Back To Top
Yeni yıl temennisi

Yeni yıl temennisi

 - Son Güncelleme: 07.01.2018 Pazar 01:17
- A +

Şimdilerde kendimize hedefler koyma, sözler verme gibi özellikler de kazandı ama yaygın yaklaşımla ‘yeni yıl’ genele ilişkin bir muhasebe ve temenni fırsatı olarak kullanılageldi. Muhasebe deyince çok da objektif bir çaba öngörmemek lazım, çünkü insanların asıl derdi gelecekle ilgili umut besleyebilmek veya yeşertebilmek. O nedenle muhasebe de biraz kendine yontar şekilde oluyor. Doğa felaketlerini birbirimize hatırlatmanın birleştirici bir işlevi olduğunu düşünüyor ama ayrıştırıcı olacağından korktuğumuz için kendi hatalarımızı hatırlamak istemiyoruz. İyi yapılmış, olumlu eylemleri kayda geçirirken ‘hâlâ’ birlikte ve başarılı olduğumuzu kanıtlama ihtiyacımızı yansıtıyoruz.

***

O nedenle muhasebeye baktığımızda ‘pek fena değilmişiz’ dedirten tablo, temennilere gelindiğinde biraz sırıtıyor… Çünkü temenniler, gerçekte yaşananların muhasebe kaleminde sunulan bilanço ile uyumlu olmadığını ima ediyor ve iyi durumun devamı için değil, iyi durumun ‘artık’ gelmesi için yapılıyor çoğunlukla… Dolayısıyla gerçekçi bir muhasebe için de temennilere bakmak gerekiyor.

Hafta içindeki “Post-travmatik 2017’ye veda” başlıklı yazısında Yıldıray Oğur’un temennileri de şunlardı: “ İnşallah 2018 sadece 2019’a doğru tampon görevi görecek bir yıl olarak kalmaz, ülkeden gitmek isteyenlerin sayısının azaldığı, mahkemelerden adalet bekleyenlerin sayısının arttığı, insanların çok çalışarak haklarıyla ve kimsenin torpili olmadan iyi yerlere gelebilecekleriyle ilgili güvenin yükseldiği, birlikte yaşayıp, ülkeyi paylaşabileceğimizle ilgili ümitlerin yeniden yeşerdiği, her eleştirinin ihanet, fitne olarak fişlenmediği, herkes için adalet isteyeceğimiz, gerçeklikle, demokrasiyle, dünyayla bağlarımızı güçlendireceğimiz, birbirimize güvenmeye başlayacağımız bir yıl olur.”

Bu temenni sayesinde samimi bir muhasebenin ortaya ne denli kötü bir resim koyabileceğini anlıyoruz. Öte yandan bütün bunları yapmak hiç de zor değil. AK Parti geçmişte bunu zorlanmadan başarabilmişti. Ayrıca yukarıdaki temenniye ‘hayır’ diyecek vatandaş bulmak da zor. Demek ki epeyce yadırgatıcı bir durumla karşı karşıyayız: Vatandaş için iyi olan acaba AK Parti için artık iyi değil mi? Ancak mantık buna olumlu yanıt vermeyi engelliyor. Çünkü AK Parti bu yola girdiğinde açıktır ki prestij kazanacak, toplumsal beğenisi yükselecek, ‘iyi yönetiyor’ dedirtecek ve normalleşme algısını yeniden oluşturması sayesinde siyaset sınavlarından daha başarılı çıkacaktır.     

İyi de o halde niye hem toplumun istediği hem de AK Parti’nin gerçekleştirmekten yarar göreceği adımlar ‘temenni’ olarak kalıyor? Acaba bilmediğimiz vahim bir tehlike var da, iktidar istediği halde söz konusu özgürlükler ve hukuk devleti adımlarını atamıyor mu?

Öte yandan PKK eylemlerinin, resmi demeç ve analizlerin yarattığı beklentiye uygun olarak çok zayıfladığı gözlemleniyor. IŞİD zaten bitmekte ve uzun süredir Türkiye’ye yönelik bir hamle yapmıyor. FETÖ ise her görüldüğü ve her olma ihtimali taşıdığı alanda bastırıldığı için yaşama alanını kaybetmiş durumda. Hiçbirinin toplumsal desteği yok… Hani ortalıkta ‘dış düşmanlar’ ya da bir ‘üst akıl’ olduğunu varsaysak bile, yurt içinde kullanacağı partner kalmadı… Ayrıca devlet içi aktörler arasında uyum ve koordinasyon hiç olmadığı kadar sağlam gözüküyor.

***

Kısacası sorunun cevabını verebilmiş değiliz. Acaba iktidar hem becerisi dahilinde olan hem de kendisine siyaseten yarayacak ve üstelik toplumun yaygın teveccühüne mazhar olacak adımları niçin atmıyor?

AK Parti normalleşme şiarı ile iktidara geldi ve on küsur yıl boyunca normalleşmeden yararlanarak tüm bel altı hücumlarını savuşturabildi. Parti açısından durum değişmiş değil… Ama sanki iktidar cenahı normalleşmeyi elverişli bulmuyor, bunun kendi işine yaramayacağını düşünüyor. Öyle olunca da, kolayca gerçekleşebilecek bir durum karşımıza yeni yıl yazılarının temennisi olarak çıkıyor...

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Gaius 07 Ocak 2018 23:25
"Aslından kopan zıddına dönüşür" darb-ı meselini unutmamak gerekir. Turgut Özal'ın ANAP'ı ile Mesut Yılmaz'ın ANAP'ı arasında dağlar kadar fark oluştu, sonunda ANAP meclis dışında kaldı. Ak Parti'nin Ohal'i normalleştirmesi Ak Parti'yi ANAP'ın akıbetine götürebilir.
KARAR OKURU 08 Ocak 2018 00:07
1
"Gaius" gaiteye dönüşmüş te haberi olamamış, normalleşmesi namümkün.
ramazan gün... 07 Ocak 2018 18:42
'demokrasi, kendini çölde zannedenlerin gördüğü bir seraptır...'; muhasebeyi iktidar cenahından, temenniyi de 'makro söylemler' üzerinden muhalefet eden, 'çırak'tan alırsan, bu sözü zatıyla ispat eden adam olursun da haberin olmaz. sahi noldu o yıldırayın bir fetö filan hikayesi vardı sanki; pek ilgilenmem malum ama öyle bişey mi kalmış aklımda. 'Perde-i zûlmet çekilmiş,korkarım ikbâlime... Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbâlime'; vaziyetini böyle gören her köşe yazarı için, necip fazılın cümleleri ile; ' orda demokrasi eksiktir'...
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 18:14
Her toplum layik oldugu sekilde yonetilir. Bu ulkede demokrasiye ve insan haklarina saygili bir hukuk devleti isteyenlerin orani toplam nufusun %5ini gecmez. Gercekle yuzlesmek lazim.
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 15:32
Iktidar ilk yillarindaki demokratik reformlari ozgurluklere ve demokrasiye inandigi icin degil, bu demokratik reformlar kendisinin iktidar alanini genislettigi/guclendirdigi icin yapti. Gelinen noktada iktidara tumuyle egemen olunca Demokrasi treninden indi, diktatorluk atina bindi.Iktidar hem demokratik bir zihniyete sahip degil, hemde kendilerini derinden yonlendiren rovansist duygularla ulkeyi yonetiyorlar. Kisacasi, AKP den ozgurluk, adalet, hukukun ustunlugu, Demokrasi falan beklemek pek gercekci degil. Ne yazik ki faturayi agir sekilde Turkiye oduyor, ve cok daha agir olarak odeyecek...
HACI CAVCAV 07 Ocak 2018 12:10
Başörtülü memur,öğretmen,doktor,polis hatta asker bile var.Askerler çekinmeden cenaze namazı kılabildikleri gibi camilere da rahatlıkla girebiliyorlar.Kur'an hem seçmeli ders olarak okunabiliyor,hem de öğrenmek için yaş sınırı kaldırılmış.Katsayının yerinde yeller esiyor.Daha ne özgürlükler,ne özgürlükler.Herhalde bazılarının ülkeyi terketmek istemesinin bir sebebi de bu.Özgürlüğün bu kadarı da fazla diye düşünmüş olmalılar zahir.
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 16:20
3
bütün bunlar yokken bunların olması için mücadele veren samimi insanları bir bir kaybediyoruz, sen farkında bile değilsin.
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 17:12
4
Cavcav, ilk iki buçuk cümlene tamamen katılıyorum. Ama mesela zorunlu din dersinin özgürlükle alakası yoktur. Başbakana "laf söyleyen" gazetecilerin "senin dilin fazla uzadı" denerek tehdit edildiği bir ülke burası. Gazete patronuna "dükkan senin değil mi, yazarına nasıl söz geçiremiyorsun" denmesi de başka bir garabettir. Erdoğan, "Bundan sonraki KHK'lar terörle mücadele ile sınırlı olacak" dedi. Hmm, öncekilerde bir sorun varmış. Sen bunlardan memnunsan, ne diyelim, yolun açık olsun.
Dadaşoğlu 07 Ocak 2018 17:45
17
Gündemi ve olup-biteni bir AKP sempatizanı değil, herhangi bir bilinçli vatandaş olarak ön yargısız ve ideolojik saplantılardan uzak bir anlayışla takip eden herkesin açıkça gördüğü, üst aklın FETÖ, PKK, DEAŞ, vs eliyle palazlanmaya başlayan Türkiye'nin önünü kesme operasyonlarını, yoklarmış gibi lanse edip, başka eften püften tali sorunları hayat-meyat meselesi yapmak bir tek "demokrasi" sevdasıyla izah edilemez. Bu düpedüz üst akla hizmettir...
HACI CAVCAV 07 Ocak 2018 10:57
Yıldıray Oğur "ülkeden gitmek isteyenlerin sayısının azaldığı" bir 2018 temenni etmiş.Demek ki ülkeden gitmek isteyenlerin sayısında bir artış olmuş.Bu artış, darbeci, kumpasçı fetöcüler ile hala onlara sempati besleyenlerden kaynaklanmıştır bence.Normal bir vatandaş kovsan gitmez ülkesinden. Daha önce de yazdım ülkemin asgarî ücretini, ABD'nin AB'nin azamî ücretine değişmem şahsen.
nuray 07 Ocak 2018 14:32
14
Onlar mümkünse gitsin zaten Allah da belalarını versin .
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 14:41
5
Kuzey Korede iktidar sahipleri halkın çektiği sefaleti ve açlığı kabullendirmek için "dünyanın diğer ülkelerinde insanlar yiyecek ekmek bulamıyor biz onlara göre çok iyiyiz ABD'de insanlar açlıktan kar yiyor" diye, propaganda yapıyorlarmış.
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 17:34
3
Yurtdışına gitmek isteyen Fetöcüler vardır mutlaka. Ama maalesef gitmek isteyen başkaları da var. Rakamlara bakalım: 2015'te yurtdışında konut alanların sayısı bin civarında. Bu rakam 2016'da 6 bine fırlamış. 2017'de ise Türkler yurtdışında 20 milyar Dolarlık konut almış. Olanağı olan gidiyor işte. Ben bir de “Okuma oranı arttıkça beni afakanlar basıyor, cahil kesime güveniyorum” diyen profun başka bir ülkeye gitmesini isterdim. Sonunda bu gibi adamlarla başbaşa kalacağız korkarım.
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 22:01
3
17:34, Tayyip de cahil kesime güveniyor. Referandumda ilkokul mezunu ve eğitimsizlerin % 70'i evet derken, lise mezunlarda bu oran % 42. Yüksek öğretim mezunlarının ise % 61'i HAYIR dedi. O yine de tedbirli davranıyor. Suriyelileri yedek kulübesinde bekletiyor.
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 10:11
"Seytan taslamaktan tavaf etmeye zaman kalmiyor"... belki bu musluman deyimini duymussunuzdur! Kanseri hafife almak, kucumsemek, tamamen temizlemeden tedaviyi yarim birakmanin olumcul oldugunu herkes bilir. Ust akilin varligini kabul etme noktasina gelmekle kendinizi asmissiniz. Sira geldi Turkiyenin kanseri FETO nun 2018 de ABD yargisiyla operasyon yapabildigi ve hala gorev basindaki kriptolarinin hergun inlerine girilmeye devam ettigini de gorebilecek asamaya gelmenize.DAES in ne oldugu, evangelist/siyonist/kuresel cetenin ANKARA-TAHRAN-MOSKOVA operasyolarinin ve FransadaOHALin bittigini de!
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 12:04
12
Fransada OHAL in BITMEDIGINI de olacakti, duzeltiyorum. orada ohal yasalari kalici hale getirilip normal yasalar arasina dahil edilme calismalari suruyor.... siyasi 1915 soykirimini!!! inkar yasasi gibi...
KARAR OKURU 08 Ocak 2018 00:46
1
Sn. KO 07.01 10:11, 'şeytan taşlamak' ve tavaf etmek' ayrı ayrı yapılır, bunu bilmemeni çok yadırgadığım gibi bu ritüelleri iyi bilen birilerinin bu saate kadar seni uyarmamasını da daha çok yadırgadığımı belirtir, üzülerek belirtmek zorundayım.
Sorgulayıcı 07 Ocak 2018 09:37
Etyen bey, bu söyledikleriniz temenniden öteye geçmez. Zira şu an tercih edilen yöneticilerin tamamı içinde bulundukları kurumun en tabanını temsil ediyor. Bu liyakatsiz yöneticiler özellikle tercih ediliyor ki tek adam yönetiminin önü açılsın. Tabi ki bu liyakatsiz yöneticiler tabanı rahatsız edecek bir sürü saçmalık yapıyor. Böylece tek adama olan ihtiyaç artıyor ve karizması sağlamlaşıyor. İçlerinden hasbelkader çıkan Davutoğlu gibi çaplı tipler karizmayı paylaşmasın diye derhal tasfiye ediliyor. Temennilerinizin gerçekleşmesi için önce tek ada
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 12:09
11
Daha iyi onerin var mi, Dunyanin gipta ettigi gelmus gecmis en caliskan, en liyakatli, en fedakar, Dunya liderini ve yoneticilerini baticilik, ideolojik veya "hizmete ! baglilik" sebepleriyle begenmeyebilirsiniz. ancak yigidi oldursen de hakkini vermek yigitlere mahsustur...
Köroğlu 07 Ocak 2018 09:17
Türkiye'ye güçlü bir liberal parti lazım. Bir de CHP kadrolarının değişmesi lazım. CHPnin lideri 40lı yaşlarında CVsi güçlü, karizmatik, hitabeti güçlü, bağımsız karakterli biri olmalı. Anca o zaman AKP kendini toparlar.
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 10:12
6
En liberal Eyteni de basdanismanliktan sonra gorduk:) Baska kim geliyor liberal deyince akliniza? Sizce liberal kime denir?
İlkeli 07 Ocak 2018 15:07
2
Ülkemizde gerçek manada adalet ve özgürlük isteyen kişi sayısı çok az. Her kesimin derdi yalnızca koltuk. liberal partilerin toplumda karşılığı yok. Bakanın suçlunun bacağını kırın dediği ülkede, halkın yüzde doksanı durumu onaylıyorsa... CHP'nin geçmişte yaptığı hatalarla yüzleşmesi ve evdeki bulgurdan olma korkusunu atması gerekir. Aksi takdirde lider değiştirmesi çok bir fark yaratmaz.
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 15:23
1
10:12: etyen in liberal oldugunu kim dedi ? adamin kitabi var liberallik/demokratlik uzerine..once oku,arastir biraz..
Köroğlu 07 Ocak 2018 16:09
1
10:12 Etyen duymasın, liberal ile demokrat arasındaki farkı anlatıyor yıllardır (gerçi bence de liberal). Şimdi liberal kime denire cevap 600 karakterde zor. Kısaca gelişmiş dünyanın siyasi sistemi diyelim. Merkeze devleti ya da kolektif kimlikleri değil, insanı koyan bir sistem. Bizde henüz olmayan bir şey, bizdeki siyasi akımların tümü merkeze devleti koyar. O yüzden liberalizmden korkarlar. Ana akım medyada yer almasına izin vermezler, çarpıtırlar, itibarsızlaştırmaya çalışırlar falan.
Köroğlu 07 Ocak 2018 16:20
1
@ilkeli bence liberal bir partinin %10-15 arası bir karşılığı var. Ama merkezinde hala güvenlik bürokrasisinin oluğu müesses nizam liberalizmin görünür olmasına izin vermiyor. En çekindikleri siyasi akım. CHP'de bir konumlandırma sorunu olduğu doğru, ama şu da var: CHP sonuçta laik, devletçi ve milliyetçi bir parti olarak kalacak. Bunun da karşılığı %20. Ama iyi bir lider hiç olmazsa kendini dinletir, reaksiyoner değil, proaktif muhalefet yapar.
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 17:56
5
Etyen Bey liberal miymis? Bir yasima daha girdim :))))
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 19:05
0
CHP' nin başına " Köroğlu" geçirsek, olmuyor mu? Bu "Köroğlu" nun yaşı kaç, 40 lı değil de başka mı, CV' si boşluklu boş mu, karizma çizik mi, hitabeti iki satır çızıktırmakla sınırlı mı, 'bağımsız karakterli' kısmını boş geçiyorum; yorumundan ne kaddddar bağımsız olduğu anlaşılıyor, tam da başa geçecek tip değil mi ki bunca ızdırap çekiyor?
F . Can 07 Ocak 2018 05:54
KHK ile ülkeyi yönetmek daha kolay değil mi . Meclis'e ihtiyaç olmuyor yargı da denetleyemiyor . Eleştiren Abdullah Gül bile olsa nerede ise linç ediliyor. Muhalefet edecek babayiğit de yok . Ee daha ne isteyecek ki AKP .
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 08:21
20
Ülkeyi yönetmek içğn KHK’da daha kolayı da var. Parti kurmaya seçime girmeye gerek yok. Gavurla birlikte ol, darbe yap.
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 18:39
1
Gavur diyen dilini esek arisi soksun. Kufur etmeden yorum yazamiyon mu?
Salih 07 Ocak 2018 05:17
Mevcut şartlarda mevcut liderlerle ak partinin kaybetmesi güç eğer kaybederse o kadar yönetiyor demektir. Chp ve mhp lider lerinin karşına sandalye koysan kazanır. Lakin ak parti şartları zorlamamali kaybederek çok şey kaybedecek.
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 09:13
1
O yüzden muhalefet hiç değişmemeli. Kılıçdaroğlu ve Bahçeli ölene kadar oturmalılar koltuklarında. İktidar da bir gün birini öbür gün öbürünü dövmeli. Eee onun da birilerini dövmesi lazım. Yoksa iktidar olduğu nerden belli olacak. Bu muhalefet liderleri ölene kadar değiştirilemez diye khk çıkarılmalı.
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 15:11
3
Bu cagda "gavur" kelimesini kullanmak, nasil bir zihniyete sahip oldugunuzu gösteriyor! Yaziklar ve ayiplar olsun!
cevat karakalem 07 Ocak 2018 04:56
Daha cok "sahici demokrasi", ve tamamen kanunlara uyma, OHAL'in kaldirilmasi dileklerine katiliyorum ve bunlar iktidarin atmasi gereken adimlar. Ayrica hic bir kesimle pazarlik unsuru olarak kullanilmadan ve bir lutuf olarak gorulmeden "ana dilde egitim" hizmeti baslatilsa cok iyi bir is yapilmis olur. Torpilin, adam kayirmanin v.b.nin onune gecmek ise zor ve bunlar sadece bu iktidara ozgu yanlislar olarak gorulmemeli. Hele ki bu kadar uzun sure yonetimde kalan bir yapida cok da supriz degil Tabii keske olmasa ama bunlari ikinci planda goruyorum.
ORHAN 07 Ocak 2018 14:36
10
OHAL E NEDEN TAKTINIZ KARDEŞİM.SENİN HAYATINDA OLUMSUZ OLARAK YANSIYAN NE VAR?BIRAKIN DA OLAĞANÜSTÜ TEHLİKELERE KARŞI OLAĞANÜSTÜ TEDBİRLER ALALIM.FETÖCÜ PKK LI DEAŞLI TERÖRİSTLER GİBİ OHAL DEN YAKINIYORSUNUZ.
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 18:09
2
Anayasa, demokrasi, Meclis (milli irade!) gibi dertleri olmayanların OHAL ile de bir derdinin olmaması normaldir. OHAL yalnızca FETÖ ve terörle mücadele için kullanılsa, ki öyle olmak zorundadır Anayasaya göre, kimse itiraz edemez. Ama ilgisiz bir sürü konuda Meclisi de gözardı ederek OHAL'i kullanıyorsan, niyetin sadece terörle mücadele değildir. Anayasa varsa, herkes ama herkes ona uyacak. Nokta!
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 04:31
Kime göre, neye göre normal? Referans noktası ne? Eğer referans Ortadoğu ise gayet normaliz. Eğer referans medeni dünya ise de sorun bizde değildir, ters yönde olan onlardır. Biz hep doğru yerde durmuşuzdur, her zaman haklıyızdır, yöneticilerimiz daha da haklıdır. Görün bakın bu gerçeği kabul etseniz rahat edeceksiniz.
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 04:23
''sanki iktidar cenahı normalleşmeyi elverişli bulmuyor, bunun kendi işine yaramayacağını düşünüyor'' ...Bu cümle bana yıllar öncesinin bir afişini hatırlattı : 'Ve temizdir Boston sokakları, çünkü Ortadoğu hergün düzenli olarak bombalanır'. Galiba toplum normalleşmeyecek ki , iktidar cenahı normalini, alışageldiğini sürdürebilsin.
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 03:49
Evet biz fanilerin fark edemediği vahim tehlikeler var: iyi saatte olsunlar, üç harfliler, ateşten yaratılmışlar vs vs...
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 03:40
Mesele şu ki, AKP hangi yolu seçerse seçsin, bunun millet için en doğru, en ideal (!!!) tek yol olduğuna çoğunluğu yine ikna edecektir. İster iyi iletişim deyin, ister manipülasyon, sonuç bu. Sadece dileyelim ki herkes eylemlerinin sonuçlarını/hesabını bu dünyada da bulsun.
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 21:49
1
AKP başkanlık için Erdoğan'ı aday göstermezse ben de oyumu onlara vereyim diyorum.
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 02:46
Vatandaşın hala makul olduğunu/kaldığını düşündüren nedir? Vatandaşın da şirazesi en az yöneticileri kadar kaymış.
İskender 07 Ocak 2018 02:28
2019 da başkan olana kadar demokratik temenni almiyoruz:)
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 17:48
4
Birtek sizin şirazeniz yerinde öylemi ? Breh breh breh....
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 01:33
Son paragraf çok muğlak, somut misallere muhtaç.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN