CELAL DEMİRBİLEK

Profesyonel olarak geldiği Türkiye’den bir daha kopamayan Rus Inessa Korkmaz, çok geçmeden bizden biri oldu. Türk vatandaşı olan ve antrenör Necdet Korkmaz ile evlenen Korkmaz, artık tüm birikimlerini bu ülkenin gençlerine aktarıyor. Korkmaz, “İkinci vatanım” dediği Türkiye’de ve Rusya’da öğrendikleri ışığında voleybolumuza altyapı hizmeti sunuyor. Eşi Necdet Korkmaz’ın başkanlığını yaptığı kulübün başantrenörü olan Inessa Korkmaz, antrenörler Vedat Tuğrul ve Anna Sargsian ile birlikte çalışıyor. Şu an 53 kız sporcusu bulunan kulüpte 6 Rus asıllı Türk annenin çocukları da voleybol öğreniyor.

Voleybola başlayan çocuklara skor endişesi ve yarışma korkusu yaşatmadan voleybolu sevdirmeyi hedeflediklerini dile getiren Korkmaz, “Bir diğer amacımız da doğru temel tekniği öğreterek iyi voleybolbolcular yetiştirmek. 35 yıllık tecrübemizi yeni başlayan çocuklarımıza aktarırken, öncelikle iyi birer birey, sonra iyi sporcular olmalarına özen gösteriyoruz. Eğitimimizi de bu doğrultuda veriyoruz” açıklamasını yaptı.

Birçok kulüpte programsız hareket edildiğini, uzun vadeli yatırımın lüzumsuz görüldüğünü vurgulayan Korkmaz, “O nedenle yeni bir kulüp kurma ihtiyacı duyduk. Yöneticiler ve antrenörlerin sürekli değişmesi bu spora yeni başlayan çocukları olumsuz etkiliyor. Dolayısıyla buna engel olmalıydık. Ben Rusya’da Uraloçka Kulübü’nde yetiştim. Orada 51 yıldır yönetim kadrosu aynıdır. En yeni antrenör minimum 10 yıllıktır. Bu da mevcut sistemin devamlılığını sağlamaktadır. Ama Türkiye’de minik takımlarda bile aynı sezonda 2-3 antrenör değişiyor. Bir sporcu ortalama 8 yılda yetişir. O nedenle sürekli farklı antrenör ile çalışmak önemli sorundur. Ataköy Voleybol Kulübü bu sorunlar yaşanmasın diye faaliyete geçti. Burada 8 yaşında voleybola başlayan sporcu, 18 yaşına kadar aynı antrenörlerle çalışacak. Oyuncusunu tanıyan, gelişimini takip eden antrenör ve yönetim sporcu için önemlidir” ifadelerini kullandı.

Korkmaz, şöyle devam etti: “Kızım şu an ilkokul 3 sınıfta. Okulunda sportif etkinlik alanı bile yok. Takla atmayı bile bilmiyor. İlkokullarda 5 sınıfa kadar beden eğitimi dersleri kaldırıldı. Oysa spor tesisi açısından Rusya’dan daha iyi durumda. Ama özellikle 5-15 yaş arası çocuklar için yapılan tüm çalışmalar plansız ve verimsiz. 3-10 yaş arası çocuklar tesislerden faydalanamıyor. Biz 7-12 yaş arası çocukları hedef aldık. Çünkü temel eğitimi doğru vermek istiyoruz. Cimnastik yapabilen, doğru koşabilen çocuk sporcu olabilir. Sonra voleybolu öğretmek kolaydır.”

TOPLUMSAL FARKLILIKLAR VAR

Sporda en önemli etkenin insan olduğuna dikkat çeken Inessa Korkmaz, “Türk ve Rus sporcular arasında bazı farklar var. Bu farklar genel olarak toplumların yapılarından kaynaklanır. Rusya’da her mahallede 3-7 yaş arası için oyun amaçlı ana okulları vardır. Hava şartları ne olursa olsun çocuk sokakta oynar. Türkiye’de ise anaokullarının birçoğu kapalı alanlarda. Çocuklar sokakta oynayamadığı için motorik becerileri gelişmiyor” dedi.