Türk musikisiyle başka bir aleme uyanmak...

Bu köşede genellikle Pazar günleri özellikle müzikle, sanat ve edebiyatla ilgili yazılar yazmaya özen gösteriyorum. Müzik yazıları genellikle Klasik Türk müziği, Klasik Batı müziği, caz ve rockla ilgili oluyor. Her ne hikmetse baz okurlar, Batı müziği bağlamındaki yazılardan pek hoşlanmıyorlar, özellikle de caz konusunda küçümseyici ifadeler kullanarak kendilerince ‘Milli duruş’ sergilediklerine inanıyorlar. Elbette her türlü farklı görüşe ve duruşa saygı duymak lazım. Ancak unutmamak gerekiyor ki müzik evrenseldir ve müzik dinlemek ruhsal bir zenginlik işidir.

Kuşkusuz bu coğrafyada yaşayan insanların Türk musikisini önemsemeleri, sevmeleri kadar doğal bir şey olamaz.Ancak hemen hatırlatalım ki “Bize kendi müziğimiz yeter, bize ne caz’dan, rock’tan, bunlar Batı hayranlığıdır”gibi küçümseyici bir tavır sergilemek marifet değildir. Sürekli Türk müziği üzerinden başka müzikleri küçümseyenlerin, gerçek anlamda Türk musikisini dinledikleri ya da dinleyebildikleri kanaatinde değilim. Belki birkaç piyasa şarkısı dinlemişlerdir o kadar...

Bu noktada şu tespiti yapmakta yarar var; bir ülkedeki kültür, sanat-edebiyat ikliminin kalitesi o ülke insanlarının kalitesini ortaya koyması açısından son derece önemli bir göstergedir. Aynı zamanda kalkınmış ülke olabilmenin en önemli göstergesi de dünya ölçeğinde bilim, sanat ve düşünce insanları yetiştirmektir. Şairleri, romancıları, büyük musikişinasları, ressamları, heykeltraşlarıolmayan toplumların geleceğe ilişkin büyük hayalleri de olamaz.

Bugün ekonomik ve teknolojik alanda pırıltılı bir kalkınmışlık örneği sergileyen ülkelerin hemen tamamı, kültürel alanda da kalkınmalarını tamamlamış ülkelerdir. Mesela Almanya dendiğinde ilk akla gelen Goethe ve Schiller gibi ünlü yazarlardır, Bach, Beethoven gibi bestecilerdir, Dürer ve Holbein gibi ressamlardır...

Biliyoruz ki Osmanlı’nın yükseliş yıllarıbilim, sanat-edebiyat ve kültür ikliminin zengin olduğu bir döneme tekabül etmektedir. Bugün bile geriye dönüp baktığımızda, o yıllarda yetişen büyük şairlerimiz ve musikişinaslarımızla övünebiliyoruz ancak.

Keşke Cumhuriyetle çıktığımız yeni yolculukta, bilim, kültür ve sanat insanlarını içinde barındıran akademiler oluşturabilseydik, ama olmadı, olamadı... Her seferinde başladığımız noktaya geri döndük ve çaresizliklerimize yeni mazeretler ürettik.

Yine de haksızlık etmemek lazım, iktidarların bütün duyarsızlıklarına rağmen, Divan Edebiyatı’ndan bu yana Türk şiiri her zaman zirvelerde yer almayı başarmıştır. Her ne kadar bugün verimsiz bir iklim yaşıyor olsak da, Türk musikisi hala yüzümüzü güldürmeye devam ediyor.

Öyle anlar olur ki Türk musikisinin o muhteşem eserleriyle başka bir alemin rüyasıyla uyanırsınız... Hele de Türkçenin büyük şairi Yahya Kemal’in şu dizelerinden bestelenen Uşşak şarkıyı dinliyorsanız, her zerrenizde o deruni iklimi hissedersiniz.

/Ömrün şu biten neşvesi tâm olsun erenler
Son meclisi câm üstüne câm olsun erenler
Şükrânla vedâ ettiğimiz cân fenâya
Son pendimiz ah-lâfa devâm olsun erenler

Câizse Harâbât Ilâhî'de de herşey
Yârân yine Rindân Kirâm olsun erenler
Tekrar mülâkî oluruz bezm-i ezelde
Evvel giden ahbâba selâm olsun erenler./

Çok kişisel bir durum olacak belki ama, benim için Türk musikisinin yüreğe en çok dokunan eserleri Uşşak ve Hüseyni makamındaki şarkılardır. Mehmet Akif’in

/Ezelden âşinânım ben
Ezelden hem-zebânımsın
Beraber ahde bağlandık
Ne yapsan yâr-i cânımsın/ dizelerini besteleyen Şerif İçli’nin Hüseynimakamındaki şarkısını dinlediğinizde eminim ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Ve hemen arkasından, Şevki Bey’in yine Hüseyni makamındaki şu muhteşem şarkısı...

/Hicrân oku sînem deler
Olmaktadır hâlim beter
Bu iftirâk artık yeter
İnsafa gel ey şiveger
Bir gün olur çağın geçer/

YORUMLAR (14)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
14 Yorum