Back To Top
Yargıya güven

Yargıya güven

 - Son Güncelleme: 06.12.2018 Perşembe 01:59
- A +

Güven duyulan bir yargı, ekmek kadar su kadar, nefes almak kadar önemli. Çünkü bir devleti ayakta tutan, bir devleti güçlü kılan en temel unsur adalettir. Adaletin olmadığı yerde zulüm var demektir.

Peki, ne demek yargıya güven? Şu yargının tarafsız olması, adil yargılanma hakkının olması.

Peki, yargının tarafsızlığına neden ihtiyaç vardır?

Adaletin sağlanması ancak ve ancak yargının bağımsızlığı ile mümkündür de ondan. Bir hukuk devletinde olması gereken yine en temel unsur, ülkenin “adalet dağıtıcılarının”, “adalet sağlayıcılarının” kesin olarak siyasal tarafsızlığa riayet etmeleridir. Yargı kurumun bağımsızlığı, yargıçların siyaset kurumları, devlet kurumları gibi yargının üzerinde güç kullanmalarının önüne ancak yargıya sağlanacak tarafsızlıkla mümkün olabilir.

Yargıda güven sorunu bugünün sorunu değil. Geçmiş tarihimize baktığımızda vatandaşına sıklıkla “pardon” diyen bir yargımızın hep var olduğu görülür.

İşte tam da bu yüzden,  Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün, yargıçların katıldığı Yargı Reformu Strateji Toplantısı’nda söylediği şu söz oldukça kıymetliydi:

“Yargının lügatinden ‘pardon’ sözünü sileceğiz.”

Sadece yargının lügatinden “pardon” sözü silinsin, bu ülkenin adalet sorunu diye bir meselesi kalmaz.
Yargı reformu adına yüzlerce maddeye gerek yok, Sayın Bakan sadece bunu gerçekleştirsin, başka hiçbir şey yapmasına gerek yok...

Sayın Gül’ün vaat ettiği “güven veren ve erişilebilir bir adalet sistemi” ancak böyle gerçekleşebilir.

Bakan Gül’ün önceki gün “geçmiş adalet bakanları” ile yaptığı toplantı bu bağlamda oldukça önem kazanıyor.

Sadece AK Parti hükümeti döneminde bakanlık yapmış isimler ile değil siyaset üstü davranarak geçmiş hükümetler döneminde adalet bakanlığı yapan Oltan Sungurlu, Hikmet Sami Türk, Hasan Denizkurdu, Aysel Çeliker gibi isimlerin davet edilmesinin takdire şayan olduğunu söylemek isterim.

Mevzu “hukuk” olunca, mevzu “adalet” olunca, iktidar partisinin dışından isimlerin çağrıldığını duyunca mutlaka “çay kahve” muhabbetinden öteye geçildiğini düşünüp biraz kulak kabarttım.

Kişiler şahıslar üzerinden değil, temel adalet sorunlarına değinilen toplantının konu başlıkları anladığım kadarıyla şöyle:

- Yargıya güven sorunu var.

Yargıdaki kalite sorunu var.

Yargının bağımsızlık ve tarafsızlık sorunu var.

Son dönemde iyice artan adalet sorunları var.

Cumhurbaşkanlığı sistemindeki problemlerinin giderilmesi gerektiği...

Çok kolay tutuklamalar yapıldığı, bu sorunun ülkenin hukuk devleti ilkesine zarar verdiği...

“Yargıya güven sorununun, yargının bağımsız olmadığı sorununun son sekiz yılın meselesi olduğununun” söylenmesi üzerine eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin “bunun büyük bir haksızlık olduğunu, meseleye böyle bakılarak sorunun çözülemeyeceğini” dile getirmiş. Özetle şunları söylemiş:

“1960, 1970, 1980, 1997’de sivil siyasete antidemokratik müdahaleler olduğunda yargı ne kadar bağımsızdı. Yargıya güven var mıydı? 2002’de bir siyasi liderin seçimlerin dışına itilmesi ne kadar hukuki idi. 27 Nisan muhtırasından sonuç alınamadığında, devreye giren Anayasa Mahkemesi ve ortaya attığı 367 garabeti hukuki miydi, siyasi miydi? Siyasete soyunmuş bir yargı yok muydu? Uzak tarihten yakın tarihten pek çok örnek verilebilir. Herkes kendi dünya görüşüne uygun değerlendirmeler yapıyor, bu da anlaşılabilir bir şey. Ancak yargıya güven sorunun çözülmesi için ortak bir platforma, bir hakeme ihtiyaç var. Yargı bağımsız denildiğinde yargı bağımsız olmuyor, yargının itibarı da artmıyor. Yargımızın ne kadar sorunlu olduğuna hakemliği İnsan Hakları Sözleşmesi yapsın, AİHM yapsın, Avrupa Konseyi’nin yargısal süreçleri izleyen komitelerinin hazırladığı raporlara bakalım. Bunlar referans kurumlar. Buralara bakarak yargıdaki sorunları büyük ölçüde çözebiliriz.”

“Yargı sorununun son sekiz yılın değil, son on yılın değil, 400 yılın bir sorunu olduğunu” dile getiren eski Adalet Bakanı ve TBMM Başkanı Cemil Çiçek özetle şunları söylemiş: “Sorular üzerine kafa yormaya çalışıyorum. Çünkü bir ülkede hangi sorunun olduğu o konuya dair soru sorulmasıyla başlar. Bir mesele dair ilk soru 10 önce sorulmuşsa o 10 yıldır sorun demektir. Hakeza 30 yıl önce ‘ne oluyor’ diye sorulmuşsa o mesele 30 yılın sorunu demektir. Bu ülkenin adalet sorunu üzerine ne kadar zamandır soru soruluyor, 400 yıldan beri. Osmanlı’da Kanuni’den sonra eski şatafatlı günler geri gelir mi diye tartışılmaya başlanmış. Bakın Koçibey Risalesine, Katip Çelebinin Siyasetnamesine ve o dönemlerde yazılan başka siyasetnamelere. Bunların tamamında sorun adliyeler gösterilir ve  ‘adliyelerin ıslah’ edilmesi gerektiği yazar. Devletin bozulmasının sebebinin rüşvete bulaşmış kadılar ve işin ehline verilmemesi gösterilir. Meteoroloji hata yapabilir ancak yargı hata yapamaz. Devlet adalet konusunda hata yapamaz. Bizim yargımızın en büyük sorunu ideolojik bağnazlıktır. Yargının siyasallaşmamalıdır. Yargının ideolojik bağnazlıktan kurtulması lazım. Yargıçların iyi bir eğitimden geçmesi gerekiyor. Hüküm veren hakimlerimiz Türkçe bilmiyor. Hukuk eğitimi üzerine düşünmemiz gerekiyor. Hukuk fakültelerinin asgari 5 yıla, birinci senesinde de mutlaka Türkçe’nin ders olarak okutulması gerekiyor.”

Cemil Çiçek’in Adalet Bakanlığı döneminde 2008’de hukuk fakültelerinin 5 yıla çıkartılması konusunda bir hayli çaba sarf ettiğini o tarihlerdeki medya haberlerinden görebilirsiniz.

Asıl önemli husus ise şu: Adalet Akademilerinin mutlak surette açılması gerektiği önerilmiş Bakan Gül’e...

Önceki günkü toplantıya dair edindiğim bilgiler böyle.

Dediğim gibi, Sayın Bakan sadece yargıçlara verilecek kararlarda adalet sağlanacak bu ülkenin vatandaşlarına ‘pardon’  denmesinin önüne geçmiş olsa... Bu ülkede tarihi bir şey gerçekleştirmiş olur.

 

18-12/06/elif-cakir.jpg

 

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 11 Aralık 2018 18:02
Gökçek Arınç 4 bakana 17/25 dokunan yok acaba neden düşünen var mı?
KARAR OKURU 11 Aralık 2018 17:58
Aihm den sonra hemen yargı harekete geçip Demirtaş ın cezasını onadı. 1 kişiye bağlı yargıya çok güveniyoruz.
KARAR OKURU 07 Aralık 2018 13:36
Anayasacı İzzet Özgenç der ki : "Kişi ya fiili olarak silahlı terör faaliyetini gerçekleştirmeli ya da örgütün terör eylemi gerçekleştireceğini en başından beri bildiğinin somut delili olmalı. " 15 Temmuzda elinde silahla sokağa çıkmamış, sosyal medyada darbecilere destek çıkmamış, yasalarda tanımlanmış somut suçlarlarla delillendirilmemiş insanlar, devletin denetimi ve sorumluluğu altındaki okula çocuk gönderme, bankaya para yatırma , sendikaya üye olma, işyerinde çalışma gibi saçmalıklarla mağdur edilmekte....Travma ile verilen devlet refleksi
Gerçek adalet 06 Aralık 2018 23:01
Bakan konuşunca tüm TV lerini veriyor,yargıçlar hukuk kurallarını hiçe sayıp araştırmadan delil toplamadan eksik yargılamaya, suçsuz insanlara fetocu on yargisiyla yıllarca ceza veriyor.ama gerçek fetocu olanlar serbest kaliyor,ne yazık ki medya bunu haber yapmıyor,mazlumların sesini duyan, duyuran yok, ama olsun Allah görüyor ve duyuyor,bu iftirayı atanlar susanlarAllahin adaleti tecelli edince ,biz ne yaptık diyecekler ama çok geç olacak,bizler kul hakkımızı helal etmiyoruz.
KARAR OKURU 06 Aralık 2018 22:47
Yargıyı tamamen yürütmeye bağlayarak mı sağlanacak bağımsızlık? Bu ülkenin en yüksek mahkemesinin 15 üyesinden 12’ni, HSK üyelerinin yarısını yürütme organının atadığı bir hukuk düzeni mi bağımsız ve tarafsız olacak? Yaşadığımız şey yargıda vesayetin el değiştirmesinden başka bir şey değil. Sizin gerçekten umutlu olmanıza anlam da veremiyorum ihtimal de.
KARAR OKURU 06 Aralık 2018 21:25
Mevcut yapıyla yargının bağımsız oması külliyen olanaksız. Bal tutan parmağını yalar, hoca bildiğini okur, aynı tas aynı hamam, böyle yaşamaya devam..
KARAR OKURU 06 Aralık 2018 17:14
Devletin değil mililetin yargısını arıyorsunuz... Boşa çaba...Bu ülkenin sivilleri !!! önce sivilleşmeli..... Kişiye , devlete tapınmak yerine bireysel hak, özgürlük ve adalet talep edilmeli..
B.K. 06 Aralık 2018 16:48
Eski zamanlarda askerler(subay-astsubay) ayrı bir kast sistemine bağlı yaşarlardı.Halktan ayrı bir yaşamları vardı.Onlar ve diğerleri anlayışı tüm hayatlarına,zihinlerine işlemişti.Şimdi hakim-savcı kast sistemi,askerlere rahmet okutuyor.
avk 06 Aralık 2018 16:39
22 yıllık avukatım.Adalet Akademisinde staj gören hakimlere verilen gaz sebebiyle mesleğe yeni başlayan hakimler şöyle düşünüyor:Küçük dağları biz hakim-savcılar yarattık,az tecrübe kazanan da büyüklerini yaratıyor.
ÖTÜKENLİKURT 06 Aralık 2018 15:38
MİLLET MEŞGUL OLUYOR, EKMEĞİYLE AŞIYLA / YARGI ÇAY TOPLAYAMAZ, YÜRÜTMENİN BAŞIYLA! Sayın bakanın yargımızın içine düştüğü çaresizliği, yetersizliği, taraftarlığı ortadan kaldırmaya asla gücü yetmez! Çeketinde düğüme olmayan yargıçlar istiyoruz efendiler, EMREDERSİNİZ EFENDİM diyen değil... Malesef AB'nin en çok eleştirdiği konuların başında yargımızın tarafsız olmaması geliyor! Yazık!
ati 06 Aralık 2018 15:35
sırrı süreyya'yı cezaevine koymak... en iyi ihtimalle günah! bu ülkeye ve yargısına nasıl güveneyim artık?
KARAR OKURU 11 Aralık 2018 18:01
0
İlahi adalete inanın. Yanlış Bağdat tan döner. Sırrı Süreyya kendi gitti. Utananan utanır ama yüzsüzlük diz boyu. Gözünüm içine bakarak yapılıyor % 50 onaylıyor. Toplum bu. Allah sonlarını hayır eder mi ?
Yorumcular çok güzel izah etmişler.Hukuk Fak.değil 4,14 yıl da olsa,öğrenilenler ve öğretilenler pratiğe geçmiyorsa yani; yasa,kanun ve kurallar islemiyorsa (işletilmiyorsa),havanda su dövülüyor,boşa kürek çekiliyor demektir.Geçmiş Bakanlarla toplantı yapıldıktan sonra,aynı minval üzere devam edilecekse,bir değil on toplantı yapılsa ne çıkar.Icraat olmadıktan sonra. "Lafla peynir gemisi yürümez"sözünü Atalar boşuna söylememiş.Arapçada da buna benzer bir söz var:"Kellik kellim lâ yen fa' "yani;"Konuş konuş fayda yok. "
KARAR OKURU 06 Aralık 2018 12:26
Ahım kararma karşı yeni karar. başkan tanımadı ya.... Tebrikler Türkiye
musto 06 Aralık 2018 12:20
Hakim kararında Türk Milleti adına karar veren mahkeme der kendini devletin memuru olarak gören hakimlerle sağlayamayız iktidarların en sevdiği yargıya hakim olmak o imkan fazlasıyla verilmiş bu sistemle bu kesinlikle düzelmez...
RMD 06 Aralık 2018 12:09
Var mı böyle bir şey! Arkadaşlar sanki dün iktidara geldiler... 16 yıl oldu! 16 sene bu hukuk fakülteleri mezun verdi, binlerce hakim, savcı atandı, binlerce avukat mesleğe adım attı. Bugün hala yok efendim pardonsuz yargı, akıl yürütmeye dayalı eğitim, teknoloji ağırlıklı üretim ... Ayıp değil mi? Yüzleri de kızarmıyor!
KARAR OKURU 06 Aralık 2018 11:43
Ne kadar “naif” insanlar var, hala ülkemde. Devletin (=Erdoğan’ın) adalet bakanının sözünü nerelere çekiyorlar. A be güzel kardeşim, arkadaşın, yargının lugatinden “pardon”u sileceğiz, derken kastı şudur : Devlet yanlış yapmaz ! Şeriatın kestiği parmak acımaz! Devlet hukuk dinlemez ! Devlet, yargı kararı karşısında, BİZİ BAĞLAMAZ, diyorsa, bizi bağlamaz ! Devlet özür dilemez ! Devlete rağmen, hala pardon diyecek varsa, çıksın ortaya da, boyunu görelim !
kararlı okur 06 Aralık 2018 11:28
biz önce AKP ye güvene bilmeliyiz.
KARAR OKURU 06 Aralık 2018 11:18
Yok öyle şikayet falan... Derinlerden gelen Ayak sesleri ve hırıltılar var değilmi?...Hukuk ve adalet herkese lazım, haddi aşmayın varsa suç bireyseldir denirken "söz konusu …." falan diye zırvalayanlara alkış tutanlara günaydın...
Abdullah hasan 06 Aralık 2018 10:31
Yargı bizi biz yapan bir bünyenin parçası değilmi? Yargıya güven ; toplumu oluşturanların kendilerine güven nispetin de değilmidir?
KARAR OKURU 06 Aralık 2018 09:22
Baaaaakaaaan demek istemiş ki... Artık pardon falan da yok.... Geçmiş olsun...
Karar Okuru 06 Aralık 2018 12:03
0
Adalet bakanı sanki bir başka gezegenden gelmiş gibi konuşmuş. Sanki 16 yıldır devleti yöneten bir başkası.....
KARAR OKURU 06 Aralık 2018 18:10
0
Paralel Evren den gelmiş gibiler...Hep söylüyoruz sıradan halk ve muktedirler...Farklı dünyaların insanıyız biz...
Menderes Fırat 06 Aralık 2018 09:05
Mahkemeye düştünüz mü çıkışınız 3-5 yıldan aşağı olmuyor. Yargı üyeleri de halk oyuyla seçilsin. Ben yaşadığım yerdeki hakim savcıları 5 yıllığına seçeyim. Aynı şekilde Üst Mahkeme üyelerini de. O zaman sorun çözülür.
KARAR OKURU 06 Aralık 2018 08:25
Bizde karşı hamlemizi yaparız deyip Demirtaş a verilen ceza olan hukuk sistemi oldukça hukuk adalet zor duzelir
24 06 Aralık 2018 08:03
Bizler bu iktidarin soylediklerini birakip yaptiklarina baktigimizda hukuk 4 yilmis yok 10 yimis pardon kalkacakmis yok yerine kandirildik gelcekmis bunlarin ne kadar bir bos tartisma oldugunu gorecegiz
evin 06 Aralık 2018 07:22
terörist diye yeri göğü inlettikleri rahip brunsonu nasıl tıpış tıpış bıraktılar? deniz yüceli nasıl bıraktılar? arkasında abd ya da almanya olmayan sıradan vatandaşlar ne yapacak peki?
Yüksel dinçer 06 Aralık 2018 06:24
önce karekter ve vijdan arayın onları bulursanız adaleti bulmuş olursunuz
Ben 06 Aralık 2018 05:44
Elif Hanım, mahkemeye filan gerek yok ki, kimin suçlu kimin suçsuz olduğu kararı verilmiş şimdiden. Hukuk denen tiyatronun görevi bu karardan sonra başlıyor. Deliller bulunacak, delil yoksa var edilecek, gizli veya açık tanıklar bulunacak ve sonunda tabii ki önceden verilmiş karara uyulacak. Hukukun görevini ne kadar iyi yaptığı bu formaliteleri ne kadar iyi yapabildiğine göre ölçülecek. Bunu yapamayan hakim ve savcı görevden alınacak. Bu kadar basit.
KARAR OKURU 06 Aralık 2018 03:57
Bence yargı mensuplarının özgüven(!!!) dersine ihtiyaçları var. Öğrenciler arasında bir espri var: ''biriyle tanıştığınızda 7.saniyede hukuk okuduğunu söylemiyorsa hukuk okumuyordur''. Hele göreve başladıktan sonra ise...
KARAR OKURU 06 Aralık 2018 03:22
Bence Türkçe'den ziyade yabancı dile ihtiyaçları var, hukuk sisteminin daha iyi oturduğu ülkeleri takip edebilmek için. Ama bu sadece tarafsız oldukları durumlarda onlara bir fayda sağlar. Bunun dışında sorun bilgi eksikliği değil, sorun ilke ve vicdan eksikliği. Onu da sittin sene kazandıramazsınız bu iktidar ve medyayla.
KARAR OKURU 06 Aralık 2018 03:17
Alıntıladığınız şahısların fikirlerine ehemmiyet verirdim eğer bu düzenin parçası olmasalardı. Yoldan geçen Mehmet ağa değilsiniz, o bahsettiğiniz sorunları çözmek için her hükumetten daha fazla desteğiniz vardı, hiç kimseye nasip olmayacak kadar uzun kaldınız iktidarda. Peki onca zaman boyunca ne yaptınız?
KARAR OKURU 06 Aralık 2018 03:07
“Yargının lügatinden ‘pardon’ sözünü sileceğiz.” Bu sözü çook yanlış anlamışsınız. Demek istemiş ki edip-eyleyeceğiz, yanımıza da kar kalacak. Bu kanıya varmak için maalesef elimizde yeterince done var.
Karar Okuru 06 Aralık 2018 02:06
Yani somut öneri olarak çıka çıka hukuk fakültelerinin 5 yıla çıkarılması ve Türkçe dersinin fakültelerde okutulması tavsiyesi mi çıkmış adalet sorununun çözümüne yönelik olarak. Şaka gibi ya..
KARAR OKURU 06 Aralık 2018 01:50
Önce haksız yere içeri atılanları salıversinler.
KARAR OKURU 06 Aralık 2018 01:17
Maalesef Türkiye Rövanş Cumhuriyeti! Kıyamete kadar bu kısır döngü sürer gider. Ümidim yok. Ne kadar hukuk, o kadar ekmek! İktidar, hukukun işlediğine ne kadar inanıyorsa ben de o kadar inanıyorum.
Kasim Özdemir 06 Aralık 2018 00:58
Ülkemizde Adaletsizlik ne bilgi eksikliginden ne insan ne de bina eksikliğindendir. Her kesim kendi adaletine inanıyor dolayısıyla adalet konusunda bir bilinç kayması var.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN