Back To Top
Bu nasıl bir rejim?

Bu nasıl bir rejim?

- A +

Demokrasi birçoğumuz için normatif, yani neyin iyi ve doğru olduğunu söyleyen bir kavram. Oysa gerçekte öyle değil… Demokrasi bir toplumun yönetilme ya da kendini yönetme biçimlerinden biri ama o süreçte alınan kararların niteliği hakkında hiçbir şey söylemeyen de bir rejim. Diğer deyişle demokrasi size iyi ve doğru karar almayı garanti etmiyor. Sadece size ‘kendi’ iyi ve doğrunuz doğrultusunda başkalarını etkileme, ikna etme ve belki karar aldırma şansı veriyor. Ama herkesin farklı iyi ve doğrularının olduğunu düşünürsek, sonuçta gerçekten ‘iyi’ ve ‘doğru’ya ulaşmış olup olmadığımızı bilmiyoruz.

Zaten işin devrimci yönü de, gerçek ‘iyi’ ve ‘doğru’ya ulaşıp ulaşmama kriterinin anlamlı olmaması. Çünkü bu tamamen göreceli bir tercih… Dolayısıyla eğer hasbelkader yönetimde olan birileri din, milliyetçilik veya herhangi bir ideoloji adına sizden belirli bir ‘iyi’ ve ‘doğru’yu sahiplenmenizi isteyip o yönde baskı kurabiliyorsa, bilin ki orada demokrasi yoktur.

***

Çıktılarının esnek olması demokrasinin her ideoloji içinde kullanılabilmesine neden oldu. Zaman içinde liberal, sosyalist, İslami ve radikal tipleri ile karşılaştık. Her zihniyet kendi meşrebine göre bu kavramı ‘ehlileştirip’ ideolojik çıkınına ekledi. Birçoğu onu bir yöntem olmaktan çıkararak belirli ‘iyi’ ve ‘doğru’ların temsilcisi gibi sundu. Böylece herkes kendi demokrasisini ‘asıl’ sayıp, diğerlerini yozlaşma olarak görebildi.

Sistemlerin değişim dinamikleri karşısında aciz kaldığı bir dönemden geçerken, demokrasinin ‘kendisine’ geri dönmenin de zamanı… İyi ve doğrunun bilinmediği ya da herkes için değiştiği ve her an değişebileceği bir ortamda, toplumsal açıdan iyi ve doğruyu nasıl bulabiliriz? Açıktır ki bu ancak konuşarak, tartışarak ve kararları etkileme imkanına sahip olarak mümkün. Öte yandan sağlıklı tutum almak için konuşmanın bilgiye dayanması ve herkesin birbirini duyabilmesi de şart. Diğer deyişle devleti de içine alan bir şeffaflık gerekiyor.

Böyle bir ortak karar alma dinamiğini rastlantısal etkenlere bağlı kılmak verimliliği azaltacağı için, söz konusu ‘konuşma mekaniğini’ kurumsallaştırmanız lazım. Bu da sivil toplumun gelişmesini, ama daha önemli olarak devletle toplum arasında bütünleşme ve geçişlilik yaratabilen kurumların oluşmasını ima ediyor. Kısacası demokrasi denen rejimin işleyebilmesi için, kamusal alanın kurumsallaşması ve demokratik şekilde yönetilmesi gerekiyor.

***

Eğer kamusal alandan esas olarak ‘topluma ait’ bir hareket alanının varlığını anlıyorsak, devletin oradaki gelişmelere ve değişen toplumsal tercih ve taleplere göre kendisini yeniden yapılandırdığı, yani devletin topluma uyum zorunluluğu hissettiği bir rejimden söz ediyoruz demektir. Bu durumda demokrasi kavramında ifadesini bulan usul ve normlar desteklenip pekişir.

Ama ya bizdeki gibi ‘kamusal alan’dan esas olarak devlete ait bir güç ve yaptırım imkanını anlıyorsak… Kamusal olanı eşdüzeyli değil, hiyerarşik olarak tasavvur ediyor, o alana katılacak toplumun doğal çoğulculuğunun bastırılıp homojen kılınmasını doğal sayıyorsak? Açıktır ki buradan bir demokrasi çıkmaz. Siyasi partilerin, seçimlerin olması teknik açıdan demokrasiyi akla getirse de, bu rejimin gerekli koşulu toplumsal kararların meşruiyetini azami kılan özgürlük, bilgilenme ve etkileşim ortamının varlığıdır. Bu zemin üzerinde kalındığı sürece siyasi partilerin veya takvime bağlanmış seçimlerin işlevi önemsizleşir. Her toplum kendi kararlarını nasıl almayı daha uygun buluyorsa o yöne meyledebilir…

Eklemek belki abes ama maalesef ülkemiz açısından elzem… Demokrasilerde hukuk da toplumsal değişimi referans alarak ilerler, kamusal alanın özgürlük, bilgilenme ve etkileşme imkanını korumayı ve genişletmeyi amaçlar. Devletin ideolojik/siyasi tercih ve isteklerini kendisine kıble yapan bir hukuk anlayışının demokrasi önünde sadece engel oluşturduğu açıktır...

Tabi ki istiyorsak bu arada kendimize demokrasi demeye devam edebiliriz... Ama galiba ‘bu nasıl bir rejim’ diye düşünmeye başlamanın da zamanı.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Okur 05 Mart 2018 14:14
Bugün demokrasi deyince, buna temel haklar, insan hakları da giriyor. Yani demokrasinin gerçekleşdiği yerde hükümet, temel hak ve özgürlükleri “çoğunluk bende” diyerek ihlal hakkına haiz değil; tam tersi, bunları korumakla görevli. Teslim edersiniz ki, insan hakları da nihayet insanlığın ulaştığı uygarlık düzeyinde “iyi ve doğru” bildiklerimiz.
KARAR OKURU 05 Mart 2018 09:27
1 kişinin iki dudağına bakılması demokrasi ile bağdaşmaz.
KARAR OKURU 05 Mart 2018 03:04
bos icerikli nutuk verir gibi aslinda havanda su dovmek tadinda olan yazilarinizi artik okuyamiyorum. hakikaten zaman kaybi sizi okumak. yazar olarak bence siz bu isi birakin cunku hakikaten okuyucunun hic bir duygusuna hitap edemiyorsunuz. mesela ben sizin yazilariniza belki bir umut guzel acik bir hukumet elestirisi yapar diye arasira bakiyorum ama her seferinde hayal kirikligi... yeter bence artik birakin
KARAR OKURU 05 Mart 2018 12:36
0
03:04 te bu içerikte bir yorum yazdığınıza göre, açlık başınıza vurmuş beyin fonksiyonlarınızı dumura uğratmış olabilir (hormon durumunuzu yorumlayacak bir uzmana da görünmeyi ihmal etmemelisiniz ). Tok karınla yazın, yazmayı bırakmayın. Biz (ben!) size muhtacız.
Okur—yazar 04 Mart 2018 18:31
2. Toplum olabilmemize engel üç istismar alanı var. Siyaset (üslup, hedef, ilkeler), medya (Reyting, güç, para) ve din (statü, para, taraftar). Günümüzün bu olmazsa olmaz üç alanı istismardan kurtarılıp herkesin üzerinde anlaşabileceği belli bir standart ve ilkeler çerçevesinde hayat bulmaları sağlanabilirse toplumumuz o zaman bir ve beraber olur. Demokratik rejim ancak böyle bir ortamda toplumun tamamı için bir ortak siyasi zemin olabilir. Örnek batılı refah ülkeleri. “Haset etme ne olur, çalış sende de olur”.
KARAR OKURU 05 Mart 2018 02:31
4
18:31, Sorunlarımız Batılı değil. Çözümleri de Batılı olamaz. Bu yüzden bir asırdır bir arpa boyu yol kat edemedik. Boşuna zaman kaybediyoruz...
N C 05 Mart 2018 09:17
1
Bu toplumun iç şeye ihtiyacı var bir bütün insanlığa hitap eden kukuk'a, iki emniyetli ve güvenli bir yaşama, üç kalite ve standartların olduğu bir yaşama. Bunlar olduktan sonra ben her rejimin, her dinin insanlara mutlu edeceğine inanıyorum.
KARAR OKURU 04 Mart 2018 17:29
Etiyen birazda abd ısrail alm ıngiliz fransız demokrasi sinden bahset sen bizde ogrensek çünkü cahil olduğumuz için bilmiyoruz demokrasi putu nasıl bişey orgenek
KARAR OKURU 05 Mart 2018 09:19
1
Evrensel insan hakları beyanını detaylı okuman yeterli olacaktır. Cahil kalmazsın o zaman.
KARAR OKURU 05 Mart 2018 09:30
0
Herkes, doğrudan ya da serbestçe seçilmiş temsilcileri aracılığıyla ülkesinin yönetimine katılma hakkına sahiptir.
Okur—yazar 04 Mart 2018 16:14
Etyen bey, bu nasıl rejim sorusuna cevap verebilmek için öncelikle söz konusu rejimin nasıl bir toplumda uygulamaya koyulduğuna bakmak lazım. Türk toplumu bugünkü haliyle herhangi bir rejimin uygulanabileceği bir homojenlikten uzaktır. Toplumun görece yarısının siyah dediğine diğer yarısı beyaz diyor. İdeolojik gözlükler artık gözlük olmaktan çıkmış “göz” haline gelmiştir. Yani artık ideoloji gözlüğünü çıkarmak ve onsuz hayata ve siyasete bakmak imkansız hale gelmiştir. Herşeyden önce bir toplum olmaya karar vermemiz lazım.
KARAR OKURU 04 Mart 2018 14:31
Yazınız ufuk açıcı. Sadece bir şey var beni düşündüren: iyi ve doğru gerçekten bu kadar görece mi? Bazı temel değerlerin insan haklarının, kadın haklarının, çocuk haklarının görece olduğunu söyleyebilir miyiz? Yani insan haklari yaşama ve işkence görmeme hakkıysa bazı toplumlarda ya da kültürlerde bu hakkin hice sayılmasıni kabul edebilir miyiz?
Insiyator. . 04 Mart 2018 13:56
Meşhur KURUFASULYECIYE gittin,Fasulyeyi yedin..Adam hala seni orada tutmak için oyaliyorsa, bizde pilav tereyağlı, pidelerimiz yakında olacak. Kebabta'da iddialıyız hele tatlimiz on numara olacak, İşkembe corbamiz dünyada yok, kokoreç ise Kuzu şahane. Deyip.Kapıları kapatıyorsa DEMOKRASI yoktur orada. Kapi acikda Yok sen kaniyorsan Senin Aklın ve nefsinde Demokrasi yok :))..Aklın Midede. .Gökten,Disardan,Yazıdan, Sozlerden demokrasi gelmez .!!!...Sen ilk önce Ne aradığını bileceksin. Sende Başlar HERŞEY. .gerisi MASAL. .Acizane. .
KARAR OKURU 04 Mart 2018 19:17
1
Ramazan neden rumuzunu degistirdin?
KARAR OKURU 04 Mart 2018 13:54
Etiyen bey modern sınıf olan burjuvazinin karşıtı işçi sınıfının eğitim ve kültür seviyesini yükseltemezsek demokrasimiz bir adım bile ileriye gidemez.saygılarımla cemal Bayseferoğulları
B 04 Mart 2018 13:53
Ben size ne olması gerektiğini söyleyeyim. Bir kere savunma bakanlığında emekli generallerin olması gerekir. Sağlık bakanlığında tıp profösörlerinin, tarım bakanlığında ziraat fakültesi profösörleri, mühendislik ve eğitim bakanlıklarının hepsi üniversite mezunları, dışişleri bakanlığında uluslararası ilişkiler hocaları, olması lazım. Bütün bunların alt kadroları da üniversiteden öğretim üyeleri olmalı. Halk bu insanları seçmemeli, sadece sorunlarını halletmek için problemlerini bildirmeli. Teknik bir kadro da bu problemleri gerçekten çöz
B 04 Mart 2018 13:48
Bir okulu yöneten müdür, bir şirketi yöneten Ceo, veya bir orduyu yöneten için teknik bilgi gerekiyor da bir ülkeyi yönetenler için hiç bir teknik bilgi gerekmiyor, sadece seçilmiş olmak gerekiyor. Hadi be ...Demokrasimi dediniz ?... Bundan daha saçma ve aptalca bir sistem olabilir mi.Demokrasi içinde birkaç doğru barındıran yanlışların daha bol olduğu bir sistemdir. 21. yüzyılda teknolojinin ve bilimin sürekli geliştiği bir çağda hala seçilmek için 25 yaş, tc vatandaşı olmak gibi basit kriterlerin uygulandığı, akademik yeterliliğin dikkate alınmaması
EMG 04 Mart 2018 13:04
Nihayet demokrasiden çok da bir şey beklemeyin diyebilen bir yazı
Kavramların içini gerçek değerleri ile doldurmaya bağlı. Adı ne olursa olsun İceriği özgürlük, hukuk, adalet ve yönetimde eşit temsil edilme hakkı var olan her kavram demokrasi olduğunu kabul edebilmek, geleceğin Türkiye sini şekillendirecektir.
KARAR OKURU 04 Mart 2018 11:53
''verdiğim örneğin yalan olması umarım gerçeği değiştirmez'' bu vecizesinden sonra etyen beyi ciddiye alan varmı? kuyruk acısı olanların dışında.
KARAR OKURU 04 Mart 2018 11:43
Doğru ve iyiyi belirleme hakkını Tanrıya verirseniz gerici, demokrasiye verirseniz ilerici oluyorsunuz. Etyen Bey hakikate bu kadar yaklaşmışken eteafında dolaşarak kendinize yazık ediyorsunuz.
Okur 05 Mart 2018 14:00
0
Allah´ın hikmetinden sual olmazmış. İnsanlar kendi iradeleri ile yaptıkları herşeyi Allah adına yapıyor edasında olunca, kendi çıkarına olanı, kendi doğru bildiğini “ilahi” kural sayıp başkalarına dayatınca dirlik düzen olmuyor. Nihayet günlük yaşamda, iktisadi ve siyasi kararlarda kimseye vahiy inmiyor. Demokrasi ise insanlara herkesi ilgilendiren meselelerde kararları, Allah´ın verdiği aklı kullanarak birlikte, uzlaşma içinde verme imkanı sağlıyor. Onun için de daha adil bir düzen vaadediyor. Meselenin ilerisi gerisi bu kadar.
KARAR OKURU 04 Mart 2018 11:36
Çoğunluk demokrasiyi, iyi ve doğruyu belirleyen kavram olarak dayatıyor. Etyen Bey bunu onaylamıyor ama bir çözümde üretemiyor. Bu hastalıklı düşüncenin sebeiyle uğraşmak yerine milli muhafazakar değerleri yargılıyor.
KARAR OKURU 04 Mart 2018 10:41
Toplumu guclendirmek lazim. Rasyonel tartismalar elzemdir. Lakin sunu goz ardi etmemeliyiz. Avrupanin liberal demokrasilerinde ifade ozgurlugu bir tabu olarak duruyor olabilir ama bu ozgurlugun kapsamadigi bazi ideolojilerin varligi da hepimizin malumu. Batinin deyimiyle evrensel insan haklari ile celisen fikirler ifade ozgurlugu kapsamina girmiyor. Yani aslinda kamusal alani belli ilkeler isiginda sekillendirme var ve bu ilkelerin de dogal olarak bir otekisi var. Biz turkiyede nasil bir ilkeler butunu insa edebiliriz ki toplumsal kesimlerin ezici cogunlugunu kapsamina alabilsin.
KARAR OKURU 04 Mart 2018 09:53
Bu ülkenin azınlıklara uyguladığı demokrasi , Avrupa’nın Türklere uyguladığından daha fazla. Eleştirelim lakin her yanlışı. Zira din ve milliyetçilere olan düşmanlık bizleri ziyadesiyle üzüyor.
KARAR OKURU 04 Mart 2018 12:32
1
Hocam avrupada yaşamadığın belli. Azınlıklardan alınan parayla çoğunluğun dini işlerinin dinanse edildiği yer Avrupa mı yoksa Türkiye mi? Azınlıkları siyaai hayatta engelleyen %10 barajı nerde var?
KARAR OKURU 04 Mart 2018 13:40
1
Hadi canım. Sen bana bir tane azınlık mensubu polis veya asker göster. Ben sana bir dünya türk kökenli alman polis ya da asker sayayım.
okur 04 Mart 2018 15:50
1
siz hic avrupada yasadinizmi? camiye gidiyoruz,dilimizi koruyabiliyoruz,hakliysak hakkimizi talep ede biliyoruz. ya türkiyede gidin dindar olmadiginiz azinliklarla konusun derim.
KARAR OKURU 04 Mart 2018 22:45
0
Azınlık kaldı mı demokrasi uygulayacak? Yeni azınlıklarımız Suriyeliler hariç. Gayrimüslimsen işin zor bu ülkede. Müslim ve aykırı fikirliysen de zor tabii.
Köroğlu 04 Mart 2018 09:45
Modern demokrasi yalnızca Germenik/Protestan toplumlarda düzgün çalışıyor. Diğerleri; Asya, Afrika, Slav dünyası, Latin dünyası kötü taklitleri yerleştirmeye çalışıyor ama olmuyor. Buralarda adı demokrasi olan rejimler şiddet, yolsuzluk ve oligarşi savaşlarından başka şey üretmiyor. Yani demokrasi öncesi bozukluklar aynen devam ediyor. Niye? İnsan aynı insan. 46 kromozomlu. Farklı olan ne?
KARAR OKURU 04 Mart 2018 10:50
0
Yani illaki avrupa tarzi bir demokrasimiz olsun demiyorum. Farkli kulturlerde farkli zihniyetlerde farkli demokrasi anlayislari hakim olabilir. Ama demokrasinin basardigi sey stabil ve barisci bir siyasal duzen insa edebilmesi. Farkliliklari marjinallestirmemesi ve kolaylikla sistemin icine katabilmesi. Su an yasadigimiz mezhepsel ve etnik catismalari goz onune alirsak aslinda cogulculugun (demokrasinin baskin karakterinin bu oldugunu dusunursek) ne kadar onemli bir kavram oldugunu gormemiz gerekiyor.
KARAR OKURU 04 Mart 2018 11:06
3
09:45, Demokrasiyi ırkçı mezhepçi bir kalıba sokmuşsun. Demokrasiye bundan daha büyük hakaret yapılamaz.
Akif 04 Mart 2018 13:13
4
Eğer Köroğlu, "İnsan aynı insan. 46 kromozomlu." ifadesini ironi olarak kullanmadı ise, insanı robot seviyesine indirgeyen bu tanımın, insanı kapsamada yetersizliğini görememiş demektir. Sevgili Etyen'in de işaret ettiği gibi, "din, milliyetçilik veya herhangi bir ideoloji" "46 kromozomlu"yu farklı, farklı insan yapıyor. Ve insan yaratılışındaki en bariz özelliği, kan dökücülüğü, icra etmeye başlıyor.
külyutmaz 04 Mart 2018 14:42
0
Demokrasinin iyi işlediği daha doğrusu başka yöntemlerin işlemediği ülkeler istisnasız endüstriyel tarım yapılan, şehir ekonomisine bağımlı olmadan kendi yağında kavrulan anlamında köylü nüfusun çok az olduğu ülkelerde görülüyor.Bunun haricinde,demokrasi denemeleri genelde ABD ile ittifak yapmak,biraz para koparmak için şeklen var.Belki yoğun köylü nüfusu bir etkendir.
KARAR OKURU 04 Mart 2018 15:55
2
9:45, Protestanlık insan kromozomundaki demokrasi öncesi kişisel bozuklukları gideriyor mu, demek istiyorsun. Çok bilimsel bir tespit olmuş!..
cevat karakalem 04 Mart 2018 08:18
Muhtesem bir yazi. Her zamanki gibi cok guzel analiz yapmissiniz Sayin Mahcupyan. "Demokrasi" kendisi gercekten de daha cok bir "mekanizma". Icinin doldurulmasi gerek. Burada da "hayalci" olmamak lazim. Toplumun "gercek" kimligi, degerleri goz onunde tutulmali. Sorun birbirinden hayli farkli temel degerlere sahip ve oranca onemli miktarda gruplardan olusan toplumlarda bunun nasil yapilacagi. Her zaman "ortak payda" iyi anlasilip one cikartilmali ve sistemin ruhu buna uygun olmali.Ben Turkiye'de hala yeterince "ortak payda" olduguna inaniyorum.
KARAR OKURU 04 Mart 2018 07:57
Demokrasiden evvel adalet gelir.Adalet sağlanmadan ,evrensel hukuk hakim kilinmadan kimin,neyi,nasıl yöneteceği önemli mi?
KARAR OKURU A,er 04 Mart 2018 04:47
Bindik Bir alamete gidiyoruz kıyamete.
engineer 04 Mart 2018 11:56
1
alamet demokrasi treni değilmi, istediğin durakta inebilin.
Arrow Colt 04 Mart 2018 02:08
Burda önemli olanın ne olduğunu düşünmemiz gerek, bazen görünen şey aslında görünen şey değildir görünmeyen şeydir, ufo gibi, ısıtıcı olan ufo değil bonibon olan ufo, belki uzaylılar da tulumba tatlısı seviyor olabilir, bilemezsiniz.
Okur 05 Mart 2018 15:34
0
Arrow Colt galiba bir robot. Farklı zaman ve yerlerde, konuyla ilgili ilgisiz hep aynı mesajı üç defa gördüm.
Fahreddin Razi 04 Mart 2018 01:12
bir zamanlar köşe yazarı ve başdanışman olarak yanlarında olduğunuz insanların/yapıların sizi hayal kırıklığına uğratmaları nasıl bir his acaba? sürekli yanlış tarafta kalmak? sizce demokrasi dersi vermek bu şartlarda kolay mı? yani size danışan herkesin bir süre sonra demokrasiden bu kadar uzaklaşmış olması? bence herkesin kendine bir "dur" deme zamanı olmalı. söyledikleriniz doğru, ama işe yaramıyor. ve bunu en iyi siz biliyorsunuz.
Akif 04 Mart 2018 13:23
2
Müslümanlar için, tüm zamanları kapsayan, en bilge alimler listesi yapılsa, ilk üçte kesin yer alacak olan İmam Fahreddin Razi'nin ismini mahlas yapan arkadaş, yaptığı istidlalle gösterdiği fikri zilletinin farkında değil. Olsaydı, o ismi kullanmaktan utanırdı !!!
KARAR OKURU 04 Mart 2018 14:12
2
KO 01:12, siz de kendinize 'dur' deyin, siz de...Abuk sabuk soru işaretleri ile çözüm üretmemiş oluyorsunuz, 'işe yaramıyor' ve 'bunu bilmiyorsunuz'. '..sürekli yanlış tarafta kalmak....' bu ortamda yürek ister, yürek; gerçekmiş gibi bir isimle yoruma çakmak değil. Ha, sen necisin? Demokrat mı, birinin demirkırasi demir kırbacı mı? Necisun daaa?
Bay k 04 Mart 2018 01:03
Ulusların Düşüşü (Why nations fail) isimli eserin tüm politikacılar ve bürokratlar tarafından okunmasında büyük yarar var. İfade özgürlüğü ve şeffaflığın toplumları nasıl geliştirdiğini, aksi durumun ise nasıl fakir ve sefih bıraktığını örnekleriyle anlatıyor. Çoğulcu, özgürlükçü demokrasiye oksijen gibi muhtacız.
KARAR OKURU 04 Mart 2018 10:59
6
01.03, Gelişmişlik zenginlik ise bunun demokrasi ile alakası yok. Allah Rahmandır, çalışana verir.
KARAR OKURU 04 Mart 2018 00:48
Makalenin ilk paragrafı, her Batılı aydın gibi Etyen Beyin de demokrasi hakkında çıkmazları olduğunu gösteriyor. Ama kral çıplak diyemiyor. Onun yerine din gibi, milliyetçilik gibi kavramlara savaş açarak çıkış yolu arıyor.
KARAR OKURU 04 Mart 2018 00:27
Artık bu ülke bize ait değil Etyen Bey.*Zengine *suriyeliye *yandaşa ait ve biz bunların mutluluğu için ağır vergiler ödemekle yükümlüyüz.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN