Back To Top
İstihbarata karşı koymama

İstihbarata karşı koymama

 - Son Güncelleme: 18.12.2017 Pazartesi 00:13
- A +

Gittiğim her toplantıda veya konferansta bana sorulan çok önemli bir konu var. Neden hep başımıza bu kadar çok olay geliyor ve bu işleri başımıza açanlar devletin içine nasıl sızabiliyor. Bizim istihbarat birimlerimiz bunlar yaşanırken ne yapıyor?

Bu sorular oldukça yerinde ama cevabını vermek kolay değil. Çünkü cevaplar son kırk yılda yaşadıklarımızla açıklanamayacak kadar derin. Osmanlı’nın son üç yüz yılına kadar inerek araştırmak gerekiyor. İşin içinde sosyolojik ve kültürel kodlarla şekillendirilmiş bir süreç var. Yeniçeri isyanlarını, devşirme politikasını, yabancı ülke Ordu mensuplarının devleti şekillendirmesini, yabancı hayranlığı ile Anadolu’nun ihmal edilmesi gibi bir çok faktörü doğru okuyamazsak bugünlerde yaşadıklarımızıda anlamlandıramayız.

Türkiye Cumhuriyeti devleti kurulduğu günden beri Osmanlı döneminde yaşanan sıkıntıların revize edilmiş versiyonları ile mücadele etmektedir. Yukarda yazdıklarımı darbe girişimi, FETÖ, NATO, yabancı ülkelerin kültürel emperyalizmi diye uygulayabilirsiniz. Osmanlı’nın kurmuş olduğu kritik kurumlar bugün başka ülkeler için feyz kaynağı olurken bizlerin bunları yapması hep küçümsenmiştir.

İstihbarat ve Ordu başka ülkeler tarafından şekillendirilirken içine etki ajanlarıda yerleştirilmiştir. Bazı kurumlar ilerlemesi önünde engel oluşturulacak şekilde yapılandırılmıştır.

Bütün ülkelerin dış operasyon daireleri ve istihbarata karşı koyma birimleri güçlü tutulurken bizde bunlar ya hiç kurulmamış veya önemsenmeyecek şekilde ihmal edilmiştir. Kurmaya çalışanlar da yine etki ajanları tarafından bir kulp takılarak linç edilmiştir.

Tarihimiz ibret alınması gereken ihanetler ile doludur. Hepsinde de hikaye aynıdır başkasına hizmet eden kişi veya kurumlar karşımıza çıkar. Çünkü devlet çalışanlarını yalnızca işe alırken araştırmakta sonra da üst bir düzeye personel gelirse  ekstra olarak bakmaktadır. Ama FETÖ gibi örgütler imamları vasıtasıyla militanlarını 24 saat takip etmektedir.

İstihbarat örgütlerimiz “bylock” veya kontürlü telefon kullanan hususileri yakalama gibi özel operasyonlar yaptıkça bu yapılar devletle istihbaratçılık oynanmayacağını öğreneceklerdir.

MİT Müsteşarı Hakan Fidan, teşkilatını iç ve dış diye ayırma işlemini sayın Cumhurbaşkanı’nnı da desteğini alarak biran önce tamamlamalıdır. Bu yapılanma istihbarata karşı koyma birimlerinin de önünü açacaktır.

Bu yıllar için asimetrik veya vekalet savaşları dönemi diyoruz. Bu dönem İçinde güçlü istihbarat oyunlarını ve gayri nizami savaş tekniklerini barındırıyor. Eğer zarar görmek istemiyorsak güçlü bir istihbarata karşı koyma birimine, dış operasyonlar dairesine ve özel kuvvetlere sahip olmak zorundayız. Ama öncelikle iyi bir istihbarata karşı koyma birimine.

MİT tek başına bu faaliyeti kurumlar adına sürdüremez. Kurumların da içinde özel birimlerin kurulmasına ihtiyaç vardır. Profesyonel çalışanı yüzbinleri geçen ve Türkiye’nin her tarafına yayılmış bir TSK’yıMİT yetki alsa bile tek başına sızmalara karşı koruyamaz.

Milli savunma bakanlığına bağlı NCIS tipi bir yapı benim kanaatimce gecikmeden kurulması gerekir.

Devlet FETÖ ile mücadele programında tarihi bir fırsat elde etmiştir. Neyin aksi gittiğini yaşayarak görmüştür. Bu veya buna benzer süreçlerin yaşanmaması için devleti tekrar restore etmekten vazgeçip yeniden yapılandırmalıdır.

Geçmiştede sorunumuz bizden gözüken etki ajanlarıydı şimdi de sorunumuz aynı. Dört yüzyıllık bir sorunu kim çözerse sanırım o da tarihe altın harflerle yazılacaktır. Her darbe sonrasında ayakta kalmayı Allah’ın yardımı ve genetik kodlarımız sayesinde başarıyoruz. Ama yarada alıyoruz. Yara almadan bir ilerleyebilsek sizce nerelerde oluruz.

İstihbarata karşı koymamak üzere teşkillendirilmiş bütün yapıların karşı koyma yaptığını gördüğümüz gün sanırım o günleri de yaşayacağız.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 23 Aralık 2017 22:11
Gerçek den güzel anlatiyorsunuz teşekkür ederim sizin yazilariniz sayesinde olaylara daha opjektif başka biliyom
KARAR OKURU 20 Aralık 2017 19:00
Kaleminiz iyi Sn.Yarar. TV programlarında da iyisiniz. Kendinizi ilgi ile dinletmeyi başarıyorsunuz. Tabii burada, teknik uzman olmanın avantajı olarak, konuşma içeriklerinin işe yarar bilgiler içermesi önem taşıyor. Bir de yazı metinlerinde ayrı yazılması gereken de ve da'ları bitişik yazmazsanız çok daha iyi olacak. Saygılar.
KARAR OKURU 20 Aralık 2017 00:42
Mete bey Suud'lar bu gün Katar'a tek sınır kapısını kapatmış.CIA başkanının gelmesinden sonra bu kararın alınması Türkiye'ye karşı bir ekonomik abluka alma girişimi mi ? Türkiye suudların bu hain tutumu için önümüzdeki yıl için İslam ülkelerini hac ziyaretini bir yıl sonrasına ertelemelerini isteyebilir mi.Çünkü şu an ki durumda Mescidi Haram işgal edilmiş olarak değerlendirilebilir mi ?
1234567890 18 Aralık 2017 19:46
Yenicerilerin osmanli ordusundaki gorevi hanedanligi korumakti ve bu yuzden de anadolu halkindan degil devsirmelerden seciliyordu. Bu yapi daha once memluklerde ve pers imparatorluklarinda da vardi. Hanedanlik bir baska hanedanlikla yer degistirmesin diye , yani anadoludaki bir baska aile askeri gucu elde ederek hanedani degistirmesin diye kul sistemi 1.murat zamaninda kurulmustur cunku o donem anadoluda askeri ve siyasi gucu olan bir cok anadolu beyligi vardi ve bu osmanli hanedanligina bir tehditti. Fakat osmanlinin savaslardaki lojistik gucunu ve saldiri gucunu toprak sisteminin bir parcasi olan timarli sipahiler sagliyordu. Yeniceriler fedailik ve padisahi koruma disinda cok da savaslarda osmanli ordusunda bir ise yaramiyorlardi. Daha iyi olanlari sadrazamlik vezirlik yapiyorlardi ama Osmanli ordusunun bel kemigi yeniceriler degildi oz anadolu cocucugu timarli sipahilerdi. Ote yandan Yeniceriler daha cok yonetici ve karar aliciydi yani kurmaydi. Devsirme sistemi ise atesli silahlardaki teknolojik gelismelere ve cografi kesiflere bagli olarak Avrupa'nin zenginlesmesi ve osmanlidan ham madde ithal edip , islenmis urunleri osmanliya satmasiyla , osmanlinin borclanan ekonomisi ve toprak sisteminin de artik yeterince ekonomik katki saglayamamasiyla beraber gelen surecte topraklar kaybedilmeye baslayinca iyice bozuldu ve bozulan ekonomiyle birlikte ve yeni devsirmeler bulunamayinca yeniceri ocagina anadolu halki da alinmaya baslandi ve yenicerilerde isyanlar basladi cunku yeniceri ocaginda bazi ailelerin ve ticaret erbablarinin nufhuzu artmisti. Gunumuzde kuresel sermaye bir ulkeden digerine saniyeler icinde akiyor. Bir cok guclu bildigimiz ulkede bile kuresel sermaye karar asamalarinda epey etkili. Bu sebeple dunyadaki ulkelerin kurumsal yapilari ve siyasetcileri benzer politikalar izlemek durumunda kalabiliyor yani kurumsal formasyon anlaminda. Bu kuresel sermayeye icine daha dusuk teknolojili petrol ve insaat firmalari da dahil. Diger konuya gecersek, Kuresel sermayenin urettigi haberlesme, bilisim teknolojisi cihazlarini kullanmayan bir ulke yok. Bu cihazlarin ve yazilimlarin bir cogu dunyadaki bir cok insan tarafindan kontrol ediliyor denilmekte ve ne kadar basarililardir bilemeyiz. Fakat bunlarin isletilmesi meselesine gelince sanirim insan istihbarati devreye girer. BTK, OSYM vb diger tum kurumlar bu sistemleri kullaniyor. Bu yuksek teknoloji ag, veri tabani , sunucu cihazlarin ve bunlarin guvenligi ile ilgili Turkiye'deki pahali sertifikasyon egitimlerinin ve pahali sertifikasyon sinavlarinin bile bazi tarikatlarin veya yasadisi yapilanmalarin gudumunde kurulmus sirketlerin vasitasiyla gerceklestirilip gerceklestirilmediginden emin olmadan insan istihbaratina karsi koymak ne kadar mumkun?
tepekoylu 18 Aralık 2017 16:16
seni tatlı su kurnazı seni..iyi bir şey olduğunda fırından yenı çıktı büyük ustanın işi ..kötü bişey olduğunda usta ne yapsın son 300 yıla bakmak lazımmış..
KARAR OKURU 18 Aralık 2017 20:09
5
Sanki son 300 yilda ne oldu bilmiyoruz. Osmanli bilim, sanat ve ozgur dusuncede Avrupa'nin fersah gerisinde kaldi. Girdigi savaslarin buyuk cogunlugunu kaybetti. Herseyi onlar icad ettiler biz bakakaldik. Ve geri kalmisligimizin sucunu hep onlarin ustune attik. Aynaya bakmaktan hep korktuk, gerceklerle yuzlesmekten hep kactik ve bu zihniyet hala devam ediyor.
Bayraktar 18 Aralık 2017 10:22
yapılacak çok işimiz var elbette biliyoruz ama aslında 2000 yıllarında başlayan tekloji saldırısı var bunlarda çocuklarımızı etkiliyor bu saldırılar internet ortamında yada sanal oyunlarda karşımıza çıkıyor Çocuklukta üniversite giden öğrenciler üzerinde oynanıyor gençlerimizin pc başında oyun oynarken sürekli telefonda online olmalarıdır kitap okumamalarından mahrum kalıyor aslında ibn Haldun dediği gibi eğitimde ezbercilik hattadır hep ezber üzerine gidiyoruz buda ogrencilerinlerin araştırma konuşma tez yapma fikir yürütme noksan kalıyorlar buda internet sanal ordamdan kaynaklanan bir olaydır evet suan tarihi kitaplar ve tarihi olayların arka planlarını anlatan kitaplar çıkıyor ve manav kodlarda bunların içinde var aslında kodlar bizim içimizde genlerimizde var sadece o kodları uyandırmak harekete geçirecek bilgi ve kodları bulmak zorundayız bu zamana kadar okudulan bütün ezberleri bırakmak zorundayiz
Merve 18 Aralık 2017 07:47
İstihbarat ; gene güzel bir noktaya değinmiş siniz aslında sıkıntı tam da burda bu alanda yetersiz olduğumuz aşikâr dediklerinize aynen katılıyorum bu konuda inşaallah bir an önce önlem almak ve yapılması gereken ne varsa en iyisini yapmalıyız istihbarat konusundaki eksiklilerimizin düzeltilmesini sağlamalıyız.Ülkeme yapılan ihanetlerden yaşadıklarımızdan ders çıkarmak, Yara almadan ilerlemek için yeni bir istihbarat yapılanması şart teşekkürler.
KARAR OKURU 18 Aralık 2017 06:19
60 yılli geçkin sürede NATO üyeliğimizde tüm milli istihbaratımizi Amerikanin ClA ve ingilizin Ml6 istihbarat kurumlarının güdümüne bırakır ve onların talimatı ile istegi ile soğuk savaş dönemi anti kominist psikolojik harbinin gereği olarak istihbarat olarak sadece üniversitelerde kahrolsun Amerika diye bağıran gençleri potansiyel düşman bilirsek tabiki soğuk savaş bittiğinde milli istihbaratımizi güdümlerine verdigimiz bu batılı emperyalist güçlerin bizim ileri karakol olmamıza ihtiyacı kalmayarak bize düşman olan gerçek yüzlerini ortaya çıkarıp bize istihbarat operasyonları yaptıklarında tabiki bu istihbaratlarina karşı koyamayiz sahi komünizmle mücadele derneklerine biz niye izin verdik? 68 kuşağının kahrolsun Amerika diye bağıran Amerikan 6.filo conilerini denize doken deniz gezmişi biz niye astik? Amerikan gladyosunun ülkemize yerleşmesine biz izin verdik şimdide bunlara karşı koymakta zorlaniriz tabiki
HASBÜNALLAH 18 Aralık 2017 01:32
KORKMA... Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım.... Hakkıdır HAKKA tapan MİLLETİMİN İstiklal........ Gaflete düşüp korku hastalığına kapılanlar panik yapmasın ayak altındada kalabalık yapmasın yeter.... Evet genetiği savaşçı olarak kodlanmış milleti tehtidle terbiye edebileceğini zannedenleri sahada tokatlamaya devam edeceğiz... Bu milleti mağlup edeceğini düşünenler Anadoluda ancak toprağın altında kalacak yer veririz daha önce bunu tecrübe etmek isteyen yüzbinlere toprağın altında yer verdiğimiz gibi. Kızılelma neferlerine Sevgi selam ve hürmetle...
KARAR OKURU 18 Aralık 2017 00:55
Feto devletin icine sizmadi. iktidar tarafindan devletin icine yerlestirildi fetocular. Amac Kemalistlerin elinde olan burokrasiyi ve yargi sistemini Gulen tarikatinin uylerini yerlestirerek ele gecirmekti. Bu buyuk olcude basarildi ama bu sefer de AK Parti ile tarikat birbirlerine dustuler ve bu yorgan kavgasi ulkemize cok buyuk zarar verdi ve vermeye devam ediyor. Kabahati dis ulkelerde, ajanlarda, vs arayanlar gercekle yuzlesmekten kacinanlardir.
bulent serdar 18 Aralık 2017 03:35
15
sallamadan yorum yazin..AKP iktidara gelmeden cok once FETO devlete, spora, siyasete, ekonomiye sizdi...Biraz okuyun sonra konusun
KARAR OKURU 18 Aralık 2017 19:56
6
Bu tarikati goklere cikaran, onlarla binbir turlu "is" yapan bu iktidardir. Dindardir diye guvendiler. Feto daha once de vardi ama yargiyi ve burokrasiyi AK Parti iktidari esnasinda ele gecirdi. Bugun de baska tarikatlar cirit atiyor bu ulkede. Fetoculardan bosalan yerleri kimbilir hangi tarikatlarin uyeleri ele geciriyor. Bu bizim yarattigimiz "milli ve yerli" bir sorundur. Bu sorunun kaynagi disarda degil, icerdedir. Bu gercekle yuzlesmedikce devletin icinde yuvalanan kotu niyetli orgutlerden kurtulamayiz.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN