Dr. Nazan Demir’in girişimiyle 5 yıl önce kurulan, Türkiye’nin ilk Kozmetik Ürünler Uygulama ve Araştırma Merkezi (KOZMER), tamamen yerli ve milli bakış açısıyla dikkat çekiyor.

KOZMER’in gelişmiş cihazlarla kozmetik ürünün Ar-Ge’sini yapan, çiçeğin toplanma aşamasından ürün haline gelmesine kadarki süreci kontrol eden bir merkez olduğunu ve merkezin bu özelliğiyle Türkiye’de tek olduğunu bildiren KOZMER Müdürü Prof. Dr. Nazan Demir, oluşturdukları marka ile kozmetik ürünler geliştirip satışa sunduklarını açıkladı. ‘’Markalaşmak ve sürdürülebilir sistemler kurmak çok önemlidir ve Türkiye kadar büyük bir ülkenin küresel pazarda yarışacak kalitede markalar geliştirmesi aynı zamanda bir prestijdir’’ diye konuşan Prof. Dr. Demir, ‘’Onlarca ürün geliştiren KOZMER, kozmetikte Türkiye’nin dışa bağımlı olmaktan kurtulması için çalışıyor. Nano teknolojik kozmetik ürünlerimiz de henüz piyasa da değil ama AR-GE si tamamlanmış durumda’’ dedi. Bu gurupta patentli nano kremlerimiz ve bitkisel kaynaklı nano saç boyalarımız üretim için hazır durumdadır’’ ifadelerini kullandı.

“Ekonomimize güç katacak, kadın istihdamı sağlayacak”

KOZMER’in yerli kaynakları üretime dönüştürmek amacıyla yola çıkan milli bir davanın ürünü olduğunun altını çizen Prof. Dr. Demir, ‘’KOZMER, Türkiye’de alanında bir ilki başarmış merkezdir. Bilişim ve silahtan sonraki en büyük pazar kozmetik ürün ve parfüm sektörüdür. Bu sektör ekonomimize güç katacak, kadın istihdamı sağlayacak, sentetik kimyasallar yerine doğal hammaddeler kullanmak suretiyle halk sağlığının korunmasına katkı sağlayacak, milli ve yerli bir davadır. KOZMER olarak bu bakış açısıyla çalışıyoruz ve bu bakımdan da tek olduğumuzu düşünüyoruz” dedi.

Merkezde yapılan çok sayıda AR-GE çalışması ile Türkiye’nin kozmetik ve ilaç pazarından ciddi anlamda pay almasının mümkün olduğunun ortaya konulduğunu da dile getiren Prof. Dr. Nazan Demir, “KOZMER ayrıca yerel üreticiye, alanın kurumsallaşmasına ve ilgili sektörlere akademik destek sağlayan bir merkezdir. Bütün Avrupa’da en fazla endemik bitki bulunan ülkeyiz. Avrupa’nın ekolojik kaynaklar açısından en zengin ülkesiyiz ve bu zenginliğin merkezinde yer alan illerimizden biri de Muğla. Bitkisel kaynaklı doğal kozmetiklerin ve ilaçların önem kazandığı bir dönemde, dünya için çok önemli bir noktadayız ve bunu acilen değerlendirmek zorundayız. Tüm ülkeyi kapsayacak, kadınlarımıza evinin konforunda bile istihdam imkanı sağlayacak, nitelikli tarımın önünü açarak getirisi yüksek görseli güzel tarım alanları ile botanik turizmine de katkı sağlayacak bu sistem her açıdan faydalı olacaktır” diye konuştu.

“İlaç ve kozmetik milli bir dava”

İlaç ve kozmetik alanında ezberleri bozup, kozmetik ve ilaç pazarından ciddi anlamda pay alınabileceğini ve bu ürünler için milyon dolarlar ödeyen ithalatçı bir ülke statüsünden hammadde üreten bir ülkeye dönüşülebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Demir, “Kozmetik ve kişisel bakım için dünyada her yıl 400 milyar dolar civarında harcama yapılıyor. Türkiye’de yüzde doksanı ithal olan kozmetikler için her yıl milyonlarca lira harcanıyor. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi bu veriler üzerine harekete geçti. Türkiye’de YÖK’ten bu anlamda onay almış tek merkez ve yaptıkları ile bu sektörden ülke olarak çok ciddi pay alabileceğimizin ispatı niteliğinde. İlaç ve kozmetik sektörünün kullandığı turunçgiller, gül, kantaron, yasemin, zambak menekşe, nergis, kekik, defne, sığla ağacı gibi doğal ürünlerin yapımı için çok önemli olan bitkisel hammaddelerinin adeta deposu durumundayız’’ dedi.

Sektörde yerli damga, üreticiye destek

Sümbülden papatyaya, anemondan zambağa, yaseminden lavantaya kadar farklı renk ve kokudaki çiçeklerin laboratuvar ortamında parfüm başta olmak üzere doğal kozmetik ürünlere dönüştüğünün altını çizen Prof. Dr. Demir, ‘’KOZMER tarafından toplanan endemik bitki türleriyle, kozmetik ürünler, aromatik yağlar, bitkisel çaylar ve parfüm yapılıyor. Sistemin atıkları bile Biyokütle olup bunlar bile çok farklı ürünlere dönüşme potansiyeline sahiptir. Bu sektörde ithalatçı olan ülkemize akademik destek sağlamak için yola çıktık. Merkezimizin kuruluş vizyonu bu. Sanayicilerimize ve üreticilerimize her türlü akademik desteği vermeye hazırız” ifadelerini kullandı.

KOZMER’in bu ürünlerin ve ilaç aktiflerinin aynı sistemden çıkması yani bir çeşit biyorafinasyonla tüm etken maddelerin ayrılıp kalan biyokütlenin de değerlendirilmesi ile çevre ile uyumlu yenilebilir bir model olma özelliğini taşıdığını anlatan Demir, “Ama bu yeterli değil. Bu modelin mali olarak desteklemesi ve elde edilen verilerin acilen daha büyük ölçekte üretimine geçilmesi şarttır” dedi.

Prof. Dr. Nazan Demir, merkezde üretilen aromatik yağ ve cilt bakım ürünlerinin yanı sıra kantaron, sığla katkılı kantaron, papatya, zambak, defne, gül, kekik, lavanta, mersin, okaliptüs, reyhan, nane, yasemin yağı ile gündüz ve gece kremi, göz altı kremi, nemlendirici krem, banyo grubu ürünler ile bitkisel çayların büyük ilgi gördüğünü de dile getirdi.

Yerel kalkınma örneği

KOZMER’in kozmetik ürünü üretmenin yanı sıra üniversite vatandaş işbirliği açısından da çok güzel bir model olma özelliğine sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Demir, ‘’Yöresel kalkınmaya doğrudan katkı sağlıyoruz. Çevre köylerden bitki satın alıyor, istihdama katkı sağlıyoruz. KOZMER, yıllardır pazardaki kadınlardan çiçek alarak bile onlara umut verdi. Bölgesel kalkınmaya katkı sağlamak ve kadın istihdam alanı yaratmak konusunda da büyük çaba harcıyoruz. On altı köyü ve yaklaşık on beş bin insanı kapsayan kozmetik vadisi projesinin tüm alt yapısı mevcut olup hayata geçmesi için sadece devlet desteğine ihtiyaç duyuyoruz” diye konuştu.

MUĞLA/İHA