Back To Top
Boş ya da dolu konuşmak

Boş ya da dolu konuşmak

 - Son Güncelleme: 13.03.2018 Salı 11:43
- A +

Gündem biraz din, biraz siyaset, biraz da ilahiyat felsefesi tartışmalarıyla yoğunlaşmış bulunuyor. Elbette, bütün tartışmaların zemininde ve üzerinde siyasi atmosferden kaynaklanan rüzgârların tesiri de devam ediyor. İttifak süreçleri, seçim yasasındaki önemli değişiklikler ve en nihayet seçimin zamanında mı erken mi yapılacağına dair bitmek tükenmek bilmeyen tahminler.

Kritik etmek için söylemiyorum. Biz de bu tartışmaların bir parçasıyız ve öte yandan bir demokraside siyasi ve sosyal eksenli mevzularda kelam etmek kadar normal bir şey olamaz. Neyin hukuki olduğu neyin olmadığı, neyin ülke yararı taşıdığı, neyin riskler barındırdığı vs. hem medyanın hem de sokağın işidir ve hakkıdır. Yeter ki bütün fikirlerin kendisini serbestçe ifade edebileceği bir zemin olsun. Bu zemin yoksa veya örselenmişse de önce bunu onarmak lüzumu vardır. Dolayısıyla, şartları oluşmuş hangi konuda olursa olsun tartışmak ve konuşmak sadece faydalı değil gereklidir de.

***

Kaldı ki Türkiye gibi sancılı dosyası çok, gerilimi yüksek toplumlarda bu mesainin değeri her zaman yüksektir. Böyle söylendiği zaman anlamsız gelebilir ama bir toplum için tartışabilmek, konuşabilmek, münakaşa edebilmek bir kazanımdır. Geliştirilmesi gereken bir kazanım… Bu imkanın kaybolduğu azaldığı ve zayıfladığı zamanlar düşünülürse ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılır.

Mesela, Cumhuriyet tarihi boyunca onca meşakkat, acı, sıkıntı, darbe ve benzeri kasvetli yollardan geçen bir ülke olarak Türkiye için meselelerini konuşarak çözebilmek kadar övünülecek bir şey olamaz. Meğer ki sorumluluk sahipleri bu kazanımın hakkını versin; tecrübenin ve bilginin gereğini yapsın. 

Demokrasimiz veya hukuk/yargı sistemimiz çok iyi olmayabilir. Yaşanan bunca tecrübeye rağmen hak ettiği seviyeye ulaşmış olmayabilir. Eğitim modellerimizin hali ortada, gelecek için güven vermeyebilir. Yahut da eğitimden bağımsız olarak akademi dünyası gele gele bu noktaya mı geldik dedirtebilir. Ki dedirtiyor…

Sivil toplum da böyle bir manzara arz ediyor. Çoğu kuruluşun ne sivil özelliği kalmış ne de toplumun derdine derman olacak bir kalite taşıyor.

Gelgelelim, söylemeye gerek yok medya da bütün bu halden vareste değildir. Hangi kurum ne kadar yozlaşmışsa matbuat da o kadar yozlaşmış ve değer kaybetmiştir. Üç kuvvet kuvvetten düşmüşken “dördüncü kuvvet”te de mecal kalması beklenemezdi, öyle de oluyor.

***

Yine de konuşmak, tartışmak kabiliyetini korumak ve geliştirmek zorundayız. Kurumlar zayıflayıp fonksiyonlarını icra edemez olsa bile ülkenin marka değerini ve geleceğini ayakta tutacak olan şey işe yarasa da yaramasa da meseleler hakkında fikir beyan etmeye devam etmektir. Hukuk sisteminden eğitime, sivil toplumdan medyaya bütün üniteleri onaracak sermaye de fikir kapasitesinin hacminden geçer. Zayıf ya da güçlü, dolu veya boş bütün fikirlerin çarpışabildiği ortamdan kötü bir şey çıkmaz. Malum, barika-i hakikat müsademe-i efkardan doğar. Hakikat gecikecek olsa da fikirlerin çarpışmaya devam etmesinde beis yoktur.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
okuyucu 15 Mart 2018 14:52
Valla ne yalan söyleyeyim.Karar gazetesi daha önce bana hep itici gelmişti.Ama bu aralar Sn Karar yazarı Hocalarımız beni şaşırttı.Belkide ön yargılı davranmışımdır.Her zaman gerçeklerin doğruların yazılması dileğiyle
Abdullah birisi 15 Mart 2018 06:18
Devlet adamınin bir gizemi...bir ağırlığı...bir görünmezliğı...bir az ve öz konuşmaklığı...yönettiği vatandaşlarına telkin ettiği şeyleri kendisinin yapmaklığı..vardir...kanuni süleymanin sumatradan gelenleri dinleyip tamam gidebilirsiniz dediği ve sonra gerekeni yaptığıni hatirlamak lazim...hani onları örnek aliyoruz ya....hah iste ondan
kararlı okur 13 Mart 2018 20:42
fikir beyan etmekmi.bu devirde.bu hükümet zamanında.MÜMKÜN DEĞİL,ASLA,İMKANSIZ .hemen bildiğiniz medya tarafından KORO halinde LİNÇ edilirsiniz.
KARAR OKURU 13 Mart 2018 15:34
Karaalioğlu okunacak ender yazarlardan birisiniz.
engineer 13 Mart 2018 15:13
Namik Kemal : çıkar âsâr-ı rahmet ihtilaf-ı re'y-i ümmetten " (Halkın farkli fikirlere sahip olmasi hayirli neticeler ortaya cikarir.) katılırmısınız katılmazmısınız, ihtilaf-ı re'y-i ümmet din üzerine olurmu?
meral 13 Mart 2018 13:24
"Allahin hukmu ile hukmetmeyenler kafirlerin ta kendileridir."maide 44.evet bu ayeti guncelleyelim bakalim. ayet; dikkat ederseniz zaman veya ulkeden soz etmiyo,tum zamanlar ve tum insanlik ,devletler icin gecerli bir hukum.dolayisi ile Allahin hukmu ile hukmetmeyenlerin durumu bu.ama demokrasi dininde birakin Allahin hukumlerini uygulamayi tam tersi yasak olan hukumler uygulaniyo.zina,faiz,escinsellik.icki serbest.dolayisi ile bir musluman demokrasi dini dahil,kapitalizm,komunizm,kemalizm,para,sahte tarikat ve seyhler vb. tum beseri sistemleri ve sahte ilahlari reddetmek zorundadir.musluman
KARAR OKURU 13 Mart 2018 15:36
0
meral hiç yalan söylemez, erkeklere bakmaz, başkasının hakkını yemez. meral sadece ve sadece allahın dediklerini yapar. Mesela kölesine çok iyi davranır. kölesini azad eder. kuranda 6236 ayet var. meral bu ayetlerin belirttikleri bütün herşeyi yapar. yalnız ufak bir kusuru var. meral 6236 ayette ne yazdığını bilmez. çünkü arapçadır. tercümesi vardır ama meral onları da okumaz. okusa zaten yukardakini yazmaz.
Denge 13 Mart 2018 20:15
0
Maide 44, Tevrat ile hükmeden yahudi alimlerden bahsediyor. Neden zaman ve ülkeden bahsetmiyor diyerek yalan söylüyorsunuz? O zaman biz de mi Tevrat ile hükmedelim? Kuran'da 'ey insanlar' denilen her yerde bütün insanlar kastedilmez. Her ayetin tarihsel bağlamı vardır. Kuran'da herhangi bir yönetim biçimi dayatılmaz, onu ancak din satıcıları yapar.
evin 13 Mart 2018 08:43
her gün konuşan adam boş konuşuyordur. biraz da susmak ve okumak araştırmak lazım. her gün sahneye çıkma merakı çok itici.
KARAR OKURU 13 Mart 2018 08:08
Ulkesini dusunen insanlarin gercekci degerlerdirmeleri bunlar, evine bayrak asmaktan, eline bayrak alip slogan atmaktan, yerli-milli iddiasindan binkat daha iyidir.
cevat karakalem 13 Mart 2018 07:27
Sorunlarin kamuoyu nezdinde konusulmasi o sorunlarin cozulmesi icin en iyi yol. Ornek "basortusu sorunu".Kanunlarla vs. degil halk arasinda konusula konusula cozuldu, farkinda olunmadan makul sekilde cozuldu.Artik kimse de rahatsiz olmuyor ve sisyasi olarak bir enstruman olma ozelligini yitirdi her iki taraf acisindan da.Ayni seyi diger konularda da yapabilmeliyiz, basta "Ic Kurt Sorunu". Kisacasi sorunlari uzerinde konusulmamasi gereken bir tabu olmaktan cikarmaliyiz.Konusa konusa her sey zamanla "tavsiyor ve normallesiyor".cogunluk makulde birlesiyor farkinda bile olmadan.
KARAR OKURU 13 Mart 2018 07:10
En önemli konu
Birol 13 Mart 2018 01:35
Bence bu İslam konusu siyasetin tartışacağı konular değil.Geçmiş tecrübelerle sabit.Neyi düzelteceğiz dedilerse,daha da batırdılar.Örnekler coğaltılabilir.Mesela eğitim,mesela Avrupadan ithal,6284 sayılı Aileyi korumave kadına şiddeti önleme kanunu(Aileyi korumadığı gibi daha büyük mağduriyetler yaratmaya devam ediyor.)En büyük korkumuzda Din meselesine el atıp onunda tahrif edilmesine sebep olmak.Allah muhafaza.
KARAR OKURU 13 Mart 2018 12:26
3
Birol kardeş din konusunda tahrif asla söz konusu değildir. İSLAM dini ve içeriği olan Kur'an-ı Kerim Allah'mıdır. Ve kıyamete kadar da bir ayeti değişmeden devam edecektir. Onun koruyucusu Hazret-ı Allah'tır. Tarih boyunca küfür ehlinin ve içimizdeki iki yüzlülerin Islam'a bakış açıları Islam'ı bağlamaz, kendilerini küfür karanlığına iter. Kör insanlara güneşi tarih etmek imkansızdır. O sadece karanlığı tarif eder. Bu da bizi hiç ilgilendirmez. Herkes yoluna ya Cennet ya da Cehennem.
Birol 13 Mart 2018 13:30
2
12:26 ılımlı İslam projesinden habersizsin galiba kardeşim.Bir ara camilerimizi kiliseye çevirmeye kalkmışlardı.Arka sıraları sandalyelerle doldurmuşlardı.Bu sadece bir örnek.Fetö bu gün eskisi gibi güçlü olsaydı eğer.Din diye uydurdukları saçmalıkları,müslüman toplumumuz arasına yerleştirmeye,sapkın ideolojilerini inşa etmeye başlamışlardı.Bu ve buna benzer müdahaleler yapılmamalı.Ben bundan bahsediyorum.Şüphesiz Allah dinini korumaya muktedirdir.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN