Back To Top
Altınsu Raporu

Altınsu Raporu

 - Son Güncelleme: 26.08.2017 Cumartesi 12:01
- A +

İnsan Hakları ve Adalet Hareketi (İHAK), Hakkari’nin Şemdinli ilçesine bağlı Altınsu (Şapatan) köyünde onlarca kişinin bazı polis memurları tarafından dövüldüğü ve gözaltına alınan onlarca köylünün Emniyet Müdürlüğü’nde de darp edildiği iddialarını yerine araştırdı ve bir rapor hazırladı.

Hadisenin nasıl başlayıp nasıl geliştiğini rapordan okuyalım:

“5 Ağustos 2017 akşamı Hakkari’den Polis Özel Harekât (PÖH) kuvvetlerinin de desteğiyle Şemdinli merkezli Altınsu Köyü mevkiinde bölgede PKK militanlarının olduğu gerekçesiyle yakalanmalarına yönelik bir operasyon başlatılmıştır. Saat 23:00 civarında başlayan operasyonlarda silah sesleri köyden de yoğun bir şekilde duyulmuştur. Operasyonda Erhan KONUK isimli bir Özel Harekât Polis memuru şehit olmuş, bir polis memuru ise yaralanmıştır. Sonrasında Altınsu Köyü’ne yönelik bir operasyon başlatılmış, savcılıktan alınan arama izni ile o gece köydeki evlere girilmiştir. Bu arama esnasında yaklaşık 350 Özel Harekât polisinin görev yaptığı belirtilmektedir…”

“Polis, girdiği evlerin hiçbirinde arama kararından bahsetmemiş ve yazılı bir arama kararı da göstermemiştir. Beyanlardan anlaşıldığı kadarıyla eve girişler gürültülü, henüz kapıları açmaya vakit kalmaksızın kapıların ve camların kırılması, kimlik sorgulaması yapılmadan evde bulunan erkeklerin dövülerek ve zor kullanarak dışarı çıkartılması, kadınların ve çocukların zor kullanma esnasında itilip kakılması şeklinde cereyan etmiştir. Aramalarda evde bulunan erkeklerin konuşmasına müsaade edilmeden darp edilmesi ve evdeki eşyalara ciddi zararlar verecek şekilde aramaların yapılması tüm beyanlarda ifade edilmiştir. Özel Harekât polisleri tarafından eve girişler esnasında eş, anne, kız çocukları anılarak ağır hakaret ve küfürler edilmiştir. Dini inançlara yönelik hakaretler içeren beyanlarda da bulunulmuştur. 6 Ağustos sabahı aramalar saat 02:30’a kadar köy merkezinde bu şekilde devam etmiş ve Camiye yakın köy meydanında evlerden alınanlar yüzüstü yatırılmış bir vaziyette bekletilmiştir. Köy meydanında tutulan kişilere yönelik gece boyunca polisin dipçik, sopa vs. ile vurması ve kötü muamelesi devam etmiştir. Bazı köylüler köy meydanı yanındaki inşaata götürülerek burada da sopalarla darp edilmiştir. Ev aramaları saat 04:00 civarında ikinci bir dalga şeklinde Altınsu Köyü’nün merkezinden Dereboyu mevkiine doğru devam etmiştir…”

“6 Ağustos sabahı evlerinden alınan ve aralarında 18 yaşından küçük çocukların da olduğu yaklaşık 56 kişinin köy meydanına getirildiği ve sabah 07:00 sularında Şemdinli Emniyet Müdürlüğü’ne götürme işlemlerinin başladığı anlaşılmaktadır. Köy meydanında toplanan 56 kişiden 36’sı Şemdinli İlçe Emniyet Müdürlüğü binasına götürülmüştür. Kişilerin emniyete götürüldüğü bu vakte kadar kimlik sorgulaması yapılmamıştır. Mağdur beyanlarına göre emniyete götürülürken, araçlara bindirilirken ve yolda araçların içinde fiziki darp, hakaret ve küfür gibi kötü muameleler devam etmiştir. Emniyet binasına girişte kapıda ve merdivende bulunan polislerin gelenleri döverek içeri aldığı, yüzüstü yatırılanların sırtına çıkıldığı ve paspas sopalarıyla ve plastik hortumla dövüldüğü mağdurlarca ifade edilmiştir. Emniyet merkezindeki kötü muamelenin 6 Ağustos Pazar günü öğlene kadar devam ettiği ve öğlen civarında ilçe mülki idarenin durumdan haberdar olmasıyla rutin gözaltı prosedürünün uygulanmaya başlandığı ifade edilmiştir. Aynı gün öğlen saatlerinde, ifadeleri alınmadan ve muayene için hastane sevkleri yapılmadan 36 kişiden 20’si karakoldan serbest bırakılmıştır. Kalan 16 kişi için ise gözaltı uygulaması başlatılmıştır... (Bu 16 kişinin) 7 Ağustos Pazartesi öğlenden sonra Adli Tıp rapor işlemleri yapılmış ve ifadeleri alınarak aynı akşam Emniyet Müdürlüğü’nden serbest bırakılmışlardır. Bu Adli Tıp muayenesi esnasında Özel Harekât polislerinin muayene odasında olduğu, mağdur avukatlarının ise muayene odasına alınmadığı mağdur avukatlarınca beyan edilmiştir…”

“Köyde yapılan aramalarda ve emniyet merkezindeki kötü muamele uygulamalarıyla ilgili emniyet güçlerinin zaman zaman kendi içlerinde tartıştıkları ve bazı memurların bu uygulamalara karşı çıktığı mağdurlarca ifade edilmiştir…”

İHAK’ın raporunda beni en çok etkileyen bölüm, 81 yaşındaki Sare Teyze’nin tanıklığı oldu:
“Gece çok ses vardı. Gece evimize polisler girdi. Oğlumu döve döve götürdüler. Betonun üstüne yatırdılar. Başka polisler de benim yanımdaydılar. Ben de üç defa oğlumun yanına gitmek istedim, bırakmadılar. Bana bağırıp çağırdılar. Yalvardım, ‘Oğluma vurmayın’ dedim. Ben bağırdım, ağladım, dövündüm. Bir polis geldi, bana sarıldı. ‘Nolur ağlama’ dedi, o da ağladı…”

***

İHAK Başkanı Cihat Gökdemir anlatıyor:

“Şemdinli Savcısı, ‘Biz bu olayla ilgili olarak mağdur olduğunu iddia eden her kişiye korkmadan gelip ifadelerini verebileceklerini beyan ettik’ dedi. Emniyet Müdürü de ‘Emniyetimizin aleyhine iddialar olmasına rağmen biz de herkese gelip, korkmadan ifade verebileceklerini söyledik’ ifadelerini kullandı… Mağdurlar, 90’lı yıllardan bu yana böyle bir olayın yaşanmamış olması ve şimdi yaşanıyor olmasından çok muzdaripler ve kendi mağduriyetlerinin PKK tarafından kullanılmasından çekiniyorlar. Bu yüzden de bizden önce bazı devlet yetkilileri gitmiş. Onların gelmiş olması ve mağduriyetleriyle ilgilenmiş olmalarından memnun olmuşlar. Beklentileri, bu olayın bir devlet politikası olmasından ziyade bir kaç memurun kasti ya da ihmali bir eylemi olduğunun ortaya koyulması. O kişiler cezalandırılırlarsa bir daha yaşanmayacağını düşünüyorlar. Bu sebeple hukuktan mahkemelerden bir karar beklediklerini beyan ettiler.”

Soruşturma devam ediyor. Hak yerini bulur inşaallah.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar
Sayın Albayrak; Arakanda Katliam var. Bunu gündeme getirin lütfen. Gündelik siyasi kavgalardan uzaklaşıp insan onuru yakışır bir şekilde davranış sergileyen bütün insanlara selam olsun. Arakana ses verelim. IHH'NIN başlattığı yardım kampanyasına destek olmaya davet ediyorum. Selam ve dua ile. Allah ecrinizi artırsın.
KARAR OKURU 26 Ağustos 2017 22:13
Insan hakları avcılarından, birde afganistan- pakistan-libya-sudan-vb..durumdaki ülkeler için de bir rapor hazırlamasını teklif eder ve beklerim.
KARAR OKURU 26 Ağustos 2017 20:53
Yanlis yapilan is yanlis o bolgede teroristler vardir ve onlarla mucadelede edilmektedir fakat o bolgede yasayanlar bizim insanlarimizdir ve zaten terorle mucadelede o bolgede ki insanlarimizin huzur ve guvenligi icin yapilmaktadir bu acidan bazi guvenlik gorevlileri bu durumun farkinda degil sanirim korumak guveligini ve huzurunu saglamak icin gorev yaptigin o bolgede ki insamlarimiza kotu davranmak iskence etmek ne demek olurmu boyle birsey yanlis cok yanlis guvenlik gucu devletin daha dogrusu milletin kanunlar ile kendisine verdigi yetkiyi kullanarak gorev yapar ve yaptigi gorevde de kanunlara harfiyen uymak mecburiyetindedir kanun adamidir guvenlik gucu yoksa hic bir kuralla kanuna uymayan hic bir insani degeri gozetmeyen terorist gibi davranamaz guvenlik gucune bu yetki babasindan miras kalmamistir millet ve onun organizasyonu olan devlet tarafindan guvenligini saglamak uzere kanunlar araciligi ile verilmistir sana yetkiyi vereni dovmek kotu davranmak iskence etmek ne demek bu yetkisini asanlar gorev bilincinin idrakinde olmayanlar haddini asanlar hakkinda sucu ve kusuru bulunanlar tam bir adalet ile yargilanmalidir bir vatandas olarak talebim budur ve bu yanlisi kiniyorum boyle bisey kabul edilemez bizim guvenlik gucumuz kanun adamlarimiz kanunlara uymaz ve insani degerleri hic sayarsa biz insani degerleri hice sayan baska ulkeleri nasil elestirebiliriz amerika gibi israel gibi suriye yonetimi gibi yonetimleri bu konuda elestirme hakkimiz olabilir mi cok yanlis bir is kiniyorum
KARAR OKURU 26 Ağustos 2017 12:57
''göze göz dünyayı kör eder'' gandi ( çakması değil gerçeği) malesef ülkemizde uzun yıllardır benim şiddetim iyi senin şiddetin kötü anlayışı var tıpkı dünyadaki benim teröristim iyi senin ki kötü anlayışı gibi. bir demokrasi talebi olarak sunulan gezi olaylarında gözümüzün önün de canlı yayınlarda maskeli yüzlerce militan ortalığı yakıp yıktılar hükümete düşman olan kesimler bunu hiç görmeyip polis şiddetinden yakındılar, pkk çözüm sürecini silah depolamak hendek ve tünel kazmak için kullandı güneydoğuyu yangın yerine çevirdi, birbirinden zeki yüzlerce akademisyen bizleri aptal yerine koyarak devleti katil pkklıları çiçek çocukları yerine koyan bir bildiri imzaladılar. çünkü eğer bu iktidar sivil siyaset yoluyla indirelemiyosa şiddet meşrudur düşüncesiyle hareket ettiler. en son 15 temmuzu kontrollü darbe olarak görenler de gene güya çaktırmadan aynı iktidara karşı şiddeti meşrulaştırmaya çalışıyorlar ama tankın altına yatan mermilere karşı duran kadınlı ,erkekli ,çocuklu, gençli kitleyi görünce azcık utanıyorlar. en güzeli de 15 temmuz kahramanlarından hiç kimseyi ağlayıp sızlarken görmedik görevini yaptı ertesi gün işine gitti herkes çok şükür...
HACI CAVCAV 26 Ağustos 2017 10:42
İnsan Hakları ve Adalet Derneği olayla ilgilenmiş,mağdur olduklarını söyleyen vatandaşlarımızı dinlemiş.Böyle yapmakla iyi etmiş.Ancak İnsan Hakları ve Adalet Derneğinin bir de şehit polis memurunun ailesi ile,yaralı polis memurunu ziyaret etmeleri münasip olurdu. Onlar da insan olduğuna göre herhalde onların da bir insan hakkı vardır.Bir polis memuru Sare Teyze'ye sarılıp ağlarken,bir başka polis memurunun onun oğlunu yere yarırıp dövmesi pek tutarlı görünmedi bana.Bu tür raporlar hazırlanırken biraz daha özen gösterilse iyi olur.Rapor tek taraflı hazırlanmış gibi geldi bana.Bu olayda iki taraf var.Bir tarafı dinleyip,diğer tarafa hiç söz hakkı tanımamak raporun bir noksanlığı bence.Bir şehit ve bir yaralı veren polisin orada nasıl bir zorlukla karşılaştığını bilmiyoruz.Polisi şehit edenlerin halkın arasına karışma ihtimali göz ardı edilmemelidir.Dolayısı ile orada arama yapılmasını anlayışla karşılamak gerekir. Neticede bir can kaybedilmiştir.Arama sırasında haksızlık yapmanın,suçsuz insanları rencide etmenin yanlış olduğunu söylemeye bile gerek yok;bu belli bir şey. Ama orada bir insan ölmemiş gibi davranmak da insan haklarına lakayt kalmanın bir başka şekli olsa gerektir.
A.A. 28 Ağustos 2017 11:37
3
Maaşlı güvenlik personeli ile evinde oturan sıradan köylünün başına gelenleri aynı kefeye koyuyorsunuz öyleyse? Yani hayvanıyla, toprağıyla ilgilenip geçinip giden bir vatandaşın sorgusuz sualsiz ve sebepsiz olarak, hakarete uğrayarak dayak yemesini; işi gereği silahlı mücadele yürüten, bu silahlı mücadeleye gireceği kendisine daha işe girmeden önce açıkça ifade edilmiş ve yaptığı bu çalışma karşılığında para alan güvenlik personelinin şehid edilmesiyle aynı görüyorsunuz? Hak kavramınız çok gelişmiş, vesselam.
nuray 26 Ağustos 2017 10:05
görevini yaparken haddini,yetkisini aşan herkes yargılanmalı. böyle görev yapılmaz.birileri vatandaşı devlete düşman etme derdinde anlaşılan.
KARAR OKURU 26 Ağustos 2017 11:29
6
bu bir bakış açısı. tespit doğru. ama o koşulları bilemezseniz bakış açınız sadece bu olur. şehit edilen görevlilerimiz????
nuray 26 Ağustos 2017 14:44
4
doğru, şehitlerin,yakınlarının ve şehit olan polisimizin silah arkadaşlarının da hakları var.onların da mağduriyeti var .bunlar hiç dile getirilmiyor.ama devlet, özellikle güvenlik güçlerimiz geçmişte yapılan hatalara düşmemeli.ne kadar zor olsa da .gaffur okan şehidimiz geçmişte belki de devletle vatandaşı barıştırdığı için şehit edilmişti.
atilla pehlivan 26 Ağustos 2017 09:26
olanların yaklaşık bu yazıldığı minvalde olduğunu tahmin ediyorum. 1992-93 yıllarının ohal bölgesinde, makalede anlatılan şeyler o kadar sıradandı ki... ben o zamanlar güvenlik güçlerine çok kızar, çok içerlerdim. devletin haksız hukuksuz olduğunu düşünür ve bunu her zeminde eleştirirdim. hala da o dönem için düşündüklerim farklı değil. hukuk dışına çıkan bir devlet teröre de davet çıkarır. lakin 2004-2005 den sonra akp hükümeti tıpkı da bizim düşündüğümüz minvaldeki söylemlerle, kürt probleminde devletin de ciddi hataları olduğunu kabul ve beyan ederek, risk alarak, ''çözüm için'' düğmeye bastı. samimi olduklarından asla şüphe duymadım, hala da duymuyorum. cumhuriyet tarihinin en güzel girişimi idi bence. lakin pkk ve destekçileri, devlet içinden de fetö, süreci çöpledi. güzelim girişim izlendiği üzere akim kaldı ve yeni bir terör dalgası başladı. (zaten hiç bitmemişti) herşeye rağmen güvenlik güçlerimizin ''hukuka'' hayli sadık kalarak bu mücadeleyi sürdürmeye çalıştığını düşünüyorum. bu konuda çok çok yol alındı.2004 öncesinde rutinleşmiş olan işkence ve kötü muamele, 2005 ten sonra sporadik hale geldi. akp hükümetine bu açıdan minnettarım şahsen. şimdi, o köyde olanların psikolojisini irdelersek, görev arkadaşları muhtemelen kalleşçe şehit edilen o güvenlik görevlilerini anlıyorum. çatışma sırasında ateş açan pkk militanlarının o köyün insanlarından olduğunu veya en azından, o köyden, içeriden destek aldıklarını varsaydıklarını düşünüyorum. haliyle, silah arkadaşlarının şehit edilmesinde rol oynadıklarını düşündükleri köy insanlarına çok da iyi davranmayacaklarını tahmin ederim. ancak; ben buna sizler kadar tepki gösteremeyeceğim. üzgünüm. kendim de bir işkence mağduru olduğum halde.
Selim 26 Ağustos 2017 09:12
YAZIKLAR olsun, , bu haberi hic CNN turk, Haberturk TV kanal D Show Tv Star Tv de gormedik.
KARAR OKURU 26 Ağustos 2017 11:27
5
görebilmiş olsaydınız ne reaksiyon gösterirdiniz?
evin 26 Ağustos 2017 02:58
tebrik ederim, güzel bir yazı...umarım şiddet mağdurları yaşadıkları travmayı atlatabilirler...
KARAR OKURU 26 Ağustos 2017 11:26
8
:((((( bence asıl şehit edilenlerin yakınları bu travmayı atlatırlar. bu açıdan da bakmıyorsanız çok yadırgarım...
KARAR OKURU 26 Ağustos 2017 13:01
4
15 temmuz da fetöcü hain mankurtlar tarafından ülkenin gördüğü en büyük şiddete maruz kalan halkımız için tek travma acaba gene bir hanlik yaparlar mı diye gece uykusundan biraz feragat etmek oldu sorun yok nöbetteyiz...
KARAR OKURU 26 Ağustos 2017 15:27
4
dediğim gibi türkiye ''yalan rüzgarlarının'' sürekli estiği bir ülke. insanlar haklı görünmek için her şeyi kullanabiliyor. yalan iftira bizde gırla. bir çok hukuki süreç izledim. özüne vakıf olduğum pek çok konuda insanlar ifade verirken ''yalan söyleyerek'' haklıyı haksız hale getirdiler. en azından, bir'e bin katarak abartarak ifade ettiler.
İmanlı Türk 26 Ağustos 2017 02:21
Muhtemelen dini imanı olmayan Allah'tan korkmayan bir grup polis vicdanlı imanlı polislere baskın gelmiş o polislerde korkularından bu olaya karşı çıkamamışlar.Bunu yapan beyinsizler bilmiyor mu eğer bu yöntem işe yarasaydı doksanlarda pkk biterdi çünkü bu yöntemlerin 100 kat fazlası yapıldı.Şimdi burada o insanlar özellikle çocuk ve ergen olanlar kendilerine ve ailelerine yapılanların intikamı (nefret dahi etse) için bu teröristlere katılmak isteyecek.Bunu yaşayanlar 100 kişi birde akrabaları var 1000 kişi şimdi bu terörizm ile mücadele oluyor öylemi pkk ya adam kazandırmaktan başka birşey değil. İnsanlık onurunu ayaklar altına almaktan bahsetmiyorum bile .Bizi doksanların karanlığına döndürecek bu tür olaylara karışan herkes ihraç edilmeli.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN