Futbolun üstünden döviz silindiri geçti. Zaten pamuk ipliğine bağlı bir hayat yaşayan, yönetim anlamında endüstriyel futbol gerçekliğine geçiş yapamadığı için topal ördek olan Türk futbolu, dövizdeki dalgalanma ile iki seksen yere serildi. Geçen sezon cazibe merkezi olan, beIN Sports ile 81 ülkeye ulaşıp görünür hale gelen Spor Toto Süper Lig, geliri lira- gideri döviz olunca fena savruldu ve bu sezon en çok futbolcu sattığı sezonu yaşadı. Gidene kal denilmedi, hatta teşvik edildi.

Kadro yapıları dikkate alındığında bu sezon çok farklı. Farkı, bu sezonun geçen sezonun devamı olması. Süper Lig çok uzun yıllardan sonra yenilenmeden, makyaj tazelemeden, benzer yapılarıyla bir sonraki sezona başladı. Başakşehir aynı... Beşiktaş aynı... Galatasaray aynı... Futbol anlayışları aynı, kadroları üç aşağı beş yukarı aynı, sorunları aynı... Durum böyle olunca yeni bir sezona değil de geçen sezonun devamına başlamış gibi olduk. Başakşehir Avrupa’yı yine ikinci plana atıp lige odaklandı. Kadrosu çok deneyimli. ‘Bu kez neden olmasın’ diyorlar ve haklılar. Bu kez olabilir.

Beşiktaş tam bir sistem takımı. Transferde Vida, Negredo gibi isimleri satamadı ama Fabri- Karius değişimini tam yerinde gerçekleştirerek transfer sihirbazlığını yine gösterdi. Talisca gibi takım oyununda zayıf ama gol noktalarında mucizeler yaratan bir ismin artık olmaması ile bir handikaba dönüşebilir.

Galatasaray da geçen yıldan farklı değil. İç sahada coşan, deplasmanda ortaya çıkmayan kimliğini koruyor. Rezerv kadronun aslara alternatif yaratan bir noktaya gelmesi avantajı ama 29 gol atan Gomis’in yokluğunda işler nasıl gidecek, işte orası soru işareti.

Şampiyonluk yarışı geçen sene olduğu gibi yine 3 takım etrafında geçecek. Fenerbahçe ise en büyük değişimi yaşayan büyük. Başkanından hocasına, kadrosuna kadar büyük değişim geçirdi. 10. haftadan itibaren yenilenen kadronun dönül yapacağını düşünmek gerekir. Fenerbahçe ismiyle toparlanıp, arayı kapatır.

Kapalı kutu ise Trabzon. Bir iyi bir kötü futbolu Karadeniz ekibini geçen sezon savurmuştu. Galatasaray galibiyeti geçen sezonki gibi yine bir aldatmaca mı yoksa yıllardır beklenen geri dönüş mü, henüz belli değil.

Sonuç olarak döviz krizinde pozisyonunu korumayı hedefleyen kulüpler, geçen sezonun devamında kozlarını paylaşmaya devam edecekler.