Ünlü bilim insanı ve bilimkurgu yazarı Isaac Asimov’un kitapları, meşhur ‘üç robot yasası’ üzerine kuruludur. Asimov’un yarattığı evrende bir robot, bir insana zarar veremez ya da eylemsiz kalarak bir insanın zarar görmesine izin veremez. İkinci olarak bir robot, ilk kuralla çelişmediği sürece insanların verdiği emirlere uymak zorundadır. Son olarak, ilk iki kuralla çelişmediği sürece bir robot, kendisini korumalıdır. Asimov’un bu yasaları, insan-robot ilişkilerinin çerçevesini çizer ve insanlarla robotların uyum içinde var olmasını sağlamayı amaçlar. Yapay zeka ve robot teknolojilerinin hızla geliştiği günümüzde, buna benzer yasaların uygulanıp uygulanmayacağını bilmiyoruz. Ancak bu teknolojilerin de kullanıldığı anlardan biri olan dronlar için de benzer yasalara ihtiyaç olabilir. Fast Company dergisinde yayımlanan bir yazıda, Asimov’un robot yasalarından esinlenilerek üç dron yasası önerildi.

Buna göre ilk olarak dronlar ‘görünür’ olmalı. Yani insanların göremeyeceği yerlere konuşlanarak mahremiyetlerini ihlal etmemeli ve daima izlendikleri duygusuyla yaşamalarına sebep olmamalı. Örneğin okul önlerindeki yaya geçitlerinde trafiği denetleyen dronların bulunması bu kuralı delmiyor, ancak otoyollardaki hız ölçer dronlar kurala aykırı. Dergideki yazıda yer alan ikinci yasa, dronların şehirlerde halka yardımcı olacak görevlerde kullanılmasını, cezalandırma amacıyla kullanılmamasını öngörüyor. Üçüncü yasada ise dronların insanları değil, nesneleri gözetlemesi gerektiği ifade ediliyor. Yani örneğin dronlar şartlı tahliye edilen mahkumlara değil, altyapı hizmetlerine dair veri toplamalı.