Back To Top
Vurun İslamcılara!

Vurun İslamcılara!

- A +

İslam diyarları bir bir işgale uğruyordu. Osmanlı dağılıyordu. Hilafet can çekişiyordu. Müslümanlar, uluslararası sistemin şamar oğlanına dönmüştü. Düzen fena halde bozulmuştu. Feci bir çöküş yaşayan İslam toplumu, öz güvenini ve özgünlüğünü kaybediyordu. Siyasi, içtimai ve iktisadi hayat hızla Frenk tesiri altına giriyordu…

İstanbul’da, Kahire’de, Cezayir’de kimi alimler ve münevverler, bu gidişi durdurmak, İslam aleminin vahdetini ve kuvvetini yeniden üretmek, Müslümanların özgünlüğünü ihya etmek, İslam toplumuna düşen Frenk gölgesini kaldırmak için fikir ve aksiyon planında soylu bir mücadeleye giriştiler.

Nesilden nesile geçen bu ıslah ve ihya hareketinin mensupları İslamcı diye anıldı, anılıyor.

İslamcı diye anılmasalar olmaz mıydı? İlle de gerekiyor mu böyle bir tanım? Tabii ki tartışılabilir ve öteden beri tartışılıyor zaten. Şimdi konumuz o tartışma değil. Konumuz, bazı AK Partili ve sözüm ona “Reisçi” çevrelerin gittikçe artan bir diş gıcırtısıyla sergiledikleri “İslamcı” düşmanlığı.

İslamcılık başımızın belasıymış, bu arkadaşlara göre. Yerli değilmiş, gayri milli imiş zira. İhvan-ı Müslimin’e takılanlar, Hasan El-Benna’nın Risaleler’inden etkilenenler Türkiye Müslümanlığını ifsat etmişler. Yerlilik, millilik İslamcılar yüzünden irtifa kaybetmiş. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti, İslamcılık’tan fellik fellik kaçmalıymış. Yerli ve milli siyasetin yükselişi ancak İslamcı çelmeden kurtulmakla mümkün olabilirmiş. Falan filan.

***

Türkiye siyasetinde İslamcılık dendi mi aklımıza herkesten evvel Necmeddin Erbakan gelir.

Erbakan’ın Milli Nizam Partisi’ni kurarak başlattığı hareket, 1970’li yılların başlarından 2000’li yılların başlarına kadar ‘ana akım İslamcılığı’ teşkil etti. O dönemde diğer “İslamcı” hareketler, hepsi birden, bu hareketin yanında devede kulak gibi kalır. (Sonrası AK Parti ve “Reisçilik”) Öyleyse “İslamcılık” ile derdi olanlar daha ziyade Erbakan’ın mirasından şikâyet ediyorlar.

İhvan-ı Müslimin tesirini yerliliğe ve milliliğe saplanan bir hançer gibi gördüklerine göre, onların nazarında Erbakan’dan kötüsü olamaz zaten. Erbakan, tıpkı Lübnanlı yahut Tunuslu refikleri gibi, İhvan-ı Müslimin’den etkilenmişti ve taraftarlarının da etkilenmesi için gayret gösteriyordu; Hasan El Benna’nın Risaleler’ini ve Seyyid Kutub’un Yoldaki İşaretler’ini okutuyordu onlara. Recep Tayyip Erdoğan da o rahle-i tedristen geçerek geldi buralara.

Ne yani; yerli değil miydi Erbakan’ın hareketi? Gayri milli miydi? Yalan mıydı “Milli Görüş”lülüğü? “Ayasofya”, “Yerli sanayi”, “Kendi tankımız, savaş uçağımız”, “Yeniden Büyük Türkiye” diyen bir hareketten bahsediyoruz, hey! Aynı zamanda “İslam Birliği”, “İslam NATO”su diyen bir hareketten… O kısmı mı batıyor arkadaşlara? Kemalist paradigmaya hapsedilmeye çalışılan yerliliğin ve milliliğin İslamcılık sayesinde zincirlerini kırıp Türkiye’yi yeni ufuklara taşımasından mı muzdaripler?

Filistin, Bosna, Suriye dedikleri kadar Türkiye demiyormuş İslamcılar… Laf ola beri gele. Yahu, adam zaten Türkiye’den konuşuyor, Türkiye için konuşuyor, kendisi zaten Türkiye! 

“Filistin’in kurtuluşu için devletin şöyle şöyle yapması lazım, Suriye’de de şu şu adımların atılması lazım, Somali’de de şuna şuna dikkat etmek lazım” deyip duran bir adam, Türkiye’nin kıymetini insanlık ve İslamlık namına artırmaya çalışan bir adamdır. “Oralarla o kadar ilgilenmemek lazım, Türkiye de Türkiye!” diyen bir adamın Türkiye tasavvuru ise 18’inci yüzyıldaki bir Leh milliyetçisinin Lehistan tasavvurundan öteye geçemez; “Yurdumuzda hür ve mesut yaşayalım”, o kadar.

Selçuklu’yu, Osmanlı’yı ve Yeni Türkiye’yi anlamlı, ehemmiyetli, kıymetli, istisnai kılan temel hususiyet, kendini aşarak bütün Ümmet-i Muhammed’in dertleriyle dertlenmesi ve mümkün mertebe dünya mazlumlarının imdadına koşmaya çalışmasıdır. Türkiye’yi korumaktan başka derdimiz olmasaydı bile Filistin, Bosna, Suriye, Ümmet, İslam Birliği demeye mecburduk. Miladi 12’nci asırda Anadolu’dan binlerce Türk ve Kürt, Bilad-ı Şam topraklarındaki Haçlı istilasını sona erdirmek ve Kudüs’ü kurtarmak için Arap kardeşlerinin yanında sefere koşarken, ‘Hepimiz aynı gemideyiz’ şuuruyla hareket ediyordu. Bu şuurdan yoksun bir “yerlilik” de “millilik” de olmaz olsun! Nureddin Zengi’ler “Kudüs, Kudüs” deyip durmasalardı, Anadolu mu kalırdı?

Burası Lehistan yahut İrlanda değil; daracık bir alanda istiklâl türküleri söylemekle yetinemeyiz, Fransız İhtilali’nin vatan-millet anlayışına teslim olamayız, aynada kendi suretimize hayran hayran bakmayı marifet belleyemeyiz, ülkemizin güzelliğiyle övünmekle kalamayız biz. Evimizi, toprağımızı, köyümüzü, şehrimizi, ülkemizi sevmemiz, onlara saplanıp kalmamızı gerektirmez.

Israrla Filistin, Suriye, Balkanlar, Afrika denilip durulmasından rahatsız olup “İslamcılara” saldıranlar, “Hatt-ı tabiiye rücu edelim, haddimizi bilelim” diyen Mustafa Kemal’den farklı bir şey söylemiyorlar.   

***

Hamiş: “İslamcılık” olmasaydı, Süleyman Demirel gibi adamların etrafında ‘Bize de bir şey düşer mi acep?’ diye dolanan zavallılar olarak kalır, “merkez sağ”ın kifayetsizliğinde debelenip dururduk. Türkiye’yi yeniden İslam dünyasının umudu haline getirmek şöyle dursun, Kürt’e Kürt demeyi bile beceremezdik daha…

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar
RAMAZAN YÜRÜŞ 12 Temmuz 2016 15:19
KUDÜS KUDÜS, DENMESE ANADOLU KALIRMIYDI...ÜMMET ÜMMET DENMESE BİZDEN KİM KALIR Kİ?
Kaplan 12 Temmuz 2016 02:42
İslamcılık fanatik filistin hakkı savunuculuğu ve suriye savunuculuğu mavi marmara paralel vs. sorunlarını başımıza açtı eğer zamanında ırak tezkeresi geçseydi o zaman islamcılar sesini kesseydi bu gün daeş diye bir sorun olmayacaktı paralelcilikte bunların yüzünden hortladı tabi paralelcilerde kendilerince islamcı olmak hasebiyle bir rahat bırakın hükümeti ya artık tartışma vs. olmasın cumhurbaşkanıda kaşıyor biraz bu işleri sanki suriyelilere vatandaşlık verilmesi milletin çok umurunda gibi açıklama yapıyor.Ya vereceksen ver el altından gitsin türkiyede izmir vs. şehirlerde alman da rusda ingilizde var onlara vatandaşlık verirken duyuru yapılıyor mu şimdi durduk yerde bir de bu saçma tartışma çıktı.Cumhurbaşkanı her yapacağını açıklamasa daha iyi olacak.
ali cin 10 Temmuz 2016 03:19
İslamcılık senin olsun kardeş bize islam yeterde artar bile....cılkını çıkardı İslamcılık islamın.....ataturkçulukten ne farkı var tüm cülük cılıkların hayret hertürlü melaneti işle adını islam vur lahavle.....
Tarık Ziyad 10 Temmuz 2016 02:22
Teşekkürler hakan abi bir kürt olarak seni çok sevdigimizi bilmenizi isterim ALLAH doğru yoldan ayırmasın
Harun Korkmaz 10 Temmuz 2016 01:34
"Bir soru sormak istiyorum" diye başlayıp bin övgü yaptığınız ama bir soru soramadığınız günler pek yakındaydı. Şişirdiğiniz balon şimdi size patlıyor. Geçmiş olsun.
Halit K. 10 Temmuz 2016 01:33
Birbirinden alakasız cümleler arasında bocalayıp durmuşsun. Laf arasında hedeftekilere iftira atmaktan başka bir şey yaptığın yok. Yoksa dünkü yazından mı hicap edip konuyu saptırıyorsun?
Samsunlu 10 Temmuz 2016 00:47
Daha önce de burada dikkat çekmeye çalışmıştım;" Devletsiz kalmak dinsiz kalmaya kadar bir sürü kötülüğe sebep olabilir." Sayın Cumhurbaşkanı ki siz ona "reis" diyorsunuz; bence rotasını bu yöne çevirdi. Daha dün en büyük kötülüğü ki devleti kaybetme riskidir, yine müslümanlardan gördü. Şimdi eminim " onlar islamcı değildiler" gibi şeyler söyleyeceksiniz. Bunun yerine ;şu kadar memleket gezmişliğiniz var görmüş ve yaşamışlığınız var, ilminiz de yetiyorsa şu kadar tecrübelerinden sonra müslüman Cumhurbaşkanı'na " Ya devlet başa , ya kuzgun leşe " gibi bir ilke edinmişsiniz gelin bundan vazgeçin deyin. Selamlar.
ali bozkurt 10 Temmuz 2016 00:23
islamcılık ,islamcılık yaparak halkını bulamadı.Erdoğan ,yerlilik ve millilik söylemiyle milliyetçiliği ve sağcılığı avladı.Yanına bir de islamcıların hiç hoşlanamayacağı erdoğanizmi ya da bir başka deyişle reisçiliği ekledi.E ne oldu şimdi,sanırım gerek kalmadı islamcılığa.Her mecrada sağlı sollu islamcılara ders verme faaliyeti başladı.islamcılığı değerli buluyorum ancak eleştiri yapmaktan korkan ve aşırı itaatkar tavrı nedeniyle üzülerek söylüyorum hak etti bunları.Reisçiler her an iki paralık edebilir islamcıları
KARAR OKURU 10 Temmuz 2016 00:07
İyi örnek olmak çok mu zor hakan?
enver salgut 09 Temmuz 2016 22:01
Allah razi olsun. Ara sira silkelenmek lazim.
mert 09 Temmuz 2016 17:12
osmanlı son 150 yılnda bilim ve teknoloji alanında çok geride kaldı ve sanayi devrimini ıskaladı . islam aleminin şamaroğlanına dönüşmesi buradan kaynaklanıyor. biz türk milleti olarak yüksek teknolojiyi yakalamak zorundayız. bu iş palavra ile olmuyor eğer bilim ve teknoloji alanında çok ileri gittiğimizde bütün sorunlar rahatlıkla çözülür
ALINTI 09 Temmuz 2016 16:58
"... teorik şablonunu esas alarak söylemek gerekirse, endüstri devrimi ve Fransız ihtilalı etkeninde ortaya çıkan uluslaşma sürecinde bütün imparatorlukların başına gelen Osmanlı’nın da başına gelir. Osmanlı milletleri bu konjonktüre uygun olarak tek tek ayrılmaya, bağımsızlıklarını ilan etmeye başlar... Osmanlı’nın asli unsuru ve millet-i hâkimesi Müslümanlar da milliyetçilik akımından etkilenir... Ayrılma süreci Osmanlı aydınlarını derinden etkiler. Ama Müslümanların ayrılması bu etkiyi travmaya çevirir. Cumhuriyet elitlerinin kimlik tercihinde radikal tutumlarının nedeni bir açıdan bu olmalıdır.."
salih 09 Temmuz 2016 16:50
kürtler konusunda hiç konuşamayacak olanlar islamcılardır,güneydoğuda kemalistlerle birleşip kürtmü bıraktınız,utanmadan birde yalan söylüyorsunuz.
Marasli 09 Temmuz 2016 20:14
0
Sevgili kardesim, Bugünde kürt hak arayisini kendilerine zimmetli zanneden HDP liler secimden sonra o kemalistlerle kolkola zafer sevinci yasiyordu. Ak-parti yikilmaz denilen tabulari yikip cözüm araken Diyarbakir belediye baskanin sekülerleri göreve cagiriyordu. Yani uzun lafin kisasi cözüm süreci biraz yol alinca pek muhterem kürt fasistleri kendi cellatlari olan kemalistlerin kucagina atladi. Simdi ortalik toz duman olunca zirlamaya basladilar ama is isten gecti. Kürt sorunu varsa bunun bunun en önemli kaynagi PKK ve ahalisidir. Cözümü kendi tekelinde tutmaya calisan biz olmadan olacaksa olmain diye ortaligi yangin yerine dönderen bunlardir. Eger sorumlu ariyorsan buralara bak.
barış mert 09 Temmuz 2016 16:17
merhum Erbakan hocamız olmasaydı bugün akparti iktidarının nimetlerinden sonuna kadar faydalanıp islamcıları beğenmeyenler kim bilir hangi köşede sürünüyorlardı.Erbakan hocamız sayesinde müslümanlar kendilerini temsil kabiliyeti buldular.milli görüş hareketi içinden çıktığı için ve Erbakan hocamızın öğrencisi olduğu için Tayyip Erdoğan ve ekibi halk tarafından takdir gördü.Erdoğan ve ekibinin referansı Necmeddin Erbakan'dır.bugün Türkiye'de müslümanlar az da olsa ikinci sınıf vatandaş olmaktan kurtuldu ise bu Erbakan hocamızın başlattığı uyanış hareketinin bir sonucudur.reisçiler;"artık biz beyaz türk olduk,bu islamcılarda fazla oluyorlar ama" histerisine kapıldılarsa çok yanlış bir yol içerisine girmişler demektir.aslını inkar ederek aşağılık kompleksiyle birilerine özenenenler olsa olsa "çakma" olurlar,"asıl" olamazlar.Tayyip Erdoğan bir davanın lideridir.en azından biz öyle biliyoruz ve o sebepten dolayı destekliyoruz.bugüne kadar ikinci sınıf vatandaş muamelesi gören muhafazakarlar şimdi de kendi aralarında "reisçilik" adı altında kendi "beyaz türklerini" yaratıyorsa bunu açık açık ilan etsinler,ki bizde saf saf ortalıkta "dava,dava" diye dolaşmayalım.
KARAR OKURU 09 Temmuz 2016 15:55
Ne mühim tespit yapmış breh breh
Hangi ümmet?? 09 Temmuz 2016 15:40
İslamcıların dramı, tüm İslam âlemini kendilerinden ibaret sanmalarıdır. Birkaç yazınızı okuyan kişi, Türkiye'de "sizden olmayan" kişilere dair en ufak bir sempatinizin olmadığını görür. Ortada Kudüs, Kahire, Saraybosna diye dolaşacaksın, ama ülke içerisinde Kürtlerle, Alevilerle, laik kesimle kanlı bıçaklı olacaksın... Yoksa bunlar ümmet değil mi? Tunus'taki ümmetten söz etmeden evvel, yan dairedeki ümmetle kavga etmeyi bıraksana. Sonra bu ümmette İran, Suriye, Irak, Yemen yok mu? Halep'i, Bağdat'ı, San'a'yı yerle bir edenlerle iş tutmak İslamcılığı geçtim, İslam'la bağdaşır mı? Gelin gerçekleri konuşalım; sizin ümmet dediğiniz şeyin gerçek adı İhvan el Müslimin. Ya da ümmetin bir kısmının dediği şekliyle İhvan el Mücrimin. Allah hepimizi ıslah etsin.
ALINTI 09 Temmuz 2016 15:18
"... Kavramlar ve sistemler tarihsel olarak ortaya çıkarlar ve içinde yaşanılan kültür ve zihniyetin damgasını taşırlar. Yani farklı bir zihniyetin içinde şekillendiklerinde tamamen farklı nitelikler arz edebilirler... ", "...İslami bir iktidara rağmen iktidarın dışında duran Müslümanlar da var ve onların İslamcılığı artık farklı bir anlam taşıyor..."
Abdullah 09 Temmuz 2016 15:04
Biz ak partiyi kendi şahsi çıkarlarımız için değil somalideki , arakandaki ,gazzedeki , bosnadaki mazlumlar için ne pahasına olursa olsun savundukları. Rus ve İsrail den gelecek turist ile mısır ile yapılacak ticaret ile kazanacağınız bir kaç milyon doları bir mazlumun kanına değişmek millik ise batsin sizin milliginiz. Reis bu ümmetin umududur kendine milli digen yeni ulusalci parcalar bunu böyle bilin.
yunus 09 Temmuz 2016 15:01
Sayin Hakan bey yazilariniz cok isabetli ve gercekleri yansitiyor. Bu millet oyle buyuk bir millet ki 14 yil sirtinda tasidigi AKP yi oyle yere vururki onlarda nerden geldigini farkedemezler. Selamlar
Engin Açıksöz 09 Temmuz 2016 16:57
2
Hiç gülesim yoktu. Aç tavuk kendini arpa ambarında sanırmış. Bu kafa ile ancak Kılıçdaroğlu'na moral hocası olursun.
KARAR OKURU 09 Temmuz 2016 14:58
Keşke Osmanlı atalarımız biraz da Rusya muslumanlarinin dertleriyle dertlenseydi. 1500'lü yillara kadar, bugünkü Rusya'nın olduğu yerde Müslüman - Türk devletleri vardı. (Kırım, Kazan, Astrahan, Kasım hanlıkları) Ruslar (moskova knezliği) uzun zaman Kırım Hanlığına vergi ödedi. Ruslar topları sayesinde, topları olmayan bu hanlikların, devamında da Özbek, Kazak ve Azerilerin hakkından geldiler. Osmanlı bir defa, Kanuni döneminde başarısız bir sefer düzenledi. Bir daha da ilgilenmedi orayla. Özbek Şeybani Hanları defalarca elçi göndererek Osmanlıdan iki topçu ustası istediler. İki usta bile bulunup gönderilmedi. Belki onların topları olsaydı durum farklı olurdu. (Bütün dünya müslümanlarının dertleriyle dertlenen Osmanlı) fikri cok gurur verici ancak tarih kitapları pek öyle yazmıyor.
Davut Doğrucu 09 Temmuz 2016 14:55
İslamcı siyaset dahi liderini ve sloganını bulmuştur: "Bize Allah yeterrrr! Ama İsrail'e de muhtacız!"
KARAR OKURU 09 Temmuz 2016 14:37
müslüman olmak ile islamcı olmak arasındaki farkları düşündüğünüz zaman zaten bir çok şeyin farkına varacaksınız.
ALINTI 09 Temmuz 2016 15:27
0
" İslâmcılık, İslâm toplumlarının tarihî geleneğine,İslâm anlayışına ve barış içinde bir arada yaşama tecrübesine aykırı; hakikati temellük iddiası olan totaliter bir ideoloji olduğu için rekabet ve düşmanlık üreten bir ideolojidir...Siyasî mücadele aracı olarak kullanıldığı zaman inanç, birleştiren, bütünleştiren ve barış getiren bir güç olmaktan çıkıp yakan, yıkan, düşmanlık üreten bir bağnazlığa dönüşür..."
KARAR OKURU 09 Temmuz 2016 13:38
İslamcılık yapmadan önce Hz.Ömer gibi Hz.Ali gibi dosdoğru müslümanlar yetiştirelim sonra da hamaseti ve hayalciliği bir taraf bırakıp ilimde, fende ve sanatta ilerlemeye bakalım. İktisadi ve teknolojik bağımlılığımız olduğu müddetçe "kendisi himmete muhtaç bir dede, kaldı ki başkalarına himmet ede" konumunda oluruz. Laf ile peynir gemisi yürümez.
zafer 09 Temmuz 2016 13:37
Elinize sağlık hakan abi.kudret allahın hesap vereceğimiz yegane güç yine odur.
Sd 09 Temmuz 2016 13:13
Teşekkürler
• EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ arşivlerinden örnekler verilerek DİN,EZAN VE KURAN DÜŞMANLIĞI yapıldı şeklindeki yayınlar incelendiklerinde; olayların çoğu İHBAR üzerine oluyor. Jandarma dağbaşında, ıssız yerlerde gizlice okunan ve yasaklanan bazı kitaplarla birlikte olay mahallinde bulunan Kur'anlarıda toplamış ve mahkemeye sunmuştur elbet DELİL TOPLAMA MAHKEMEYE SUNMA bir genel hukuk kuralıdır... Bugün de üç kişi gizli bir şekilde, aşırılık içeren kitapları okusa devlet seyirci kalır mı? ve ihbar gelse olay mahallinden yasaklanan kitaplarla birlikte ne varsa delil diye toplanmaz mı? Bahsi geçen hadiselerden savcılığa sevk edilen birçok insanların çoğusuna takibata mahal olmadığına karar vermiştir veya hiç ceza almadan beraat ettikleri görülmektedir. Ceza alanlarla ilgili kararlarda YARGITAY tarafından da birkaç defa bozulmuştur.(Bağımsız yargı değilmi bu ) Bu topraklarda hiçbir zaman Kur'an okuma/öğrenme yasaklanmamıştır. Bilakis, "Kurra"ların yetiştirilmesine önem verilmiş bunların önderliğinde hafızlar yetişmiş ve günümüze kadar gelmiştir. Denetimsiz Kuran kursları ve aşırılık bugünde yasaktır. Sayın yazar ve yorumculardan toplatılan ve yakılan Kuran rivayetlerinin, kaynaklarını, zabıtlarını bulmaları/okumaları ve burada bizlere sunmalarını rica ederiz. "Kurra"ların nezaretinde kuran okundu, öğretildi diye kimse süründürülmüş mü?
gerçekçi olalım... 09 Temmuz 2016 14:47
0
Dağbaşında, samanlıklarda vb. okunulan ve öğretilen Osmanlı harfleriyle yazılan yayınlar, (Osmanlıcayı resmi yerlerde öğrenmek öğretmek, hatta tutulan notlarda kullanmak serbestti) yine ayet ve hadislerin yazılı olduğu Kur'an harici kitaplar ( ki, Kuran olarak kabul ve lanse ediliyordu.Kuran dan ziyade, sadece bunların okunduğu ve de eğitiminin görüldüğü vb.bir gerçektir.) devlet denetimi dışında Kur'an kurslarına bugünkü gibi kesin müsaade yoktu. Tabii karşı tarafta boş durmuyordu.İhbar ediyor. Devlet te hukuki mecburiyetini/görevini yapıyordu. Kötü olaylarda vardı elbet fakat çoğu kulaktan dolma rivayetlerdi.Bizzat yaşayanların anlattıklarında dikkat eden ve sorgulayan kişi, Kur’anın değil devletin zararlı kabul ettiği şeylerin yasaklandığı anlar. Elbet doğruları devlet arşivlerinden çıkaran ve aktaranlar olacak inş.
Hasan 09 Temmuz 2016 13:06
Sevgideğer Yazar... her ülke bu kadar zor, bu kadar çilekeş midir...inancımızla bütün dünyanın yükünü taşıyor, mazlumun hüznünü yaşıyor, zalimle rüyalarımızda bile savaşıyoruz...Rabbim devletimize zeval vermesin yolunuzu şaşırtmasın bu mücadelede...kaleminiz kur'anın çizgisinde yol bulsun ve hiç şaşmasın...Öyle tahmin ediyorum ki, bir bardak sıcak çayı yudumlarken bile bir yerde yaptığım hata, dil sürçmesi, anlam kayması var mı diye göz gezdirdiğiniz, uykularınızda bile zihnen kontrol ettiğiniz, bazen kalkıp yeni satır eklediğiniz bazen de satırları çıkardığınız bütün yazılarınızda Rabbim vicdan rahatlığı, gönül dinlenmişliği versin size...Mehmet Ocaktan Hocam, Elif Çakır, İbrahim Kiras, Mustafa Karaalioğlu, Yusuf Ziya Cömert ve Hakan Albayrak'ı Allah için sevdiğimi söylüyorum. İnce Bey'e veda ederken Ali Bayramoğlu ve Ahmet Taşgetireni de aranızda görmek isterim. Her daim Hak yolda olsun yolculuğunuz, muhabbetle selamlıyorum sayın büyüklerim sizleri....
KARAR OKURU 09 Temmuz 2016 12:48
Bravo bravo bravo. Allah razı olsun
Akif 09 Temmuz 2016 12:44
Siz burda yazmadınız ama biliyorsunuz bu zevat Akif merhuma da milli değil filan diyor. Şeyh Pir müritleri :))
KARAR OKURU 09 Temmuz 2016 12:29
İslamcı demek selefi Arapların çevirilerini okumuş kişiler demektir. O selefi Arapların ümmete zarardan başka katkısı olmadı. İslamcilik selefi çizgiden kurtulmalıdır.
Hüseyin Çelik 09 Temmuz 2016 12:26
Yardımsa yardım, eğitimse eğitim verelim tamam. Ancak, siyaset güderek İslam coğrafyasına açılmak ve Afrikaya yardım etmek, yayılmacılığın başka bir türlüsü olur, ihlâsı da kırar. Bir zaman sonra Osmanlının hatalarını tekrar eder dururuz. Ne gerek var.
Yonuzzade 09 Temmuz 2016 12:25
Vur pençe i ali deki şemşir aşkına Üstad sağolasin.Yazilarinla kalbimize dokunuyorsun.
KARAR OKURU 09 Temmuz 2016 12:25
Biz Avrasya'nın çocuklarıyız. Avrasyacı düşüncesine sahip olduğumuz oranda güçleniriz.
Onbirinciköydenbiri 09 Temmuz 2016 12:23
Saçmalamak serbest; referansı din olanlar elbet bir gün bir yerlere toslayacaklardır. Hem de yine kendileri gibi referansı din olanlar tarafından...
KARAR OKURU 09 Temmuz 2016 11:54
Tabii ki Yerlilik, millilik İslamcılar yüzünden irtifa kaybetti!
özgür akıl 09 Temmuz 2016 11:49
Demek İslamcılık bu he sayın Albayrak! ...Demek islamın "dava" hale gelmesi ve her dava gibi bir davalının olması ve her davanın kazanılması için her aracın meşru kılınması ...Başına "İslam " kavramsalaştırmasını getirdiğimiz her cümlenin Aşkın /tanrısal bir form kazanılması Allahın muradı ve Peygamberin sünneti öylemi?...Demek Müslüman milliyetçiliği, aktivist eylemlerin, akidesi şirke bulaşmış bir toplumda dahi karşılık bulabilecek en aykırı sapma hali ve özetle beşeri bir slogana ,ideoljiye indirgenmiş ASABİYETİN belki Yoldaki işaretlerin (seyit kutup merhumun / leninin öncü birliklerinden aşırılmış devrimci şiddetin metodolojisi olarak bu islam toplumunun damarlarına zerk edilecek en ideal atraksiyon olarak sunulması ve ömrünü, İbrahimi bir bilinçten yoksun ve aslında tevhidi şuuru hiç dert edinmemiş , hatta o kadar bir Enver Paşaya İttihatçılığına övgüler yağdıracak kadar meceracı bir piskoloji ile , ittihadi islam meteryali ile servis edilen , islamın meta haline getirilip Nesnesini tüketip ortaya kendini feda eden KURBANLIK /cihatçı bir kültür ve genç bir kuşağı var etmek, Demek Muhammet peygamberin yolunu ve yordamını anlamak öylemi? Yok : İslam asabiyet değildir ...İslam dünyasının geri kalmışlığının sömürülmesinin , mazlumluğunun, yanlızlığının sebebi üzgünüm ama senin hiçbir tespitin değil ...Ne sebep sonuç ilişkileri ne iktisat tarihçiliği ne siyset sosyolojisi senin ilgini çekmez biliyorum bu kitleyide çok rahat gaz getirir biliyorum ama ..henüz bilemediğini bilmiyecek kadar yabancısın İslama ...
Hakan ÇANDIR 09 Temmuz 2016 23:59
0
İmzamı atıyorum... Keza Albayrak tam bir İÇİ BOŞ HAMASET YAPIYOR... ENVERCİ OLMAK DA NEDİR YAHU DİYECEĞİM AMA DEMİYORUM ZİRA, H.ALBAYRAK'IN REİSÇİLİĞİ, ANCAK ENVERCİLİĞİ KADARDIR VE GELDİĞİ YER DE AHAN DA BURASIDIR: TISSSSSSSSS
yanlış nerede ? 09 Temmuz 2016 11:22
M.Kemal Atatürk, " Biz TÜRK'üz!.. Her mânâsıyla TÜRK'üz!. İşte o kadar!.. Bize İYİ MÜSLÜMAN olmak yeter!. " diyordu
gerçekçi olalım... 09 Temmuz 2016 11:11
'The Saturday Evening Post' dergisinin yazarı Isaac F. Marcosson, 13 Temmuz 1923'te Ankara'ya geldi. Marcosson, Mustafa Kemal Atatürk ve Latife Hanım ile bir röportaj yaptı. Atatürk'ün, Amerikalı gazeteci Marcosson'a verdiği röportajda söylediği sözlerin bir bölümü: "Bir gün, cihan harbinden sonra Ortadoğu'da kurulan suni devletlerin halkları ayaklanacaktır. O gün geldiğinde, yeni kurduğumuz cumhuriyetimizin yöneticileri, bu halkların değil emperyalist güçlerin yanında yer alırsa aynı akıbete kendileri uğrayacaktır ve Kurtuluş Savaşı'nda yedi düvele haddini bildiren Türk halkı onların da hakkından gelecektir..."
KARAR OKURU 09 Temmuz 2016 11:10
butun bu mili dediğiniz projeler ve yukseliş şu an ak parti ve tayip erdoğan onculuğunde mili projeler uygulanıyor ve birde bakıyorsunuz karar diye bir gazete cıkıyor elif çakır vurun abalıya diye erdoğana demediğini bırakmıyor ve siz muslimanlar nerdesınız bir bakın ondan sonrada koşenizde islammı savunuyormuş gibi yapıyorsunuz dunyaya islamın guzelliklerini haykıran adama gazetenızde vuruyorsunuz bunuda yayınlamayacaksınız bunuda biliyorum ama onemli değil bende bir musliman olarak uyarı görevimi yapıyorum sonuçta kardeşiz size gelen banada gelir eleştirileri yapalım ama duşmanca bir birimize saldırmayalım haydi hayırlısı
Engin Açıksöz 09 Temmuz 2016 17:04
2
Çok doğru yorumluyorsunuz. Ben de bir ekleme ve naçizane uyarı yapayım. Dikkat, ikinci bir Feto olayına gidiliyor galiba. Sonları da İnşallah Feto gibi olacak.
Tacettin ATEŞ 10 Temmuz 2016 00:01
0
Ne yapılacak, ERDOĞAN hiç eleştirilmeyecek mi ? Eleştiriye bu kadar mı tahammülsüz olunur. Hani bizim geldığimiz kültür de sahabe Hz Ömer'i uyarıyordu. Şimdi Erdoğan için tarihi yeniden mi yazacağız ?
Sayın yazar, 09 Temmuz 2016 10:11
70 li yılların Sn. Erdoğanı ve görüşleri ile bugününü, siyasi evrilişini, nedenlerini bir bilen olarak yazarmısınız ?
gerçekçi olalım... 09 Temmuz 2016 09:55
Bizim açıklık ve uygulanabilirlik gördüğümüz siyasal meslek, millî siyasettir. Dünyanın bugünkü genel şartları ve yüzyılların beyinlerde ve karakterlerde biriktirdiği gerçekler karşısında hayalci olmak kadar büyük hata olamaz. Tarihin ifadesi budur; bilimin, aklın, mantığın ifadesi böyledir.Milletimizin, güçlü, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesi için, devletin tamamen millî bir siyaset izlemesi ve bu siyasetin, iç kuruluşlarımıza tamamen uygun ve dayalı olması gerekir. Millî siyaset dediğim zaman, amaçladığım mâna ve anlam şudur : Millî sınırlarımız içinde, her şeyden evvel kendi kuvvetimize dayanıp varlığımızı koruyarak millet ve memleketin gerçek mutluluğuna ve bayındırlığına çalışmak… Genel olarak erişilemeyecek hayalî emeller peşinde milleti uğraştırmamak ve zarara sokmamak… Uygar dünyadan, uygar ve insanca davranış ve karşılıklı dostluk beklemektir. 1920 (Nutuk II, s. 436-437)
Ümmeti ümmeti 09 Temmuz 2016 09:49
Hakan Albayrak Ümmeti ümmeti diyen bir nebinin ümmetisin Doğru bir tavırdır. İslamcılık da zaten ümmetin haliyle hemhal olmaktır. Rüyaya devam yoksa nefes almak dahi zorlaşıyor Kalemine sağlık.
Mustafa Duman 09 Temmuz 2016 09:35
Hakan Bey selamlar...İslamcıları eleştirenler içinde sadece kendi milletimize ve kendi topraklarımıza odaklanıp dışarıya kapanalım diyen var mı sahiden ? Ben sanmıyorum. Kendi toprağımızda ayağımızı sağlam basıp, dışarıya kendi kültürümüz, kendi toprağımız, kendi geçmişimizden neşet eden bir bakışla bakalım diyen bir anlayış herhalde içe kapanmacı bir anlayış olamaz. Arap dünyasından çeviri faliyetleriyle oluşan islamcılık anlayışının bünyemizde yarattığı handikaplar inkar edilemeyecek kadar aşikar. Siz bunu göremiyorsanız nedeni aşırı ütopik bir idealizmin bakışınızı ve idarakinizi bulandırıyor olmasındandır. Seyyit Kutup yada Ali Şeriati düşüncesinin bu topraklarda aşı tutmayacağı, kök bulamayacağı çok açık. Hala burdan yürümekte ısrar eden varsa varacağı hiçbir yer olmayacaktır. Vesselam Mustafa Duman dumanmustafaa@gmail.com
Birisi 09 Temmuz 2016 09:30
Kerim efendi hangi hayali başarmış sizinkiler müteahhitlere iş bulma, hırsızlık yolsuzluk talan, birbirine düşman iki kutba ayrılmış ülke herhalde. İnsan yetiştirebilmeyi başarmış mı sizinkiler onu söyle
gerçekçi olalım... 09 Temmuz 2016 09:10
Köşe arkadaşınızdan alıntı "...İlk dönem tarih kaynaklarından çıkarabildiğimiz kadarıyla Akça Koca, Konur Alp, Kara Mürsel gibi savaşçı şeflerin yönetimindeki gazi gruplarının ve Köse Mihal gibi bazı yerel feodallerin bir araya gelmesiyle başlangıçta bir tür konfederasyon olarak şekillenen Osmanlı Beyliği..." satırları 'Osmanlı'nın; isimlerinden tutunda kurduğu sisteme kadar nasıl bir islamcı olduğunu bize anlatıyor ! Ya bugün islamcılık hangi akımın etkisinde?
kerim 09 Temmuz 2016 09:10
vay be islamcılar ne mağdurmuş meğerse... bazılarının ihh çıkışından sonra daha çok mağdur olmuşlar... neymiş bu islamcıların bu kadar çektikleri... kürt kendine islamcılar sayesinde kürt diyormuş... yine uçmuşsunuz sayın albayrak. şikayetçi olduklarınız siz birşeyi daha hayal bile etmeden o şeyi hayata geçiren insanlar... Lütfen samimi olun meseleyi başka yerlere çekmeyin... bırakın olması gerektiği mecrada tartışılsın... bu tartışma sağlıklı değil... bir süre sonra islamcılık tartışması yine din dindarlık tartışmasına evrilir.. Lütfen kendinize başka argümanlar bulun...
Bir yazınızda "...CHP’li despotlar Mustafa Kemal’e “Atatürk” ismini verdiler diye biz kendisini bu isimle anmak zorunda değiliz..." yazmıştınız. Öncelikle, "Atatürk" Mustafa Kemal'in soyadıdır. Şimdi size 'Hakan' , Sn Cumhurbaşkanımıza 'Recep' diye hitap edilse olurmu! Sevgi şart değil fakat saygı şart.. “...' İslam Milleti' anlayışını terk edip farklı ırklardan Müslümanların hepsini 'Türküm' demeye zorlamak ve üstelik Türklüğü İslam’dan soyutlamaya çalışmak .." diye devam ettiğiniz satırlar için de, konjonktürün gözden geçirilmesi ve zorlamasını bi düşünün ve yazın ... Osmanlıdan isyan eden/ayrılan milletlerden sonra bir çıkış/çare olarak sunulan; Anadoluda bir 'Qsmanlılık " fikri çalışmaları tutmuşmuydu (neden tutmamıştı?) Diyanetin kurulması, kur'an çalışmaları ne içindi! merhum Akif, Kstamonu gibi bir yerde tek sıra cemaatin bile olmadığından bahsetmiyormuydu teessürle. İSLAM TAMAMEN HURAFELER sistemi olmamışmıydı.
KARAR OKURU 09 Temmuz 2016 09:46
1
Abdulhamit'in müslüman tebanın diğer tebalardan daha duyarsız, haklarını savunmada onlar kadar aktif olmadıklarından şikayetçi olduğunu biliyor olmalısınız... ve teknik okullarda okunacak kitapların mevcut hurufatla olamayacağını mutlaka bir (harflerin ayrı ayrı yazılması vb ) hurufat devriminin yapılmasının kaçınılmazlığını da... İmparatorluğun çöküş sonrası, istiklal harbinde "cihat" çağrılarının ne kadar etkin olduğunu (!) M.Kemal Atatürk'ün organizasyon ve liderliğinin ise tartışılmaz olduğunu da...
A 09 Temmuz 2016 08:03
Müslüman olalim yeter
Burhan 09 Temmuz 2016 07:43
Yani yazıya güzel giriş yaptın ancak söylenmesi gereken neyse onu söylesen ne iyi olurdu.Birde şu moda Türk, Kürt yok bilmem neyi illaki araya sıkıştırıyorsunuz. Ümmetin derdi ile ilğilenirken birde Türkistana el atsak "İslamcı" değilde ihlaslı Müslüman olsak daha iyi olmazmı başkalarının kabı ile un değirmenine su taşıyan değirmenci olmaktan kendimizi alı koysak ihlası yakalarız diye düşünüyorum.Selamlarımla
KARAR OKURU 09 Temmuz 2016 06:12
Selçuklu mazlumların yardımına koşmaktan çok Müslüman kanı dokmekle meşgul olmadı mı? Biraz Selçuklu okuyun da görün neler döndüğünü o devirde.
KARAR OKURU 09 Temmuz 2016 09:32
0
bir iki örnek verin, öğrenelim tartışalım
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN