Back To Top
‘Rüşvet vermeyeceksiniz’ vaadi neden mi tutmadı?

‘Rüşvet vermeyeceksiniz’ vaadi neden mi tutmadı?

 - Son Güncelleme: 06.12.2018 Perşembe 01:57
- A +

Beykoz’da, AK Parti’li bir aday adayının afişi çıkmıştı. “Herkes evini yaptıracak, kimse rüşvet vermeyecek” yazıyordu.

Muhtemelen gürültü koparmayı, tüm gözleri üzerine çekmeyi umuyordu.

Sınırlı bir ilgi ve dikkat toplayabildi. Ama belediye başkanlığına talip İsmail Gürkan’ın umduğu etkiyi uyandırmadı, ne çalkantıya yol açtı ne bir sansasyon koptu.

Bir vaatle Türkiye’nin gündemine gelip oturmayı başaramadı.

Sadece, tersinden çıkarılan sonuçla birkaç kere kendinden bahsettirdi. İmar sorunlarının halihazırda rüşvetsiz çözülemediği imasıyla bir iki haber konusu oldu, o kadar.

Aynı şey başka yerde yaşansa ne teveccüh görürdü halbuki.

Meksika’da yeni Başkan Obrador’un “Çalmayacağıma söz veriyorum” vaadi, seçim kazandırmakla kalmadı. Hala yankılanıyor medyada.

‘Halkım beni korur’ diyerek yakın koruma sayısını mı düşürdü, hemen o vaadini hatırlatıyorlar.

‘Halkı yoksulluk çekerken Meksika’ya lüks’ diyerek devlet uçağını mı satışa çıkardı, akla o vaadi getiriliyor.

‘Bu meblağ ülke şartlarında bana fazla’ diyerek maaşını mı yarıya indirtti, o vaatle birlikte haberleştiriyorlar.

Bu durumda en doğru subliminal çıkarsama ne mi olurdu? Tabii ki adayın, kendilerini rüşvetten kurtaracak birini aradıklarını zannedip Beykoz halkını yanlış okuduğuna hükmetmek...

Meksika’da işe yarıyor. Çünkü orada cana tak etmiş rüşvetin yaygınlığı. ‘Yandım Allah, elaman’ dedirterek bunaltmış. İllallah ettirmiş seçmeni, yaka silktirmiş. Halkın şurasına kadar gelmiş demek ki...

***

Eminim, İngiltere’ye bakıp Meclis’i güçlendirme vaadiyle oy istemek de benzer bir fiyaskoyla sonuçlanırdı bizde.

Anadolu Ajansı, köpürterek haber geçti.

Avam Kamarası, ‘Ya benim planımı uygularsınız ya da AB’den anlaşmasız ayrılırız veya Brexit gerçekleşmez’ diyen Başbakan May’e, tehdidini aynen iade etmiş.

“Başbakan’a parlamentodan darbe ve bir yenilgi daha, parlamento son sözü söyleme hakkını hükümete devretmeyi reddetti, yetkisini korudu” şeklinde yansıtılıyor.

İlginç kısmıysa ‘parlamentoyu aşağılama’ adıyla oyladıkları önergeyi, parlamentonun işlemesini engelliyor diye bizzat May’in partisinden bir milletvekilinin vermesi. Ve kendi partisinden iktidara karşı oy kullananlar sayesinde kabul edilmesi.

Hakeza, Almanya da bize örnek olamaz. Anadolu Ajansı dün duyurdu; Alman medyası hükümetlerini sıkıştırıyormuş.

Kaşıkçı cinayetine tepki olarak Suudilere silah satışını durdurmuşlardı. Fakat bir savunma şirketi, arkadan dolanarak ambargo kararını deliyormuş.

‘Ne iş’ diye afişe ediyor bu sır operasyonu medya. Ulusal çıkar ve güvenliğe ihanet bariyerine takılmıyorlar.

Fransa’da aşırı sağla aşırı sol, orta alt sınıf halka karışarak Macron’u istifaya çağırdı. Protestocuların ortak sloganıydı, sokağı inlettiler.

Hedef kendi iktidarı olduğu halde, ateşe benzin dökmeme endişesiyle üstüne gidemedi, yayın yasağı koydurup akaryakıt zammında diretemedi Macron.

Yanisi şu...

Her koyun kendi bacağından asılır, her toplum kendi şartlarında değerlendirilir.

May’i, Merkel’i, Macron’u hedef alan şeytani terör koalisyonlarının varlığına, kendilerini yıkmak için el altından şer ittifakları kurulduğuna, karanlık lobilerin kendilerine karşı gizlice birleştiğine ve siyasi muhaliflerinin de düşmanla işbirliği yaptığına oraların tehdit algısı açık değil ki inandırasınız.

Onlara uçuk gelen ihanet kumpasları, bizim gerçeklik algımızın ta kendisi. O yüzden tutmaz.

 

18-12/06/akif-beki.jpg

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 06 Aralık 2018 18:52
Her şeyi berbat eden dış mihraklar!.. Her olumsuzluğun ve her aksaklığın sorumlusu onlar!.. Aslında ortalık gülistan!...
T.durak 06 Aralık 2018 15:32
Rüşvet sıradanlaştı,eskiden gizli saklı yerlerde aracilarla hallederlerdi, şimdi toplum bünyesine kanser gibi sirat etti, sıradan bir alışveriş gibi oldu.Çünkü verende alanda memnun.Tabiki umduğu etkiyi yapamaz.
Alper 06 Aralık 2018 13:02
Bizde ,dinimizin yasakladığı faiz,rüşvet,israf,rant vb.tavan,emirleri,liyakat,iştişare,adalet,vb.taban yapmış ama hala din tüccarları halkı,Türkce ezan,başörtüsü ile oyalamaya devam ediyor.
karar okuru 06 Aralık 2018 12:27
Akif komedi gibi değilmi. Adamcağız AKP den aday ve AKP li olan Beykoz da Rüşvet vermeyeceksiniz herkes ev sahibi olacak diye propaganda yapıyor. Ne diyelim bu kadar açık sözlülükte fazla gibi.Bravo doğrusu bir rüşvet mekanızması bu kadar açıkça itiraf edilir. Beykozlu olsam oyum bu arkadaşa olurdu.Yalnız demekki ne oluyormuş insanlar ak ım deyince ak olmuyorlarmış.Bu sözlerim hangi parti olursa olsun geçerli sözlerdir. İsim önemli değil önemli olan ahlak dürüstlüktür.
ramazan gün... 06 Aralık 2018 12:13
(8)senin yaptığını da anlamıyorum. yiyicileri tenkid ederek nereye varılabileceğini bilmiyorum. ak partili belediyeler yiyici; iyi, chpliler gelirse yemeyici mi olacaklar?. ya da en nihayetinde, bizim meksikalı yemedi ama meksikada bir dönüşüm gerçekleştiremedi; farzedelim 5 yıllık bir yenilmeyen havza oluştu. sonra?. rüşvet-irtikap filan, bunlar toplumsal olanın 'arızası'. arızayı oluşturan sebepleri bulmak lazım. ben biliyor muyum; tabi ki hayır. ama sen biliyor musun?. zannetmiyorum.. büyük beklenti, büyük hayal kırıklığı; özet bu!..
KARAR OKURU 06 Aralık 2018 12:09
Gandi derki ; bir yerde yoksulluk varsa orada rüşvet vardır. Bir yerde rüşvet varsa orada yoksulluk vardır. Revize edilmiş yeni dini anlayışımızda rüşvet hırsızlık yalan iftira israf zulüm kumar günah olmaktan çıkarılmış sadece içki haram.
ahmet 06 Aralık 2018 19:02
0
oda güncellendi onlara mübah Zeybekci, "AK Parti’deki arkadaşlarımız bugün içkisini içebilen, namazını da kılabilen, günü geldiğinde orucunu tutabilen bir hoş görü alanına sahiptir"
musto 06 Aralık 2018 12:05
Anlı şanlı bir kadın belediye başkanın bölgesinden yer aldım anamdan emdiğim süt burnumdan geldi ne tehdit ne şantajlar sonunda sattım kurtuldum bir arsa gelir imara göre 8daire olacak karadenizli mütaahhit 10 daire olur der kot ile öynanır vs vs biri yağmalamış aç gözlü öbürü sistemi kötü yönde kullanan çakal bir birlerini muhakkak bulurlar...
ramazan gün... 06 Aralık 2018 11:56
(7)dünya kapalı bir sistem; ben büyürsem birileri küçülecek.. batılı adam başlangıçta elde ettiği 'mesafe imtiyazını' korumak, ve dünyanın kendi istediği noktada durmasını istemek adına elbet faaliyet gösterecek.. ak parti chpyi daha küçük bir oy havzasında tutarak hükümet olmayı elbet sürdürmek isteyecek.. yani, komplo aslında küçük olanın büyük olan karşısında kendi geleceğinin belirsizliğine ait hissiyatı sebebiyle doğuyor.. hükmünü kuşatan olarak koymuş olan, mevcudu korumak adına istikbalden bir miktar sarfı nazar etmiştir; vesvese daha
ramazan gün... 06 Aralık 2018 11:48
(6)kendi iradesi ve hedefi olan (zengin olmak bir hedef değildir) ve buna kilitlenmiş adama bakalım. bu adam, ne yapacağını ve ne olmak istediğini bildiği için bir 'faal'dir, etkendir.. 'dış güçler' adına tedirgin olduğu ne kadar komplo var ise, hepsi 'mümkün' olsa da, o fiilini icra ederken bunları kendi gerçekliğinin 'saçakları', asıl melodinin harmonikleri, distorsiyonlar olarak görür ve önüne çıkan engeli, yürüyüşle alamayacağı mesafeyi, üstüne abanarak sıçrayacağı 'fırsat' olarak görür.. duvara burnunu yaslayıp patinaj yapmaz..
ramazan gün... 06 Aralık 2018 11:32
(5)kendi geçmiş ve geleceğini şimdide gerçekleştiren olamıyor; ne idin, ne olmak istiyorsun?. sorularına cevabı, soruların talep ettiği seviyeden değil. varoluyor ve çevreyi kendi için dönüştürmek yerine çevre tarafından belirlenmeyi seçiyor. irade koyamıyor.. idrak edemediği için hayale teslim oluyor; vesvese gerçekliğe dönüşüyor.. zira irade koyamıyor ve yalama oluyor.. çok defa gösterdiği tepkinin muradı doğru ama 'ifadesi' yanlış.. komplocu ve karşı komplocu tarafın müşterekliği burada beliriyor..
ramazan gün... 06 Aralık 2018 11:21
(4)komplo tam olarak burada ortaya çıkıyor, 'irkilme'de.. bir bünye teşekkül etmeye çalışılıyor; bu toplumsal bir dönüşüm. ak parti bunun neresine ne kadar tekabül ediyor ayrı konu, ama bu dönüşümün öznesi bizzat toplum ve ak partiye de 'gölgesi' düşüyor; dönüşüm talebi ifadesini orda buluyor.. nasılki ahlakın gölgesi devlette görünüyorsa.. komplo buradan neşet ediyor. bünye mekanda 'genişlediğini' hissettikçe, dışarıdan her 'dokunuşa' irkilme ile reaksiyon veriyor.. canlılık alameti sergiliyor ama 'bilinçli' değil!..
ramazan gün... 06 Aralık 2018 11:14
(3)necip fazılın 'kendi otomobilini üretinceye kadar, gerekirse cumhurbaşkanı evinden işine yürüyerek gidecek' diye idealize ettiği.. şu celal bayarla diyaloğu malum; 'amerikan arabası kapında iken amerikalı seni neden ciddiye alsın ki?' dediği.. ama senin dediğin gibi, her koyun kendi bacağından; meksika bizim 80-90 larımızda; halk ile yönetim arasında yiyici-yemeyici argümanları 'işlevselliğini' koruyor. bizde durum biraz farklı, yiyici yemeyicinin ötesinde bir 'şahsiyet' üretme, bir hayat alameti olarak 'irkilme' davranışı sözkonusu..
ramazan gün... 06 Aralık 2018 11:04
(2)meksikalının yaptığı, yapılması gerekendir. ben demiştim (ben demiştim:) 'bize idealize edilecek şahsiyetler lazım' diye. bunu, tarihi kişilik olarak alıp yürüdüler; bu yönü de var ama.. çıkacak bir 'meksikalı', en basitinden başlayacak; aslında somut olarak pek bir fayda getirmeyecek bile olsa, remz yapacak ve 'ben bu şartlarda lüks makam arabası kullanmam' diyecek. teveccüh alacak. taklit edilecek ve kendi dalgasını kendi yaratacak. en başta da kendi koyduğu kanuna kendisi uyacak. kanunu beğenmiyorsa, değiştirecek, ama uyacak!..
ramazan gün... 06 Aralık 2018 10:57
(1)iyi, hadi konuşalım akif.. 'devlet' en yüksek ahlaki müessese olmalı; hem hukuk-ahlak ilişkisi, hem de ahlaki olgunluk açısından olma ve oldurma.. kanun, hayatın bizzat kendisini yakalayamadığı için, ahlakın peşinden gelir. ama kanun, hukuk adı verilen 'ahlak kaidesi' nin yarattığı çekim alanı sebebiyle, ahlaka 'akışı' içinde hem yol verir hem yeniden üretir.. öyle ise devlet ile toplum arasında 'irtibatı' sağlayan hukuk değil ahlaktır. yani kanun ile olmaz, kafi gelmez. yasakla olmaz, dayakla olmaz; yeri vardır ama olmaz!.
KARAR OKURU 06 Aralık 2018 10:47
Biz de medya kalmadı ki; Karar da kapansın anlarız. Sonra Macaristan gibi 500 gazete bir holdinge bağlanır. Adalet yok. Suçsuz insanlar tutuklu yargılanıyor. Aileler yıkıldı. Güçlü olanlar ve gerçekte suçlu olanlar yurtdışına kapağı atmışlar. Burada bulduğunu tutukla. İltisakli ve irtibatlı de, hayatını söndür. Böyle devlet mi olur?!
Takipci 06 Aralık 2018 10:10
Sair 500 yil öncesinde soylemis: Selam verdim rüşvet değildir diye almadilar...
Menderes Fırat 06 Aralık 2018 08:58
Sistem şu şekilde işliyor. Belediyede işiniz olduğunda sizi dışarıdan birine yönlendiriyorlar. O kişi talebinizin büyüklüğüne göre bir bedel biçiyor. Sen git şu vakfa şu kadar yatır diyor. Gidiyorsunuz vakfa parayı yatırıyorsunuz. Sonra belediyedeki işiniz halloluyor. Para kendi ceplerine girmediği için hayır işi olduğu için sorun yok diyorlar. Ama o hayırlar sayesinde makam sahibi oluyorsunuz. O ne olacak?
ramazan gün... 06 Aralık 2018 13:09
1
bu arkadaşın söylediği aynıyle vakidir; ben eski şirketimde çalışırken yaşamıştım.. ama daha derini bizim memetin anlattığı; belediyelerle iş yapıyor. dediki, baba ak parti chp filan boş hikaye.. meclis var, işi götürüyorsun. mecliste parti gözetmeksizin herkes payını alıyor ve işi onaylıyorlar.. en azından bu biçim bir 'içtimai dayanışma ruhu' yani demokrasi teşekkül etmiş demek:))
ramazan gün... 06 Aralık 2018 13:13
0
yalnız sorun şu: bu köşe yazarları hem bunu bilmez değil hem de halihazırda bu işlerin içinde bulunmuş kişiler; bulunmyan varsa bizi 'nasıl inandıracağı' kendi sorunu. zira tüm toplumun dayanağı 'itimad' duygusu yitirilmiş durumda. bu sebeple insanlar bir partiden ve köşe yazarından ziyade belirsiz istikbalden ümitvarlar; umarım isabet eder..
Abdullah hasan 06 Aralık 2018 08:44
Beykoz aday adayı halktan olumlu tepki alamadığına göre demek bundan rahatsız olan yok ?
KARAR OKURU 06 Aralık 2018 11:08
0
Fuzuli, Kanuni'nin bürokratlarına selam vermiş de, rüşvet değil, diye almamışlar. Yüz yıllardır, devletten nemalanan, devletin açığını bulup "kitabına uyduran", lisanında, "bal tutan parmağını yalar" özdeyişinin bulunduğu, oportünist (Siz buna ahlaksız da diyebilirsiniz.) halk, işin başka türlü bitirilmeyeceğini bilir; niye tepki göstersin ki ? Uzan, mitinglerinde bedava döner dağıtırken, hırsızın malını yiyorsun birader diye sorana, halk, HEPSİ ÇALIYOR, bu, hiç olmazsa bize de yediriyor, dememiş miydi ?
evin 06 Aralık 2018 07:16
"fakirler çalmayı beceremedikleri için fakir" diye meydanlarda bağıran kişi kimdi? bu durumda son 16 yılda zenginleşenler ne oluyor?
KARAR OKURU 06 Aralık 2018 02:54
Aday adayının böyle bir vaadi varsa, bu durumun halihazırda rüşvetle halledildiğinin ilanı değil mi? Diline biber sürecekler.
Sinan 06 Aralık 2018 01:50
Onlar varsayılan demokrasiler, sıradan toplumlar ve hayatın monoton bir şekilde normal akışına devam ettiği ülkeler. Biz ise bize benzeriz, biz de normallik anormal bir durumdur ve hemen müdahale edilmesi gerekir. Çok zor biz de devlet ve hükümetin işi çok.....
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN