Back To Top
Tarih bugüne merhamet eder mi?

Tarih bugüne merhamet eder mi?

 - Son Güncelleme: 22.12.2017 Cuma 00:21
- A +

Ne kadar uzun ve yakıcı da olsa bir devletin ekonomik, siyasi ve diplomatik meseleleri ya bir vadede çözülür ya da yaşanabilir seviyede seyreder. Devletlerin kaderinde böyle ağır vakalar vardır ve gücü kuvveti yerinde olanlar bunların üstesinden gelir. Yine güce ve kuvvete bağlı olarak, bu meselelerin bünyesinde hasar yaratmasına müsaade etmeden onlarla yaşamayı başarır. Söylemeye de saymaya da gerek yok, Türkiye kaderine çözümsüz meseleler yazılmış ülkelerin başında gelmektedir.

Böyle dertler ülkelere zarar verir ama hiçbiri kültürsüzlük, sanatsızlık, bilimsizlik, hikmetsizlik ve esersizlik kadar yakıcı değildir. Bir devleti devlet, bir halkı halk, bir milleti millet yapan sermaye o topraklardaki kültürün kalitesidir. Her meseleyle yaşanabilir ama kültür bizatihi bir mesele olmuşsa, bununla yaşanamaz.

***

Her ülkenin en iyi besteleri yapması gerekmez, en iyi resimleri çizmesi ya da en iyi filmleri çekmesi şart değildir. Ya da küresel yarışta en güçlü akademiye sahip olmak da hayati bir zaruret değildir. Ama hepsini yaratacak bir zemine sahip olmak, hepsinde yarışabilmek, hepsinde kendini yenileme kabiliyeti ve en nihayet kültürde, sanatta, bilimde yeryüzü sahnesinin cazip bir markası olmak şarttır.

Her saha çoraklaştı, her sektörde seviyesizlik aldı başını gitti. Beste yapamıyoruz, roman yazamıyoruz, sanat üretemiyoruz. Bilimde ise zaten dahil olamadığımız yarışta çoktan havlu atmış interneti kovalıyoruz. Böylesine köklü bir tarihe ve zengin bir gelenek sentezine sahip olup üstüne bir de yaşadığımız zamanların acılarına tanık olan topluma asla yaraşmayacak bir kısırlık çağından geçiyoruz. Türkiye’nin bir numaralı meselesi seviyesizlik ve hepimiz bu seviyesizliği körükleyen haller zincirine mahkum olmuş sürükleniyoruz. Ne bir eser, ne bir yazı, ne bir tez, ne de hikmetli bir sözümüz var. Kavgalarımızı bile, orasını burasını eğip büktüğümüz asırlık sözlerle yapabiliyoruz.

Dün, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Ödülleri töreni vardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan daha önce, en başarısız kalınan alanın kültür olduğunu söylemişti. Bu kez de kültür ve sanat alanlarındaki yetersizlikten, çoraklaşmadan şikayet etti. “Kültür ve sanat iklimini oluşturmakta neden zorlanıyoruz?” diye sordu. Eleştirileri haklı, sosu yerindedir. Bir siyaset adamının şikayet etmekte haklı olduğu tek konu da budur.

Zira, eksiklikleri olsa da bu sahalardaki yetersizliğin ve üretememe halinin sorumlusu siyaset değildir. Kültür, sanat, bilim insanları içlerindeki cevherin çıkarılması için gözünü siyasete dikmişse, umudunu devlete bağlamışsa zaten o işin sanatkârları da değillerdir. Edebiyat ve sanat eserleri planlamayla üretilemez; hedef koyarak daha iyi beste, daha güzel şiir, roman, resim, heykel, sinema eseri olmaz. Hikmet hiç olmaz.

***

Dünyada mısraı mırıldanan bestecimiz yok, Orhan Pamuk’tan gayrı dünya vitrinine giren romancımız, edebiyatçımız yok. 180 küsur üniversiteden tek birinin adı hiçbir ligde geçmiyor. Dünyayı geçtik, Sezen Aksu bile 10 yıldır dillere dolanan bir beste yapamıyor… Hasılı iklim değişti, çöl oldu gitti…

Nihayetinde, faaliyet kabilinden yapılanı sanat saymak makbul yol oldu. Tuvaller boyanıyor mu boyanıyor, notalar yazılıyor mu yazılıyor, dosyalar karalanıyor mu karalanıyor. Öyleyse ne gam!

Tarih bugünleri satıra döktüğü vakit, bu devrin sanatkârları, edipleri, alimleri, filozofları o satırlarda pek merhamet bulamayacaklar vesselam.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
cemal 23 Aralık 2017 13:40
Sportfy, fizy vb. popüler müzik uygulamalarında en çok Sezen Aksu ve 2017 yılında çıkarttığı ''biraz pop biraz sezen'' albümü dinlenmiş. İhanetten geri kalan şarkısı yaklaşık 90 milyon dinlenmiş youtube' da. Hal böyle olunca, son 10 yılda dile düşen bir bestesi yok demek doğru olmaz ki, kadın başka bir boyutta artık.
KARAR OKURU 23 Aralık 2017 00:42
Davutoğlu başbakan olsaydı acayip beste yapar, roman yazar, icat yapardık ama değil işte ne yapacaksın kader... Tüh tüh tüh...
KARAR OKURU 22 Aralık 2017 22:18
Özgürlüğün olmadığı açık ve örtülü baskının giderek yayılıp arttığı bir ülkede evrensel kalitede sanat olabilir mi?
Erdem 22 Aralık 2017 20:29
Wikipedia'nın yasak olduğu ülkede sanattan bahsetmek... Bizim neyimize sanat? Sanat yapanı tutuklarız eğer muktedirleri övmüyorsa. Resim çizmek haramdır bizim meşrepimizce güç sahiplerini çizmiyorsa. Ya şarkı türkü müzîki de haramdır eğer tınılarında "çok yaşalar" yoksa. Velhâsılı çok yaşasın devletmiz uzunca.
KARAR OKURU 22 Aralık 2017 22:56
4
kim bu mankurtlar acaba, kendilerinden nefret edip nasıl yaşayabiliyorlar garip...
KARAR OKURU 22 Aralık 2017 17:03
İktidardakilerin parodilerini yapmaya cesaret edebilecek bir komedyen var mı bu ülkede? Levent Kırca'nın yaptığının onda birini yapabilecek kimse var mı? Ya da doğrudan şöyle soralım: böyle bir özgürlüğe tolerans gösterecek politikacı var mı bu ülkede? Geçenlerde, FETÖ'nün de hışmına uğramış emekli bir ağır ceza yargıcı bugün yargının düştüğü durumu, sulh hukuk mahkemelerinin ağır ceza mahkemelerinden daha yetkili kılındığını, partililerin hakimliğe atanmasını, vesaireyi eleştiriyor ve soruyor: "Bu kadar hukuk fakültesi var, hukukçu var, neden biri bile sesini çıkaramıyor?" Ayrıntısını şimdi hatırlamıyorum, Marmara tıptan bir kalp cerrahı yeni bir tedavi yöntemi geliştiriyor ve üniversite yönetimine sunuyor. Sonuç: ret! Niye? Tedavi yöntemine ilişkin sunumunda evrim teorisine atıf varmış! "Biz bunu bu ortamda yayımlayamayız" diyorlar.
KARAR OKURU 22 Aralık 2017 14:28
Bir ulkede seviyeyi ve kaliteyi yukselten ve ulkeyi ileri tasiyanlar toplumun dunya ile yarisabilecek sekilde cok iyi egitilmis kesimleridir/elitleridir. Baska ulkeler bu elitleri kendi ulkelerine cekmek icin cazip programlar uygularken, AKP iktidari bu insanlarin cogunu temizledi, isinden atti, hapse atti vb. Turkiye' nin en yetismis insanlari ya yurtdisinda yada yurtdisina gitmeye calisiyor. Iktidarin egitimde, dis politikada, ekonomide, kurumsal yapida vb. yarattigi tahribat kolay kolay giderilemez... Bir ulkede ozgurluk, adalet ve hukuk olmadan da surdurulebilir bir gelisme saglanamaz...Turkiye' de bunlar zaten yarim-yamalak varolageldi, AKP ise hepten yoketti. Sonuc: seviyesizlik, kalitesizlik, yapisal gerileme...
KARAR OKURU 22 Aralık 2017 14:19
Sayın Karaalioğlu sizi ilgiyle takip ediyorum
MUSTAFA AKİF 22 Aralık 2017 14:09
''...bu devrin sanatkârları, edipleri, alimleri, filozofları....'' ..bunlar kaldı mı ki ülkemizde? Bir söz var aklımda olan; mealen ''alimin ölümü alemin ölümüdür''. Bu söze sanatkarları, edipleri, filozoları da uyarlayabilirsiniz, ardına kendi dallarının ölümünü sıralayarak... Şimdi garibim Türkiye'de ekranları, salonları, camileri ve meydanları,siyaset ve şürekasından başka kim kullanıyor ki veya siyaset ve adamından başka ne konuşuluyor ne düşünülüyor? Olmayan '' bu devrin sanatkârları, edipleri, alimleri, filozofları'' bulamayacakları merhamete daha çok kimlerin ihtiyacı olacak, acaba?
cemal kurumahmutoğlu 22 Aralık 2017 13:36
sayın karaali oğlu küreselleşen dünya sadece yerel ekonomileri değil yerel sanatı ve danatçıyıda kısırlaştırıyor.artık büuük sermayenin yediği içtiği söyldeği, giydiği afedersin s..tığı medyası ve ürettiği teknoloile ıponlarda internette kültür oluyor.senin yerelin o lige çıkamamıyor malesef. sonuç eğer bir sey söyleyecekseniz önce bu şerefsiz kapitalist düzene ve hamisine söyleyin ve bu düzeni beraber yıkalım
Takipci 22 Aralık 2017 12:17
Sayin yazar, yazinizin mesajina katilmamak mumkun degil, fakat ortam malum! Son paragrafiniz baglaminda soruyorum: Fazil Say'i nasil bilirsiniz?
atilla pehlivan 22 Aralık 2017 11:46
toplum/devlet, toplum/toplum ilişkileri ve bu alanlarda barışıklık şart... (ali bayramoğlu) ve biz cumhuriyetin ilk günlerinden beri bu barışı tesis edememişiz. kamplaştırılmış toplum kesimlerinin birbirlerine karşı tahammülsüzlüğü, diğerlerinin aleyhine çıkar çoğaltma çabaları, bunu sürekli körükleyerek 'kolay yönetilebilir' bir toplum modeli çabasında olan bir sistem varlığı... (sistemimizin en başarılı olduğu alandır) herkes panik halinde.nasıl gelişme olur ki...
KARAR OKURU 22 Aralık 2017 10:55
Bütün muhalif akedemisyen ve sanatçıları ya içeri at, ya işinden et, yada büyük baskılar uygula, insanlar birşey konuşacağında sağına soluna bakıp sonra diğerinin kulağına bile fısıldamaktan korksun; ve siz düşünce, kültür, bilimsel dünyadan birçey çıkmasını bekleyin. Sayın Cumhurbaşkanı bal gibi de kültür sanat ikliminin niçin oluşmadığını biliyor. Çünkü kendisi başrolde.
Mehmet SOYLU 22 Aralık 2017 10:04
Günaydın, Ülke 15 yıldır kültür, sanat, bilim adına ne üretti. Kendine düşman üretti ve o düşman ile kavga üretti. Çok güzel inşaatlar ve mütehahitler üretti. Ve siz 13 yıl kulaklarınızı tıkadınız. 24 kanalda insanlara hakaret ürettiniz.
Suleyman 22 Aralık 2017 09:09
Özgür olmayan yerlerde hangi kültürden bahsedilir .Ancak iktidar şakşakçıları çoğalır.Siz gazeteciler bazı yazarlara baskı yapıldığı zaman niye tepki vermıyorsunuz. Ali bulaç için niye bir manşet yapmıyorsunuz .A taşgetiren,ÖDinçer niye yazmıyor. Bırakın kültürü, bu ülkede hamaset kültürü nü iyi oynuyorlar,
KARAR OKURU 22 Aralık 2017 08:53
Yerli ve milliciler bu seviyesizliği hiç kabul etmiyorlar. Onlara göre dünyanın en mubeber ülkesi burası ve dünya bizi çekemiyor. CB nının da hep şikayet ediyor olması bir tuhaf. Kendi ellerinizle yaptınız bunları. Kimi kime şikayet ediyorsunuz gerçekten.
KARAR OKURU 22 Aralık 2017 08:02
EVET SEZENİN SON SENELERDE BİR TANE AKILDA KALAN BESTESİ YOK. ORTAM KISIRLAŞTI HAKLISINIZ
KARAR OKURU 22 Aralık 2017 06:12
Eskinin eleştiri ortamına bakıyorum. Mesela gırgır dergisine bakıyorum, mesela olacak o kadar isimli tv programına bakıyorum. Yoksa askeri vesayet döneminde daha mı özgürmüşüz?
KARAR OKURU 22 Aralık 2017 05:37
Vasat'in iktidarı iste budur.
cevat karakalem 22 Aralık 2017 04:42
Orhan Pamuk icimde yaradir. Turkiye'nin "kiymet bilmememe", "basariyi cezasiz birakmama" kotu huylarinin en guzel ornegi. Pamuk'un kitaplarini "gercekten" okuyan biri kendisinin Yahya Kemal, Ahmet Hamdi Tanpinar cizgisinin devami oldugunu oldugunu ve "bizim ruhumuzu" bircok muhafazakar v.s. kategorisindeki yazar, cizer, sanatcidan cok daha iyi hissedip yaziya doktugunu gorecektir. Kim ne derse desin kendisi Nobel'i "hakkiyla" kazanmis "buyuk romancidir"; ki artik dunyada bile buyuk romanci artik zor bulunan bir sey. Bir anlayip hakkini verebilsek. Neyse ki kendince yasayip dusunmeyi seven biri de kusup bir koseye cekilmiyor edebi acidan.
KARAR OKURU 22 Aralık 2017 04:18
CB'nin şikayet etmeye nasıl hakkı oluyor anlamadım. O ki, bütün ömrü siyasetle geçmiş, son 15 yılı da devletin en üst kademelerinde harcamış ama siyasi nezaketten, diplomasiden haberi yok. Kalkmış bir de şikayet ediyor, hay Allahım, ne garip bir ülke olduk, insan kendi kapısının önünü süpürür, şikayet etmeden önce.
Salih 22 Aralık 2017 04:00
Sayın mustafa abi benim kafamda aylardır bir şüphe var. Bu zarraf denen hain rüşvet vermişse bu rüşveti ancak ihracaat teşviği almak için yani bizi dolandirmak için vermiştir. Bunu gazeteci olarak arastirirmisiniz.
KARAR OKURU 23 Aralık 2017 01:19
0
800 milyon tl. cik...
Ali Adıyaman 22 Aralık 2017 03:18
Geçenlerde lisenin ve kilisenin düzenlediği bir konsere icab ettim ve düşünün lisedeki çocuklar bu organizasyonu yapanlar. Arapça Latince İbranice ve hatta birde Türkçe konser verdiler. Bu arada sahnede bir Haham bir hoca ve bir Hristiyan din adamı beraber sahnede öğrencilerle şarkılar söylediler kol kola ve kardeşçe demem şuki kültür özgür ortamda gelişir devletin karışmadığı her şeyi ben daha iyi bildirimin olmadığı Hristiyan bir ülkede Hristiyanların azınlıklarında haklarını gözettiği kardeşliğin pekiştiği ve buna lisenin kendi kararıyla organize olduğu bir özgürlükler ülkesi. Şimdi düşünün Türkiye’de hangi okul kendi başına camiyle beraber ve camide 3 dininde sahiplerini çağırıp beraber kol kola bu organizasyonu yapabilir? Bırakın başka dinleri hala içimizdeki Alevilere bile kardeşçe bakmıyoruz. Kısa ve öz yazınız çok güzel olmuş anlayan anlıyor Özgür olmayan bir ortamda bırakalım sanat ve kültürü ot bile yetişmez. Saygılar
Ben 22 Aralık 2017 02:18
Siyaset adamlarının kültür ve sanat alanındaki durgunluktan şikayet etme hakkı olduğunu söylemişsiniz. Bu bir yere kadar doğru. Fakat mesela Kuzey Kore'de sanat ve kültür ilerlemiyorsa bu oradaki diktatörden bağımsız düşünülebilir mi? Sanat ve kültürün ilerlemesi için gerekli ortam gelecek endişesinin olmadığı, savaş ve açlık gibi hayati tehlikelerin olmadığı, hiciv sanatının cezalandırılmadığı ortamlar olsa gerektir. Yani siyasetin en azından bu ortamı sağlamak gibi bir görevi var, öyle değil mi? Bu bağlamda siyasetin bu kültür azalmasında payı var mıdır acaba? Bunu da düşünmek lazım.
KARAR OKURU 22 Aralık 2017 01:08
EN BÜYÜK SORUN SEVİYESİZLİK. KATILIYORUM
KARAR OKURU 22 Aralık 2017 00:46
Şahane bir yazı. Tam isabet
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN