Back To Top
Ayakta ettehiyyatü okumak

Ayakta ettehiyyatü okumak

 - Son Güncelleme: 21.04.2017 Cuma 11:12
- A +

Mart ayında devlet bütçesinden tam 58 milyar 571 milyon lira harcandı. Geçen yıl aynı ayda harcama 46 milyar 838 milyon liraydı.

Faiz hariç cari harcamalar ise 40,1 milyar liradan 51,5 milyar liraya yükseldi. Cari harcama artışı %28,2. Oysa marttan marta yıllık enflasyon %11,3.

Devlet para alıp mı harcamış?

Hayır.

Mart ayında devlet gelirleri %3 azalmış. Geçen yıl 40,3 milyar lira para toplayan devlet, bu yıl mart ayında 39,1 milyar lira toplamış. Bu sonuçla sadece mart ayında bütçe açığı 19,5 milyar lira olmuş.

***

Türkiye, 2015 yılında da iki seçim birden yaşadı. İkisi de genel seçimlerdi.

07 Haziran seçimlerine giderken ne olmuş?

Mayıs 2015 bütçe harcaması 40,1 milyar lira. 07 Haziran seçimlerine giderken son 3 aylık bütçe harcaması ise 121,5 milyar lira. 2014 Mayıs bütçe harcaması 36,1 milyar lira ve 2014 aynı dönem 3 aylık bütçe harcaması 110,0 milyar liradır.

Hatırlatalım ki, 16 Nisan referandumuna giderken son 3 aylık bütçe harcaması 159,7 milyar liradır.

16 Nisan referandumuna giderken yapılan aylık bütçe harcaması %25,0 artıyor. Oysa, 07 Haziran seçimlerinde aylık bütçe harcaması %11,0 artıyor.

16 Nisan referandumuna giderken son 3 aylık bütçe harcaması %21,3 artıyor. Oysa 07 Haziran seçimlerine giderken son 3 aylık bütçe harcaması %10,5 artıyor.

***

01 Kasım 2015 seçimlerine giderken bütçe harcaması aylık %1,7 azalıyor. Evet, evet kemer sıkıyor devlet. Yine 01 Kasım seçimlerine giderken 3 aylık bütçe harcaması %12,1 artıyor.

Özetleyelim mi?

Ne 07 Haziran seçimlerinde, ne de 01 Kasım seçimlerinde devletin bütçesinin ağzı açılmıyor. Mali disipline uyuluyor ve seçim ekonomisi devlet bütçesinden uygulanmıyor.

Hatta aynı uygulamayı 17-25 Aralık süreci sonrası yapılan Mart 2014 yerel seçimlerinde de görüyoruz. Mart sonunda yapılan seçimlere rağmen bütçeden o ay 37 milyar lira harcanıyor. Hemen sonrası nisan ayında da 36,8 milyarlık harcama ile rutin bütçe uygulaması devam ediyor.

***

Geriye gidiyoruz. Mesela 12 Haziran 2011 genel seçimlerine ve devlet bütçesine bakıyoruz. Seçime giderken 3 ayda yapılan harcama 67,7 milyar liradan 73,6 milyar liraya çıkıyor. Ak Partinin yüzde 49,95 oy aldığı seçimlerde bütçe harcamalarında artış sadece %8,7.

Bugün neydi bütçe harcamalarındaki üç aylık artış: %21,3... Aylık artış ise %25,0... Faiz dışı harcama artışı ise %28,2...

Ve hepsinden önemlisi de bütçede gelirler %3,0 düşüyor. Maliye, vatandaş rahat bir seçim yapsın diye tahsilatları seçim sonrasına erteliyor. Ama harcamalarını seçim öncesine yığıyor. 

***

İki genel seçimin yapıldığı 2015 yılının tamamında bütçede toplam açık -18,1 milyar lira oluyor. Faiz dışı açık ise -16,4 milyar lirada kalıyor.

Sadece 16 Nisan referandumunun yapıldığı 2017 yılı mart ayında, bütçe -19,5 milyar lira açık veriyor. Faiz dışı açık ise -12,4 milyar liraya ulaşıyor.

Hani bir fıkra vardır ya; ayakta Ettehiyyatü okudun. Bakalım oturunca ne okuyacaksın?

Bizim seçim ve bütçe uygulamamız da bunu gösteriyor. Bakalım sonraki aylarda ne yapacağız?

Bütçe açığını kesin ama kesin azaltmak zorundayız. Cari açık veren ekonomide, bütçe açığı da oluşursa kriz kaçınılmazdır. Ya harcamaları çok ama çok sıkı şekilde kısacağız. Ya da gelirleri normal ötesi artıracağız. Her iki şartta da seçim ekonomisinin maliyetini Halk olarak ödeyeceğiz.

Unutmayalım ki Ak Parti 2002’den bu yana seçim ekonomisi uygulamayarak iktidarını kuvvetlendirmiştir. İlk kez uygulanan bu derece sert seçim ekonomisi ile toplum yeniden karşılaştı. Ama faydasını gördü, maliyetini henüz ödemedi. Şimdi maliyeti ödeme zamanı.... Hazır mısınız?

MAVİ MARMARA OLAYI

Bugün Filistin’de yaşanılan zulme karşı hangi insanın vicdanı rahat olabilir. Hangi vicdan zulüm karşısında çıkar antlaşması düşünebilir...

İsrail ile bir süredir el altından görüşmelerin sürdüğünü aslında herkes biliyor. İsrail’in bulduğu doğalgazı dünya piyasasına açmasının yolu Kıbrıs ve Türkiye’den geçiyor. Kıbrıs görüşmelerinin yoğun şekilde sürmesi de bu nedenledir.

Bütün bu süreçte toplumun hafızasında yaşayan en büyük engel ise Mavi Marmara olayıdır. İsrail ile yapılacak çıkar anlaşmasının alt yapısının oluşması gerekiyor. Bu nedenle Mavi Marmara hadisesindeki sürecin ve toplum nezdinde ki karşılığının düşürülmesi gerekmektedir. 

İşte bu nedenle ara ara Mavi Marmara hakkında yapılan açıklamalar gelmektedir. Kısaca tansiyon ölçülüyor ve nabız yoklanıyor. Lütfen Mavi Marmara hakkında yapılan zikzakları geçen yıldan bu yana yeniden arşivleyerek izleyin. 

Hayırda, siz ne olacağınız sanmıştınız?

Ben hiç şaşırmadım ki!

Not: Düşman yabancılar-haçlılar değil... Yabancılardan oluk oluk döviz geliyor ama yerliler döviz alıyor. Karar Gazetesinde aylardır bunları haber veriyoruz. Yerlilerin döviz alımı bu yıl 16 milyar doları geçti.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar
Selçuk 23 Nisan 2017 07:36
En iyi yazarlardan biri.
KARAR OKURU 22 Nisan 2017 19:39
Yazılarınızı okumaktan ümitsizlik günahına düşüyoruz İbrahim bey. Git şu yöneticilere kral çıplak diye söyle. Referandum sonucu ertesi bu defa dikkate alırlar inancındayım
libdem 21 Nisan 2017 15:11
İsrail veya herhangi başka bir ülke üzerindeki etkinliğimiz ancak diplomasi ve iyi ilişkiler içinde olabilir.Filistin halkı için yapabileceklerimiz de ancak İsrail'le iyi ilişkilerle olabilir.Bunun aksi Filistin halkının acılarını kullanarak israil nefreti üzerinden iç politikada meşruiyet üretmeye çalışmaktır.Mavi Marmara olayını biz her ne kadar sivil ve barışçı bir olay gibi algılasak da İsrail'in bunu bir güvenlik meselesi olarak algılayıp gemiye operasyon yapacağı belli idi;Daha önce örnekleri var. Hükümet hiçbir konuda prensiple hareket etmediği için bu konuda da bir o yana bir bu yana savruluyor.
KARAR OKURU 21 Nisan 2017 19:58
0
Hükümet hakkında dediklerinize katılıyorum fakat bu İsrail'in uluslararası sularda gerçekleştirdiği katliamı aklayamaz
Abdullah hasan 21 Nisan 2017 14:10
İbrahim bey , Allah a havale ediyorum , kendinize lütfen iyi bakın. Herkesin emir ile DOLAR bozdurduğu zamanda '' DOLARIM yokki bozdurayım'' dediğinizi de , Cürmü büyük kücücüklerin yaptıklarınına şaşırmadığınız ı da (Mavi marmarayı edepsizce söz atma olayı) şaşırmadım. Çünkü Rabbim arızalı kalplileri güçlü Yürekler vermiyor bunu bilmiş bunu söylerim. Sizin için DUA larımın isabet i hakkında da Rabbime bolca Şükrediyorum.
O k u r 21 Nisan 2017 12:38
Sözcü, Aydınlık, Oda TV gibi yayın organları bile eleştirilerinde daha makul olmaya çalışıyor. Ekonomi adı altında, ekonomi ile alakası olmayan, tamamen siyasi husumet içeren makaleler yazmak, şakülünüzü kaydırmış.
KARAR OKURU 21 Nisan 2017 13:10
0
Adam rakamla konuşuyor hala siyasi husumet diyorsunuz. Sayın O k u r, aynayı bir kez kendinize çevirin, iğneyi bir kez kendinize batırın. Sadece bir kez.
Fer 21 Nisan 2017 15:43
0
Okur Akp'li bakanların ve tröllerin tepkisini vermiş bunda sorun yok ama bakanların tröll gibi konuşmalarında sorun var.
KARAR OKURU 21 Nisan 2017 16:07
0
Yazar rakamlarla ekonomik verilerle kendine göre ülke için çabalıyor size göre muhalefet ediyor. O zaman sizde karşı rakamlarla ve ekonomik verilerle doğru olmadığı ispatlayın, aba altından sopa göstermekte ne oluyor? Savunduğunuz yeni Türkiye ve başkanlık modeli bu mu ? Bir de maşallahınız var bütün muhalif yazılara yorum yetiştiriyorsunuz. Ya da aynı mahlayı kullanan trollersiniz.
O k u r 21 Nisan 2017 16:31
12
Hangi rakamla. Karşı görüşte rakamla konuluyor. Herkes işine gelen rakama inanıyor. Ortalık rakam salatasından geçilmiyor. 2002'de ödenen faizin GSMH'ya oranı %17, 2014'te ise bu oran %2,8. Bu rakamda ekonomik açıdan müthiş başarı. Ama tek başına neyi ifade eder. Rakamlar bahane, husumet şahane...
ARda boran 21 Nisan 2017 21:50
0
Akp trolü olma ihtimalin yüksek. Laf sallama ile olmaz varsa rakamların sende aç elindeki kartları da görelim
Has Parti 21 Nisan 2017 11:46
Semi'allâhu limen hamideh, diye sağa bakıyoruz Cubuti, sola bakıyoruz Sudan. Dünya devinden, beka meselesi olan ülkeye gelmek sadece 5-6 yıl sürdü. O zaman dünya devi değildik, şimdi de varoluş sorunu olan bir ülke değiliz, ama kendini dev aynasında gören, kendisinin beka sorunu olan biri tarafından yönetiliyoruz sadece.
KARAR OKURU 22 Nisan 2017 01:58
0
"Semi'allâhu limen hamideh" dediğin zaman ayağa kalkacaksın. Sağa sola, bakarsan; Cubuti'yi de görürsün, Sudan'ı da... :))
Liberal 21 Nisan 2017 11:09
Oturunca El-Fatiha diyeceğiz!
KARAR OKURU 21 Nisan 2017 11:09
Iktidara gelmek ve iktidarda kalmak icin herseyi mubah goren zihniyet 2019 baskanlik secimlerine kadar ekonomiyi manipule edecek secilebilmek icin. Sucu da dis guclere yikabildi mi bal gibi secilebilir bir donem daha..
Ali Hakan 21 Nisan 2017 10:48
Sayın Kahveci, siyasi güç merkezi ile ekonomik güç merkezlerini birbirine karıştırmadan analiz yapmamız gerekmez mı?
Abdullah hasan 21 Nisan 2017 11:20
0
Ne mana, parayı siyasi merkez harcamıyor mu diyorsunuz yani? İnanalımmı? İspatınız nedir.
Erdem 21 Nisan 2017 11:42
0
Merhaba; Siz siyaset ile ekonomiyi ayrı düşünemezsiniz. Bilakis içiçe geçmiş durumdadırlar. Kaldı ki Cumhurbaşkanının yaptığı açıklamalara baktığınızda ekonomiyi direkt etkileyeceğini görebilirsiniz.
Takma ad 21 Nisan 2017 10:32
Kim bilir belki bütçe açığının nedeni referandum değil de yavaşlayan ekonomiye can verme çalbası olabilir. Palyatif bir çözüm ama bazen nefes almak için günü kurtarmak gerek
Erdem 21 Nisan 2017 08:46
Gelirleri ve giderleri orta halli olan bir aile hayal edin; normal seyrinde ilerlerken gelirlerini arttıracak yatırımlar yaparken, birden lüks hayat için yaşamaya başlar. Gelirde bir artma yok, bol harcamaya başlayan ailemizin yaptığı harcamaların katma değeri olmadığı gibi; 1,5 Liralık mala her yıl 1 Lira* olmak üzere 10 yıllık senet yaptığını ve bunu da insanlara "biz ne kadar zenginiz gördünüz mü şeklinde sunduklarını düşünün. İşin en ilginç tarafı da şu ki; kredi kartı limitlerini zorladığı halde aile alacaklarını senetle alıyor. İyi de bu kredi kartı limitleri niye dolu o zaman? Bu ailenin çocuklarına "patlak bir kredi kartı" ve yüklüce bir senet borcu bırakacağını görmek için alim olmaya gerek yok. *Verilen para taahhüdü aslında "Dolar" ve bunun üzerine bir de TR enflasyonu uygulanacak. Yani 1 liralık mal tahminen 15-20Lira alınmış olur, yani; umarım o kadarla kalır.
KARAR OKURU 21 Nisan 2017 06:53
sana kalsak turkiye çoktan batacak ti ama Allah'ın izniyle yoluna dimdik devam ediyor her ulkenin kazandığıda olur kayıp ettiğine dunyada hicbirsey iyiye gitmiyor ki turkiyede gitsin birgun bir gun biryerden kopacak cunku insanlar çalsmadan daha iyi geciniyor her ulkede kendini dvlete dayayanlar çalışanda daha iyi yaşıyor bu avrupada da aynı bu böyle gitmez
Abdullah hasan 21 Nisan 2017 10:17
0
Yanılıyorsunuz eğer dediğiniz doğru olsaydı PISA da, 2016 ingiltere olimpiyatları ve Ekonomi deki sıralamalar aynı olmazdı. Geçen yıl bunu küçük bir araştırma yaptım baktimki Ülkenin PISA daki sıralaması ne ise Olimpiyatlarda ve Ekonomideki sıralamalar aynı gidiyor. Evet bütün dünya ülkeleri çalışmadan yediği için Konya kadar olan Hollanda bize17,5 Milyar dolar borç vermiş ve birde doğrudan 21,9 milyar dolar ülkemize yatırım yapmış .
evin 21 Nisan 2017 04:59
daha birkaç ay önce KUDÜSTE ezan resmen yasaklandı. bakın KUDÜS diyorum. ortalığın yıkılması gerekmez miydi? kimsenin gıkı çıkmadı... sanki ezanı almanya, hollanda yasaklamış gibi onlara saldırıyorlar. nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan sahtekarlık...
Fırat 21 Nisan 2017 11:27
10
Kudüs'te ezan yasaklanmadı. Sadece sabah ezanının hoparlörle okunması yasaklandı. Ama bunu ezan yasaklandı şekilde lanse etmek birilerinin işine geldi.
Fer 21 Nisan 2017 16:44
0
Baü'de ki Türk Şehitliği'de Türk bayrağı 3 yıl süreyle indirildi bu hükümet zamanında, duydunuz mu bunu? Hani Kudüs kesmediyse bunu verelim.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN