Back To Top
Şirketler batmasın diye...

Şirketler batmasın diye...

- A +

Cari açık ve bütçe açığı...

İşte buna çifte açık diyoruz. Çifte açık demek, risk artışı demek. Bu nedenle çifte açığa gitmeden ekonomiyi yönetmemiz gerekiyor.

Bir başka mesele de faiz artışı...

Faiz artışı çözüm olur mu? Faizi artırarak döviz kurlarını bir dengeye getirebilir miyiz?

Gelin bu iki meseleyi ele alalım.

Öncelikle çifte açık meselesine bakalım: Türkiye olarak 2001 sonrası nerede ise kronik bir cari açık sorunu yaşıyoruz. Daha az üretiyor-daha çok tüketiyoruz. Haliyle yabancılara karşı döviz açığımız oluyor. Bu açığı da büyük oranda yine o yabancılardan dış borç alarak kapatıyoruz.

Cari açık sorunu aslında ekonomide işler iyi durumda iken çözülmeliydi. Ama siyasi irade ile çözemediğimiz bu sorunu şimdi piyasa iradesi ile ve de ceza ödeyerek çözeceğiz. Artan kurlar ithalatı azaltacak, ihracatı artıracak ve daha az tüketimle cari açık oranımız düşecek.

Tabii ki bu arada ekonomimiz de yavaşlayacak.

Fitch dün bizim büyüme tahminlerini açıkladı: Bu yıl 4. çeyrekte ekonomi küçülecek ama toplamda yüzde 3,8 büyüme olacak diyor. Gelecek yıl ise yüzde 1,2 büyüme bekliyor. Ve 2020 yılında biraz toparlanma ile yüzde 3,9 büyüme öngörüyor.

Açıkçası ben Fitch’in bu öngörüsünün mevcut şartlarda iyi bir tablo olduğunu düşünüyorum. Ilımlı da olsa yıllık büyümenin devam etmesi çok iyi bir durum. Lakin şu noktayı da belirteyim: Biz çok daha iyi yönetimle bu ılımlı büyümenin üzerine de çıkabiliriz. Bu bizim elimizde.

Şimdi bir örnekle olayı izah edelim.

Seçimlerin de etkisi ile bütçe epey açıldı. Bu yıl için açığın 100 milyar lirayı da geçebileceği söyleniyor. Ama Bakanlığın açıklamaları bütçe giderlerindeki disiplin ile açığın çok az olacağı yönünde.

Gelin bütçe disiplinine bakalım:

1-  Yeniden yapılandırma ile ekstra gelirler hedefleniyor. Ek olarak bedelli askerlik ve imar affı ile de yüksek gelir bekleniyor. Bir de normal bütçe gelirleri eklendiğinde, kamunun kasasına epey para girecek.

2-Gider tarafında ise, özellikle emeklilere verilen bayram ikramiyeleri bütçeye yeni yük oluşturdu.  Ayrıca yeni kamu istihdam artışları, kamu personeline sağlanan ek kolaylıklar vs. bütçe üzerinde gider yükü oluşturdu.

Şimdi acilen bütçede giderlerin kısılması gerekiyor. Kısılıyor da...

Nasıl mı?

A- Kamunun özel sektöre yaptırdığı işlerin ödemelerinde tasarrufa gidilmesi gibi.

B- Özel sektörün kamuda oluşan KDV gibi alacaklarının geciktirilmesi gibi.

Kısaca kamu tasarrufa iş yapan özel sektörü zor duruma düşürerek yönelme durumunda. Tüketiciye destek devam ediyor ama kamu ile iş yapan üretici kesim zorda.

Peki bu durum neye yol açıyor: Özel sektör nakit akışı zaten ekonomideki durağanlık ile sıkıntı yaşıyor.

-Talep azalması 

-Kur artışı

-Faiz yükselişi

bir çok firmayı zorluyor. Bakın otomotiv sektörüne. Satışlar yüzde 50 azaldı. Üç vardiya çalışan bu sektör şirketleri acaba kaç vardiyaya düştü, kaç işçiyi işten çıkardı?

Ya inşaat!

Şu anda inşaat yapmaya devam eden milli kahramandır. Ama bu kahramanlığın sonu nereye gider kimse bilmiyor.

Kısaca kamu bütçe disiplini yaparken, savurgan giderleri kısmalı ama üretimci özel sektör beraberliklerini tam tersine desteklemelidir. Özel sektöre “Git bankaya yüzde 40 faizle kredi çek ve benim paramı öde” denilmemeli. Hatta kamunun özel sektör borçları bile derhal ödenme yoluna gidilmeli.

Aksi halde zincirleme ödeme zorlukları çok sayıda firmayı mali kıskaca alacaktır.

Gelelim faiz meselesine. Tek başına faiz artırımı ile işin çözüm olmayacağını Arjantin’den biliyoruz. Ama faiz artırmadan da bu işin çözülmeyeceğini görüyoruz.

Bu millet neden bankalarda 180 milyar dolar mevduat taşıyor? TL yeterince kazandırmadığı için olmasın...

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Abdullah Hasan 07 Eylül 2018 18:54
Kamunun israfı derken sadece hizmette kisiklalar düşünülmemeli, yanlış tesviklerde seffaflasarak da çok paralar kazanılabilir.
KARAR OKURU 07 Eylül 2018 06:17
Doları düşürmeyle israfın alakası bile yok. Ticari bir değeri düşüreceksen onu madara edersin itibarını zedelersin. Bunu yapabilmen için ekonomini sağlam temeller üzerine kurmuş olman gerekir. Blöfle olmaz yani.
KARAR OKURU 06 Eylül 2018 17:58
Abi ozel sektore yardim edelim istiyorsan benim vergimle yapma gazeteden aldigin ayligini kahraman bir mutahite yolla satilan evlerden arabalardan ben kar aldimmi ki simdi borca ortak olayim
1 06 Eylül 2018 17:00
Geçmişte "Milli Gelir + Dış Borç = Tüketim" idi. Şimdi "Milli Gelir - Dış Borç = Tüketim" olacak. Geçmişte herkes Tüketimden pay almamış gibi bugünkü durumdan şikayet edip suçlu arıyor. Ula hepiniz yediniz, içtiniz. Şimdi çok çalışıp az yeme dönemi.
KARAR OKURU 06 Eylül 2018 14:30
Mevcut kur, faiz ve enflasyon değerleri bizi süründürmeye yeter. Kur saldırılarından ve spekülatif hareketlerden bahsediliyor. Spekülatörlerin amacı en yüksek kârı etmektir. Bir yerde fırsat görürlerse bunu kullanırlar. Önemli olan buna fırsat vermeyecek önlemleri almaktır. "Saldırıyorlar" dediklerinin isimlerini açıklasınlar, borç aldıklarıyla aynı çevreler olduğunu herkes görecektir. Bir yalan rüzgarıyla savrulup duruyoruz. AB ile yakınlaşmaya çalışma dâhi reel krizi engelleyemez.
KARAR OKURU 06 Eylül 2018 11:43
Ak parti iktidara geldiğinde kamu küçülecekti, fakat ne oldu da bir anda daha da büyüdü. Yoksa dış güçler veya üst akıl mı yaptı
Muhammed 06 Eylül 2018 11:18
gemi karaya oturdu, sayistay yok, mahkemeler calismiyor bu darbogazdan cikmak icin kapali kapilar arkasinda yeralti zenginlikleri peskes cekilecek sessiz sedasiz verilen imtiyazlari takip edin.. bu ulkede on yillardir hic bir sey degismedi degismeyecek. Ibrahim bey'e cok selamlar, eline saglik.
M. Zeki Yüksel 06 Eylül 2018 10:22
Zenginleri doyurabilirsek fakir kalmaz.
KARAR OKURU serkan 06 Eylül 2018 08:54
Dış güçler yapmış'tır☺
Dertli 06 Eylül 2018 07:07
3- 5 bin olan büyük baş sayısı 300 400 lerde .devlet maalesef halkı çalışmaya değil yatmaya teşvik ediyor.bu arada zaman zaman hibe olan projeler yok mu var.ama proje ile uğraşmaktan sa 1600 lira askari ücretle suya sabuna dokunmadan işe gitmeden oyurmak daha cazip geliyor .işin kötü tarafı devlet işe aldığı bu insanların iş yapıp yapmadığını denetlemiyor
Dertli 06 Eylül 2018 07:02
20 yıl önce yaz mevsiminde kahvehanede sadece yaşlılar otururdu.şimdi herkes oturuyor.bir işiniz olduğu zaman parasıyla adam bulup çalıştırmak çok zor .komşu köylerden iş yapacak adam aranıyor.bu personelin devlete maliyeti asgari ücret sigorta en az 2.500 tl 100 ile çarp 250 bin yılda 3 milyon para çalışmayan üretmeyen köylüye yatması için veriliyor.3 milyonla üretim yapacak bölge şartlarına uygun atolye veya fabrika kurulur devlet kazanır millet kazanır .ilçeyi görseniz sanırsınız ki. Emeklilerin oturduğu tatil beldesi.12 bin küçük baş hayvanın ya
KARAR OKURU 06 Eylül 2018 06:57
Yazının son cümlesi hatalı. Kazandırma yok. Alım gücünü aynı değerde tutma çabası denilebilir. Koskoca amarika batarmı diye var o mevduatlar. Ya batarsa? İşte bu tarz basit ekonomik öngörüleri yaygınlaştırarak fayda elde edebiliriz. Karmaşık eko değerlendirmelerin faydası var mı? Ekonomi ihtimaller üzerinde seyr eder. Doların batması da bir ihtimaldir. Batsa ordaki mevduat hızla başka ülke parasına yönelecek. Demek ki ekonomik değil sorunumuz. Zihinsel. İlla başka bi para alınacak, aynı şeyler yaşanacak. Fiyat artışlarından kim kazanıyor? Fiyatlar
KARAR OKURU 06 Eylül 2018 14:16
2
Onca şey yazmışsınız ama sonuç?
Dertli 06 Eylül 2018 06:53
Devlet malesef insanımızı çalışmaya teşvik edecek projeler üretmiyor.kırsal alanın durumu içler acısı .herkes yatışta.ibrahim bey burda yazacaklarımı sizinde örnek olsun diye gündeme getirmenizi bekliyorum.erzincanın otlukbeli ilçesi merkez 1600 nüfuslu küçük bir ilçe iş kur aracılığıyla belediye ve diğer kurumlara 100 kişi civarında adam alınmış.özellikle belediyedeki iş kur elemanları hiç işe gitmeden maaş alıyor.ailenin diğer bireyleride kaymakamlıktan kömür muhtelif gıda alıyor.ilçe dememe bakmayın büyük köy aslında.hayvancılık yapa
KARAR OKURU 06 Eylül 2018 02:06
İyiki işsizlik fonu var. İşsizlere gerekli ölçüde verilmeyen hakları Suriyeliler e cömert ve veriliyor. Hükümet için enflasyon bütçe açığı basit iki kalemle hallolur. Nasıl ki iki aylık enflasyon un toplamı 2,85 olduysa bunu yiyen vardir. Yemeyen de Ya markete gitmemistir ya gözleri kör. Brunson hoca yakında salıverilir. Savcisi alındı. Bir kılıf vardır. El öpmek ile dudak asinmaz.
KARAR OKURU 06 Eylül 2018 10:11
0
İşizlik fonu duman oldu. İnternette araştırın göreceksiniz
hamza akyol 06 Eylül 2018 01:35
umarım yorum bölümünün yeniden açılması bir hata değil, bir "karar"dır.
musto 06 Eylül 2018 01:03
Tonu 850 tl den buğday sattım tonu 3400tl den gübre alacağım diğerlerini saymıyorum tarımdan hayvancılıktan para kazanamıyorsun sıkıştınmı her şeyi ithal ediyorsun elimizde iyi kötü fabrikalarımız vardı sattın tütünü bile amerikadan alıyorsun amerikaya tütüne vergi koyuyorm diye sopa gösteriyorsun kağıt üretip satarken ithalatcı olduk işlevsiz mecliste 600 vekil hükümette binlerce danışman çalışacak kalifiye eleman yok ithalata para kalmadı ağzımızla kuş tutsak sizleri besleyemeyiz bırakın boş laflarıda kendinize çeki düzen verin bu gidiş
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN