Back To Top
Başak Eraydın: 2017 benim yılım olacak

Başak Eraydın: 2017 benim yılım olacak

 - Son Güncelleme: 25.04.2017 Salı 00:01
Başak Eraydın: 2017 benim yılım olacak
- A +

Lale Cup’ta teklerde şampiyonluğa ulaşan, TEB BNP Paribas İstanbul Cup’ta ise eleme turunda son maçına çıkmaya hazırlanan milli tenisçi Başak Eraydın, “WTA'de önce ilk 100, ardından ilk 50 hedefim var. WTA turnuvası kazanmak istiyorum ve grand slam şampiyonluğu hayali kuruyorum” dedi ve ekledi: “Çok iyi bir hazırlık dönemi geçirdim. Daha nice zaferlere imza atacağım.”

hakanakar@karar.com

Lale Cup’ta teklerde şampiyon olan milli tenisçi Başak Eraydın, TEB BNP Paribas İstanbul Cup’ta ana tablo öncesi eleme turunda dünya 167 numarası Tereza Smitkova’yı geçerek final turunda dünya 160 numarası Alla Kudryavtseva ile eşleşti. Smitkova önünde final setinde 1-5’ten gelerek müthiş bir geri dönüşe imza atan Başak, Karar gazetesine çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Her turnuvaya kazanmak için katıldığının altını çizen Başak Eraydın, geçen yıl İstanbul Cup’ta hem teklerde hem çiftlerde kazanılan şampiyonluklar gibi bu sene de çifte zafer yaşatmak istediklerini ve turnuvayı zirvede tamamlama hedefi olduğunu söyledi.

-Başak Eraydın kimdir senden dinlemek gerekirse…
Başak Eraydın her şeyden önce bu ülkede yetişen, hem kendisi hem de ve Türkiye’nin başarısı için mücadele eden bir sporcudur. 2 buçuk yaşında tenise babamın desteğiyle başladım ve 14 yaşına kadar tenis antrenmanlarıma onunla birlikte devam ettim. 14 yaşımda Antalya’dan İstanbul’a taşındım. Küçük yaşlardan itibaren ulusal ve uluslar arası düzeyde tenis turnuvalarına katılıyorum. Şu anda herhangi bir antrenörüm ve kulübüm olmadan çalışmalarımı sürdürüyorum.

-Neden herhangi bir kulübe bağlı değilsin ve bir antrenörün yok?
Profesyonel yaşam içinde bu tarz durumlarla karşılaşabilirsiniz. Yeri gelir antrenörünüz ile yeri gelir kulübünüz ile yollarınızı ayırabilirsiniz. Esas olan kendinize inanmamız ve her daim gelişiminizi sürdürmenizdir. Teklifler gelirse bunları değerlendirebilirim ancak benim bu noktada özel bir arayışım yok. Tabi ki zor bir antrenörün olmadan çalışmak. Her zaman ikinci bir bakış açısının olması daha iyidir ama şu anda tek başıma yoluma devam ediyorum. İspanya’da düzenli olarak Bruguera Tenis Akademisi’nde antrenmanlarımı sürdürüyorum.

-Teklerde 243, çiftlerde 240. sıradasın dünyada. Daha önce teklerde 230, çiftlerde 151. sıraya kadar yükselmiştin. Hedefin kaçıncı sıraya kadar gelmek?
Hem teklerde hem de çiftlerde hedefim her zaman kazanmak. Sıralamadan ziyade kazanmaya odaklanıyorum. Eğer kazanırsanız sıralama mutlaka peşinizden gelir. Başarı, tüm diğer ayrıntının da anahtarıdır. Hedefim elbette, her zaman en iyi noktaya gelmek. Kendime güveniyorum. Geçmişten dersler çıkarttım ve artık kariyerimde yepyeni bir sayfa açtım. Bu sene herhangi bir Grand Slam’a katılmak çok istiyorum. Mevcut formumu sürdürebilirsem başarabilirim. Neden olmasın? Türk tenisi grand slamlarda daha fazla sporcu ile temsil edilmeyi hak ediyor.

-Junior’larda Amerika Açık’ta oynamıştın…
İki defa Amerika Açık’ta oynadım. 2010 yılında Avrupa Gençler Şampiyonası’nda finalist olarak Türk tenisinde bir ilke imza atmıştım. Performansını korta ne kadar iyi yansıtırsan alacağın sonuçların da birlikte geleceğini düşünüyorum. Sıralamaya takılmak çok da doğru değil. Ona odaklandığınız zaman yapacağınız işe yüzde yüzünüzü veremiyorsunuz.

-Önünde İstanbul Cup elemeleri var… Geçen sene hem teklerde hem çiftlerde şampiyon olmuştuk. Lale Cup’ta ise sen teklerde, İpek Soylu çiftlerde kazanarak çifte zafer yaşadık…
Lale Cup’ta yaşadığım şampiyonluğu kariyerim için yeni bir sayfa olarak görüyorum. Benim için anlamı ve değeri büyük oldu. Geride bıraktığım 3-4 aylık süreçte kendime yeniden inanmam ve özgüvenimi yeniden kazanmam açısından önemli adımlar attım. Lale Cup şampiyonluğu bunun güzel bir sonucu oldu. Kuşkusuz İpek’in çiftler şampiyonluğu da çok değerli. Türk tenisi açısından çok önemli bir hafta oldu. Ancak bununla yetinmeyeceğiz. Çok daha iyileri için daha çok çalışacağız.

17-04/24/krs1-teniss.jpgBaşak Eraydın

-Lale Cup’ta kazandığın şampiyonluğu senden hatırlamak gerekirse…
5 senedir katıldığım bir turnuvaydı. Kariyerimde aldığım en iyi dereceye imza attım. Benim için Lale Cup’ı kazanmak hem de kendi ülkemde kazanmak çok değerli ve önemli. İnsanların sosyal medyadan ve maçlarıma gelerek desteklemelerinin anlamı çok büyük. İfade ettiğim gibi Lale Cup şampiyonluğunu son dönemde yakaladığım ivmenin bir sonucu ve kariyerim için yeni bir sayfa olarak görüyorum.

-Final maçın…
Açıkçası final maçına mental anlamda çok hazır çıktım. Ne olursa olsun maç dışında bir şey düşünmedim. Bir önceki turlarda çok daha fazla heyecanlıydım. Final maçım benim için en kolayıydı diyebilirim.

-Kariyerinde bir ara duraklama dönemine girdiğin konuşuluyor. Tekrar nasıl çıkışa geçmeyi başardın?
2016’nın yaz aylarında yani turnuvaların en fazla olduğu dönemde bir sakatlık geçirdim. Düşüşüm oradan itibaren başladı. Sol el dirseğimde bir kırık oluştu antrenman yaparken. Kendime olan özgüvenimle ilgili çok zorlandım. Maçlara çıkarken hatta iki kere düşünüyordum. Aldığım sonuçlar da beni etkiledi. Geçen sene iyi geçmedi diyebilirim benim açımdan. Düşüşüme bir bahane olarak söylemek istemiyorum ama bu tarz durumlar sporcuların hayatında olabiliyor. Sezona çok iyi başlamıştım sonrasında yaşadığım sakatlık hem fiziksel hem de mental olarak çok etkiledi. Çıkışım da bu sene gerçekten çok iyi bir hazırlık dönemi geçirdim. Oynadığım turnuvalarda arka arkaya kazanmamla kaybettiğim özgüvenimi de tekrar geri kazandım. Şampiyonlukla da bunun devamının geldiğini düşünüyorum. Bu sene benim yılım olacak ve bunları antrenörsüz ve bir kulübe bağlı olmadan başardım. Önemli olan düşüşler yaşamak değildir yeniden ayağa kalkabilmektir. Ben daha güçlü bir şekilde ayaktayım.

-Yeniden Fed Cup (Tenis A Milli Takımı)’a girme hayalin var mı?
Milli formayı giymek çok büyük bir gurur. Elbette ülkem için yeniden oynamak isterim. Her zaman göreve hazırım. Ancak unutmamak gerekir ki biz tenisçiler zaten çıktığımız her maçta kendimiz için olduğu kadar ülkemiz için de oynuyoruz. Ülkemizi ve ülke sporunu temsil ediyoruz.

-İdollerin kimler kadınlar ve erkeklerde?
Federer’i ve Serena Williams’ı çok beğeniyorum.

-Sana gelen eleştirileri nasıl karşılıyorsun?
Hepsi benim için çok değerli. Olumlu da olumsuzu da düşünmemi sağlıyor. Nitelikli olan tüm eleştirilere açığım ve bunların beni geliştirdiğini düşünüyorum. Ancak bazen benim maçlarıma bahis oynayıp bana hakaret ederek eleştiriyorlar ama bunları da çok önemsemiyorum.

-Şehir dışı ve yurtdışı turnuvalara sürekli gidip gelmek seni nasıl etkiliyor?
Çok alışık olduğumuz için ben keyif alıyorum. Bende herhangi bir yorgunluk veya bir özlem olmuyor. Bavulumuzla yaşıyoruz hatta bavulumuz evimiz diyebiliriz. Yaşım büyüdükçe bu seyahatlerin değerini daha iyi anlamaya başladım. Artık gittiğim şehirlerin tarihi ve kültürel dokularını tanımaya, anlamaya çalışıyorum. Profesyonel bir tenisçi o kadar çok seyahat ediyor ki gittiği yerleri birbirinden pek ayıramıyor. Sadece havalimanları, oteller ve tenis kortları aklınızda kalıyor. Ancak bu doğru değil. Artık bunu daha iyi anlıyorum. Gittiğim yerleri ve insanları tanımak hoşuma gidiyor. Bunun için çaba sarf ediyorum. Bence bu da gelişimin bir parçası.

-Türk tenisinin eksileri ve artıları neler sence?
Federasyonumuzun desteği için teşekkürlerimi ifade etmeliyim. Benim eğer federasyon desteğim olmasa turnuvalara gitmem neredeyse imkansız maddi anlamda. Profesyonel bir tenis kariyeri için maddi destek olmazsa olmaz, bu konuda bizleri destekleyen herkese ve kuruma teşekkürler. Ancak ülkemizde tenis bilincinin ve bilgisinin yetersiz olduğunu düşünüyorum. Örneğin Çağla Büyükakçay ve Marsel İlhan, dünyanın en büyük tenis turnuvalarına katılarak ülkemizi onurlandırdılar. Grand Slam ana tablolarında ikinci turlara kadar yükseldiler. Ancak maç kaybettikleri zaman acımasızca eleştiriliyorlar. İnsanlar bu kadar yüksek platformlarda Türkiye’nin temsil edilmesinin ne anlama geldiğini bilmiyor. Bir Türk tenisçinin grand slam ana tablolarında oynamak için hangi zorlukları aştığını, o noktaya nasıl geldiğini bilmiyor. Bu konuda bilincimizi güçlendirmeliyiz. Tenisçilerimize daha çok sahip çıkmalıyız. Türkiye’de birde şöyle bir düşünce yapısı var; ilk önce başarısı gelsin, biz ondan sonra destekleyelim. Başarı odaklı bakıyorlar, sporda bu düşünce yapısını değiştirmek gerekiyor.

-Türk kadın tenisinin gelişimini nasıl görüyorsun?
Son dönemlerde iyi bir yükselişe geçti. Bu yol İpek Şenoğlu ile açıldı dünyada çiftlerde ilk 100’e girerek. Türkiye’de kadın tenisinde Çağla Büyükakçay’la yeni bir sayfa açıldı. Türk tenisinin gelişiminde büyük bir etkisi oldu. Gerçekten kolay bir şey değil. Sonrasında İpek Soylu’nun çiftlerde ilk 100’e girmesini de ekliyorum. Çağla önümüzü açtı. Alt jenerasyonda dolu dizgin geliyor. Bizim çok uzun bir yolumuz var. Çağla’nın önünde herhangi biri yoktu.

-Tenise başlamak isteyenler için tavsiyelerin?
Aileler çocukları üzerine çok baskı uyguluyorlar. Sınırı geçmemeleri gerekiyor. Aile ve çocuk arasındaki ilişkinin de teniste zarar gördüğünü birçok kez gördüm. Her durumda destek olmalarını isterim. Hedeflerini her zaman en üstte koymaları ve hayallerinden hiç zaman pes etmemelerini tavsiye ediyorum. Pes ediyorlar çünkü yeterince inanmıyorlar. Eğitim sistemimizden dolayı okul faktörü devreye giriyor ve teniste acaba gelecek var mı diye düşünüyorlar. Bir risk olarak düşünebiliriz ama olup olmayacağını denemeden bilemeyiz.

-Nedir senin tenis kariyerinde en büyük hayalin, şampiyonluk?
Önce ilk 100 sonrasında ilk 50 hayalim var. WTA turnuvası kazanmak istiyorum ve grand slam şampiyonluğu hayali kuruyorum.

-En unutamadığın maçın?
2010 Avrupa Şampiyonası finali senesinde yarı final maçım. Kendime gelememiştim ve sevinçten ağlamıştım. O maçı unutamıyorum.

-Önümüzde seni hangi turnuvalar bekliyor?
İstanbul Cup elemeleri oynayacağım. Ondan sonra İspanya’da 25 bin dolar ödüllü turnuvam var. Sonrasında da İslam Oyunları’na katılacağım.

-Tenis kariyerin sonrası için planların neler?
Profesyonel seviyede bir antrenörlük veya federasyonda herhangi bir görevde bulunabilirim.

-Hayranlarına mesajın?
Beni desteklemekten ve yanımda olmaktan vazgeçmeyin. Kortta her zaman sizin enerjinizi hissettiğimi, sizin desteğinizle her zaman son puana kadar savaşmayı sürdüreceğimi sakın unutmayın.

X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN