Back To Top
Yeni besteciler yetiştiremediğimiz için eskileriyle hava atıyoruz

Yeni besteciler yetiştiremediğimiz için eskileriyle hava atıyoruz

 - Son Güncelleme: 07.01.2018 Pazar 01:15
- A +

Hacı Arif Bey’in Kamer-çehre perî-rû tende cânım şarkısını Zeki Müren’in o muhteşem yorumuyla dinliyorum:

/kamer çehre peri-rû tende cânım
nigârım, dilberim, ruh-u revânım
enîsim, simberim, yâr-i vefâdar
nigârım, dilberim, ruh-u revânım./

***

Hacı Arif Bey’den Zeki Müren’e uzanan bu derin musiki ırmağında dolaşırken, insan bugün sanatın bütün dallarında olmakla birlikte özellikle musikide yaşadığımız derin yoksulluğu düşünmeden edemiyor.

Türkiye’nin son on yılına baktığımızda bu coğrafyanın kültürünü, ruhunu ve ahengini yansıtan bir tek bestenin bile yapılamamış olması bir ülke için çok trajik bir durumdur.

Neredeyse hayatımızın her alanını sloganlara, ideolojik ahmaklıklara teslim etmiş bulunuyoruz.

Kalite ifade eden hiçbir sanat eserinin değeri kalmadı, şiir, müzik, sinema, tiyatro ve benzeri sanat dalları siyaset ve ideoloji için ne kadar kullanışlıysa o kadar bir anlam ifade ediyor artık...

Günümüz Türkiye’sinde hemen herkes için ‘yerli’ ve ‘milli’ olmak çok önemli. Elbette bu topraklarda yaşayan herkesin ‘milli’ olmasından daha doğal bir şey olamaz. Ancak hemen belirtmek gerekiyor ki, bu değerlerin bugün slogandan öte bir anlam ifade etmiyor oluşu, millilik anlayışımızın sahteciliğini ortaya çıkarmış bulunuyor. Ne kadar yüksek sesle slogan atar, tirollük yaparsanız o kadar yerli ve milli oluyorsunuz. Bir de üzerine Batı düşmanlığı eklerseniz, ekstra milli oluyorsunuz...

Nedense kimse, neden hala Batı dünyasında büyük müzisyenlerin, ressamların, heykeltraşların, büyük sinemacıların çıkmaya devam ettiğini bir türlü akletmek istemiyor. Peki, biz ne yapıyoruz? Bol bol slogan atıp, meydanlarda coşkulu şiirler okuyoruz. Gerçi hiç yoktan bu da iyidir, mazallah şiirlerin, şarkıların haram sayıldığı bir ülke de olabilirdik.

Ne yazık ki şimdi yeni besteciler, sinemacılar, ressamlar, romancılar çıkaramadığımız için sadece geçmişin muhteşem eserleriyle övünüp, kendi kendimize hava atıyoruz.

Kuşkusuz tarihimizde yetiştirdiğimiz büyük sanatçılarımızla övünmek en doğal hakkımız, ama eğer bugün yenilerini yetiştiremiyorsak geleceğimiz hiç olmayacak demektir. Kültür değişimlerini de dikkate aldığımızda belki Hacı Arif Bey gibi büyük dehaları yetiştiremeyiz ama en azından bu toprakların, bu milletin ruh dünyasını nağmeleştiren yeni besteciler yetiştirebilmeliyiz.

Hacı Arif Bey ki Türk musikisinin en büyük bestecilerinden birisidir. Klasik dönem bestecilerinin pek kullanmadığı şarkı formuna yepyeni bir kimlik kazandırmış ve bu alanda yeni bir çığır açmıştır. Belli bir süre klasik formu denedikten sonra başarılı olmadığını anlayınca, doğrudan şarkı besteciliğine yönelmiştir. Hemen her şarkısına yeni bir renk katmış, şarkılarında beste ile güfte arasında tam bir bütünlük oluşturmuştur. Kürdilihicazkar makamını Hacı Arif Bey oluşturmuştur.

***

Uzun süre sarayda musiki dersleri veren Hacı Arif Bey, buradaki öğrencilerinden Çeşm-i Dilber adlı cariyeye gönlünü kaptırmış ve sonra onunla evlenmiştir. İşte bugün dillerden düşmeyen o meşhur şarkı:

/Bakmıyor çeşm-i siyah feryâde  

Yetiş ey gamze yetiş imdâde  

Gelmiyor hançer-i ebru dâde  

Yetiş ay gamze yetiş imdâde/

Hele Çeşm-i Dilber’in kendisini terk ettikten sonraki mısraları var ki yüreklere ok gibi saplanıyor:

/Niçin terk eyleyip gittin a zâlim  

Seni sevmek midir bilmem vebâlim  

Feda olsun sana bu cân-ü mâlim

Yine görmekliğe yoksa mecâlim  

Hayâlindir hayâl-i hasb-ı hâlim/

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 15:43
Sanat ve bilim ozgur dusunceyle gerceklesir. Gunumuzde ozgur dusunce yargilanip ceza aliyorsa sanat bilim nasil uretilsin?
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 23:22
1
Günümüzde hain Fetöcü darbeciler ile PKK'lılar yargılanıyor.
Akif 07 Ocak 2018 14:43
Mehmet Bey, besteci yetiştiremiyoruz dediği yazıda "güfte" paylaşmış.O güfteler ki, diliyle bugünün insanına bir şey söylemediği gibi, içeriği ile de söylemez.Cinsler arası “erişim”in kolaylaştığı, iletişimin dünyayı bir köy haline getirdiği zamanda, örnekteki gibi aşklar yaşanmaz.Hayat şartları değişti, kentin sosyolojisi değişti.Hatta "köy" bile değişti.Türkü de yazılmıyor/yakılmıyor artık.Bunu şikayet vesilesi olsun diye söylemedim.Hacı Arif yetişmiyor diye dövünmektense, Sezen Aksu'muz var diye övünmeyi yeğlerim.Hamasetin sanatı
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 21:54
0
akif bey! benzer yorumu ben yazacaktım. ancak "böylesine önemsiz bir konuda yazsan ne olacak" diye düşünüp yazmadım. fakat sizin yazınızı gördüğümde hayıflandım. evet bir yönüyle önemsiz bir konu ancak diğer yönüyle çok çok önemli bir konu. o önemli tarafı da bizim hala olaylara olgulara bakışımızda gelişmemiş ülke insanı durumumuz. bu nedenle eleştiri getirilmeliydi. hata ettim. eleştiriniz için tebrik ederim ve teşekkür ederim. zaman değişmiş ve insanlar hala geçmiş zamanın ortamında üretilmiş olan müziğin şimdi olmaması ile ilgili hayıf
metin palamut 07 Ocak 2018 12:28
şu islam sanatları hakkında da bir yazı yazsanız lütfen.Mesela ebru sanatı,tezhip,tezyin,türk sanat müziği,sekizgen minarelerle kendini gösteren mimarimiz.
HACI CAVCAV 07 Ocak 2018 11:26
Ocaktan'ın yazısını Beşir Ayvazoğlu'nun yazısı ile birlikte okumakta fayda var.
Akif 07 Ocak 2018 21:23
0
İkisini birlikte okurken, fonda, Osmanlı'nın devşirdiği çocukların analarının yaktığı ağıtlardan biri çalarsa, daha da iyi bir bütünlük sağlanmış olur.
KARAR OKURU 08 Ocak 2018 00:56
0
Nereden biliyorsun. Eskilerin mi anlattı?
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 11:21
MEHMET bey yaramıza parmak bastınız. Büyük sanatçıları büyük devletlerin desteği yetiştirir. Devlet Başkanı 3 selim gibi sanatçı olursa büyük bestekarlar yetişir. O ZAMAN MUSİKİMİZİN İNCE NAĞMELERİDE İÇİMİZE İŞLERDE ÇELEBİLERİN OSMANLI EFENDİLERİNİN ARTTIĞINI GÖRÜRÜZ. SOKAK VE CADDELERİMİZE YENİDEN ÇELEBİ İSİMLERİ VERİLİR AHMET ÇELEBİ HOCA GİBİ.
KARAR OKURU 07 Ocak 2018 10:13
Güzel yazı... Fakat ben milli değil millîyim.
F . Can 07 Ocak 2018 05:48
Özgür düşünce kaliteli eğitim hukuk adalet ve farklılıkların zenginlik olduğu anlaşılmadığı sürece yeni üretim olmaz hiçbir alanda. Yeni üretim olmaz ise ah eskiden biz neydik ah Atalarımız neler yapmıştı ah Osmanlı vs der dururuz . Çünkü güzel ve yeni birşey yapamıyoruz .
cevat karakalem 07 Ocak 2018 04:49
Sadece Turkiye'de degil tum dunyada "sanat" hem icerik hem tarz anlaminda bir yozlasma doneminde. Belki de "kacinilmaz degisim" olarak gormek lazim. Bunu ortada olumsuz bir durum yok anlaminda kullanmiyorum. Bati'da da buyuk sanatci eskiye oranla cok daha az. Turkiye'de kendi degerlerimize sahip cikamayip basariyi "cezalandirmamiz" da ayri bir faktor. En onemli ornegi de bence Orhan Pamuk. Kendisi gercekten de dunya capinda "buyuk romanci", ki gunumuzde dunyada bu nitelikte romanci cok nadir cikiyor. Baska bir sorunumuzda sanatin poltik enstruman olarak gorulmesi.
EMG 07 Ocak 2018 01:42
Lay lay lom
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN