Cumartesi TYT oturumunda 2 milyon 381 bin 780, pazar günü AYT oturumunda ise 2 milyon 19 bin öğrenci sınava girdi.

ÖSYM başkanı Mahmut Özer : “Bu sınav, şu ana kadar lojistik olarak ÖSYM’nin tarihinde bir hafta sonunda gerçekleştirdiği en büyük sınav organizasyonuydu.” dedi. Bu sözleriyle sınavları başarılı, sorunsuz bitirmenin gururu havzasındaydı.

Her ilde üniversitelerin açıldığı üniversite kontenjanların boş kaldığı ülkemizde sınavın varlığı bir ihtiyaç mı tartışması başka bir yazının konusu. Yine de bir soru olarak soramadan edemedim.

Türkiye, sınavlar ülkesi. Her yerleştirme ve belirlemede tek tip soruların hazırlandığı sınavlar ile karşılaşıyoruz. Kişiye özel sorular değerlendirmeler değil genele özel sorular. Tek tip insan yetiştiren eğitimin mahsulü sorular. ÖSYM’nin yaptığı YKS’de Öğrencilerin; yetenek, beceri, orta öğretimdeki spor ve sosyal faaliyetlerinin değerlendirilmediği bir eleme sınavı.

Eğer ille de bir sınav yapılacaksa teknolojinin bu kadar geliştiği; ölçme ve değerlendirme imkanlarının teknoloji ile pekiştiği ülkemizde 1970’li yıllardan beri farklı isimlerle yapılagelen sınavlar yerine öğrencinin bilgi, yetenek ve becerilerinin de değerlendirilmeye tabi tutulduğu sınavlar yapılabilir. Bu yıl TYT’de sorulan; okuma, anlama ve yorumlama tarzı sorular öğrencinin kavrama gücünü ölçen sorulardı. Bu soru tarzları üzerinde çalışarak geliştirilebilir. Öğrenciyi ezber müfredata dayalı bilgi ile ölçme yerine bir bütün olarak ele alan bir değerlendirme daha doğru bir ölçme sistemidir.

MEB ve ÖSYM’nin sınav sisteminde yeniliğe olan ihtiyacı artık görmeleri gerekir.

KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞI OLANLARIN BAŞARDIĞI SINAV

Cumartesi yapılan TYT sınavında belirleyici olan Türkçe ve matematik dersleri oldu. Türkiye’de sözel ve sayısal derslerin temeli sayılan Türkçe-matematik bundan sonra da belirleyici olmaya devam edecek. İki dersten de belirleyici bir başarı yakalamaya yatkın öğrenciler; yaşamlarında kitap okuma alışkanlığı edinenler oldu.
Türkçede uzun paragraf soruları, kitap okuma alışkanlığı olmayan öğrencilerin yapmakta zorlandığı, zihinlerinin dağıldığı sorulardı.
2 Haziran’da yapılan LGS’de sorulan hikayeleştirilmiş matematik soruları TYT’de de öğrencilerin karşısına çıktı. Sorular müfredata uygun hazırlanmış ancak okulda matematik konularının hikayeleştirilmeden işlenmiş öğretilmesi öğrencilerin bu tür soruları yapmakta zorlanmasına neden oldu.

TYT matematik sorularının sözel ifadeler içermesinden dolayı öğrencilerin birçoğu zaman sorunu da yaşadı. Bir öğrencinin tabiriyle söyleyecek olursam:”Matematik sorularını çözerken kendimi halen Türkçe sorusu çözüyor sandım.”

Sayısalcıyım diyerek kitap okumamayı alışkanlık haline getiren öğrencilerin kaybettiği bir sınav oldu. TYT’de sözel ve sayısal sorular 9. Ve 10. Sınıf müfredatından soruldu. Sınavlara hazırlanan öğrencilerin yapmakta zorlanmadığı sorulardı.

Pazar günü yapılan AYT’de bilgiyi ölçen eleyebilecek sorular soruldu. Sözel öğrenciler için belirleyici olan Türkçe, eşit ağırlıktan girenler için belirleyici olan edebiyat-matematik, sayısalda girenler için de belirleyici olan matematik ve fizik oldu. Kimya ve biyoloji soruları öğrencileri zorlamadı.

Başarı sırlaması bir önceki yıla göre düşebilir. Önemli olan öğrencinin başarıdaki sırlamadı. Bu sınavlar bir sıralama sınavı. Üniversite tercihleri yapılırken de yüzdelik başarı dilimine göre yapılacak. Öğrencinin yüzdelik başarı dilimi daha belirleyici olacak tercih yapılırken.

31 Temmuz’da YKS sorularının sonuçları açıklanacak. Bu tarihten sonra tercihler yapılacak.

Sunan bitti. Ünlü şair Yahya Kemal Beyatlı’nın tabiriyle sınavların arkasından bakakalıp üzülmenin bir anlamı yok. Mevlana’nın tabiriyle, ortaöğretim eğitim hayatı sona eren gençlerin yeni güne dair yeni bir şeyler söyleyerek geleceğe dair hayaller kurmaları lazım. Kişilik ve kimliklerinin pekişeceği, gelişeceği üniversitelerde kendilerine mutlu, başarılı bir gelecek kurmaları için yeni bir eğitim öğretim yelkeniyle hayata kulaç atarken başarılı ve iyi insan olmak gençlerin şiarı.

Bir not:

ÖSYM ve MEB: “Kitap okumayan öğrencilerin başarılı olamayacağı” sınavlar hazırlıyor. Özellikle ben sayısalcıyım diyerek kitap okumayanın daha baştan beri kaybedeceği sınavlar.
Gelecek yıl LGS’ye hazırlanan 7. sınıflar ile TYT ve AYT’ye hazırlanan 11. sınıflar yazın test çözmek kadar kitap okumayı da ihmal etmeyin. Test öğrenciyi sınava, kitap ise öğrenciyi hem sınava hem hayata hazırlar.