Back To Top
AK Parti rekoru geliyor

AK Parti rekoru geliyor

 - Son Güncelleme: 10.09.2018 Pazartesi 10:47
- A +

Ocak 2003-Haziran 2018’e kadar tam 148 ayda 580 milyar dolar cari açık veren bir ekonomi modeli uyguladık.

Ürettiğimizden fazla tükettik.

Yabancıların mallarını onların dövizlerini kullanarak satın aldık. Varlıklarımızı sattık, dış borcumuzu artırdık.

Ve böylece ülkemize cari açığı finanse etmek için 607 milyar dolar yabancı parası topladık.

Buna bir de kayıt dışı, yani hesap edilemeyen 48 milyar dolarlık sermaye girişi eklediğimizde, gelen toplam yabancı sermaye 655 milyar dolara ulaştı.

AK Parti iktidara geldiğinde ülkenin GSYH’sı (1987 bazlı hesap) 184 milyar dolardı. Sonraki yıllarda ülkeye gelen yabancı sermaye ve aldığımız dış borçlar GSYH’nın tam 3,5 katını geçti.

İki kez GSYH hesabını masa başında yeniden hesapladık. İlkinde 2006 yılı GSYH tutarını 403 milyar dolardan, “yok bu doğru değil” diyerek 530 milyar dolara yükselttik. Yetmedi, “bu da doğru değil” diyerek 2015 yılı GSYH tutarını bir kez daha değiştirdik. Bu kez de 718 milyar dolardan 860 milyar dolara çıkardık.

Kısaca ekonomik büyüklüğümüzü masa başında hesap yöntemi değişimi ile artırırken, dış borçlar ve dış yükümlülüklerimiz reel olarak arttı.

***

Aylar önce bir çalışma yapmıştım. Eski GSYH tutarı devam etseydi ve en iyimser hesapla yeni GSYH artışları eklenseydi, toplam GSYH’mız 2017 yılında 851 milyar dolar yerine, 540 milyar dolar olacaktı.

Dikkat ederseniz, 184 milyar dolardan 540 milyar dolara yükselen GSYH’da bir başarıyı ifade ediyor. Ama ülkeye gelen 655 milyar dolar hesaba katıldığında, işte o zaman “Bu parayı nerde kullandık” sorusu akıllara takılıyor.

İşte o akıla takılan sorunun cevabı maalesef cari açık verisinde gizli.

Ocak 2003-Haziran 2018 arasında sadece ve sadece 3 ay cari fazla vermişiz. Aylık rekor cari açık ise Mart 2011’deki -9,4 milyar dolardı.

Ama cari fazlamız şu şekilde;

Ekim 2009: 683 milyon dolar

Ağustos 2015: 303 milyon dolar

Eylül 2015: 218 milyon dolar

2015 yılında iki ay peş peşe oluşan cari fazlada özellikle enerji faturasındaki düşüşün etkili olduğunu görüyoruz. Bakınız Ağustos-Eylül 2015 iki aylık toplam verilerine kısaca bakalım (Milyon USD) :

İthalat: 31.392

İhracat: 22.604

Dış açık: -8.788

Enerji ve altın hariç dış açık: -3.326

Toplam cari fazla: 521

***

Bu verileri neden detaylı veriyorum?

Çünkü Ağustos 2018 dış ticaret verileri çok ama çok farklı bir tablo veriyor bize. Gelin bu rakamları beraber izleyelim: (Gümrük Bakanlığı verileri -Milyon USD)

İthalat: 14.875

İhracat: 12.389

Dış açık: -2.486

Şimdi ekonomik aktiviteye dayalı, enerji ve altın hariç verilere bakalım:

İthalat (altın verisi olmadığından sıfır kabul etsek bile) 11.332

İhracat: 11.202 ve

Dış açık: -130

Neden dış açık bu kadar düştü?

Geçen yıl 3.257 milyon dolar olan enerji ithalatı, bu yıl 3.543 milyon dolara çıkıyor. Normalde yüzde 22,4 azalan ithalatımız, enerji faturası artmasa yüzde 28,8 azalmış olacaktı. Ama geçen yıl yine 1.122 milyon dolar altın ithalatına ödediğimiz bir fatura var. Altın ithalatını sıfır kabul etsek bile reel azalış yüzde 23,3’de kalıyor.

Kısacası Temmuz ayında beklediğim sert ithalat daralması, Ağustos ayında yaşandı. Ama ihracat o kadar sert daralmadı.

Ve final;

Özellikle turizm gibi diğer döviz kazandırıcı sektörlerde yaşanan artışla beraber muhtemeldir ki, bu yıl Ağustos ayında AK Parti iktidarı döneminde 4. aylık cari fazlaya ulaşabiliriz.

Hem de aylık bazda yine AK Parti dönemi rekor cari fazlaya.

Bu ne anlama mı geliyor? Reel sektörün ve iç talebin azalma oranı karşısında kaldığımız durum bu. Yani olumsuz etkisi reel sektörde ortaya çıkacak bir veri. Ama finansal krizi yavaşlatacak, hatta bitirecek bir veri.

Ne diyelim; aşağısı sakal, yukarısı bıyık işte.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
engineer 11 Eylül 2018 16:57
kellim kellim la yenfa.
kadir 10 Eylül 2018 21:25
Ülkeye giren yabacı sermayeyi hep tüketim de kullandık özelliklede bu giren parayı betona gömdük hiç görülmüş mü betona yatırım yapıp ta kalkınan bir ülke var mı bir de özelleştirmeden elde edilen 60 milyar dolar da ortada yok bunun hesabı yetkililerce verilmelidir
Felek 10 Eylül 2018 17:37
Yüce Allah buyuruyor ki: İnsan için çalıştığının karşılığı vardır. Yani çalışana,üretene karşılığını eksiksiz vereceğim buyuruyor. Peygamber sas. Efendimiz, boş boş oturana Allah'ın selamını dahi vermemiştir. Memleket; şehir meydanlarında,kahvehanelerde boş oturan insanlarla dolu.Çalışmak, üretmek, kazanmak yok,devlet versin ben yiyeyim. Maalesef devletimiz insanları tembelliğe, üretmeden harcamaya alıştırdı. Allah sonumuzu Hayr eder inşallah.
KARAR OKURU 10 Eylül 2018 09:30
Sayın KAHVECİ siz ve karar ekolü bize oto kritiği ve eleştirisel düşünceyi öğrettiniz. Bu sağ kesimde ilk defa oluyordu. Sanki Bizim FRANKURT OKULUMUZ oldunuz.hep dualarımız bir gün bu eleştiriler dinlenir de uygulanır şeklinde olmuştur. Ancak bazı arkadaşların ülkenin kötüye gidişini sevinç çığlıkları ile karşılamasına da tahaccüp ediyorum.
KARAR OKURU 10 Eylül 2018 10:43
2
1.Ona taaccüp denir. 2. Ülkemizin kötü gidişatından memnun olmayız. Gidişatı görmemeye üzülürüz. Birkaç ay sonra krizin doruklarında olacağımız aşikarken at gözlüğüyle bakıp görmezden mi gelelim?
Abdullah Hasan 10 Eylül 2018 11:19
2
Durum bilgisini gizleyenle durumun( memleketin ekonomik durumu) ,olumsuz olmasını sevinenlerin aynı mesuliyette olduğunu düşünüyorum.
KARAR OKURU 10 Eylül 2018 15:57
0
09:30 Ben de size teessüf ediyorum. Bu krizin gelmesini (geldi zaten) sevinçle karşılayacak kişiler çok azdır. Zira herkes etkileniyor. Ülkede ekonomik kriz yeni geliyor denemez. Sosyal yardıma muhtaç birey sayısı zaten önemli bir işarettir. Yanlış ekonomik ve siyasi hamleler, yargının durumu ve israf harcamalarının sonucudur. Birileri seviniyor diye kriz gelmiyor.
KARAR OKURU 10 Eylül 2018 06:21
Kağıt üzerinde yapılan hesaplarla gerçek hesaplar arasında neden bu kadar fark var piyasanın içinde olan biri olarak hala nakit sıkıntısı hat safhada ve hala alşırı derece de tahsilat sıkıntısı var. Ben adı bilinmedik bir ülkedemi yaşıyorum.
.............. 10 Eylül 2018 01:59
stagflasyon veya slumpflasyon sarmalına girip, reel krizi ŞİDDETLİ hissederiz. çözümün ana teması ve olması gereken, 7 haziran daki yazının ,sondan 5. satırında gizli...
KARAR OKURU 10 Eylül 2018 01:20
Finansal kriz reel kriz ortaya çıkınca kendini kolayca tekrar edebilir. Reel krize diyecek hiç bir sözüm yok. Buyursun gelsin ve mümkünse hissedilsin. Aksi takdirde aklımız başımıza gelmez bizim.
KARAR OKURU 12 Eylül 2018 13:40
0
Ibrahim bey. Cari aciga degisik pencereden bakmissiniz. Üretimde kullanilan ithal girdiler ve altin olmasa ,cari acik daha düsük gözüküyor. El hak dogru. Lakin adi üstünde Cari Acik. Yani döviz cinsi gelirlerinizle döviz cinsi giderleriniz arasindaki toplam fark. Dolayisiyla analize parasal boyutuyla bakmak zorundayiz netice itibariyle. Yani parasal degerleriyle ölcüm yapmak zorunlulugu var. Reel ekonomik boyutu ise ithalat ve ihracatckalemlerinin miktar cinsinden ve meydana getirdigi katmadeger cinsinden ; ihracat artisina verimlilik esasinin uygulanip uygulanma
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN