Back To Top
HSK’nın ‘tarafsızlığına’ düşürülen gölge

HSK’nın ‘tarafsızlığına’ düşürülen gölge

 - Son Güncelleme: 19.05.2017 Cuma 02:07
- A +

Oysa... Sayın Bekir Bozdağ adalet bakanı olarak, halk oylamasına sayılı günler kala, sosyal medya hesabından, anayasa değişikliği paketine neden ‘evet’ diyeceğini şu sözlerle ifade etmişti:

“Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını güçlendirdiği, hukuk devletini tahkim ettiği için evet diyorum.

Bu sistemde HSK üyeleri, milletin seçtiği cumhurbaşkanı ve milletin seçtiği TBMM tarafından seçilecektir.”

Yargıya bağımsızlık getirecek, yargının tarafsızlığını güçlendirecek ve hukuk devletini tahkim edecek bir sisteme kim itiraz edebilir? Hele de bunu söyleyen adalet bakanı ise...

Bu sözler aynı zamanda bir teminattır, bir güvencedir.

***

Geçmiş tarihi darbelerle, ihtilallerle dolu olan, dahası darbecilerin yargı tarafından korunup kollanmaya alındığı ve daha da önemlisi geçmiş tarihinde yargının siyasal iktidarlar üzerinde vesayet oluşturduğu bir ülkede ‘yargıdaki tekelleşmeyi bitirmesi’ bakımından ‘kurul üye’ seçiminin TBMM tarafından yapılmasını bir kazanım olarak bile görürüm. 

Çünkü yargıçların yargıçları seçtiği yargı kurumlarında neler olabildiğini gördük. Ki FETÖ’nün bir idari kurum olan HSYK üzerinden bütün yargıyı nasıl ele geçirdiği de, yargıçlarının ellerindeki hukuk sopası ile toplumun üzerinden nasıl buldozer gibi geçtikleri de, devlet kurumlarının bütün kılcal damarlarına kadar nasıl yerleştikleri de malum. 

Sonuçta ‘kuvvetler ayrılığı’ ilkesinin güçlü olduğu gelişmiş demokrasiye sahip Avrupa ülkelerinin çoğunda sadece HSK üyelerinin değil Anayasa Mahkemesi üyelerinin de bir kısmı parlamento ya da hükümet tarafından seçiliyor.

Örneğin İtalya’da HSK 27 üyeden oluşuyor. Kurul’un 8 üyesi Meclis tarafından seçiliyor.

Portekiz’de HSK 17 üyeden oluşuyor. Kurul’un 6 üyesi parlamento tarafından seçiliyor.

İspanya’da Kurul’un 21 üyesinin 8’i Meclis tarafından atanıyor.

İngiltere’de Yüksek Yargıçlar var. Atanacak isimleri hükümet belirliyor, Kraliçe onaylıyor.

ABD’de Federal Mahkeme yargıçlarında boşalan yerlerin atamasını ABD Başkanı yapıyor. Ancak atanan yargıçların göreve başlayabilmeleri için Senato’nun onaylaması gerekiyor.

Ancak...

Bu ülkelerin hiçbirinin ne parlamentosu ne hükümeti ‘yargı bağımsızlığına’ gölge düşürecek bir ‘yakınını’ ülkesinin Hakimler ve Savcılar Kurumu gibi hassasiyet gösterilmesi gereken kuruma seçip de göndermemiştir.

***

Biz de oldu...

Evvelsi gün TBMM Genel Kurul’da yeni HSK’ya üye seçimi vardı.

AK Parti’yi buradan kutlamak gerekir ki partilerine birinci derecede yakın sayılacak isimleri ‘aday’ olarak göstermediler. Dolayısıyla HSK’ya üye olarak da göndermedi. En azından şimdilik bildiğimiz kadarıyla ve ortaya çıkan tablo bunu gösteriyor.

Ve fakat...

AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve lideri Devlet Bahçeli’nin 2006 yılından bu yana avukatlığını yapan, dahası 2009 yılından itibaren de partinin yönetim  kadrolarında görev yapan Hamit Kocabey’in Hakimler Savcılar Kurulu üyesi olarak seçilmesine büyük destek verdi.

Ve Hamit Kocabey 355 oyla HSK üyesi seçildi.

Bu hükümet partisi olması hasebiyle AK Parti’nin hanesine eksi olarak yazılır.

*** 

Yargı çoğulculaştırılmalıdır elbette. HSK’nın tümünde bütün siyasal kesimler temsil edilmelidir elbette. Toplumun bütün renkleri olmalıdır. Yargının demokratikleşmesi, yargının sivilleşmesi ancak böyle sağlanabilir. Ancak ‘bütün siyasal kesimler temsil edilsin’ denildiğinde ortaya çıkan sonuç, parti rozetli birisi olmamalıdır.

***

Yüksek yargı kurulları, ‘hukuk devleti’nin en önemli unsurlarından birisi olan ‘yargı bağımsızlığı’ ilkesinin etkili bir biçimde hayata geçirilmesi ihtiyacından doğmuştur.

Hakimler ve Savcılar Kurulu idari bir kuruldur ve verdiği kararlar da idari işlem niteliğindedir. Ancak bu kurum aynı zamanda ‘hukuk devleti’ açısından yargıçların bağımsızlığını, tarafsızlığını sağlayan bir kurumdur.

Adalet tesis edilmemiş bir toplumda huzuru sağlamak mümkün değildir. Adaleti sağlayacak olan yargıçlardır. Adalet dağıtacak kişilerin hakkaniyetli olabilmeleri ise ancak ve ancak bağımsız, tarafsız olmaları ile mümkündür. Bu da yargıçların tek efendilerinin, referans aldıkları yerin, sorumluluk duydukları makamın ‘hukuk’ olması ile mümkün olabilir.

Bu da idari bir kurum olan HSK gibi kurumlarda çoğulculuk sağlanırken aynı zamanda özerk kuruluşlar şeklinde düzenlenmeleri mümkün olabilir.

Böylece yargıçlar sadece görevlerini yaparlar ve yetkilerini kullanırken herhangi bir baskıyla ya da müdahale ile karşılaşmayacaklarına dair güvence altında hissederler kendilerini.

Ezcümle HSK’da karma yapı oluşturulmalı, fakat çoğunluğu yargı içinden gelmelidir. Toplumun bütün kesimlerini temsil edecek çoğulcu bir yapıya kavuşsun HSK’mız. HSK’da karma yapı oluşursa yargı demokratlaşır. Sivilleşir. Tekelleşme biter.

Bu da hukuk devletinin temellerini sağlamlaştırır.

Hatta Kurul’a tamamen sivil bir vatandaş da atansın. Bir partinin rozetini taşımış, yönetim kurulu üyeliğini yapmış bir ismin HSK’ya gönderilmesinin şık olmadığını söylemeliyim.

Bağımsız ve tarafsız yargı nasıl olacak bu durumda?

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar
KARAR OKURU 26 Mayıs 2017 18:07
ALLAH ADALETİ YALAN SÖYLEMEMEYİ İFTİRA ATMAMAYI EMREDER
DoğanErdoğan 21 Mayıs 2017 17:28
Kimin seçtiğinden çok, üyelerin hukuk ve adalete tam olarak iman etmiş olmaları gerekiyor.Miş gibi hukukçulardan gözümüz ağrıdı...Malaesef 1000 yıllık büyük bir devlet geleneğine karşılık,övünebileceğimiz ,adil üye yok.Huhukuku nasıl eğip bükeceği kurnazlıkları içinde yalpalayıp duran tipler...Sami Selçuk gibi Türkiyenin ortak vicdanı,gerçek hukukçulara hasret kaldık... Yakın gelecektede gerçekleşecek gibi gözükmüyor.
KARAR OKURU 20 Mayıs 2017 12:44
Tek adama neden hayır denildiğini düşünürler umarım.
KARAR OKURU 20 Mayıs 2017 12:43
Chp hdp boş yere mecliste zaman geçirmesin. Başka işlere zaman harcasın. Akp mhp karar verici merci artık. Halk düşünsün evet diyenler düşünsün.
KARAR OKURU 20 Mayıs 2017 12:42
Tarafsızlık ve demokrasi sözü anlamını yitirmiş durumda.
KARAR OKURU 20 Mayıs 2017 12:41
Hızlı bir kadrolaşmaya doğru. Hadi evetçilerin gözü aydın.
KARAR OKURU 20 Mayıs 2017 12:38
Yargının bağımsızlığından bahsetmek riyakarlık olur artık. Hepsini tek parti seçti. Evet diyenler düşünsünler 5 yıl geçmeden aldatıldık diyecekler. Akp cemaati oluştu. Feto dan farkı ne ? Tek görüş ile farklı görüşleri temsil edebileceklermi?
KARAR OKURU 19 Mayıs 2017 19:50
Adalet Bakani referandumdan once "yarginin bagimsizligi, tarafsizligi" dedi siz de inandiniz, oyle mi? Elbette inanmadiniz. Bu anayasa degisikligi kuvvetler ayriligini yok etmek icindi, bunu da bilmemeniz mumkun degil. Ne demisti Cumhurbaskani: "Kuvvetler ayriligi degil, kuvvetler birligi". HSKya secilen uyelerin AK Partiye yakin olmadigini iddia etmissiniz. Hepsi AK Partili bu uyelerin. Lutfen durust olun.
Ali Yılmaz 19 Mayıs 2017 19:26
Elif hanım yargı bağımsız mı sizce buna kargalar güler ya Allah aşkına daha yakın zamanda YSK yasanın açık hükmüne rağmen bir karar aldı oysa bal gibi de kanuna rağmen keyfi bir karar verdiklerini biliyorlardı.. Yargı bağımsızmış pehhh..
KARAR OKURU 19 Mayıs 2017 17:04
Aslında sivil siyaseti eleştiriyorsunuz, tekil örneklerle siyasette farklı kombinasyonlarla oluşabilecek çeşitliliği gözardı ediyorsunuz araya batı hayranlığı serpiştiriyorsunuz. Geldiğiniz nokta burası.
KARAR OKURU 19 Mayıs 2017 14:50
Beyoğlu meclis üyesini nasıl değerlendiriyorsunuz...
Köroğlu 19 Mayıs 2017 12:38
Başkanlık sisteminde kuvvetler ayrılığı olması için ön seçim ve dar bölge şart. Ancak bu şekilde Meclis'in iradesi Başkan'dan bağımsızlaşır ve bazı HSK üyelerini Meclis'in ataması anlam kazanır. Bu şekli ile Meclis, Başkan'ın tasdikçisinden öte bir kuvvet değil.
Haşim KOÇ 19 Mayıs 2017 12:19
Parti rozeti takmış olmak yada olmamak tek başına tarafsızlık için bir karine olabilir mi? Partili Cumhurbaşkanlığı sistemine geçmek için Anayasa değişikliği yaptığımız bu günlerde, tarafsızlığı rozete bağlamak meseleyi çok yüzeysel değerlendirmektir. Tarafsızlık rozet değil; ahlak ve vicdan işidir.
VATANDAS 19 Mayıs 2017 11:57
Yeni atanan hakim ve savcıların rozetlerini nereye koyacağız.Bu yeni atananlar(mülakat sonrası)bir gün gelip o yüksek yargı organlarında görev almayacaklar mı?Bunlardan kaç tanesi iktidar partisinin çeşitli kurumlarında rozetleriyle görev yapmışlardır acaba?Bi araştırıverseniz Elif Hanım.Ne kadar bağımsız ve tarafsız olduğunu görüverceksiniz.
KARAR OKURU 19 Mayıs 2017 11:35
sayın yazar tarafsızlığın parti rozeti-rozetsiz partizanlık, başörtüsü-başaçıklığı...vs meselesi olmadığını onyıllardır ve en son kripto fetö yapılanmasıyla yaşayarak gördük. Onun dışında halen dahi görev başında olan ve formatlanmış kafa yapısı ürünü adalet mekanizmasının işlemesinin önünde en büyük engel hakim/savcı/avukat/yargı bürokrasisine giydirilen, resmi ideolojinin deli gömleğinin halen çıkartılamamış olmasıdır. Tarafsızlık ve Adalet duygusunu yitirmiş kişilerin durumu Halit Ziya Uşaklıgilin dediği gibidir: "İnsanlar tuhaftır; fena bir şey yapmakta olduklarını hissedecek olurlarsa, mutlaka en evvel vicdanlarını susturacak bir sebep bulurlar."... bu nedenle "insan unsuru" kaliteli, erdemli, tarafsız, adalet-vicdan duygusunu yitirmemiş, empati yeteneği gelişmiş...İYİ İNSAN özellikli kişilerden oluşmadıkça gerisi teferruattan ibarettir!
SS 19 Mayıs 2017 10:50
kendin çalıp kendin oynuyorsun....yazı kabiliyetinin gelişmesi için yazmaya devam....
KARAR OKURU 19 Mayıs 2017 09:18
Bahçeli geçen gün idam çıkışı yaptığında belliydi, ''bürokraside bir kadro'' gibi bir isteğinin olduğu. Ağzındaki bakla ortaya çıkmış oldu. Yeni sisteme geçilmesinin fitilini ateşleme diyeti. MHP koalisyon ortağı sayılır. Daha çook kadrolaşır.
evin 19 Mayıs 2017 06:59
"tarafsızlık" deyince gülmem geldi, sabah sabah... kendimi isveçte, olmadı yunanistanda falan zannettim. ama haberlere şöyle bir göz gezdirince geri kalmış bir ortadoğu ülkesinde olduğumu hatırladım...
Ömer Faruk 19 Mayıs 2017 06:10
Başlığı okuyunca neden bahsedildiğini tahmin ettiğimden tebrikler diye düşündüm. Doğru tahmin etmişim.Ama içeriğinde başlıkla bir o kadar zıt olduğunu görünce üzüldüm. ".... ‘bütün siyasal kesimler temsil edilsin’ denildiğinde ortaya çıkan sonuç, parti rozetli birisi olmamalıdır...." Siyasi olsun amma rozeti olmasın gibi vicdanı yaralayan şeyleri okuyunca müslüman mahallesinde adalet anlayışında değişen bir şey yok dedim. Ha buarada son duruma göre hsyknın partilere göre sandalye oranlarını veren bilgileride paylaşırsanız istifade etmiş oluruz(!).
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN