Back To Top
Nerede o gelecek bayramlar

Nerede o gelecek bayramlar

- A +

Tarih en çok neylerle doludur?  Kim hangi gözler ve niyetlerle bakıyorsa onun gördükleriyle.

Ayete göre “insan aceleden yaratılmıştır.”

Bu sebeple, biraz beklese zaten ölecek olan insanları kılıçla, gürzle, tüfekle, taşla, atom bombasıyla bir an önce öldürmek için hâlâ daha sistemler üretmekte, büyük paralar harcamaktadır. Herkes de endişe ve korkularla -buna yaşamak denirse- yaşamayı ve ölüp-öldürülmeyi sürdürmektedir.

Hak ve bâtıl diye iki kavram ve bu iki karşıt kutbun birbiriyle ezel/ebed savaşı var, amennâ.

Babam tam kırk yıldır kütüphanesinde bir kitap yazıyor: ismi Hak ve Bâtıl. Allah kendisine ve anneme uzun ömür versin, bu kitap biter mi? Benim bildiğim birkaç tapu sicil defteri gibi battal defter doldu ama yazım işi devam ediyor ve bitmeyecek gibi duruyor. Hak ve bâtıl arasındaki savaş da öyle. Bitmez, bitmiyor. Şeytanın işi yok, bizim de elimiz armut toplamıyor.

Şükür ki Hak tarafında olduğumuza inanıyoruz.

1071’de ne olmuştu, bugüne ne kaldı?

2071’de ne olacak ve olanları kimler görecek?

Âhir zamandayız mâlum. 3071 olacak mı? Ve 3061’de doğan bir çocuk, 3071’de bin yıl öncesine bakmak isteyecek mi ve baktığında ona kim, ne gösterecek?

Bundan yirmibeş yıl kadar önce Kocamustafapaşa’da yaşlı bir arnavut nine, beş yaşındaki çocuğun elinden inciri almış ve yerken de ona şöyle demişti: “sen daha çoook yersin.” Çocuk da öylece baka kalmıştı. İncirsiz.

Kurban Bayramı da gelip çattı.

İstanbul boş, sâhiller dolu. Anadolu’daki bazı  evler de. Bir sürpriz yapılsa ve geri dönmek isteyenlere İstanbul kapları açılmasa!

Başka arzunuz?

Başka arzumuz da şu: Müslümanların gerçekten bir varlık olduğunu, bir ‘dünyaları’ olduğunu görsek de Arakan olan neresi varsa, ora kansız olsa!

Başka?

Yarım milyon müslüman hac farizasını yerine getirmek için gitmiş ama Mekke’ye girememiş, alınmamış. Ee ne var bunda deme. Kabe artık ümmetin ortak bilinç ve idaresinin yönetebildiği bir yer olsun. Ayrıca kendi topraklarımıza vizeyle, pasaportla gitmeyelim artık.

Başka?

Bayramın kutlu olsun, kalbin inşirah dolsun.

Harika bir tesadüf

Tivitırdaki dostlar’ından birisi olamadığım için isteğinle yazınızı okurken karşılaştım. Fakat üç parçadan bir bütün meydana getiren ‘köşe’n hakkında 2. sayfayı okurken düşündüm. 2. sayfada çıkacak yazılardan habersiz yazdıysan ‘köşe’yi, gerçekten harika bir tesadüf. 

Trenin önünde insanı yolsuzluk yapmaya (!) teşvik eden  ‘’Şair duruşu”’ ile Mehmet Aycı Bey düşünce fitilimi ateşledi. Ve  ‘Yollara düşmek’ten sosyolojik tespitler yapan bir başka ‘Şair’ Ömer Erdem Bey. Ne yalan söyleyeyim KARAR’ı almama sebep olan Etyen Mahçupyan Bey’in yazısından aklımda hiçbir şey kalmadı. 541. sayı için üç isme müteşekkirim. Mevlâna İdris, Ömer Erdem, ve kültür sanat sayfasını tek başına sırtlayan Erkut Tezerdi Bey.

‘Kurban Bayramı geldi. Uyarıların çoğu kurban hakkında değil’ yol ve yolcu hakkında da diyebiliriz. Tuhaf gelse de!

Kahve sözünüzü çaya çevirirseniz; Hristiyan bir Ermeniye Kurban etinden ikram etmenin hükmü hakkında Diyanet ne der bilemem. Fakat kavurmanın ardından, 80’ler dizisinin kahvecisinin  tabiriyle “yapıştır abime bir çay, yağ gibi kaysın’’ olur.

Yol ile yolcudan, yolcu ile yoldan dolayı ahbap oluruz. “Serkisof Ahbabım Olur’’ diyen Şair’e ve tüm ehli olanlara selam olsun.  Aram Gülmezyan

Arakan için

Arakan’daki zulmün görüntüleri paylaşıldıkça, konuyla ilgili bilgi ve öneriler de hızla yayılmaya başladı.

Kimi gözlemciler işin içinde ajitasyon ve asılsız görseller de olduğunu, dikkatli olunması gerektiğini belirtirken, kimileri de bölgeyle ilgili birinci elden duyup gördüklerini ve neler yapılabileceği üzerine görüşlerini açmaya başladılar.

Konunun ekonomik ve siyasal arka planını anlatanlar da var.

Ama “Arakan için ne yapabiliriz?” başlığı altında yazan bir dostumun şu önerisi belki de en pratik olanı:

Dua edebiliriz.

Yaşanan katliamların altındaki sebepleri okuyup anlayabilir, anlatabiliriz. Bölge hakkında yazılan raporları okuyabiliriz.

Mevcut hükümeti adım atmaya zorlayabiliriz. Adım atıyorsa çözüm odaklı adım atmayı dillendirebiliriz.

Bölgeye yardım ulaştırmaya çalışan insanî yardım teşkilatlarına bağış yapabiliriz. Daha çok dua edebiliriz.

Bu bağlamda İHH’nın her zaman olduğu gibi süratle intikalini ve insanî yardım anlamında gerekenleri yapma çaba ve başarısını takdir ediyor, çalışanlarını kutluyorum.

İyi ki varlar.

ANONS

Bugünden itibaren balık avlamaya başlayabilirsiniz.
Aman hepsini avlamayın, her türden bir erkekle dişisi kalsın.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar
KARAR OKURU 31 Ağustos 2017 03:04
Okurken akıp giden bir yazı gönlünüzden aktarmışsınız, saygıyla selamlar.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN