırma ekibi, Almanya ve ABD’den 884 kişiyle dört farklı deney gerçekleştirdi. İlk olarak 275 kişiyle yüz yüze görüşmeler yapıldı, daha sonra ise üç farklı deneysel çalışma gerçekleştirildi.

Araştırma sonucunda, “Gizli organizasyonlar, insanların psikolojilerini, kontrol edildiklerini anlayamayacakları şekilde manipüle edip onları kontrol ediyor” ya da “Siyasetçiler ve diğer liderler, arka planda çalışan güçlerin kuklalarından başka bir şey değil” gibi ifadeleri doğru bulanların, uzman bir tarihçi tarafından yazılan bir metinle, amatör birinin yazdığı metni aynı derecede güvenilir bulduğu belirlendi. Araştırmayı kaleme alan uzmanlardan Roland Imhoff, “Bence en önemli bulgularımızdan biri, komplo teorilerine inanmayan insanların, kaynakların güvenilirliğini daha çok kontrol etmesi” dedi.