Back To Top
Düşük faiz lobisi

Düşük faiz lobisi

- A +

Memlekette bir faiz yükseltme lobisi muhtemelen yok, ama bir faiz düşürme lobisi var… Siyasetçiler, medya ve iş dünyası faizlerin düşürülmesinin ne denli hayırlı bir durum olacağını söyleyip duruyor. Ancak eğer bu talebi ciddiye alacaksak, söz konusu lobinin ‘enflasyon nasıl düşürülür’ konusu üzerinde durmasını beklerdik. Çünkü faiz hadlerinin esası enflasyondan geliyor. Nitekim geçenlerde Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya şöyle demişti: “Önümüzdeki dönemde para politikası duruşumuzun enflasyon görünümüne bağlı olmaya devam edeceğinin altını çizmek istiyorum.”

***

Kısacası enflasyon inmedikçe faizin inme ihtimali yok. Ama gerçekçi olacaksak yukarıda zikredilen ‘düşük faiz’ savunucuları da aslında faizin düşmesini istemiyorlar! Onlar şu an itibariyle kendilerine yansıyacak olan faiz giderinin azalmasının peşindeler. Bunda da bir gariplik yok… Eğer belirli bir taahhüdün altına girmiş, yatırım sürecine başlamışsanız kullandığınız kredinin olabildiğince ucuz olmasını istersiniz. Ancak bu yatırımlar uzun vadeli ise, dolayısıyla uzun vadeli kontratlar yapmak durumundaysanız şu an alacağınız fiyat, yani faiz ileride de geçerli olacaktır. Böyle bir konumdaki iş adamı acaba faizlerin ileride artmasını mı ister, azalmasını mı? Tabi ki artmasını… Çünkü böylece kendisi ucuz fiyattan para almış ve sonrasında para kıymetlenmiş olacaktır. Böylece yatırıma henüz yönlendirmediği parasını yeniden para piyasasında değerlendirip ek para bile kazanabilir.

***

Kısa vadeli yatırımlarda ise faiz haddinin önemi daha az, çünkü üretim kısa sürede başlayacak ve yatırımcı enflasyonu ürününe yansıtacaktır. Demek ki ‘faiz lobisinin’ mantığı piyasa fiyatlarının altında tek seferlik veya kişiye mahsus düşük maliyetli kaynak bulmak… Bu senaryo her iş adamının tatlı rüyası ve söz konusu ‘düşük faiz lobisi’ de bu nedenle gerçek. Ne var ki böyle bir imkandan herkes yararlanamaz… İş dünyasının kahir ekseriyeti piyasa hadlerine mahkumdur. Genelde devletle iş yapan, mega projelere imza atan, hükümetin prestijinin kendi yatırımına bağlı olduğunu bilen iş adamları siyasetçilere baskı yaparak maliyetlerini düşürmek, daha çok kazanmak isteyebilirler. Hükümet de yapılacak projeleri ‘kendi hizmeti’ olarak sunduğu ölçüde bu iş adamlarına daha çok kazandırmak zorunluluğu hissedebilir.

Böylece ortaya ‘düşük faiz lobisi’ çıkar… Amaç faizi gerçekten de düşürmek değildir. Amaç karlılığı artırmak üzere piyasa hadlerinin altındaki bir seviyeden finansal ihtiyacı sağlamaktır. Hatta öyle bir imkan doğarsa, yatırımın gerektirdiği kaynaktan da fazlasını elde etmeye çalışmak ‘doğru’ olur, çünkü böylece paradan para kazanılabilir. Kulağa garip gelebilir ama asıl gayrimeşru kazançlar, faizin devlet eliyle yukarıya sıçratılması ile değil, aksine bu yöntemle düşürülmesi sayesinde sağlanır…

***

Mesele devletin daraltılmış bir piyasaya büyük projeler ve sair nedenlerle bağlı/bağımlı hale gelmesidir. Yönetim buna mahkum olur çünkü geniş çaplı, çok sektörlü, uzun vadede yüksek katma değer üretebilen bir rekabetçi ortama sahip değildir. Bunun olmamasının nedeni ise olumsuz tasarruf alışkanlıkları, dış finansman ihtiyacı ve oradan gelen kaynağın yetersiz olmasıdır. Nihayet söz konusu dış kaynak yetersizliğinin muhtemel nedeni de öngörülebilir ve istikrarlı bir ülke olma yolunda yeterince hızlı ve inandırıcı biçimde ilerlemiyor olmaktır. Belki de bunu istiyor olunduğuna dair bir izlenim yaratamamak, demokrasiye ne denli hazır ve istekli olunduğu konusunda sıkıntı yaşamaktır. O zaman giderek piyasanın dar bir bölümünün taleplerine, şu veya bu lobiye mahkum olma ihtimali artar...

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar
Kalkınmamızı hızlandırabilmek için milli gelirin önemli bir bölümünü yatırımlara kanalize etmek durumundayız. Yatırımların özünü ise iç tasarruflar oluşturmaktadır. Unutmayalım ki, en önemli sorunlarımızdan bir tanesi de “ YETERLİ MİKTARDA İÇ TASARRUFUN OLMAMASI” dır. Ki ,Türkiye’de yüksek büyümenin sürdürülebilirliğini tehlikeye atmaktadır. Türkiye’de tasarruf oranı 1987-2002 döneminde ortalama % 21’in üzerinde iken, 2002-2013 döneminde % 15’in altında gerçekleşmiştir. İthalata ve tüketime endeksli kalkınma; Cari Açığı ve Faizleri ve de Enflasyonu zorlamaktadır. Sayın Yazar bunu şöyle özetlemiştir: “...Kısacası enflasyon inmedikçe faizin inme ihtimali yok...” Düşük yurtiçi tasarruf oranları, gelişmekte olan bir ülke için yatırımların daha fazla dış finansmanla gerçekleştirilmesi anlamına gelmektedir... Dış Kaynak; Faiz Oranlarında Akılcı Davranacağına ve Yabancı Sermaye Girişlerine Aşırı Bağımlılıkta, Büyümenin Sürdürülebilirliğini Tehlikeye Atabileceğine göre !!! Zorunlu Tasarruf yöntemi şart oluyor... Zorunlu tasarruf nedir? (Forced saving) Kişi ve kurumlarm kendi iradeleri dışında yaptıkları tasarruftur. Çeşitli şekillerde olabilir : (a) VERGİ yoluyla zorunlu tasarruf (b) ENFLASYONun yol açtığı zorunlu tasarruflar: (Enflasyon bir nevi vergidir) Bu arada 24 Ocak Kararları, nedenleri ve uygulamasına da bi göz atmak gerek. Malum, tarih tekerrürden ibarettir.Saygılar
KARAR OKURU 09 Ekim 2016 22:16
Allah neden müslumanlari korumuyor, hiristiyanlar onun katinda daha mi kiymetli, biz muslumanlar bir yerde hata mi yapiyoruz. neden Allah gucunu gosterip dur demiyor, veya durdurmuyor, Yoksa ......?
KARAR OKURU 09 Ekim 2016 19:45
Tanri Türkiyeyi terketmis C.Baskanimiz Tanri olma yolunda siz hala faizden bahsediyrsunuz. Sünni ve Türk olmuyanlar sinek gibi eziliyor siz hala faiz lobisine takili kalmissiniz. Gecenlerde bir haber okumuştum türkler jelin icindeki domuz denasini bulan bir yöntem gelistirmis ama kime yarar insanlar uzayin derinlikleri giderken bizimkilerin hala domuzda kaldiklari gibi ve ne yazikki sizin yazilarda aynen bu domuz jelindeki domuz deanaisindaki bulgulari bulan ise yaramaz bulus gibi bir sey . Halloooo uyanin ve kendinize gelin gercek gündemi konusun Arkadaslariniz cezaevinde ama bir yorumunuz yok bu degerli gazeteciler icin ama onlar sizin icin her seyö göze alacak yigit ve karekterli insanlardi
KARAR OKURU 09 Ekim 2016 19:21
Gercek gündeme dair yazsaniz? Baski, yildirma, hapis, yazarlar, gazeteci, kürtler, aleviler, saray, sultan, saltanat, demokrasi, insanhaklari, avrupa birligi ve petrol damat ferit gibi yazilari bekliyoruz. Korkmayin korkarsaniz sira size gelecek
A 09 Ekim 2016 18:14
Ethem bey faizi bırakında içerdeki gazetecileri bir görün artık, başınızı kuma gömmekle olmuyor size yakışmıyor
KARAR OKURU 09 Ekim 2016 21:36
0
Fikirlerinizi yazın ! Özetle : "Kendin ol, bir kendin olsun "
KARAR OKURU 10 Ekim 2016 00:56
0
Etyen Bey, senelerdir basini kuma gomuyor, farkinda degil misiniz?
Ali Hakan 09 Ekim 2016 17:05
Yazarımız ekonomi literatürüne yeni kavramlar kazandırmaya devam ediyor.Türkiye'de düşük faiz lobisi? Acaba .... Türkiye'nin 2001 'de devlet borcunun GSMH'ya oranı %96 iken,bu borç seviyesi 2015 'de %35 lere indirildi.Bütçe açığının GSMH oranı %19'dan 2015'de %1,5 lere geriletildi. Bu oranlar önemli mi? tabi ki önemli borçlanmadaki faiz oranları ile borçlanma gereği arasında doğrudan bir ilişki var.Yakın zamanda uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Ficht ülkemizin notunu yatırım yapılabilir Baa3+ den yatırım yapılamaz Baa2- düşürdü.Nereden aldı bu gücü tabi ki düşük faiz lobisinden!
O k u r 09 Ekim 2016 16:58
Faiz haramdır. Azı veya çoğu için lobi yapanların birbirinden farkı yoktur. Enflasyon vs. sebep değil, neticedir. İnsan iradesini oluşturan "iman" ihmal edildiği müddetçe hakikati söylemek muhaldir. Asıl mesele, insan nefsini azdıran hayat tarzının meşrulaştırılmış olmasıdır. İnsan hırsını terbiye etmeden önerilecek bütün ekonomik çözümler sonunda zulme dönüşür... Dünya bu çileyi çekiyor. Ancak sadece zalimler değil, mazlumlar bile, zulmün sebebinden bi haberler...
KARAR OKURU 09 Ekim 2016 12:52
Faiz gelişmiş ülke seviyesinde olmalı
bilmem anlatabildim mi ? 09 Ekim 2016 23:52
0
Her ülkede faiz ekonominin kuralları çerçevesinde oluşur.Gelişmiş ülkelerde yatırım ve tüketim gereği kadar olduğu için azdır, hatta banka kiralık kasa misali tasarrufu koruduğu için üste para almakta = negatif faiz.Kalkınma hızı % 1,5 - 2 den azı/fazlası ekonomiye zarardır...
hamza akyol 10 Ekim 2016 01:07
0
haklısın, öyle olmalı. Gelişmiş ülkeler içerisinde de en düşük faizli olanı tercih edelim istersen. Faiz haramdır ne de olsa. İktidara söyleyin, bizim şu kredi faizlerimizi %1 düzeyine düşürsün hemen. Niye düşürmüyor anlamıyorum. Hem faiz yüksek diyor hem de vakıfbanktan, halkbanktan, ziraat bankasından düşük faizli kredi vermiyorlar. Bizi mi kandırıyorlar nedir?
Kalkınmamızı hızlandırabilmek için milli gelirin önemli bir bölümünü yatırımlara kanalize etmek durumundayız. Yatırımların özünü ise iç tasarruflar oluşturmaktadır. Unutmayalım ki, en önemli sorunlarımızdan bir tanesi de “ YETERLİ MİKTARDA İÇ TASARRUFUN OLMAMASI” dır. Ki ,Türkiye’de yüksek büyümenin sürdürülebilirliğini tehlikeye atmaktadır. Türkiye’de tasarruf oranı 1987-2002 döneminde ortalama % 21’in üzerinde iken, 2002-2013 döneminde % 15’in altında gerçekleşmiştir. İthalata ve tüketime endeksli kalkınma; Cari Açığı ve Faizleri ve de Enflasyonu zorlamaktadır. Sayın Yazar bunu şöyle özetlemiştir: “...Kısacası enflasyon inmedikçe faizin inme ihtimali yok...” Düşük yurtiçi tasarruf oranları, gelişmekte olan bir ülke için yatırımların daha fazla dış finansmanla gerçekleştirilmesi anlamına gelmektedir... Dış Kaynak; Faiz Oranlarında Akılcı Davranacağına ve Yabancı Sermaye Girişlerine Aşırı Bağımlılıkta, Büyümenin Sürdürülebilirliğini Tehlikeye Atabileceğine göre !!! Zorunlu Tasarruf yöntemi şart oluyor... Zorunlu tasarruf nedir? (Forced saving) Kişi ve kurumlarm kendi iradeleri dışında yaptıkları tasarruftur. Çeşitli şekillerde olabilir : (a) VERGİ yoluyla zorunlu tasarruf (b) ENFLASYONun yol açtığı zorunlu tasarruflar: (Enflasyon bir nevi vergidir) Bu arada 24 Ocak Kararları, nedenleri ve uygulamasına da bi göz atmak gerek. Malum, tarih tekerrürden ibarettir.Saygılar
KARAR OKURU 09 Ekim 2016 09:17
saçmalıyorsun.çekil artık yakamızdan.baş danışmanmısın baş dışlayıcımısın.faiz otomatikman üretim maliyetlerını arttırarak enflasyonun artmasını sağladığını görmemmek için ermeni inadı olması lazım.
Karar okuyucusu 09 Ekim 2016 09:10
Cumhurbaşkanımızın bu konuda yanlış bilgilendiren bir ekip olduğunu düşünüyorum. Ancak, yalancının mumu hesabı, bunların da yalanını çıkaracaktır Cumhurbaşkanımız.
Aman da aman sahipleri için ne de güzel yazılar yazarmış da aman da aman.
Recep 09 Ekim 2016 08:55
Yazarımız Kayhan Uygur un bugünkü yazısını okudunuz mu?
KARAR OKURU 10 Ekim 2016 01:15
0
Etyen Mahcupyan'i okumanin bile vakit kaybi oldugu bir donemde Uygur'u kac kisi okur?
Deniz 09 Ekim 2016 08:38
Faiz lobisi falan hikaye ülkeyi bu kadar kredi kartına boğarsanız bir gün böyle karşımıza çıkar.Ne değişti Al Babacan kredi kartlarına sınır getirilmelidir politikası güderken,Mehmet Şimşek artırmaya devam ediyor.Hükümet kısa vadede kendi ömrünü uzatıyor.Ancak Türk toplumu,aileler kredi kartı nedeniyle dağılıyor.Sosyal problemler giderek çoğalıyor. Esnaf kan ağlıyor.Yakında kasa fırlatmalar başlar şuan millet OHAL , polis baskısı ve hapis korkusundan dolayı sesini çıkaramıyor. Yakın zamanda OECD verileri açıklandı rezil durumdayız.Gençlerin ,kadınların yarışı işsiz,matematik ve fen eğitiminde 34 ülkenin 33.sırasındayız.Kadın cinayetlerine,cinsel saldırıda 1.yiz.
Bora 09 Ekim 2016 06:52
Dusuk ahlak lobisi de varmı ?dusuk danışman lobisi?efendisinin sesi lobisi?
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN