Uzay asansörü en ümit verici uzay taşımacılığı sistemidir. Tamamlandığında ölçeklenebilirliği, düşük maliyeti, sürüşün kalitesi ve güvenilirliği ile uzaya erişmek için en uygun ve en elverişli yöntemdir. Uzay asansörünü Konya - Ankara arası hızlı trene benzetebiliriz. Uzay asansörünün tek farkı gökyüzüne doğru harekete edecek olmasıdır. Uzay asansörü fikri ilk defa Arthur C. Clarke’ın bilim kurgu kitaplarında kullanılmış olsada bugün gerçekleşmeye en yakın projelerden birisidir.

Uzay asansörü yerden uzağa bir kütleye uzanan ince bir dikey bağa ve ipi yukarı ve aşağıya çeken elektrikli araçlara dayanmaktadır. Dünya’nın dönüşü, ipin gergin kalmasını ve aracın desteklenmesini sağlayacak. Tırmanan kabinler hızlı trene benzeyen hızlarda seyahat edecekler ve asansörde yakıt taşımayacaklar. Yakıt olarak zeminden yansıyan güneş ışığı ve lazer ışığı kullanılacak.

***

Uzay asansörü Dünya’daki gökdelenler gibi çelikten değil “Carbon Nanotube”lerden yapılacak. Karbon nanotubeler kıldan ince, çelikten 500 kat daha sağlam bir maddedir. Eğilip bükülmeden kendi ağırlığının 40 bin katı yük taşıyabilir. Santimetrekareye 1 tondan fazla basınca, ısı ve sıcaklığa da dayanıklı.

Uzay asansörü beş temel bölümden oluşacak. Birincisi halat yani “demiryolu”. İkinci kısım ise yer istasyonu. Düşünülen yer Los Angeles Limanı. Los Angeles Limanı’nın yeni ismi şimdiden uzaya açılan kapı manasında “Galaktik Liman” oldu. Bir Japon şirketinin de Japonya’da bir uzay asansörü kurma planı tüm hızıyla devam ediyor ve 2050 yılından tamamlanması bekleniyor. Üçüncü bölüm halattan tırmanacak kabinler. Dördüncü bölüm kabinleri hareket ettirecek Güneş enerjisi ve lazer sistemleri. Beşinci bölüm halatların bağlandığı karşı ağırlık.

Halen kullanılan roket tabanlı uzay fırlatma sistemleri, roketlerin yapısı tarafından doğal olarak sınırlandırılmıştır. Roketin ağırlığının % 90’ından fazlası yakıt deposu ve yükün ağırlığı arasında bölünmüştür. Böyle bir aracı güvenli veya düşük maliyetli yapmak çok zor. Şu an 1 kg yükü uzaya taşımak için 15 bin dolar harcanıyor. Uzay asansörü ile 1 kg yükü uzaya taşımak 220 dolara kadar düşecek. Ayrıca uzaya gidecek astronotlar normal eğitimlerine ek olarak az 2 yıllık bir eğitimden geçiyorlar. Uzay asansörleriyle neredeyse hiç eğitim almadan trene biner gibi uzaya gitmek mümkün olacak.

Roketlerle yolculuk günler, aylar ve yıllar öncesinden planlama ve çalışma gerektirir. Ayrıca kullanılan yakıtlar, roket, kaçış hızı ve yörüngeleri hesap edildiğinde hem maliyeti yüksek hem de astronotların hayatı için çok riskli bir yöntemdir.

***

NASA 2011 yılında insanlı uçuşlarını iptal edip ve bu görevi özel şirketlere devretti. Çünkü uzay mekiklerini uzaya çıkarmak ve geriye indirmek çok pahalıya mal oluyor ve uzay istasyonuna gidip gelmek bile en az beş gün sürüyordu. Buna karşın Rus Soyuz uzay araçları astronot ve kozmonotları 6 saatte uzay istasyonuna çıkarıyor ve 3,5 saatte geri getiriyor. NASA kendi uçuşlarını iptal edip Rus Soyuz uzay araçlarını kullanarak astronotlarını uzaya gönderiyor.

Hal böyle olunca uzay asansörü büyük önem taşıyor. Çünkü Soyuz uzay araçları aynı anda 3 astronotu taşıma imkanı varken uzay asansörü ile yüzlerce kişi uzaya taşınabiliyor. Asansörün bağlanacağı destek noktası ise 37 bin 500 km yukarıda olacak. Çünkü uydular 37 bin 500 km’de Dünya ile aynı hızda dönüyorlar. Yani gönderdiğiniz uydunuzun hep tepenizde kalmasını isterseniz Dünya’nın kendi etrafında dönüş hızıyla uydunun yörünge hızını sabitlemeniz gerekiyor. Bunun için uyduların 37 bin 500 km yüksekliğe fırlatılması gerekiyor. Diğer ucunu bu yükseklikte sabitledikten sonra uzay asansörünü hiç bir desteğe ihtiyaç kalmadan daha yükseklere, 200 bin kilometreye kadar uzatmak mümkün olacak. Uzay asansörü için başka bir görüş ise uzayda başıboş gezen göktaşlarından birini yakalayıp, Ay gibi Dünya yörüngesine getirmek ve o göktaşından Dünya’ya bir halat uzatıp asansör kurmak.

Uzay asansörünün kurulmasıyla binlerce kişi ve kargo roketlerden yüzlerce kat daha ucuza uzaya taşınabilecek. İlerde Mars ve Ay yolcuları bu asansör ile uzaya çıkacak. Orada kurulan bir istasyondan çok rahat bir şekilde uzak mesafelere transfer gerçekleştirilebilecek. Bu vesileyle cuma günü açıklanan hükümetin “100 Günlük Eylem Planı” çerçevesinde belirttiği Türkiye Uzay Ajansı kurulmasını önemsiyor ve başarılar diliyorum.

Yedi yıl sonra yeniden

NASA 2011 yılında maliyetin yüksek olması ve uçuşların çok zaman alması sebebiyle insanlı uçuşları durdurmuş, uzay mekiklerini emekliye ayırmış ve bu görevi yapmaları için özel şirketlere maddi ve teknik destek sağlamıştı. Yedi yıl boyunca Rus Soyuz uzay araçlarını kullanan NASA nihayet SpaceX ve Boeing şirketlerinin tasarladığı ve Rus uzay araçlarının teknolojisini kullanan uzay kapsüllerini tamamladığını ve NASA’nın kullanımına hazır olduğunu duyurdu.

Geçtiğimiz Cuma günü NASA’dan yapılan açıklamada Uluslararası Uzay İstasyonu’na gidip gelmek üzere tasarlanmış Amerikan yapımı, ticari uzay gemisiyle uçacak olan ilk ABD astronotları tanıtıldı. İlk etapta SpaceX’in Dragon uzay aracıyla deneme uçuşları, sonrasında Uluslararası Uzay İstasyonu’na gidip gelecek olan astronotlardan birisi olan Robert Behnken ile 2015 yılında bir etkinlikte tanışmış ve kendisiyle röportaj yapmıştım. Kendisinin en karmaşık bilimsel meseleleri bile herkesin anlayabileceği bir dille anlatabiliyor olmasına hayran kalmış, astronotların Uzay İstasyonu’nda karşılaştıkları problemleri ve nasıl çözdükleri üzerine bir saat kadar konuşmuştuk.

Bu uçuşlar eğer başarılı olursa NASA Rusya’ya astronot başına 75 milyon dolar ödemekten kurtulmuş ve uzaya astronot gönderme konusunda dışa bağımlılıktan kurtulmuş olacak.