melüllenme deli gönül

gez bir zaman var nic’olur

indir tahtını yüceden

yık bir zaman gör nic’olur

Şah Hatayi

Bilinmesi gerekmiş gibi dünya meselelerine dalmış gidiyoruz. Meselelerde kayboluyor, meselelerde ruhumuzu kaybediyoruz. Kaybeden ruhlarla ertesi günlere uyanıyoruz.

Oysa yalnız soylu ülküler değil miydi davamız?

***

Her şeyin meşru kılındığı günlere tutsak edildi ruhumuz.

Şekilsizlik içerisinde hamurumuzu yoğurup duruyorlar. Sebebi özgünlüğümüzü kaybetmemiz. Sebebi ruhumuza âşina olmamamız. Sebebi şarkıya değil dedikodulara dalmamız. Çirkinliklere bulaşmamız. Kendimizi itmemiz kirliliklere.

Cennet dediğin yer soylu ruhların bahçesidir.

***

Soylu ruhlar sesini güç olarak, gönlünü güç olarak, yolculuğunu ve şarkısını güç olarak, kelimelerini ve dostluklarını güç olarak kullanmazlar.

Onlar yola, yol da onlara inanır.

Soylu ruhlar ürperirler, inanırlar, yeşerip sararmayı da yola düşüp yaralanmayı da iyi bilirler.

Onlar bilmenin kıymetini de bilirler, ötesinin bir sonsuzluk olduğunu da.

“Yaşamak” arzdan ve semâdan bir hoşnutluktur onlar için. Onlar kaçmazlar. Kaçınılmazdır göçen bir kervanla göçmek onlar için. Bazı şeylerden ötürü kavgasını bitirmez, gürültünün bol olduğu ortamda sesini indirmez ve ruhunu yitirmez onlar. Onlar kendi yolunda incinmeden giderler.

Gelişler ve gidişler “incinenler” ruha ve duaya âşina olmayanlar için maddeden ibarettir.

***

Soylu bir gözyaşına, duaya, anneye inanır onlar. Onlar doğar, uzun yıllar delikanlı olarak yaşarlar ve yine delikanlı olarak ölürler. Bittiği vakit çok güzeldi diye anacakları hikâyeleri vardır. Bitmez muhabbetleri, bitmez asaletleri, bitip tükenmez soylu hikâyeleri. Kıyamet günü onurlu hikâyeler anlatırlar. Hikâyelerine gönüllerini, şarkılarını, ruhlarını katarlar.

Soylu ruhlar çocuklara, bahçelere, sevdalara âşinadır. Kendi olanlardır onlar. Birliği bilen, birlik ateşinde ruhunu alev edenlerdir. Yananlardır, kanayanlardır.

Derdi bilmeseler de deva sonsuzluktur onlar için.

***

Soylu ruhlar kararıp biten geceye, aydınlanan sabaha, tenhalara, sözün incesine, garibin nicesine sarılır.

Soylu ruhlar yoldaki duraklardır.

Onlar bilir ki yalnız soylu ülküler yaşar.

Onlar bilir ki yalnız soylu ruhlar rüya görür.

Bir ruh diğer bir ruhta güzellik bulabiliyorsa daha söylenecek çok şarkımız var bizim.