Üniversitede bir öğrenci kulübünün akademik danışmanlığını yapıyorum. Bu yazımda öğrencilerle yaptığımız iki faaliyet konseptini paylaşacağım; belki bu yazıyı okuyan diğer üniversitelerdeki öğrenci arkadaşlarımıza ve hocalarımıza ilham olur.

İlham veren TED konuşmaları

Bunlardan ilki geçen yıl yaptığımız “İlham Veren TED Konuşmaları”. Öncelikle, çoğunuz biliyorsunuzdur ama bilmeyenler için kısaca TED’den bahsedeyim. 1984’de Richard Saul Wurmanve Harry Marks tarafından kurulan TED’in açılımı; T(echnology), E(ntertainment), D(esign). Bir çok farklı alt türü olan TED konuşmalarının merkezinde yılda iki kez yapılan TED Konferansları var. TED konferanslarında dünyanın en iyi beyinleri, sanatçıları, yazarları, akademisyenleri, toplum ve teknoloji önderleri, entelektüelleri ve tasarımcıları inanılmaz etkili konuşmalar yapıyorlar. TED konuşmalarının süresi 18 dk ve altında bir süreyle sınırlı. Daha önceleri katılımın sınırlı sayıda tutulduğu ve TED üyesi olmak ve konuşmaları izlemek için ödenmesi gereken yıllık ücretin $6000’a dolara kadar vardığı bu organizasyondaki konuşmalar, 2006’dan bu yana TED’in aldığı bir kararla ücretsiz olarak internette yayınlanıyor ve isteyenler için de bir çok dile çevirilerek altı yazılı olarak izlenebiliyor. Bir çok konuşmayı Türkçe alt yazılı olarak izlemeniz mümkün, çeviriler de gayet güzel. Bir de TEDx’ler var; bunlar da farklı ülkelerde ve şehirlerde yapılan ve TED tarafından akredite edilmiş ekiplerin yaptığı organizasyonlar. Türkiye’de TEDx’lerin bilinen ilk örneği TEDxReset; bu etkinlikte önceki yıllarda yapılan konuşmalara internetten ulaşmanız mümkün. Şu an itibariyle TED.com’da izleyebileceğiniz her konuda 2600’dan fazla konuşma var. Tam bir fikir karnavalı desek yeridir. Gelelim bizim “İlham Veren TED Konuşmaları” programına. Her hafta TED.com’daki konuşmalardan belirlediğimiz 3 TED konuşmasını 8-10 kişilik bir ekiple izliyoruz ve sonrasında konuşmaları analiz ediyor ve tartışmalar yapıyoruz. 10 Hafta yaptığımız bu etkinlikte toplamda 30 konuşma tahlil ediliyor. Konuşmalar birbirinden farklı alanlarda seçilebileceği gibi birbirini bütünleyen benzer konuşmalar da seçilebilir. Burada en önemli şey konuşmaları seçmek. Ben de bu yazı vesilesiyle en sevdiğim ted konuşmalarından 30 tanesini seçerek sizlerle paylaşmak istiyorum (ingilizce olarak konuşma başlıklarını yazıyorum ama hepsini rahatlıkla Türkçe altyazılı olarak izleyebilirsiniz):

Do schools kill creativity? – Ken Robinson Your body language may shape who you are – Amy Cuddy How great leaders inspire action – Simon Sinek The power of vulnerability – Brené Brown The power of introverts – Susan Cain Where good ideas come from – Steven Johnson How to live before you die – Steve Jobs Are we in control of our own decisions? – Dan Ariely The power of time off – Stefan Sagmeister The 3 A's of awesome – Neil Pasricha The 4 a.m. mystery – Rives On reading the Koran – Lesley Hazleton The psychology of time – Philip Zimbardo Embrace the remix – Kirby Ferguson Designing for simplicity – John Maeda Try something new for 30 days – Matt Cutts How to start a movement – Derek Sivers Keep your goals to yourself – Derek Sivers Why is 'x' the unknown? – Terry Moore The surprising science of happiness – Dan Gilbert The paradox of choice – Barry Schwartz Your elusive creative genius – Elizabeth Gilbert How to speak so that people want to listen – Julian Treasure The habits of happiness – Matthieu Ricard Why you will fail to have a great career – Larry Smith The psychology of evil – Philip Zimbardo On being wrong – Kathryn Schulz TED's secret to great public speaking – Chris Anderson A life of purpose – Rick Warren The surprising habits of original thinkers – Adam Grant

***

TED’in konuşmacıların dikkate almalarını istediği ve iyi bir konuşmanın kurallarını sıraladıkları “10 Emir”ini de burada paylaşalım:

İyi bir konuşma için 10 EMİR

Büyük Hayaller Kurun. Hayatınızdaki en iyi konuşmayı yapmaya çalışın. İzleyicilerin hatırlayacakları bir şey yapın. Dünyayı değiştirecek bir fikir paylaşın.
2. Gerçek benliğinizi ortaya koyun. Hayallerinizi paylaşın, rüyalarınız ve aynı zamanda korkularınızı. Başarılar kadar başarısızlıklardan da bahsedin.
3. Karmaşık olanı yalınlaştırın. Zekanızla şaşırtmaya çalışmayın. Soyut kavramlarla konuşmayın. Açıklayın. Örnekler verin. Öyküler anlatın. Spesifik olun. İnsanların duygularıyla iletişim kurun. Onları güldürün! Ağlatın!
5. Egonuzu Şişirmeyin. Böbürlenmeyin. İnsanları kaçırmanın en garantili yoludur.
6. Sahnede satış yapmayın. Şirketinizden veya organizasyonunuzdan söz etmeyin. Ürün veya hizmetlerinizi pazarlamayı veya maddi destek istemeyin.
7. Diğer konuşmacılar hakkında yorum yapmakta, eleştirmekte veya övmekte özgürsünüz. Farklı görüşler enerji verir. Heyecanlı bir destek etkilidir.
8. Mümkünse, konuşmanızı notlarınızdan okumayın. Notlarınız olması sorun değil. Eğer dağılmak ve okumak arasında bir tercih yapmanız gerekiyorsa, okuyun.
9. Konuşmanızı zamanında bitirin. Bunun aksi, sizden sonra gelenlerin zamanından çalmak olacaktır.
10. Prova yapın. Zamanlama, açıklık ve etki için güvendiğiniz bir arkadaşınızın önünde prova yapın.

***

TED konuşmaları hakkında daha çok bilgi sahibi olmak isteyenler için iki kitap önerisi:

TED Konuşmaları Başvuru Rehberi, Chris Andersen TED Gibi Konuş, Carmine Gallo

***

Motto Günleri

Bahsetmek istediğim ikinci atölye konseptimiz de yine TED gibi benzer bir amaca hizmet eden “Motto Günleri”. Bu projeyi ilk olarak Erzurum Atatürk Üniversites’inde bir grup öğrenci arkadaşımızla başlatmıştık, yıl 2009. Fikir basit ve uygulaması, sürdürülebilirliği herkes için mümkün. Bu yönleriyle TED’in kurumsal yüklerinden ayrılıyor, herkes ve her grup için yapılabilir bir hale geliyor. Bir kaç farkı daha var ama ona geçmeden önce Motto nedir ondan bahsedelim. Motto; sosyal bir grup ya da organizasyonun genel amaç ya da motivasyon amacıyla kullandığı özlü söz, slogan.

Motto’nun içindeki otto İtalyanca’da 8 demektir ve Motto Günleri ekibi 8 kişiden oluşur. 8 kişi her hafta belli bir günde toplanır ve herkes 8’er dakikalık sunumlar yapar. Olmazsa olmaz olan kural; her katılımcının sunum yapması zorunludur ve ekip 8 hafta boyunca aynı kalır. Bu sunumlar iki türlü yapılır; birincisinde konuları herkes kendisi istediği gibi seçer, ikincisinde ise bir tema belirlenerek herkesin o konuda bir sunum yapması istenir (dergilerdeki dosya konusu gibi). Yine her motto konuşmasında olmazsa olan şeylerden biri de konuşmacının konuşmasının sonunda güzel, özetleyici bir motto söylemesidir. Mottoları ve konuları moderatörün not etmesinde fayda var. 8 hafta sonunda neler konuşulmuş daha iyi görülebilir.

Her hafta farklı bir kişi toplantıya moderatörlük yapar. Moderatör ilk olarak sunum yapma sırasını belirlemek için katılımcıların isimlerini kağıtlara yazarak kura çeker. Kura sırasına göre katılımcılar sunumlarını yaparlar. Moderatör her bir sunum yapan kişi için süre tutar ve konuşmacıların son 3 dk ve son 1 dk süresi kaldığında elinde bu sürelerin yazılı kağıdı kaldırarak zaman hatırlatması yapar. Bütün sunumlar bittikten sonra tek tek katılımcıların sunumları eleştiriye tabi tutulur; iyi olduğu ve eksik kaldığı hususlar konuşulur. Bu değerlendirme ve tartışma aşamasından sonra da gizli oylama ile günün en iyi konuşmacısı seçilir ve katılımcılar tarafından ödüllendirilir. Motto günlerini okulda, iş yerinde, kafelerde her yerde yapabilirsiniz. Motto konuşmalarında powerpoint kullanılmaz. Kısa videolar, fotoğraflar kullanılabilir. Kağıttan okunmaz. Etkili, duygulu ve canlı bir sunum, sohbet yapılır.

Bir motto günleri programı bittiğinde 1 kişi 8 hafta boyunca 8 farklı konuda 8’er dakikadan 64 dakikalık sunum yapmış olacaktır. Toplamda da 8 kişi 64 farklı konuda 512 dakikalık konuşma yapmış olacaktır.

***

Bu kadar teorik açıklamadan sonra şimdi de Motto Günleri’nin kazanımlarını katılan öğrenci arkadaşlarımızdan dinleyelim;

Somut örnekler bu yola çıkmak için size de ilham olur belki.

N. K. “Motto günleri, bana bir grup karşısında 8 dakikada bir konunun nasıl etkili bir şekilde anlatılabileceğini öğretti. Aslında farklı bölümlerden oluşan motto grubumuz konulara farklı bakış açıları ile bakabilmemizi sağlarken, bazen tartışma ortamı oluşturarak gerçek üniversite okumanın aslında bu tarz etkinliklere katılarak gerçekleşebileceğini bize kavrattı. Çok güzel dostluklar kazandırdı diyorum ve mottomu sölüyorum ''ne mutlu motto günlerine katıldım diyene! :) '' “İnsanlar yeteneklidir ve bazen bunun ortaya çıkması için işlenmesi gerekir. Motto sayesinde iletişim, sunum, kendimizi ifade edebilme gibi özellikleri ortaya çıkarmak ve kullanmak kolaylaştı. Aynı zamanda farklı kişilik ve nitelikteki insanlarla tanışma, arkadaş olma fırsatı yakaladık. Sadece iletişim ve yeni insanlar değil aynı zamanda istikrarlı bir şekilde sürdürülmesi gerektiği için zamanı yönetme, dakiklik, sabır ve farklı görüşlere açık olma gibi durumlarda oldukça yararlı bir program oldu. Motto günlerine gel yeteneğine yol ver.”

M.Ö. “Başlangıçta '8 dakika dediğin nedir ki' diye düşünsek de, bazen 8 dakikanın ne kadar uzun bazen de ne kadar kısa bir süre olduğunu öğrendik. 8 haftanın sonunda, melamilikten simülasyona, Üftade Hazretlerinden fizik devrelerine kadar 64 farklı konuda sunum yapıp bilgi sahibi olduk. Hayatımın en verimli, eğlenceli, bir o kadar da yoğun geçen 8 haftasıydı, kurulan dostluklar da cabası. Biz gençlerin yalnızca derslere değil, Motto Günleri gibi kişisel açıdan geliştiren, sunum yapmayı ve etkili konuşmayı öğreten etkinliklere de ihtiyacı var. Ekip, sulayıp yeşertmeye çalıştığımız hayat ağacından toplayacağımız en lezzetli meyvelerden biridir Motto”

S.A. “Mottoyu ilk duyduğumda gelişme amaçlı, eğlenceli bir etkinlik olarak düşünmüştüm. Fakat gelişme kısmı beklediğimin epeyce üstünde gerçekleşti. 8 Hafta 8 Dakika, toplamda 64 dakika gelişme için kısa bir süre gibi dursa da, az ama sürekli çalışmanın ne kadar verimli olduğunu 8 hafta sonunda anladım ve 8 dakikanın aslında ne kadar kıymetli olduğunun farkına vardım. Motto bana; az zamanın, az kelimenin, az hareketin, az konunun, az insanın ne kadar çok olduğunu öğretti.”

B.S. “Motto, iyi ki katıldım dediğim programlardan biriydi.

“İki günü birbirine eşit olan zarardadır” hadisi şerifinin şuuruyla hareket ederek her hafta birbirimize yeni bir şeyler anlattık. 8 Kişilik sağlam bir ekip kurup, ekip olma ruhunu tattık. Sözleştiğimiz saatlerde ve mekanlarda vaktinde oralarda olmayı, eleştirilerin insan için aslında ne kadar gerekli olduğunu, ses tonumuzla beden dilini nasıl bir arada kullanacağımızı, kısaca toplumda her insanın sahip olması gereken vasıfları hatta daha da fazlasını öğrendik ve uyguladık.”

M.H.A. “Sunum yapmadan önce prova yapmanın önemini, sesli ve görsel materyallerin sunumu pozitif yönde nasıl etkilediğini gördük.

Süreyi nasıl tasarruflu kullanmamız gerektiğini, söze nasıl başlayıp nasıl bitirmemiz gerektiğini, hitabetin gücünü, nasıl araştırma yapıp, nasıl bilgilerin derleneceğini ve bunun gibi daha birçok ayrıntıyı kavrayabildik. Gerçekten 2 ay gibi bir sürenin toplasan 24 saatini feda ederek hayatımızın her an her yerinde lazım olabilecek bir kazanım ve tecrübe edindik.”

***

Hem TED konuşmaları hem de Motto Günleri atölye çalışmalarını sadece üniversite öğrencileri değil bir araya gelebilen 8-10 kişilik her yaştan, meslekten gruplar yapabilir.

Umarım bu iki beyin fırtınası konsepti sizi de heyecanlandırmış, sizde de bir ışık yakmıştır. Görüş, öneri ve sorularınızı yorum kısmından iletebilirsiniz.

Unutmayın; beyanda sihir vardır.