Mehmet Ali Öztürk, hayırsever bir işadamı.

Mersin’de bir bakliyat firması var.

2013’te Bayır Bucak Türkmen Dağı Yardımlaşma Derneği’ni kurdu.

Suriye’ye, ayrıca Irak’a ve birçok Afrika ülkesine tonlarca insanî yardım (içme suyu, yiyecek, giyecek) gönderilmesini sağladı.

Türkiye’deki Uygur, Özbek ve Çeçen muhacirlere de uzattı.

Bütün yardım faaliyetleri şeffaf ve kayıtlı kuyutlu.

Kime nerede ne verilmiş, belli.

En çok yetimler istifade etmiş bu yardımlardan.

***

Geçen şubat ayında bir ticaret fuarı münasebetiyle Dubai’ye gitti Mehmet Ali Öztürk.

Orada kaldığı otelde 20 Şubat günü gözaltına alınıp bilinmeyen bir yere götürüldü.

Bir süre sorgulandığı bu yerin, CIA ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gizli servisinin birlikte kullandığı bir istihbarat üssü olduğu tahmin ediliyor.

Daha sonra oradan bir hapishaneye nakledilip tek kişilik bir hücreye atıldı.

Kaldığı hapishanenin ismi ve yeri de belli değil.

***

Hakkındaki suçlama?

O da tam belli değil.

Teröristlere yardımdan dem vuruluyor, ama somut bir suçlama yok.

Mayıs ayının sonunda karşısına çıkarıldığı savcı, “Amerika’dan delil bekliyoruz” demiş.

Demek ki asıl muhatap Amerika Birleşik Devletleri; BAE sadece taşeron.

***

Asıl muhatabın ABD olduğuna dair bir işaret daha:

Mehmet Ali Öztürk’ün Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Houston Üniversitesi’nde yüksek tahsil yapan oğlu, memlekete döneceği zaman havaalanında gözaltına alınıp FBI tarafından -babasıyla ilgili olarak- günlerce sorguya çekilmiş.

Bu arada, delikanlının Houston’da kaldığı ev de basılıp alt üst edilmiş.

Neyse ki sonunda Türkiye’ye dönmesine izin vermişler.

***

FETÖ’nün önde gelen kalemşorları, sosyal medyada Mehmet Ali Öztürk’e -ve Mehmet Ali Öztürk üzerinden Türkiye’ye- saldırıyorlar.

İftiraların bini bir para.

Gelsin Nusra, gitsin IŞİD…

Belki de Mehmet Ali Öztürk bir yerde FETÖ’nün ayağına basmıştır da onun bedelini ödüyordur.

Mehmet Ali Öztürk’ün bir yakınına göre “FETÖ hedef gösterdi, CIA direktif verdi, BAE derdest etti.”

***

Uluslararası hukuka göre Türkiye Cumhuriyeti diplomatlarının Mehmet Ali Öztürk’le hapishanede görüşme hakkı var.

Savcılık bu hakkı teslim etmiyor.

Avukatıyla da görüştürmüyorlar.

Görüştürseler de, bunun ‘moral destek’ten başka bir anlamı olmayacak gibi (O da fevkalade önemli).

Kurban Bayramından evvel eşiyle birkaç dakika telefonda konuşmasına müsaade edilen Mehmet Ali Öztürk, “Neyle karşı karşıya olduğumu hâlâ tam olarak bilmiyorum” demiş.

Ankara’nın durumu bundan farklı değil.

Öztürk’ün ailesinin görüştüğü Dışişleri Bakanlığı yetkilileri de tam olarak neyle karşı karşıya olduklarını söyleyememişler.

BAE’li yetkililer -“Amerika’dan delil bekliyoruz”dan başka- hiçbir açıklama yapmadılar ve yapmıyorlar.

Hal böyle olunca, soruşturmanın mahiyeti tam olarak anlaşılamıyor ve atılması gereken adımlar tespit edilemiyor.

***

Hükümetin bu işe daha sıkı asılmasını ve Mehmet Ali Öztürk’ü CIA ve FETÖ’nün hatırı için altı aydır haksız yere hapis tutan Birleşik Arap Emirlikleri’nin bu zulme bir an evvel son vermesini diliyoruz.