Star TV’nin yeni dizisi Nefes Nefese’de Yusuf karakteriyle seyirci karşısına çıkan Şükrü Özyıldız, dizisini anlattı.

“Seyirci artık şaşırmayı unuttu. 10 dakika sonra karşısına gelecek sahneyi çok iyi biliyor” diyen Özyıldız, “İnsanların da bunu sevdiğine dair tuhaf bir algı var. Nefes Nefese bu açıdan onları tatmin etti” şeklinde konuştu.

Özyıldız, canlandırdığı Yusuf karakterini şöyle anlattı:

“Antakya’nın köklü ailelerinden birinin çocuğu. Gençliğinde babasıyla bir tartışma yaşıyor ve talihsiz bir olay başlarına geliyor. Antakya’dan dönmemek üzere ayrılıyor. Ama manevi yeğeninin sünneti için Antakya’ya geri dönmesi gerektiğinde yolları Suriye’ye annesini bulmak için dönen Rüya’yla (Melisa Şenolsun) kesişiyor. İkisinin ve ailelerin hikâyesi geniş bir coğrafyaya yayılıyor.”

Özyıldız’ın, oyunculuğa başlama hikayesi şöyle:

“Gittiğim bir Erasmus programı kaderimi değiştirdi, orada katıldığım oyunculuk workshop’u sayesinde açıldım. O dönem içimde ciddi değişimlerin sancısını yaşıyordum. Kendimle çok uğraşıyordum; “Ben kimim, nereye gidiyorum” diye sorguluyordum. Oyunculuk benim için bir insan bilimi. O yoldan gitmek kendime dair cevapları da bulabileceğimi düşündürdü.”

“Güzel hayallerim vardı. Ama hayat benim hayallerimi şaşırttı” diyen ünlü oyuncu, “Güzel sinema filmlerim, dizilerim oldu ama mesela bir Ferzan Özpetek filminde oynamak... Hayalimdi ama ütopik, detayını bile kuramadığım bir hayaldi. Gerçeğini yaşadım. O yüzden akışta huzurlu kalıp sevgimizi korumalıyız. Huzur ve sevgiyi içinde koruduğunda evren sana güzel şeyler veriyor” dedi.

“Şöhret dediğin algı büyük bir tuzak. O tuzağa düşersen yandın” diyen Özyıldız, “Ünlü oldum, artık tamamım düşüncesi sizi öldüren bir şey. Hiçbir zaman ‘tamam’ değilsin. Sanatçı dediğin, farkındalığını bırakmayan insandır” ifadesini kullandı.

“Yakışıklılık bana hiç bir şey ifade etmiyor” diyen ünlü oyuncu, “Dış görünüş sizin fark edilmenizi sağlar ama altı boşsa daha kötü bir düşüş getirir” dedi.