Back To Top
AK Parti niye popülist oldu?

AK Parti niye popülist oldu?

- A +

Avrupa ülkelerinde popülist akımların öne çıkması ve halkın desteğini alması yaygın bir olgu. İki nedenle… Birincisi sistemin kendi işlevini yapamayacak hale gelmesi, ikincisi ise tüm sistemi ontolojik olarak tehdit eden (dış) unsurların varlığı. İlkinin arka planında bir bütün olarak modernliğin krizi yatıyor. Kültürel çoğulculaşma karşısında cevap üretemediği ölçüde ister istemez otoriterliğe kayan, böylece liberal tasavvurdan feragat etmek zorunda kalıp bunu meşrulaştıran bir Batı dünyası ile karşı karşıyayız. Diğer unsur ise küreselleşme ile belirginleşen dış tehditlerin ülke içinde de rezonans bulmasını ve düzenin ancak özgürlük alanının daraltılması ile ayakta tutulabilmesini ifade ediyor. Bu siyasi atmosferde ‘merkez’ akımlar toplum nezdinde zayıf, yumuşak ve belirsiz kalıyorlar. Toplum daha net ve sert çıkışlar yapacak, kendisine güven aşılayacak siyasi hareketleri ‘özlüyor’ ve o boşluk popülizmle dolduruluyor.

***

Anlaşılacağı üzere popülizm daima devletçilikle birlikte yürüyor ve bugün Batı’daki modernlik tahayyülünün, relativizmin becerilemediği noktada otoriterliğe ‘geri’ dönüşünü simgeliyor. Kaba bir mukayese ile bizle pek ilgisi olmayan bir gelişmeden söz ediyoruz. Türkiye ne Batı anlamında modern, ne kültürel çoğulculuktan uzak, ne de yönetimsel açıdan kategorik bir ideolojik dış tehdit altında. Relativizmi hiçbir zaman benimsememiş, ataerkil yapılanmayı hem kültürel hem siyasi düzlemde sürdüren bir toplumuz. Göçmenlerle derdimiz asgari düzeyde… Karşımızdaki tehditler ise ya Gülen gibi devlete yerleşme, ya da PKK gibi özerklik devşirme girişimlerinden ibaret. Bunlar otoriter yanı güçlü bir ‘modernist’ devlet için bir yenilik değil. Aksine yüzyıllardır devam eden iç siyasi dinamiklerin uzantısı…

Diğer deyişle günümüzün yeni siyasi atmosferi açısından Türkiye’de popülizme kaymanın maddi temeli bulunmuyor. Öte yandan bu ülkenin kendi geleneğinden gelen de bir popülizm mevcut. Demokrasi olmadığı halde demokrasi imiş gibi davranmanın, askeri vesayet altında sivil demokratik bir temsilin sahneye konmasının yol açtığı popülizm, on yıllarca bütün partilerin ortak stratejisi oldu. Siyasetin temel dinamiği, olabildiğince oy almak üzere devlet imkanlarını kullanmak ve iktidar olunduğunda da aynı devlet imkanlarını topluma dağıtmak üzerine inşa edildi. Bunun önkoşulu devletin şişmesi ve her alanda devlet üzerinden rant üretme imkanının geliştirilmesiydi.

AK Parti bu geleneği kırdı. Bir yandan askeri vesayeti bitirip sivil siyasetin alanını genişleterek, diğer yandan bütçeye hakim olup kamunun göreceli daraltılmasını ama aynı zamanda yetkinleştirilmesini sağlayarak... Bu sayede Türkiye rant sistematiğinden üretimci bir anlayışa döndü ve birikmiş potansiyelini hayata yansıtabildi.

***

Dolayısıyla aynı AK Parti’nin şimdi popülizme ‘geri’ dönmesi açıklanmaya muhtaç. İktidarın yukarıda sözü edilen her iki popülizmi de iştiyakle kucakladığı gözlemleniyor. Hem tehditler abartılarak beka sorunundan, buradan hareketle tek vatan ve millet ihtiyacından söz ediliyor, hem de devlet büyütülüyor ve yaratılan imkanlar seçim ve referandum amacıyla kullanılıyor.

Çünkü cumhurbaşkanlığı sistemi altında ille de yüzde elliyi geçmek lazım ve bunu geçenin Erdoğan olması isteniyor. Meşru bir istek… Ama bu yöntemle yapılacaksa maliyeti çok yüksek… Çünkü uluslararası ilişkilerimizin bozulmasına, devletin şişmesine, rant ekonomisine dönülmesine, devletçiliğin yeniden sivil siyasi alanı ele geçirmesine ve demokratik değer ve normlardan uzaklaşılmasına neden oluyor.

Bu şekilde seçim kazanmanın maliyeti, yönetilmesi çok daha zor bir ülke ve toplum... Üstelik AK Parti bu süreçte kendi meşruiyetini ve yönetme kabiliyetini de yıpratacak… Buna değer mi?

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar
Çetin Erdoğan 07 Eylül 2017 05:59
Size göre, Avrupa ülkelerinde dış dünya hem teröristleriyle sokaklara, hem de göçmenleriyle evlerinin içine giriyor ve bu durum ekonomik krizle birleşince, siyasetçiler populizme yöneliyorlar, krizin faturasını "dış etkenlere", bu arada Türkiye'ye fatura ediyorlar. Çok doğru da, 200 yıldan beri sömürgeci askerleri ile sokaklarımıza, şapka devrimleriyle, noel babaları ile evlerimize giren, DIŞ ETKENLERE itiraz eden ve 90 yıldır onkolojik komaya sokulmuş halkımızın değerlerine sahip çıkan Erdoğan'a niye populist damgası vuruyorsunuz?
Kemal 07 Eylül 2017 00:26
Bence anlamamışsınız, hatırlayın Trump un bazı seçim sloganları ve Başkan olduktan sonra karşılaştığı ve çok hızlı biçimde verdiği tepki ve siyasi kararlar tek farkla" çok hızlı" Tayyip Erdoğan siyasi duruş, karşılaştığı bazı durumlar ve stratejiler benzerliği mevcut.. Ki daha önemlisi Trump henüz daha partisi üzerin de hakimiyetinş sağlayamadığı gibi birde FBI ensesinde.... Elimiz bu kadar kardeşim , biz henüz ABD gibi savaş tehditleri ile yüzlerce milyar $ şık satışlar yapabilecek durumda hiç değiliz... Ayrıca popülizm altı boş bir mevzu değil.. toplum çoğunluğunun tevessül ve teveccüh ettiği somut değerlerdir.. Bunu da sürekli bir şekilde küçümsemek, bir elitizm hastalığı dır.. Saygılar ..
KARAR OKURU 06 Eylül 2017 10:09
Filler tepişiyor, çimenler-çiçekler eziliyor. Bahçeler tarumar oluyormuş kime ne! Bu arada insanlar sıkıntıya düşüyormuş, olsun... Yaşasın popülizm!..
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 23:35
Bence bu mercedesler. A8 ler derhal satilmali makam arabalari lada yapilmali
abdullah birisi 05 Eylül 2017 21:06
yorum yaptık ya
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 20:21
Etyen Bey anlayamadığınız şey insanların vicdanları siz herkesi her Aydın'ı adam mı sandınız Malesef yine siz haklı çıkacaksınız
KARAR OKURU 08 Eylül 2017 12:40
0
o kadar da zor değilmiş "olmak" İşte tam bir Aydın:) yaşasın biz Aydınlar ve Aydınlılar:))
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 18:29
Her zevalin bir kemali olduğu gibi her kemalin de bir zevali vardır. Bu zevalde durduk yere olmaz. İktidar bir takım yanlışlar yapacaktır. Çünkü hiçbir iktidar ilelebet değildir. Şu an ülkemizin en büyük sorunu iyi bir muhalalet ve alternatif iktidar adayının olmayışıdır. Muhalefetin oluşmamasının nedeni de anayasa ve kanunlarımızdır. Hiçbir iddiası olmayan,olsada yenilgiden yenilgiye koşan liderler hala partilerin başındadırlar. Onları ordan indirmekte mümkün gözükmemektedir. Hal böyle olunca şeçmen azda olsa gayret eden oyunu vermektedir. İster popülist ister bilmem ne olsun.
ihsan 05 Eylül 2017 17:25
çırpımdıkç ciddiye alınmaz hallere düşmeniz üzücü..
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 16:26
Popülizm, ortaya proje ve eser sunamayanların ihtiyaç duyduğu bir gereksinim.Ülkemizde biten projelerin açılışlarına yetişilmediği bir ortamda, hangi popülizmden bahsediyorsunuz.Ülkenin tehlikelere karşı uyanık tutulması popülizm ise varsın olsun.Milli kimlik değerleri üzerinden toplumsal bilincin uyanık tutulması, birilerini rahatsız etmişe benziyor.Millet devlet kaynaşmasının etkileşiminden rahatsız olanlar popülizm kavramını icat etmişe benziyorlar.
Almanya seçimlerinde Merkel-Schulzun TV düellosuna sosyal medya yorumu: "...Almanyanın 3 sorunu: 1-Recep, 2-Tayyip, 3- Erdoğan..". tespit ettiğiniz gibi ırkçılığa faşizme dönmekte olan Avrupanın çok ciddi dış tehditle karşı karşıya olduğu muhakkak:)
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 21:29
1
Müthiş...
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 13:41
Sn.yazar ulkemiz icin bir turlu ikna olmadiginiz ve surekli inkar ettiginiz ust akil ve dis tehditin varligini; Avrupa ulkeleri icin bulmus gibisiniz sanki:)
d 05 Eylül 2017 12:55
Siyaset birilerine ağzına geldiğini söylemek değil.Ülke menfaatleri her şeyden önce gelir.Hem her şeyi söylüyoruz hemde ihaleleri simense verip cola fabrikasını açıp colayı övüyoruz.Biz de oy verdik ama 15 yıl oldu ileri teknoloji yüzde bir,enflasyon en az yüde 20,tankı biryerden aldık motorunu üretemiyoruz
Karar okuru 05 Eylül 2017 17:28
0
Hamaset dediğin böyle yapılır....
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 11:31
Çokça methettiğin yere göğe sığdaramadığın batı ve batının sorumlu olduğu bu gerlim politikalar sürecini bukadar sığ anlamlandırma çabalarının niyeti ne? Açıkça bunu yazsan . Belliki akılcılıktan uzaklaşıp ,nedeni tarafımızca bilinmeyen bir davranış kalıbı içindeki yazılarınızın anlamını anlarız. Entellektüel hem nalına hem mıhına vurur. Siz devamlı bir yolunu bulup ,olanı farklı anlamlarla anlatıyorsunuz. Batı islamofobik kalıpla popülizmin dibine vurmuş. Yaşadığın ülkeyi mesnetsiz ve kanıtsız suçlamalarla tehtid etmiş , kendi halkını korku ile zehirlemiş, milliyetçiliği körüklemiş. Varsa yoksa Akp...son popülist söylemlerin sonuçlarını ve yıkımını biliyorsunuz.gidişat kötü, sıkıntısı büyük olur diyoruz. Sizin umrunuzda değil de yaşanan travma basitmiş gibi her sıkıntının sebebi bizmişiz gibi fikir beyan ediyorsunuz. Batı karışık örneğin ; CDU partisinden İslam Yasası yönünde taleplerin artması Almanya’da özellikle seçim atmosferinin yaklaşmasıyla izah edilebilir. Avrupa genelinde sağ akımların furya hâline gelmeleri, bu gidişattan Almanya’nın da bilhassa AfD partisi suretiyle payına düşeni alması, merkez sağ partileri seçmen kaygısına düşürüyor. Tabanında çatlakların oluşmasına mani olmak için direksiyonu daha fazla sağa kırmayı göze alan siyasetçilerin ilk göze kestirdikleri kesim ise Müslümanlar. İslam Yasası tartışmaları özellikle Müslümanların dinî hayatını tehlike olarak gören bir ön kabul üzerine bina ediliyor. Böyle bir zemin üzerinde yükselen bir tartışmanın varış noktasını öngörebilmek için ferasetli bir bakışa çok da fazla gerek yok. İmamların Almanca sınavına tabi tutulmaları ve vaazların Almanca verilmesi, tüm camileri kapsayan bir kayıt sisteminin oluşturulması, bu camilerde görev yapan imamların Almanya’da yetiştirilmeleri ve eğitimlerinin yurtdışından finanse edilmemesi gibi talepler öne sürülüyor. Din hürriyetine ve anayasal düzene açıkça bir saldırı mahiyeti taşıyan bu taleplerin bir de pratikte iflas etmeye mahkum olmaları da ekleniyor. Radikalizmi Almanca zorunluluğu getirerek çözeceğini vehmeden siyasetçilere Pierre Vogel ve avanesinin Almanca konuşarak gençleri aşırı uçlara çektiklerini hatırlatsak, fayda eder mi acaba? Sadece İslam dini için oluşturulan bir yasanın, devletin bütün dinlere eşit muamelede bulunması prensibi açısından oldukça sorunlu olacağı aşikâr. Yine dil zorunluluğunun sadece imamlara getirilmesi, İbranice Tevrat okunmasında veya Latince ayin yapılmasında sakınca görülmemesi anayasaya aykırı. “Aydın Avrupa İslam’ı” düşüncesi ve Jens Spahn’ın (CDU) mevcut İslami derneklerini kastederek “Onlar yanlış partnerler, çünkü muhafazakâr bir İslam’ı temsil ediyorlar.”2 sözü, devletin dinî konularda tarafsızlık ilkesine aykırı ve aynı zamanda devlet eliyle oluşturulması arzu edilen dinî bir akımı çağrıştırdığı için, din ve devlet ayrımı prensibine de taban tabana ters. Daha çok popülizm kokan bu tür siyasi manevraların asıl ürkütücü tarafı, tekil taleplerin içeriklerinden çok Müslümanların her konuda hedef tahtasına oturtulmaya aday olmalarıdır. Toplumun nesnelleştirilen bir kesimi olarak bu durum Müslümanları sonu gelmeyen bir mücadeleye sürüklemekte ve onların hep daha fazla enerji sarf etmelerini zorunlu kılmaktadır. Daha okullardaki başörtüsü sorunu noktasında yeni yeni mesafe alınmışken bu defa da hukuk stajyerleri ve hâkimeler aynı sorunla başbaşa bırakılıyor, kamuda verilen başörtüsü mücadelesi henüz sonuçlanmamışken Avrupa Adalet Divanı’nın bir kararıyla özel sektördeki mevcut ayrımcılık vakaları hukuki bir zemine oturtularak aklanıyor. Sn yazar , biraz bu konulara değinsen. Bu konuları işlerken ufkumuzu açsan da faydalansak , çok mu şey istedim.saygılarımla...
MEM 05 Eylül 2017 19:57
1
adam yazıyor ama siz görmüyorsunuz bayım.
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 10:30
Erdoğanın markele karşı ağzına geleni hiçbir tedirginlik duymadan söylemesi bizleri gururlandırdı fakat sizlerin ağırına gittiği için sizler bunu populizm olarak değerlendirmişsiniz. Erdoğanın bu şekilde dayılanabilmesinin tek nedeni devletinin kasasının dolu oluşudur. Parayı veren/parası olan düdüğü çalar ve bu tarih boyunca hep böyle olmuştur. Erdoğan sadece kasasındaki paralara güvenip(herhangi bir ekonomik yaptırımın ülkesine zarar veremeyeceğini bilmesi durumu)parası olduğu için bize lafla ayar vermeye çalışan zengin ülkelere karşı eskisi gibi alttan almak yerine ağzına geleni çekinmeden söylemekte. Bunun adı populizmse yaşasın populizm diyorum ben. markele en güzel tepkide türk vatandaşlara yapılan çağrı.
kararlı 05 Eylül 2017 11:37
9
Enflasyon %10 un altına düşmüyor nerden geldiği belli olmayan muhtemelen geçici gelen arap parası ve bu güzelim ülkede 6 000 milyoner ülkeyi tamamen terk etmiş. güvensiz birileri çok güven içinde bir gurup ise en ufak bir ihbarda dünyası zindan
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 12:11
21
sn kararlı:ekonomi batık safsatalarını son 5 senedir duymaktayız fakat batmıyor gördüğünüz gibi. bırakın bu ekonomiyi batırıp akp yi devirme hayallerini. kendinize başka hayaller bulun veya gerçekleri görmeye çalışın
veni vidi redii 05 Eylül 2017 10:09
AKP, Turkiye'nin egitimli kesiminin (rasyonel karar veren) kendisine kusmesi uzerine, secim kazanmak icin egitimsiz (duygusal karar veren) kesimine yukleniyor buradan da populizm ortaya cikiyor. Bu ise ciddi bir celiskiyi ortaya koyuyor: AKP'nin duygular uzerine oynama stratejileri tamamne rasyonel.
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 13:34
7
Bazi cahillikler ve korlestirme icin egitim sart demis sakalli celal...tipis tipis oy veren demokratlar deniyor bu ture:)
atilla. 05 Eylül 2017 09:37
popülizme kaydılar çünkü hükümet çok savruldu, puan kaybetti, seçmen kaybetti, taraftar kaybetti. iktidarda kalabilmesinin tek yöntemi olarak, son seçenek. yaptıkları yanlış hamleleri başka türlü telafi edemeyeceklerini tespit etmiş durumdalar. hala en iyi yaptıkları şeyle yani anketlerle gördüler bunu. net...
nuray 05 Eylül 2017 09:16
tehditler konusunu pkk ve gülen diyerek geçiştirmişsiniz. onlara bakıp asıl tehdidi (abd,almanya vs.)görmezden gelmemizi ister gibisiniz.
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 09:21
10
bravo lafı çakmışsın
atilla. 05 Eylül 2017 10:05
12
siz de hem gülen in hem de pkk nın tam arkasında konuşlanmış şeyleri, yani abd ve almanyayı ıskalamışsınız? onların arkasında bu şerefsizler durmasa ne pkk kalırdı ne gülen.
evin 05 Eylül 2017 09:07
yerli ve milli olduğunu iddia eden bir partinin kapitalizmle bu kadar uyumlu olması size de tuhaf gelmiyor mu? kapitalizm ne zamandan beri yerli ve milli bir sistem oldu acaba?
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 14:25
14
Azılı sosyalistlerin, kapitalizme kapıkulu olacak kadar sağladıkları uyumdan daha tuhaf değil... Ayrıca AKP, Kapitalzime teslim olmuş olsaydı Küresel Sistemin Erdoğan fobisi olmazdı...
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 09:05
Turkiyenin karsi karsiya oldugu tehditleri SADECE "Gulen/FETO orgutu ve PKK dan ibaret oldugu iddiasi tutarsiz ve yanlis!(ya saftiriklik ya da iyiniyetli degil) ABD nin PKK/PYD ye 1300 TIR dolusu silah yardimihi, ingiltere ve Israilin Turkiye- Irak-Suriye yi kapsayan kukla kurt devleti girisimleri, Almanyadaki nazist-fasist/irkci ve Anti islamist ozellikli guclu turkiye karsitliginda birlesen komunist-liberal-demokrat siyasi cephe.... bunlari yani UST ISVEREN PATRONLARI gormezden gelip,sadece kiralik kaatil ve adi casus okan TASERONLARI tehdit olarak gostermek akilla,izanla bagdasmiyor!
KARAR OKURU 06 Eylül 2017 12:48
2
Kardes polulizmin oyuncagi olmusun yorumlarin bile sıg
Avni 05 Eylül 2017 06:09
" Çünkü cumhurbaşkanlığı sistemi altında ille de yüzde elliyi geçmek lazım ve bunu geçenin Erdoğan olması isteniyor.." Işte tam burda DURUM! . hızlı geçmeyin lütfen Etyen bey! Hani bizim hızlı tren maceramız vardı ya hatırlarsınız .Getirdik ve treni hızla sürdük ama kaza yaptı ..ölenler oldu.. Sebep ! Efendim makinist hızlı girmiş miş viraja..hemen bir şeye, kişiye, yerlere fatura edildi kaza..kenara oturdu sorumlular.milli huyumuz .. Sonradan öğrenildi ki yahu tamam tren hızlı ama ,ray lar eski trenlerin gideceği hıza göre yapılmış..Zemin eğimi, rampasi,virajı falan hızlı trenin gideceği özellikleri karşılamıyormuş .. Ağalar öğrendi..Elin yarış pistleri var normal araba yolu ile aynı mi baksanıza ama !.. Demekki araç ve üzerinde gideceği zemin, güzergah bir birine bağımlı unsurlar mış!Tak.!.Tak.! Bizim cumhurbaşkanlığı seçim sistemi de aynı hızlı tren sistemi gibi. Seçilen ve seçen iki taraf var.Tren hızlı ama ray yavaş trene gör e ya ..seçmen ve seçilme, seçme sistemi eski ..şimdi babalara geldik diye telaştalar.. Dikkat ederseniz., bu sistemin ne olduğunu, neye yarayacağını, hangi dosya politik toplum, hangi devlet ,ülke özellikleri için uygunluğu tartışılmadı..Recep neyi nasıl başkan yaparız.. Ama bir bakıyorsun alttaki zemin oynak stabil değil..ee nu boru değil ki..ne yapacak yerinde durmuyor. Suçu başlıyorlar içerde dışarda birileri üzerine atmaya..Oysa toplum da bir nevi trene göre RAY gibidir değil mi..Kaza yaptıktan sonra öğreneceğiz..bizim huyumuz.
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 05:49
Demokrasi treninde yolculuk ettiginiz gunlere donmek istiyorsunuz ama treni son duraga vardirdiniz. Akp nin demokrasi ile isi kalmadi. Milletin sectigi vekillere dokunulacak. Secimlerin de fuzuli masraftan ote anlami olmayacak. Buyrun mutlu olun.
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 13:20
11
CHP sayesinde
Akif 05 Eylül 2017 19:06
0
KARAR OKURU 13:20 harf hatası yapmış. MHP yazacakmış, ilk harf yanlış olmuş.
Karar okuru 05 Eylül 2017 02:58
Ak Partiyi ne ile suçlayacağınızı şaşırdınız. Memura enflasyonun altında zam veren bir partiyi popülizmle itham etmek. Artık yazılarınızda ne söylediğiniz değil, niye söylediğiniz önem arzediyor... Bu uğurda da doğruyu, yanlışı önemsemiyorsunuz...
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 10:19
8
olumsuz yorumlarıda yayınlamıyor. hayret sizin yorum nasıl yayınlanmış?
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 12:07
1
Hükümetin memura enflasyonun altında zam vermesinden popülizm çıkaramayız tabii. Popülizme ihtiyaç yoktu, zira ortada zam için mücadele edecek bir sendika yoktu. Hepsi bir mizansendi. Hele Memur-Sen başkanının zamma ilişkin açıklaması ayrı bir komediydi. Önce Memur-Sen ile hükümet arasındaki ilişkilere bir bakıverin, ondan sonra verdiğiniz örneği bir daha değerlendirin bence. İpucu: Memur-Sen'in önceki başkanı AK Parti milletvekilidir ve aynı zamanda sendikanın onursal başkanıdır. Bu yüzden "komedi" diyorum. İktidarın eteğine yapışmış ve verilen zammı bir zafer gibi sunan bir sendika varken popülizme ne hacet!
Nasrettin hoca bir gun bi panayira girmek istemis ama panayiri organize edenler bu panayira sadece kavuklularin girebilecegini soylemisler. Nasrettin hoca panayira girmekten daha ise yarar bi sey bulamadigi icin sonunda bir kavuk almayi kabul etmis ve panayirin organizatorleri de ona kavuk bulabilmesi icin destek olmuslar. Kavuklu nasrettin hoca panayirda dolasirken kavugunu begenen insanlar selam verip iltifat etmisler. Nasrettin hoca iltifat aldikca kavuga olan bagliligi artmis. Derken bi koseden gecerken yaramaz cocuklarin kosusturmalari yuzunden nasrettin hoca sendelemis kavuk b.klu suya dusmus. Kavuk sayesinde itibar goren nasrettin hoca almis kavugu basina o haliyle yeniden koyup yoluna devam etmis. Bu sefer b.klu kavugun kokusu ve goruntusunden rahatsiz olanlar nasrettin hocaya kavugunun kokustugunu ima etmisler ama bu imalar nasrettin hocayi sinirlendirmis ve bu imalarin kiskancliktan ileri geldigini dusunmus. Cekemeyenler boyle kavugu olmayanlar b.k atiyorlar diye kendi kendisine soylenip durmus. Sonunda insanlar nasrettin hocanin duyarsizligina kizip acik acik b.klu kavugunu ya temizlemesi ve eskisi gibi uygun hale getirmesi ya da onu yeni bi kavukla degistirmesi konusunda uyarmislar. Bunlari goren nasrettin hocanin tepesi atmis, baglandigi kavuktan vaz gecmek yerine panayirdan ve insanlarin iltifatlarindan vazgecmek uzereyken birden aklina gelmis, "yahu ben bu kavugu bana itibar getirdigi icin sevmistim, artik getirmiyorsa sevmenin de bi anlami yok" demis ve panayirdan atilmadan temiz bir kavukla yeniden panayir insanlari icinde hak ettigi yerde durmus :)
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 10:18
7
bu fıkra biraz ilkokul seviyesi değilmi?
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 02:22
zaten populist idi, yeni birseymis gibi sunmayiniz sn Yazar
KARAR OKURU 05 Eylül 2017 14:24
5
NASRETTİN HOCAYA BU KADAR DA İFTİRA ARILMAZ..
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN