Back To Top
Avrupa, dekadans, kültür

Avrupa, dekadans, kültür

 - Son Güncelleme: 29.08.2017 Salı 10:01
- A +

Geçen hafta şöyle yazmıştım: “Sürekli sözünü ettiğimiz Avrupa Aklı pek seyrek işliyor ne yazık ki. O da analitik bir akıl daha çok. Olup biteni, her şey olup bittikten çok sonra çözümlemekte pek mahir. Ama strateji geliştirmekte ve Avrupalı bir güç olan Türkiye’yi kavramakta pek yoksul.” Ne demeye çalıştım, bir köşe yazısının el verdiği ölçüde açmaya çalışayım.

***

Türkiye-AB ilişkilerini karşılıklı spesifik hatalara sıkıştırmadan okumak, Avrupa’nın neye karşılık geldiği üzerine de düşünmek zorundayız. Bunun için de Fransız düşünür Edgar Morin’e başvuracağım yine (“Avrupa’yı Düşünmek”: AFA, 1988, Çev. Şirin Tekeli). Yaklaşık 30 yıldır, her fırsat düştüğünde, Morin’in kuramsal çerçevesini yinelemekten bıkmadım. Yeni kuramsal bakışlardan ve postmodern karmaşadan bağımsız olarak, bu çerçevenin sağlamlığını koruduğu kanısındayım.

Morin’in temel önermesini şöyle özetleyebiliriz: Avrupa’yı uzun süredir dinamik kılan güç, bir düzen-düzensizlik-yeniden örgütlenme sürecidir. Bu süreç Avrupa için bir sarmal işlevi görür, yani durmaksızın tekrarlanır. Morin bu sürece diyaloji adını verir. Bu hem siyasal hem kültürel bir süreçtir.

Biraz açacak olursak, Avrupa’nın temel hedefi sürekli bir bütünlük ve merkezleşme arayışıdır. Bu arayış kıtadaki iç çatışmaların artmasına neden olur. Avrupa’yı dinamik ve üstün kılan da bu çatışmalardır. Her merkezleşme arayışını bir bölünme ve düzensizlik dönemi izler. Bu dönemin sonucunda da Avrupa yeniden örgütlenmeyi başarır.

Peki ama bunun bir temeli var mı? Morin’in övgüler düzdüğü çeşitlilik ve çoğulculuk dışında geriye ne kalıyor? Avrupa için bir düzen ve örgütlenme ilkesinden söz edilebilir mi? Morin’in cevabı oldukça net: “Hayır. Çünkü Avrupa’nın temeli, temellerin (İmparatorluk, Akdeniz, Hristiyanlık) yitirilişidir. Avrupa’nın düzeni, hareket halindeki bir şantiyenin düzensizliğidir. Avrupa, Avrupa haline eko-örgütleyici bir anarşi içinde gelmiş ve hiçbir zaman, onu oluşturan öğelere göre üstün konumda bir Örgüt anlamında varolmamıştır.”

Temellerin yitirilişi! Önemli bir saptama. Bana kalırsa, son 30 yıldır Avrupa yeni bir yitimin eşiğinde, temellerinden birini daha yitirmekte: Modernite. Avrupa’nın savrulduğu düşünsel dekadansta bunun payı büyük. Postmodernitenin kurduğu eklektik evrende hiçbir sorunun yanıtı yok ya da çelişen yanıtlarla bezeli bir görece -ve hatta akıldışılığa kapı aralayan- bilgi düzeni var. Postmodernite kavramı cazibesini yitirdi belki, ama ürettiği sonuçlar hayatın her anında bizi sarıp sarmalıyor.

Morin’in önermelerinden çıkan iki önemli sonuca döneceğim: İlki, Avrupa’nın temelini oluşturan şeyin, onun öğelerini kuşatan bir örgüt olmadığıdır. İkincisi, Avrupa’da her zaman, sözü edilen merkezleşme eğilimini temsil eden odaklar olduğudur. Bu odaklar Avrupa’nın durmaksızın alt üst oluşlar yaşamasının ana nedenidir.

AB de böyle bir örgüt değil. Avrupa’da analitik/eleştirel akıl ne kadar iyi işlerse işlesin, stratejik akıl üretememesinin nedeni de bu. AB’nin böyle bir örgüt olması öngörüldü, ama Avrokrasinin dehlizlerinde boğuldu. Pratik siyaset kendinden bekleneni ortaya çıkaramadı. Bunların da beslediği düşünsel düşkünlükten biz de payımızı alıyoruz tabii.

***

Henüz modernizm ve moderniteyle hesabını görmemiş bir ülkede, muhalif bakış ya akıldışılaşıyor ya da postmodernitenin düşlemlerine sığınıyor -ki o düşlemlerle yeni akıldışılıklar arasında ciddi bir geçişkenlik var. Ya iktidardaki bakış? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kültür konusundaki çağrıları pratik siyasetin arayışıdır. Pratik siyaset kendi başına bunlara bir çözüm üretemez.

Avrupa’yı da kuşatan düşünsel düşkünlük ve belirsizlik, hangi kesimden olursa olsun, ülkemiz aydınını da kültür alanında işlevsizleştiriyor. Kültür üzerine bunca çok tartışma yapıp bunca az içerik üretmek başka neyin nesi olabilir? Dedim ya, bir köşe yazısına sığmayacak başlıklar bunlar. Yeri geldikçe devam etmek üzere.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar
KARAR OKURU 29 Ağustos 2017 17:50
Guzel bir yazi olmus
KARAR OKURU 29 Ağustos 2017 13:47
Avrupa ve Bat'yı eleştirmek bildim bileli bu ülkede entel kolaycilik. Avrupa eski aydinlanma dönemi veya ikinci dünya savaşı sonrası her alandaki kadar üretken olmazsa da hala dünyaya değer üretmeye örnek olmaya devam ediyor. Mülteciler Avrupa'da olmak istiyor. Ülkelerinde çeşitli nedenlerle baskı altında yaşamak istemeyenler Avrupa diyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi hala değer ve insanlık üretmeye devam ediyor.
Ali Guruoğlu 29 Ağustos 2017 11:54
Hakan Arslan entelektüel referansını verirken Edgar Morin'in tespitine siyaset gömleği giydirmeye çalışıyor. Temelde yatay bir örgütlenme olan olan Avrupa'nın merkezileşmesi sorusu ne kadar geçerli tartışılır. Ayrıca merkezileşmeli mi sorus da apayrı bir tartışma alana. Son olarak da pratik siyaset dediğin zaman koşturacağın alanı o kadar genişletiyorsun ki, aman Hakan Bey duvara toslama sakın!
KARAR OKURU 29 Ağustos 2017 11:12
İnsaf derim sadece. Türkiye'ye eleştirel bakamayan gelmiş Avrupa analizi yapıyor :-)
KARAR OKURU 29 Ağustos 2017 12:18
0
çünkü yazar buralı birde tarih, sosyoloji,antropoloji, felsefe falan okumuş yani muhakeme ve muhaliyeye dayalı düşünme becerisi var daha da yanisi dekadans derken tam da sizin ağlanacak halinizi gülerek anlatmanızı işaret etmişti ama nasibiniz değilmiş...
Tatar 29 Ağustos 2017 13:28
0
Katılıyorum size. Haklısınız. Tamam, Avrupayı, batıyı ve daha bilmem nereyi analiz et, eleştir, yorumla, çözümle, ne yaparsan yap, ama dönüp aynaya bir bak, içinde yaşadığın toplumu da analiz et. sana yerden yere vur demiyoruz ki, eleştir, tenkit et, kültürel konularda edgar morine mi atıf yaparsın, Baudirllard a mı, yoksa Baumann a mı, bilmem. Ama korkma. Siz köşe yazarlarında iki önemli eksik göryürum, bir, entelektüel manada derinlikten yoksunluk, iki, korku.
Ali Guruoğlu 29 Ağustos 2017 15:34
0
Köşe yazısıyla zaten derinlik çelişen iki olgu. Haliyle kestirmeden söylenen "önemli" çıkarımların siyaset ve yandaşlık kokusu vermesi çok muhtemel. Hakan Arslan en azından bir sonraki yazısında Edgar Morin'in halen geçerliliğini koruduğu düşünülen teorik çerçevenin antitezleri nedir, biraz da onlardan söz etse ne iyi olur.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN