Back To Top
Tahran’dan ne anladık?

Tahran’dan ne anladık?

- A +

Her ne kadar Rusya ve İran’ın ne yapmak istediği ve bu yolda amaçlarına ulaşmakta büyük bir mesafe aldıkları anlaşılıyorsa Tahran zirvesinin ardından kafalar biraz daha karışmıştır. En başta zirvenin üç ortağından birisi olan Türkiye için durum artık toplantı öncesindekinden farklıdır. Suriye dosyasında niyetleri, fikirleri ve kaygıları birbirinden uzak üç ülkenin Astana süreciyle zor olanı denemeleri elbette önemliydi ama gelinen nokta Türkiye için beklentilerin çok uzağındadır. O kadar ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sivil kayıpları gerekçesiyle ateşkes veya operasyonun bir müddet daha ertelenerek insani şartların oluşmasını bekleme önerisi bile tartışılmadan reddedilmiştir. Cumhurbaşkanı meselenin sivil ölümleri ve kaçınılmaz göç dalgası gibi iki ana unsurunu ortaya atmaktan ve bu noktalara dikkat çekmekten başka bir şey yapamazdı. Ama Rusya’nın bunu umursamadığı, kendi meselesi olarak görmediği ve hedefe yaklaşmak üzereyken böylesi kaygılara değer vermediği açıkça görüldü.

Dramatik bir şekilde hem sahadaki diğer önemli aktör olan ABD hem de Rusya, Türkiye’nin başına açılacak sıkıntılar konusunda ortak bir duyarsızlık içinde bulunuyor. Tahran zirvesine rağmen ABD, bu iki önemli kaygı unsurunu gerekçe gösterip sürece müdahale edebilirdi ama oralı olmadı. Bilinen “kimyasal silah kullanırsanız çok kızarız” gerekçesine sığınıp kapıları kapattı.

Toplamda, ABD’nin ve Avrupa başkentlerinin varlığı ile yokluğu belli olmayan tavırları Putin’e açıkça istediği gibi bir harekat yapabilme onayı veriyor. Rusya’nın da böyle bir fırsatı kaçırması beklenemezdi… Kaçırmadı da zaten. Savaş uçakları, Tahran zirvesinin başladığı saatlerde bile İdlib’i bombalıyordu.

***

Bundan sonra ne olabilir ve biz nasıl etkilenebiliriz?

1-) İdlib’in rejim adına Rusya-İran koalisyonu tarafından ele geçirilmesi Türkiye’nin Suriye sahasında zaten kısıtlı olan hareket kabiliyetini iyice azaltacaktır. 

2-) Operasyon başarıya ulaştığında, hatta ulaşmadan Türkiye sınırına doğru göç dalgası kaçınılmaz olacaktır. Ne var ki Erdoğan’ın Tahran’da ifade ettiği gibi mülteci ağırlama kapasitemizi çoktan aşmış bulunuyoruz.

3-) Öte yandan, Esad rejimi için İdlib halkının da ülkeden ayrılması ideal bir sonuç olacaktır. Daha önce gidenler gibi bu dalganın da geri dönüş yapmamasını isteyecektir. Kaldı ki geri dönmeleri açıkça ölüme ve yokluğa dönüş olacağı için nerede olursa olsun hiçbir mülteci bu yolu denemeyecektir.

4-) Birkaç haftadan beri Rus yetkililerin dile getirdiği “Bütün yabancı güçler Suriye’yi terk etmeli” mealindeki açıklamaların sonucu olarak Türkiye’ye Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarıyla hükmettiği bölgelerden çıkması baskısı artacaktır. Moskova’da yapılacak bir sonraki üçlü zirvenin konusu bu olursa şaşırmayalım… Türkiye’nin ise, bütün sular durulmadan Afrin veya Cerablus’tan çıkması mümkün olamayacağından yeni bir siyasi gerilim süreci başlayacaktır. Bu baskılara karşı ABD ve Avrupa’nın desteğini alabilmek önemli olacaktır. Ama mümkün mü bilinmez…

5-) Fırat’ın doğusu, yani YPG’nin nüfuz bölgesi de hedefte olacaktır ama Esad rejiminin bu güçlerle anlaşması veya Rusya tarafından anlaşmaya zorlanması güçlü bir ihtimaldir. Neticede Esad için Türkiye’ye sıkıntı veren bir gücün sınırda bulunması en azından bugün için tercih edilecektir.

6-) ABD, sahada İran karşıtı bir pozisyonun ötesinde risk almayacak ve dolayısıyla Türkiye’nin YPG kaygısına duyarsız kalmaya devam edecektir.

7-) En önemli konu da Esad rejiminin Türkiye ve aynı konumda bulunan ülkeler tarafından tanınmaya zorlanması olacaktır. Tanıma veya ilişki kurma mümkün olamayacağı için bir başka gerilim potansiyelini de bu alanda beklemek gerekiyor.

8-) Son cümle… Suriye’de bir açıdan sona geliniyor görüntüsü var ama özellikle çıkarlarımız ve kaygılarımız böyle bir sonu benimsemekten uzak olduğumuzu gösteriyor.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Mehmet Ali Kara 09 Eylül 2018 23:56
İlk düğme yanlış iliklenince maalesef çorap söküğü gibi gelmeye başladı.Taşeronluğu BOP eşbaşkanlığı ile süsleyip bu millete yuttururken bütün bunların olabileceğini görüp ikaz vazifesini yapanları vizyonsuzluk ile aşağılayanlar şimdi gırtlağımıza kadar battığımız bu ortadoğu bataklığında boğulup gitmemizi geciktirmeye çalışıyorlar.Eğer Amerika ve Rusya bu anlaştıkları noktalarda hem fikir kalıp planlarını bu yönde uygularlarsa bu bataklıkta boğulmamızdan bizi kimse kurtaramaz.Hele hele bu romantik siyasi İslamcılarla hiç mümkün o
D 09 Eylül 2018 19:50
Idlipte rusya iran ve esed anlaşmış. Biz sadece gelecek göçmenleri anladık.Rusya sıcak denizlere indi,Iran müslümanları katlederek perslileri suriyeye yerleştirdi ve esed.kazandi.Biz bop ile israil ermenistan.ve pkk devletini sınırımızda kurduk.Bence biz hatay i abd ve pkk ya kaptırmamak için uğraşmalıyız çünkü buralara suriyeliler yerleşiyor.Yoksa aldandık kelimesi artık bizi bitirir
KARAR OKURU 09 Eylül 2018 15:03
3-5 kişilik ailesini veya küçük işletmesini bile istediği gibi çekip çeviremeyen insanlarımızın, yüzlerce parametrenin etkilediği ve karmaşık tarihi kökenleri olan uluslararası problemleri ,nihayetinde gücünün sınırları belli, orta büyüklükte bir ülkenin yakın geçmişteki veya şimdiki yöneticilerinin bir çırpıda çözmesini beklemesi ilginç.Akademik konuşma ve yazılarla akıl vermek çok kolaydır.Bunlar da olmalı , ancak insafla davranmak , günlük siyasetin gölgesini bu derece hayati konuların üzerine düşürmemek daha uygundur kanaatindeyim.
KARAR OKURU 09 Eylül 2018 13:58
Rusya'nın kim olduğu, yani nasıl güvenilmez bir ülke olduğu Osmanlı diplomasi tarihini bilenler iyi bilirler. O nedenle diplamatlarımız ve siyasetçilerimiz Osmalı-Rus ilişkilerini iyi öğrenmeleri ve oradan ders almaları gerekir. Rusların Türk belleğinde o kadar kötü bir imajı vardır ki bu bir darb-ı medel haline gelmiştir, "Ayı derisinden post, moskoftan dost olmaz"...
KARAR OKURU 09 Eylül 2018 13:39
aklın yolu bir.. suriyenin resmi başkanı esad. diğer tüm terörist gruplar silahı bırakıp esadı kabul edecekler. sonra uygun zamanda seçime gidilecek.. ypg, pyd, ihvan, ışıd, öso hepsi suriyenin sahibi olmak istiyor. suriyeyi bölmek mantıklı olmadığına göre tek çmzğn esadla anlaşmak..
konuk1 09 Eylül 2018 13:26
deniyorki usa seyirci kalıyor. istediğini almış sınırını pkk-pyd terör örgütüyle çizmiş neye niçin mudahale etsinki .millet 15 temmuzda,asker el-bab, afrinde kükredi gücünü gösterdi ama fakat uzman ustalık döneminde politikacı sınıf atlıyamıyor diye düşünüyorum
Ben 09 Eylül 2018 12:31
Bizim yöneticilerin hala daha Rusya ve İran'dan bir medet umması ne menem iştir. Adamların hedefleri var ve ilerliyorlar. Yapabileceğimiz bir şey var mı buna karşı, sanırım yok. Çünkü batı ile aran kötü, Rusya'ya mecbur bırakmışsın kendini. Seni niye dinlesin, ciddiye alsın adamlar. Hiçbir şey yapamayacağını biliyorlar. Rusya ve İran'a yaranma manzarası çok rahatsız edici duruma geldi. Arkamızdan kıs kıs gülüyorlardır herhalde...
KARAR OKURU 09 Eylül 2018 11:50
Rusya Suriyeye Esed'e destek icin mi geldi? Hayir! İsrail'in emri ve garantisiyle geldi, getirildi. 2015 de Netenyahu defalarca Rusya'ya gitti ve uluslarararsi baski uygulanmayacagi, ABD'nin sessiz kalacagi garantisini vererek Kirim'da baski altinda olan Putin'i dusmek uzre olan Esed'in imdadina yetistirdi.
Tahran’da gelinen noktanın, Türkiye’nin (Erdoğan’ın) beklentilerinin çok uzağında olması, Türkiye’yi idare eden zihniyetin çapını da ortaya koyuyor. Türkiye (AKP) Suriye’de, boyundan ÇOK BÜYÜK rollere soyundu. Daha doğrusu, kendisine, önce ABD, sonra Çar tarafından, o rollerin verileceğine inan(dırıl)dı. Tabi ki kullanılıp atıldı ! Kendisinin de “terörist” ilan ettiği ve “masa”da olmayan cihatçılarla “ateşkes” öneren bir “ortak”, sizce ne kadar ciddiye alınır ?
Ahmet erkan 09 Eylül 2018 10:45
ASTANA zirvesinde alınan kararları Rusya ve İran alay edercesine sürekli DELDİLER.TAHRAN zirvesinden sonuç çıkmayacağı belli iken ısrar etmenin anlamı yoktu. Belki Avrupa birliğinin zirveye dahil edilmemesinin zararını çekiyoruz. Zamanında AB ülkeleri ile idlipte müşterek üst kurulsaydı Rusya bombalamaya cesaret edebilirmiydi. Keşke liderlerimiz CARL WON CLAUSEWİTSİ OKUYUPTA ÖYLE MEYDANA ÇIKSALARDI.
KARAR OKURU 09 Eylül 2018 09:23
BM kabul ettiği tüm terör grupları iblid te toplanmışken ve süriye nin kendi toprağını kurtarma isteğini sivil ölumleri ve göçler olur bahanesiyle karşı çıkmak hiç gerçekçi değil. Adama sormazlar mı afrin de sivil yokmuydu?
KARAR OKURU 09 Eylül 2018 09:21
Biz AB kapılarını göçmenlere kapatınca Esed ve Putinin eli rahatladı. Bu yüzden AB ülkeleri ve ABD yaşanacak göç dalgasını önemsemiyor. Zaten AB ülkeleri savaşın basında anladılar buranın bataklık olduğunu ve savaşa hiç karışmadılar, katılmamaları için Avrupada bombalar patlatıldı. ABD destekli ISID onlara ayar verdi. Esed ve Putin tek başına IDLIP i temizleyecek, ABD YPG ile istediği toprağı aldı. Bizede 10 milyona yakın göçmen kaldı. AB kapılarınızda açamıyoruz, bu saatten sonra artırmazlar.
Karar Okuru 09 Eylül 2018 03:47
Suriye'nin guneyindeki muhalifler NEDEN Turkiye siniri idlib'e getirildi? Tek cozumun bir kac yuzbin Suriye'liyi Tel-Aviv'e gondermek oldugunu bilmeyen ve bunu planlayip uygulyamayan kifayetsizler kendilerini siyasetci, yonetici sanmasinlar.
musto 09 Eylül 2018 02:05
Durup dururken insanları yerlerinden yurtlarından ettiniz hem onların hem bizlerin huzurunu kaçırdınız Boşuna timsah göz yaşları dökmeyin hepinizin bu kıyımda payı var..
KARAR OKURU 09 Eylül 2018 01:55
Reis halleder .kafanıza takmayın dünyada hangi Müslümanın başı sıkışsa reis oradadır.Yaptıkları yapacaklarının teminatıdır dünyada Müslümana karşı bakış değişti reisten sonra.Kendi uçağımız tankımız Helikopterimiz insansız hava uçağımız Hepsini yapıyoruz. İran’ımı Rusyaymış tanımayız.Reis bir söylesin yeter hepsinin kökünü sökeriz. Korkak olmayın.Reis başımızda olduktan sonra hepsini hallederiz
KARAR OKURU 09 Eylül 2018 01:22
İdlib’de yolun sonuna mı geldik! Ama daha mehter çalacaktık, Şam’ı fethetecektik, Mehdi olacaktık! Putin abimizdi, İran bizi çok sevecekti, Batı’dan tokatladığımız yeni zenginliğimizle Batı’yı yerle bir edecektik, Çin başımızı okşayacak, cebimize tren döşeyecekti. Olmadı mı yani? Ossun. Maduro’da Güney Amerika’ya sosyalizmi getirecekti olmadı ama yerli ve milli bir açlık düzeni kurdu işte. Demek ki çok hayal kurunca oluyormuş. Neyse şimdi olmadı da 2071’de olur mu acaba?
KARAR OKURU 09 Eylül 2018 00:19
Amerikalılarla dansa kalkar ve içkiyi de biraz kaçırırsan, sabah gözünü açtığında kendini Rus ayısıyla aynı yatakta bulabilirsin. Ortadoğudaki halkların tamamı birbirine kardeşçe adaletli ve şefkatlice yaklaşmalı. Hiçbiri bir diğerine karşı asla ama asla silah veya şiddet kullanmamalı. Varsa bütün sorunlar diyalog sadece diyalog ile çözülmeli. Bütün ortadoğu birbirini çıkar gözetmeksizin sahiplenmeli ve dış güçlere karşı birlik olmalı.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN