Back To Top
Çözemediğimiz büyük meselelerin bilmem kaçıncı yıldönümü

Çözemediğimiz büyük meselelerin bilmem kaçıncı yıldönümü

 - Son Güncelleme: 12.09.2017 Salı 00:17
- A +

Tam 37 yıl oldu. 12 Eylül darbesi ağır bir silindir gibi, acıma duygusu taşımadan ülkenin üzerinden geçeli o kadar zaman oldu. Bütün sorunları çözmek gibi yüksek bir amaçla yola çıkıp ülkenin onyıllarına mal olacak ağır hasarlar bırakarak kenara çekildi. Her darbe gibi… Yanlış kurgusu, hatalı mantığı ve toplumla uyumsuz felsefesi hâlâ sıkıntı vermeye devam ediyor. O kadar ki arada biri 28 Şubat darbesi, diğeri de 15 Temmuz girişimi olmak üzere iki artçı darbe mirası da bıraktı.

***

Böylelikle, demokratikleşemeyen, hukuk üretemeyen bir sistemin saatli bomba gibi umulmadık anda patlayacağını gördük.

Ülkenin üzerinden sadece 12 Eylül toprağını değil, bütünüyle Cumhuriyet kurgusundaki yanlışları kaldırma cesaretini erken dönemde gösteren rahmetli Turgut Özal oldu. Kalkınma, vizyon ve dönemin şartları elverdiğince demokrasi onun devr-i iktidarında sahne aldı. Bugünden geriye bakınca Özal olmasaydı Türkiye’nin yıllar içinde aldığı mesafelerin birçoğunu kat edemeyeceğini söylemek yanlış olmayacaktır. 12 Eylül nasıl bir felaketse o felaketten en iyi çıkışı ufku ve kalıpları yıkan liderliğiyle Özal temsil etti.

2000’li yılların başında AK Parti ve Erdoğan’lı dönem ise sadece 12 Eylül’ün kalıntılarının temizlenmesi değil, yine Cumhuriyet kurgusundaki yanlışlıkların onarılması için büyük bir imkan sundu. Ekonomiden siyasete kadar Erdoğan’lı yıllarda atılan adımlar ortadadır. Şimdilerde, 15 Temmuz darbe girişimi ve buna bağlı olarak OHAL gölgesinde yaşanan daralmayı hariç ülkenin aldığı mesafe benzersizdir.

Türkiye gelişti, ekonomi büyüdü, makro göstergeler 1980’lerle kıyas kabul etmeyecek çapta büyüdü… Gayet tabii ki nüfus ve ihtiyaçlar da büyüdü.

Böyle bir ülkeyi belirli güvenlik hattında ve refah düzeyinde tutmak için mutlaka yapılması gereken şeyler vardır. Bir kısmı yapıldı bir kısmı yapılamadı hatta sorunlar derinleşti.

Sadece 12 Eylül darbe senesiyle kıyaslamak için değil her durumda Türkiye’nin güven ve refah içinde olabilmesinin yolu da bu sorunların üstesinden gelmekten geçer. Çok başarılı yılların ardından bile sistem 15 Temmuz darbe girişimine muhatap kalmışsa bunu önlemenin yolu hukuk devletini güçlendirmek ve herkesi o devletin ortak ve eşit paydaşı yapmaktan geçer.

12 Eylül dindarları, Kürtleri, solcuları, Alevileri ve tek tip vatandaşlık tanımının dışında kalan herkesi dışlamıştı. 28 Şubat, bu mantığı dindarlar için yeniden genişletti.

Bugün 37 yılın ardından bütün ana sorunları yeniden ele alalım ve duruma bir bakalım. Ekonomide büyük gelişme kaydettik ama Kürt sorunundan hukuk devleti ilkesi eksikliğine, kamuda şeffaflıktan üniversitelerdeki bilimsel özgürlüğe, Alevilerin haklarından siyasi partiler yasasına hatta trafik keşmekeşinden çarpık kentleşmeye kadar bir dizi büyük sorun hala çözüm bekliyor. Devlet ile dindar kesimlerin ilişkileri büyük ölçüde onarıldı ama yerine bu kez de laik kesimlerin mutsuzluğu sorunu ikame oldu. Yani devletle problemli devasa yeni bir kitle ortaya çıktı…

***

Herkes için yeterli hukuk ya da herkesin bütün haklara erişimde eşitlik kurmadığımız müddetçe başımız ağrımaya devem edecek bunu akıldan çıkarmayalım. Türkiye gibi mazisi acılı ve kavgalı, bugünü ise farklılıklarla dolu bir ülkenin mutlak ve iyi kalitede demokrasi olmadan idare edilemeyeceğini de asla unutmayalım. Demokrasi ve hukuk olmadan ne refah kalır, ne de kalkınma işe yarar.

Yıldönümü bahane… İster 12 Eylül’ün ister 28 Şubat’ın ister de 15 Temmuz’un yıldönümünde bu ülke için dile getirilecek acı hakikat budur.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar
Oguz 12 Eylül 2017 20:37
Dis Politika sorununuda bunlara eklemek lazim. RTE yürüttügü dis politikanin Türkiyeye hic bir yarari yok. Evet her ülkenin düsmanlari vardir ama, bu demek degildirki RTE gibi allahin her günü bir ülkeye devamli laf et, bu olmaz..Onu birakin eline gelen her bakanda bu koraya katildi...Politika uslunca yapilir, yani cagirip bagirarak degil. Bir ara hergün Israil vardi, sonra Esed, sonra Rusya, sonra Hollanda ve simdide Almanya...Türkiye bunlardan simdiye Kadar ne kazandi Allah askina...Simdi biz problemlerimizi kimle konusacagiz...Cevremizde problemli olmadigimiz ülke kalmadi, simdide uzaktaki ülkelere catar olduk...Yahu, böyle 80 milyonluk bir ülke yönetilirmi, anlasilir gibi degil...Sorunlar orda duruyor, ama hergün laf ebeligi pesindeler...Bu nasil bir Politkadir? Simdide AKPliler Almanyadaki secimlere karismaya basladilar...Pekala o Zaman Almanlarda 2019 secimlerine kuvvetlice müdahele ederlerse, ne söyleyeceksiniz... AKP liler, alo, kendinize gelin...Bizi rahat birakin Almanyada....Allah askina: peygamberimize birisi gelip sormus, ya Resulallah, islamin emirlerini yerine getiriyorum ama daha ne yapmam lazimki, cennete girmem tam garanti olsun demis. Peygamberimizde, dilini tutmus..Yani, eger dilinide bos seylere kullanmayip, susarsan, iste o zaman cennete girmeye emin olabilirsin demis...Müslüman mülayim, salih olur, sözünden herkez emin olur, yarin nasil davranacagi bellidir...Cagirip bagirarak kimseyi korkutmaz ve asagilamaz....Ne yazikki, bir sakal birakip, bir sacini kapatip, defalarca hacca ve umreye gitmekle salih müslüman olunmuyor....
KARAR OKURU 12 Eylül 2017 20:16
kaleminize saglik. önemli konu. sayin davutoglunun istifa ettirildigi ikinci 28 subat post modern darbesini de unutmamak lazim.
Murat yilmaz 12 Eylül 2017 16:32
Bu noktaya bile gelmen gelistigini yalakaligin para etmedigini gosterir.
KARAR OKURU 12 Eylül 2017 11:55
arkadas nedir bu ya lafi donup dolastirip bu ulkede adaletin olmadigina getiriyorsunuz bu yakisiyormu size? karar yazarlari cogu aptullah gule calisiyor kanimca bu aptullah gul degilmi? misirda darbe yapan dikdatoru teprik eden,ve torerist seladdin demirtasa bassagligi dileyen ankarada 100 kisiyi olduren toreristler icin
KARAR OKURU 12 Eylül 2017 12:48
1
Türkçe, yabancı dil galiba?
KARAR OKURU 12 Eylül 2017 15:59
2
Farz edelim ki bu gazete "aptullah gül"e çalışıyor. E öbür tarafta da 15 tane gazete Erdoğan'a çalışıyor. Abdullah Gül Sisi'yi tebrik etti, Erdoğan da taa Sudan'a kadar giderek, 1.000'lerce insanın ölümünden sorumlu tutulan darbeci El Beşir'i ziyaret etti. Tüh! Ne yapacağız şimdi? Önce düşünüp, sonra konuşacağız. Neymiş? Önce düşüneceğiz.
KARAR OKURU 12 Eylül 2017 11:22
Bu ülkede bugünkü iktidar da dahil bütün iktidarlar hukuku bir ayakbağı olarak görmüştür. Sayıştay'ın durumunu, denetim yetkilerinin nasıl kuşa çevrildiğini bilen var mı? Siyasetçiler "80 milyonun kaderini ben yöneteceğim diyor" ama iş harcadığı kamu kaynaklarının hesabını vermeye gelince, "olmaaaz" diyorlar. Babalarının bakkalı değil ki bu ülke. AK Parti, 12 Eylül'ün getirdiği katı merkeziyetçi yapıyı yıkma taahhütleri vererek geldi iktidara. 16 yıldır da aynı taahhütleri tekrarlıyor. Sonuç? Eskisinden daha "şişman" bir Ankara.
külyutmaz 12 Eylül 2017 11:07
Ak Parti dönemi hakkındaki bazı kabulleri düzeltme zamanı gelmiştir belki. (1) 2002-2007 dönemi ekonomide İMF veya kemal Derviş dönemidir.Ak Partinin katkısı ekonomiye karışmamak olmuştur. (2) 2007'den sonra Ak Parti bürokraside tam etkilidir,2009 kapatma davasının sonucu bu durumu belgeler. (3) 2008 krizinden Türkiye çok etkilenmiştir,kendini batırmak için elinden geleni yaptıysa da FED'in doğru hamleleri sayesinde yere yapışmamıştır.(arada bir Bernanke'ye dua ediniz ) . Çözüm süreci oy hesapları için PKK'yla ele ele bitirilmiştir.Milliyetçiler ve PKK 'nın kazan-kazan dansıdır.Erdoğan bu dalganın sörfçüsü olmuştur.Ak Parti dönemi Türkiye'nin herhangi bir döneminden daha iyi değildir.Hep kötülenen 90'lar bile Ak Parti 2007-2016 ortalamasından daha iyidir.Demokratikleşme denilen şey önceki şapkalı milliyetçi-yiyicilerin yerine şalvarlı milliyetçi-yiyicileri getirmek olmuştur.
Z.Yardım 12 Eylül 2017 10:20
Toplumda büyük oranda adalet eksikliği hissediliyor. Ne yapyorsanız adil yapmıyorsanız toplumda kabul görmez.Demokrasi ve Herkes için adalet. Birilerinin değil herkesin,ülkenin kalkınması önemlidir.
KARAR OKURU 12 Eylül 2017 09:44
Tam isabet. Ana sorunlar duruyor
sefure 12 Eylül 2017 09:02
12 eylül solun üzerinden silindir gibi geçti, türk-islam sentezi 35 yıldır iktidarda...ama her ne hikmetse hala solculardan çok islamcılar ağlıyor...tuhaf bir durum...
ahmet durgun 12 Eylül 2017 08:56
acil bir şekilde tam demokrasiden başka çıkış yolunun olmadığı gün gibi ortada.Allah rızası için yönetenler daha fazla zorlamayın yıpratmayın bu ülkeyi.ülke her gün kan kaybediyor. gün geçmiyorki bir evde mahallede köyde ilçede ilde aile dramları faciaları yaşanmasın.medyaya yansımıyor belki ama gündelik hayat bile her şeyiyle çileden ibaret. çok görmeyen bu yanlız ülkeye tam deöokrasiyi.bizde en az bir alman hollandalı fransız kadar özgür ve mutlu olmalıyız.
Akif 12 Eylül 2017 08:49
Özal hakkındaki medhiye çok da karşılığı olan, sahici bir duruma dayanmıyor. 12 Eylül’e giden günlerin Başbakanlık Müsteşarı’ndan, 12 Eylül hükumetinin Başbakan Yardımcısı’ndan, 1984 seçimlerine cunta tarafından “ruhsat” verilmiş tek “bağımsız” (!) partinin başkanından bahsediyoruz, eğer aynı Özal’ı konuşuyorsak. Zengin sever o zatın, demokrasi görünümündeki, özgürleş/tir/me görünümündeki tüm girişimleri, iman ettiği kapitalizmin Türkiye mümessillerini yetiştirmek, onların önünü açmak içindi. Halkın iradesine inanmayan hiçbir siyasi demokrat olamaz. Eski siyasilerin, masaya dönmeleri referandumunda HAYIR propagandası yapan bu adamın neresi demokrat ? Benim memurum işini bilir, diyen; Anayasa bir kere delinmekle bir şey olmaz, diyen bir siyasetçinin hukukun üstünlüğü karşısında hangi cephede durduğu açık değil mi ? YENİ AKP de onun yolunu takip ediyor.
SD 12 Eylül 2017 10:32
4
Ama "iş bitirici" Papatyaları da unutmayalım.
HACI CAVCAV 12 Eylül 2017 11:24
5
Özal Türkiye'nin önünü açan adamdır.Eski siyasilerin masaya dönmelerinin de bir hayrı dokunmadı memleketimize.Onlar sayesinde 90'lı yılları kaybettik.Çoklarının zannettiği gibi "Benim memurum işini bilir sözü" ile de rüşvet kastedilmemiştir. Benim memurum çalışkandır,eker,diker, köyünden takviye alır,olmadı ek iş olarak limon satar geçimini temin eder demektir o sözden benim anladığım.Özal rüşvet konusunda bakanının gözünün yaşına bile bakmayan adamdır.Akif,yorumuna ilk kırmızı oyu ben verdim,haberin olsun.
KARAR OKURU 12 Eylül 2017 12:19
4
Hah ha!!! Cavcav, Allah da seni güldürsün. 50 milyon insan Özal'ın neyi kastettiğini anlamıştı. Da sen niye kıvırıyorsun, bırak politikacı kıvırsın.
Köroğlu 12 Eylül 2017 12:32
1
"Ben zengini severim" lafı, "ben orgenerale taparım" zihniyetine karşı söylenmiş bir laf. Devletin sırtından geçineni değil, zenginleşmek için çaba göstereni, üreteni severim anlamında. Malum o dönem tüccarlara, sanayicilere ve girişimcilere hırsız veya yolunacak tavuk muamelesi yapılıyordu "devletçi"ler tarafından (yarı KİT olan, her daim devletin emrindeki TÜSİADcıları kasdetmiyorum) . Nitekim Özal sayesinde Türkiyeliler ilk defa devletten bağımsız para kazanmaya başladı. Bana sorarsan tarihimizdeki gerçek devrim budur. Kapitalizmin önünü açmaya çalıştığı doğrudur. Kapitalizm, o zamanların orgenerallerinin emrinde, devlet rantına dayalı kapalı bir ekonomiye göre fersah fersah ileri, eşitlikçi bir ekonomi. Nitekim Özal döneminde ekonomik durumu en hızlı iyileşen kesimler toplumun en alt kesimleri oldu. Tabi orgenerallerin ve emirlerindekilerin böyle şeyleri ölçmek akıllarından bile geçmezdi o devirlerde. Öte yandan HAYIR kampanyası bir utançtır tabi. Ayrıca Özal da o kadar devlet karşıtı söylemine rağmen bolca devlet rantı dağıttı çevresine. Devlet öncülüğünde bir kalkınma stratejisi izledi - bugünkü AK Parti gibi. Türkiye'nin aşamadığı bir hastalık bu. Devlet rantı herkese tatlı geliyor. Bedava para. Bir şey bilmene, üretmene gerek yok. Bir kabileye dahil ol yeter. Türkiye liberal bir toplumdan, kapitalist bir ekonomiden daha çok uzak. Hala devlet rantı üzerine dönen bir ekonomimiz var.
KARAGÖZ 12 Eylül 2017 13:45
2
Neandertallerin nesli tükendi diyenlerin HACI CAVCAV'dan haberi yok, demek ki :))
HACI CAVCAV 12 Eylül 2017 14:49
4
Sağlığında Özal'a karşı olanlar bile ölümü ile O'nun kıymetini anladılar.Fakat demekki hala Akif ve Karagöz gibi Özal'ı anlayamayanlar var.Koruma altına alınmalarında fayda mülahaza ediyorum.
HACI CAVCAV 12 Eylül 2017 07:04
Laik kesimleri mutsuz kılacak ne yapıldı acaba?Hangi hakları ellerinden alındı?Yapmak isteyip de yapamadıkları ne var?Neyden geri kaldılar?Var mı bu soruların somut bir cevabı?Olsa olsa mütedeyyin kesimlerin mutluluğu mutsuz kılmıştır laik kesimleri.Mütedeyyin kesimlerin bu denli özgür hale gelmesini havsalaları almamıştır mutlaka.
KARAR OKURU 12 Eylül 2017 12:37
3
İşe "bunlar" demeyi bırakarak başlayabiliriz. "Millet" derken %50yi değil %100ü düşünebiliriz. Kamu kaynaklarını sadakate değil liyakate göre dağıtabiliriz. Zorunlu din dersini kaldırabiliriz. İmam hatipleri kapatabiliriz. DİB'i kapatabiliriz. Kamuda bir dini ve bir mezhebi ön plana çıkaran söylemleri bırakabiliriz. Devlet televizyonunda bir dinin ve bir mezhebin propagandasını yapmayı durdurabiliriz. Dindar nesil yerine meraklı nesil hedefleyebiliriz. Velhasıl dini cemaatlere, ailelere ve bireylere bırakıp kamuyu ortak alan haline getirebiliriz...
HACI CAVCAV 12 Eylül 2017 14:43
5
Halktan yetkiyi alıp iktidara gelirseniz o sıraladığınız hususları gerçekleştirirsiniz birader.Size çalışıp halkın teveccühünü kazanmayı tavsiye ederim.Bunun başka yolu yok demokrasilerde.Biz Diyaneti falan kapatmayız.
Karar Okuru 12 Eylül 2017 04:59
12 Eylul darbesi bitmedi, yeni formatlarda devam ediyor. Hersey amaclanan kivama getirildi ama faydasini gorecek olanlarin arasinda ulkeden hicbir sahis ya da kesim yok.
KARAR OKURU 12 Eylül 2017 02:39
havanda su dovmeye devam. tarihmi anlatiyorsunuz sn yazar
Akp 12 Eylül 2017 02:08
Kiyidan köşeden dolaşarak yazılan yazılarınız inanın artık bir tat vermiyor hakan bey kadar yüreğiniz yok. Sanki havadan sudan bahsediyorsunuz hiç bir katmadegeri olmayan laf salatasi ve kelime kirliligi. Yazmistim siz en iyisi evde hamur acip börek felan yapin. Gönül kapiniz kapanmis sizin ve erdogandan asiri derecede korkmaniz kabak tadi veriyor
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN