Back To Top
“Eğitim sisteminiz değişen dünyaya uyum sağlayamadı”

“Eğitim sisteminiz değişen dünyaya uyum sağlayamadı”

 - Son Güncelleme: 14.11.2017 Salı 11:09
- A +

Bu sözler PISA Direktörü Andreas Schleicher’e ait. Yani MEB’e dolayısıyla Türkiye’ye ‘okuduğunu anlamayan öğrenciler yetiştiriyorsunuz’ notu veren PISA direktörüne!

Schleicher dün Habertürk gazetesine, Türkiye’nin eğitim sisteminde neden başarısız olduğunu ve ne yaparsa başarılı olacağına dair adeta bir yol haritası niteliğinde bir mülakat verdi.

Büyülü söz “değişen dünyaya uyum sağlayan bir eğitim sistemi”!

Yeniden bir eğitim sistemi değişikliğine geçildiği şu günlerde, “öğrettikleriniz artık gereksiz” diyen Schleicher’in mülakatını umarım ilgili yetkililer dikkate alırlar. Scheicher özetle şunları söylüyor:

  • Dünya değişiyor, tabii ki eğitim sisteminde de her zaman değişiklikler yapılabilir. Ancak devamlılık ve tutarlılık çok önemli
  • Eğitimde net bir vizyonunuzun olması lazım.
  • Öğretmenleriniz ne iyiyse, sisteminiz o kadar iyi olur. (Eğitim Endeksi araştırmalarına göre Türkiye’de öğretmenlerin yüzde 42’si nitelikli)
  • Mahalle okulu sistemi prensipte iyi işleyebilir. Bu sistemi getiriyorsanız, en iyi öğretmenler için dezavantajlı okulları cazip kılma konusunda çabanızı ikiye katlamanız lazım. (Biz de en iyi öğretmenler en iyi yerlere, düşük gelirle bölgelerdeki okullara da ya eğitim puanları düşük ya da yeni mezun olmuş deneyimsiz öğretmenler atanır.)
  • Her okul nitelikli olmalı. (Biz de sayı önemli nitelik önemli değil)
  • En muhtaç olan en iyi eğitimi almalı. Dezavantajlı kesimden geliyorsanız hayatınızda tek bir şans var: iyi bir eğitim almak. 

Schleicher’in mülakatının tamamını mutlak okuyun. Ve şu soruya yanıt vermeye çalışın:

Sizce Milli Eğitim Bakanlığı 49 günde hazırladığı bir eğitim sistemi ile sizce “değişen dünyaya uyum sağlayan bir sisteme” kavuşabilir miyiz?

Biz İngiltere’den ve Amerika’dan daha iyi konumdaymışız!

Dün PISA Direktörü Schleicher’in mülakatını okuyunca aklıma Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın başlıktaki özgüvenli sözleri geldi aklıma.

Şaka değil. Ülkemizdeki gündem yoğunluğundan dikkatinizden kaçmış olabilir, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz bir yıl önce böyle söyledi:

“Türkiye’deki eğitim standartları İngiltere’den hatta Amerika’dan daha iyi.” (Malatya 25 Kasım 2016)

Bunu söylediğinde PISA endeksleri “siz ezberci çocuklar yetiştiriyorsunuz okuduklarını anlamıyorlar” diyordu.

Biliyorsunuz UNDP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı) Eğitim Endeksi’ne göre okullardaki eğitim kalitesinde Amerika 5. İngiltere 14. sırada yer alırken Türkiye 69. sırada yer alıyor.  Bir başka eğitim kalitesi endeksinde UNESCO’nun desteğiyle hazırlanan Herkes İçin Eğitim Endeksi (EDI)’nde İngiltere ikinci sırada yer alırken, ABD 40’ncı, Türkiye ise 65’ci sırada yer alıyor. Türkiye OECD’nin ortaya koyduğu eğitim endekslerinde de neredeyse sonuncu sıralarda yer alıyor. Velhasıl Türkiye’nin iyi sıralarda yer aldığını kanıtlayan, ortaya koyan, hiç bir eğitim endeksi çalışması yok.

Üstüne üstlük PISA Direktörü kalktı ve bir mülakat verdi; öğrettikleriniz işe yaramıyor diye.

Size bir şey söyleyeyim mi:

Maalesef  “Türkiye’deki eğitim standartları İngiltere’den hatta Amerika’dan daha iyi” olduğunu söyleyen (muhtemeldir ki bizimle dalga geçmiyorlar gerçekten de böyle olduğuna inanıyorlar) Milli Eğitim kadrolarının eğitimde başarı sağlayacak bir politika strateji üretmeleri mümkün gözükmüyor.

AK Parti çok ama çok ayıp etmiş...

AK Parti TBMM Başkanı adayı olarak yeniden İsmail Kahraman’ı aday göstermiş. Cumhurbaşkanı Erdoğan Rusya’ya hareket etmeden önce yaptığı açıklamada “İsmail Beyin adaylığını ben de sizler gibi yeni öğrenmiş bulunuyorum. Zaten oy kullanma yetkim yok. Ben sadece AK Parti’nin Genel Başkanıyım ve Cumhurbaşkanıyım” dedi.

Cumhurbaşkanı bunu genel başkanı olduğu partisine bir sitem olarak mı söyledi yoksa başka bir anlamda mı bilmiyorum.
Zaten bu mevzu partilerinin iç meselesidir.

Benim merak ettiğim husus şudur:

Şimdi bir yanda Atatürkçü olan ve CHP’nin elinden Atatürk’ü kurtarmaya çalışan bir AK Parti var. Bir yanda da “Laiklik Anayasadan kaldırılsın” diyerek Atatürk’ün temel bir ilkesine toptan karşı çıkan bir ismi yeniden TBMM Başkanlığına aday gösteren bir AK Parti.

AK Parti galiba “çıraklık, ustalık” döneminden sonra “çelişkiler” dönemine girmiş bulunuyor.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar
KARAR OKURU 14 Kasım 2017 19:33
Yıldırım Aktuna.Eski Sağlık Bakanı.Rahmetli oldu..Birde Eski Başbakan Yıldırım Akbulut vardı..Neyse bunlar bir gün ortaklık spor toto oynayalım demişler ..Totoyu oynadıktan sonra Yıldırım AKTUNA, Başbakan AKBULUT' a gelmiş ve ortak, oynadığımız şu kadar kolon hissene şu kadar düştü,para ver demiş..AKBULUT , Spor toto kuponuna bakmış ki Yıldırım AKTUNA ismini yazmış, yok para vermem kendi adını yazmışsın,der..AKTUNA yok ortak senin ADINI benim ise SOYADIMI yazdım..demiş..Saftirik ha tamam haklısın demiş.! Emin olun Milli Eğitim bakanımız AKBULUT'un eline şu dökemez.... Milli mi Zilli mi belli değil eğitim ..
Çiçek 14 Kasım 2017 19:02
Meb bakanı bile vasat ötesi.bir anketi yorumlayan akp li bir yetkili,eğitim dúştükçe bizim oylarımız artıyor demişti.bu durumda niteliksiz eğitim kimin işine geliyor!
KARAR OKURU 14 Kasım 2017 16:14
Eğitim şekline eğitimsiz insanlar karar verirse olacağı bu..
Selim 14 Kasım 2017 16:03
Neyimiz sağladıki eğitim sistemimiz sağlasın
Abdullah hasan 14 Kasım 2017 15:59
“çelişkiler” Durduk yerde yeni bir dönemmi icat ediyorsunuz?
SS 14 Kasım 2017 14:49
SAYIN ÇAKIR:EĞİTİM DURUMUNUZ PEDAGOJİ ÜZERİNE Mİ?
Karar Okuru 14 Kasım 2017 14:43
şimdi sanki eğitimde dünya sıralamasında gerilerde kalmamızın sebebini sadece ak partiye yüklemek doğru olmaz. onlardan evvelki iktidarlar dönemin dede aynı idi. Bizim derdimiz kendi ideolojilerimiz üzerine insan yetiştirmek gibi bir ruh hastalığına sahip olduğu için eğitimde de gerilerde kalıyoruz. Eğitimin sorunlarını burada konuşmak için yeterli yer yok. İşin ehline işi vermezseniz oda kendini MEB bakanı zanneder. İşin ehline işi vermezseniz oda kendini TBMM başkanı zanneder. Çelişki falan yok sayın yazar kafalarda bu var. Özgür birey yetiştirmek bizim devletimize zor geliyor. Devleti de böyle yaşatmak istiyorlar. Belki yaşatıyorlar amma mutsuz umutsuz her alanda geri kalmış bir ülke konumundanda kurtulamıyoruz. Şimdi ben buradan size zorunlu din dersi kaldırılsın desem acaba siz ve bazı arkadaşlar benim kulaklarımı çınlatır mı. Eğitim hayatın her alanıyla ilgili olduğu için bir ülkenin kalkınmasıda buna bağlıdır. Yok efendim Atatürk ders kitaplarından çıkarılıyormuş , yok efendim din dersleri zorunlu olmalıymış az veriliyormuş , yok efendim İHL ler azmış çokmuş. Aynen devam. Dünya eğitim kriterlerinin son sıraları seni bekliyor Türkiyem. İsmet Yılmaz la nitelikli ve niteliksiz okullara ve bu okullarda verilen eğitime selam olsun. Çocuklarımıza yazık oluyor, halbuki ne kadar severiz değil mi onları. Hakketmiyorlar bu eğitimsizliği.
KARAR OKURU 15 Kasım 2017 09:16
0
Hükümet dönemindeki değişimlerden bi haber olursanı böyle saçmalarsınız.
KARAR OKURU 14 Kasım 2017 12:34
Kaliteli eğitim konuşmalıyız
KARAR OKURU 14 Kasım 2017 12:33
Sen ne akıllısın böyle! Hey Allahım.
KARAR OKURU 14 Kasım 2017 12:09
Sizi hayretle ,saskinlik ofkeyle takip ediyorum.Siz gecmisi ne cabuk unuttuz.Elestiri sirf mida oldu diye yapilmaz sayin yazar. San ki her sey cok guzeldi herkes cok adsletliyidi hic bu ulde 14 yasinda hapse giren idamla yargilanan Hali Kantarci ve Yakup Koseler yoktu .Simdi Ak parti geldi adalet elden gitti.Elestirirken hakkaniyetli olun. Karsi mah ho suna gidecek diye kendinizi zorlamayin .Biz neler cektik .Tabi ki elestirecek ve ayna tutacaksiniz ama hakkaniyetli olarsk. Bugun insan haklari savunuculari biz basortumuz icin siniflaradan atilirken, hakarete ugrarken nerelerdediler acaba???
Emekli bir vatandaş 14 Kasım 2017 10:09
Öğretmenlerimiz ne iyiyse ,sistemimiz o kadar iyi olur.(Öğretmenlerimiz ne kadar iyiyse......)olarak yazılmalıydı.(Biz de yerine bizde olmalı) Her okul nitelikli olmalı.(Biz de yerine bizde olmalı.) Emekli bir öğretmen olarak 15 yıllık eğitimde yapılan reformlar! hakkında hiçbir söz etmeye gerek yok.Her şey ortada.Milli iradenin gözü önünde ceryan ediyor.Sadece henüz basına yansımayan 10 Kasım 2017 tarihli Rehber öğretmenlerle ilgil bir yönetmelik değişikliğiyle rehber öğretmenlere koridor nöbeti getiriliyor.Tamamen pedagojiye aykırı olan bu yönetmeliğe imza atan bir bakanın olduğu bir ülkede hangi nitelikten bahsedebiliriz.Zaten bakan kendisi okulların %90'nının NİTELİKSİZ olduğunu söylemedi mi?NİTELİKSİZ OKUL,NİTELİKSİZ ÖĞRETMEN,NİTELİKSİZ ÖĞRENCİ ve NİTELİKSİZ VELİLERİN SİSTEMİ NE KADAR NİTELİKLİYSE EĞİTİM DE OKADAR NİTELİKLİ OLUR.
Köroğlu 14 Kasım 2017 09:39
Schleicher, bizde eğitimin ana amacının kişiyi hayata hazırlamak olduğunu varsayarak konuşmuş. Ama öyle değil, bizde eğitimin amacı kabilemize eleman devşirmektir. 'Atatürk milliyetçisi laik nesiller', ya da 'yerli, milli, manevi değerlerimizi (burada yazar İslamı kasdediyor) özümsemiş nesiller' yetiştirmektir. O yüzden eğitim denince tartışma matematiği nasıl daha iyi öğretiriz değil, imamhatip sayıları ya da MEB kadrolaşması üzerinden olur. Bir de MEB'in savunma ihalelerinden sonra en büyük ihaleleri vermesi, ve ayrıca en büyük iş ve işçi bulma kurumu olması gibi özellikleri de sevilen tartışma konularındandır. Bir de tabi sınavlar. İçerik konuşulmaz. Eğer Türkiye'de eğitimin amacı Schleicher'in varsaydığı gibi kişiyi hayata hazırlamak olsaydı o zaman bence en can alıcı cümle "Öğretmenleriniz ne kadar iyiyse, sisteminiz o kadar iyi olur. (Eğitim Endeksi araştırmalarına göre Türkiye’de öğretmenlerin yüzde 42’si nitelikli)" cümlesi olurdu. Ütopik bir dünyada iktidarın (ve muhalefetin) gerçekten de iyi bir eğitim sistemi kurmak istediğini varsayalım biz de: peki öğretmenleri daha iyi hale getirmenin yolu nedir? Benim fikrim: 1) Performans değerlendirme sistemi gelmeli. Öğretmen akreditasyon sistemi de olabilir 2) Öğretmen baz maaşları iki katına çıkmalı, görece daha başarılı olanlara prim sistemleri uygulanmalı 3) Öğretmen başarısı sınıf başarısına endekslenmeli 4) Üniversitelerin en iyi %2lik dilimine giren öğrencilerden öğretmen olmak isteyenlere ekstra pirim verilmeli. 5) Öğretmenlik üst düzey sosyal statüye sahip olmalı. En iyi %2'ye giren öğretmenler en iyi aktörler, en iyi doktorlar, en iyi futbolcular, en iyi mühendisler gibi muamele görmeli. Medyatik olmalı. 6) Okulların merkezden bağımsız gelirleri olmalı ve öğretmenleri kendileri seçebilmeli. Birbirleri ile iyi öğretmenler için rekabet etmeli (iyi öğrenciler için değil), farklı olanaklar sunabilmeli. Son olarak bütün bunların merkezi hükümet değil ilçe belediyeleri tarafından daha iyi yapılacağını düşünüyorum.
Köroğlu 14 Kasım 2017 10:44
0
Bir düzeltme: "3) Öğretmen başarısı sınıf başarısına endekslenmeli" cümlesi "3) Öğretmen başarısı sınıf başarısındaki iyileşmeye endekslenmeli" olacaktı. (Amaç öğretmenin katkısını ölçmek, sınıfın düzeyini değil)
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN