Back To Top
Tartışmanın konuşmanın itirazın faydaları

Tartışmanın konuşmanın itirazın faydaları

 - Son Güncelleme: 26.12.2017 Salı 00:30
- A +

Son Kanun Hükmünde Kararname’nin 121’inci maddesinde yer alan ve 8 Kasım 2016 tarihli KHK’daki meşhur hükme referans veren maddesi doğal olarak büyük bir tartışma kopardı. Önceki KHK’daki (8 Kasım 2016’daki) madde şuydu:

“15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında, karar veya tedbirleri icra eden, her türlü adli ve idari önlemler kapsamında görev alan kişiler ile olağanüstü hal süresince yayımlanan kanun hükmünde kararnameler kapsamında karar alan ve görevleri yerine getiren kişilerin bu karar, görev ve fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz. (Madde 37)”

Yeni düzenlemenin (24 Aralık 2017’taki) 121’inci maddesiyle ise dokunulmazlığın kapsamını sivillere genişletiliyor. “Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır” deniyor. (Madde 121)

***

KHK’nın lafzından anlaşılacağı gibi sorumsuzluk ve dokunulmazlık geniş zamana yayılıyor. Yani bu metni okuduğunuzda bir zamanla, süreyle ve vakayla ilgili sınırlama anlamak mümkün değil. Veya kanunun sınırlı imtiyaz tanıma niyeti varsa bile bu belli değil. Meselenin vuzuha kavuşması ve muğlaklığın giderilmesi gerekiyordu, nitekim AK Parti sözcüleri düzenlemenin “15-16 Temmuz’la” yani darbe girişimi gecesi ve sabahı yaşanan olaylarla sınırlı olduğunu açıkladı. Bu olumlu bir adımdır. Şimdi, KHK’daki ibarenin de netleştirilmesi ve sınırın nerede başlayıp nerede bittiğinin sarih bir şekilde yazılması gerekmektedir. Bu yapılsın ki, Türkiye gibi yasa metinlerinden akıl almaz yorumlar çıkarmanın sürpriz olmadığı bir ülkede yeni sürprizler yaşanmasın…

24 saat içinde yaşananlar bile, bir demokraside tartışma, farklı bakış, eleştiri ve karşı görüşün ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Bu ünitelerin işlemesi sadece toplumun değil, bizatihi devletin ve iktidarın da işine yarar. Eğer, bu maddelerle ilgili tartışmalar yapılmamış olsa, itirazlar seslendirilmemiş olsa sistem büyük bir hukuk problemiyle başbaşa kalmış olacaktı.

Türkiye gibi, çok sayıda temel sorunla yaşayan, her zaman demokrasi ve hukuk ihtiyacı olan bir ülkede daha çok tartışmaya ihtiyaç vardır. Tek başına tartışma yetmez, herkesin tartışmanın ve farklı fikirlerin gereğine inanması lazımdır. Böyle bir düzen, atılacak her adımın ve alınacak her kararın meşruiyetini güçlendirir, toplumsal kabulünü artırır ve en nihayet ülkenin kalitesini artırır.

***

KHK’da yaşanan bu kriz bir yandan da artık normalleşme yolunun açılması, yani OHAL’in sonlandırılması ve doğal kanun yapma düzenine geçilmesi gerektiğini gösteriyor. Hem yasa metinleri üzerinde tartışmaların sağlıklı yollarla yapılması hem de başta FETÖ olmak üzere Türkiye’nin uluslararası sahada takip ettiği bütün dosyaların neticelendirilmesi için bu adım artık zaruridir.

Sanılanın aksine hızımız da düşmez, bilakis artar… Zira, en hızlı karar, artıları eksileri düşünülerek alınan ve bir daha geri dönüp düzeltme ihtiyacı duyulmayan, aceleyle alınıp geride hasar bırakmayan karardır.

Diğer Yazıları

Yorumlar

KARAR Muzaffer polat 26 Aralık 2017 18:25
Emperyalistin isteği ne?yaptığı işlere yanlış yapıyorsun, demeyeceksin. Senden istediği herşeye evet diyeceksin, Ortadoğu da insanları niçin silahlandırıyorsun,amacın ne ,?demeyeceksin. Fetöcüleri hapse atmayacaksın, onlar emperyalistler lerin satılmış uşağı demeyeceksin. Yoksa yoksa ha diktatör yaparız seni, derler ve sende inanır onlara maşa olursun bu kadar basit
KARAR OKURU 26 Aralık 2017 20:26
0
ne kadar saçma bir mantık yahu ...mantıksal safsataya güzle örnek
KARAR OKURU 26 Aralık 2017 22:30
0
Sacma tespitler...
KARAR Muzaffer polat 26 Aralık 2017 18:02
Karar gazetesinin okurları kanımca genelde anti Erdoğancı hiç biri erdağanı öven yazıları beğenmiyor ama bu çok büyük haksızlık 80 dan sonra doğanlar Türkiye’nin önceki yıllarını bilseler erdoğana dört elle sarılırlar. Yada idolejilerine yeniliyorlar
KARAR OKURU 26 Aralık 2017 22:33
0
Erdogan in dogusunu da gordu bu okurlar simdi icine dustugu durumuda goruyor. Bu yapilanlari dogru bulmuyor kabullenmiyor tabi koru korune bagli degilse
KARAR Muzaffer polat 26 Aralık 2017 17:50
Karar okuruna Yorum yaparken yazarın bugünkü yazılarına yorum değil önceki yazılarınada geneline yorum yazıyoruz sen geniş düşünemiyorsan problemli olan okuduğunu anlamayan kim acaba ?
KARAR OKURU 26 Aralık 2017 16:01
Sayın yazar türkiye'nin en büyük sorunu eğitim, eğitim, eğitim...siz neden bahsediyorsunuz? bu toplumun yapılan istatistiklerde % 50 diye okuduğunu anlamıyor ... vatandaşların ortalama eğitim seviyesi altı yıl... bu seviye ile nereye gidebiliriz?
Takipci 26 Aralık 2017 15:29
Bahse konu o madde(121) bir zihniyetin disa vurumudur. Ozetle diyor ki, benden olan Polis'tir, Savci'dir, Yargic'tir...
KARAR Muzaffer polat 26 Aralık 2017 13:32
Ohal ,terör tehdidi altında olan ülkemize gereklidir . Sizler hükümetten dahamı iyi biliyorsunuz tehdit kapsamını? Bazı yorumcular ağzına geleni konuşuyor. Boş konuşmalar bunlar. Ülkemiz varlık, yokluk tehdidi altında, uyumayın ! Eğer rahat rahat bu yorumları yapabiliyorsanız, bu R.T.Erdoğan sayesindedir. Eğer ülkeyi emparyelistlerin isteklerine teslim etseydi ağzınızı bıçak açmayacaktı. Bunu göremiyormusunuz bu kadar badire atlatmış ülkemiz. Sahi siz neyin peşindesiniz ? Dalalet peşinde değilsinizdir inşallah.not inşallah editör bu yazıyı yayınlar, çünkü yazım biraz size muhalefet
KARAR OKURU 26 Aralık 2017 14:57
0
emperyalistler kim? istekleri ne?
KARAR OKURU 26 Aralık 2017 18:25
1
Bu ülke zaten bu hale dalalet içinde olan yöneticiler yüzünden gelmedimi? Bu kadar her şeyi çok iyi bilmesine rağmen bu kadar çok kandırılan bir iktidar daha gelmedi gelemez bu ülkeye bu kadar mı kör oldunuz sizi hakkı söylemekten alıkoyan nedir. Bu millet boyun eğmez sadece tek kişiye bağlamak nedir Allah aşkına. Bu yorumları tek kişinin sayesinde yapmıyoruz.Önce Allah sonra aziz millet sayesindedir kimse bu milleti küçük göremez ülkeyi yönetenler de gücünü milletten alırlar.Milletin tepkilerinekaygılarına cevap vermek onları gidermek zorundadırlar.
KARAR OKURU 26 Aralık 2017 12:51
Sayın yazar diyor ki; "Eğer, bu maddelerle ilgili tartışmalar yapılmamış olsa, itirazlar seslendirilmemiş olsa sistem büyük bir hukuk problemiyle başbaşa kalmış olacaktı". Öyle kalmadı mı ki? Ne değişti? Sanki hemen KHK maddesi değiştirilmiş gibi söylüyor sayın yazar. Öyle duruyor o madde ve korkarım ki öyle durmaya devam edecek.
Abdullah hasan 26 Aralık 2017 10:23
5 yılda bir reyi sorulanlar memleket meselelerinde fikrinin sorulmamasina itiraz etmedikçe tartışma lar hep uzak ve yabancı kalacaktır toplumdan ve memleketten.
KARAR OKURU 26 Aralık 2017 09:52
OHAL neden devam ediyor?
KARAR OKURU 26 Aralık 2017 08:55
Keşke bu yoş açılsa da bir parça sakinlik bulsak. Tartışma şart
OOZDEN 26 Aralık 2017 13:37
4
FÖTE'ye kökü kuruyana kadar sakinlik yok.
cevat karakalem 26 Aralık 2017 04:49
Bilmiyorum isterseniz "yeni yil olumlulugu", ya da safligi, deyin ama bu konudaki nispeten medeni ve verimli gerceklesen tartisma, BM oylamasinda Turkiye'nin sergiledigi "diplomatik olarak akilli, usulune uygun" tutum beni biraz umutlandirdi gelecek icin. Bir cok sorunumuzun ana nedenlerinden biri tarz ve yaklasim cunku.
KARAR OKURU 26 Aralık 2017 01:57
OHAL'le yaşayan bir ülkenin kalitesi KHK'ya bir-iki kelime eklemekle mi artacak?
KARAR OKURU 26 Aralık 2017 01:41
Önceki KHK da sonraki de resmen 'siz dilediğiniz gibi davranın, hiç bir mesuliyetiniz yok' diyor. Bu durumda görevliler sadece vicdanlarına hesap verecek (varsa tabi?). Çok ilginçmiş. Hukuk devleti denen kavramların daha oluşmadığı bir çağı anımsatıyor.
KARAR OKURU 26 Aralık 2017 01:34
Keyfiyete alisildigi icin abuk-subuk kanunlar cikarmak normal karsilanabiliyor, tartismanin nimetleri anlatilmaya calisiliyor. Turkiye' deki tartismalarin ozu sizin de yapageldiginiz gibi iktidardakilere cesitli konulardaki en temel bilgileri anlatmaya calismak. Seviye bu maalesef...
Ben sivil bir vatandaş olarak, 15 Temmuz gecesi, ruhsatlı silahımla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin önündeydim. Darbeciler başarılı olup Külliyeye girmek isteselerdi son çare silahımı kullanmaya niyetliydim. Neticesi hayatımıza mal olacağını bile, bile... Ucunda ölüme razı olunmuş bir kararı, hangi kanun disipline edebilir. Darbeye mani olmak için ölümü göze almış milyonlarca vatandaştan biri olarak soruyorum: 15 Temmuzla sınırlı olsun demek, ne demektir? Bundan sonra darbeyi engelleyen siviller cezalandırılsın demek midir? Böyle bir fikri Fetö sipariş etse insan dile getirmeye utanır. Karaalioğlu akıllı olun. Laf olsun torba dolsun diye makale yazmayın... Not: Sadece merakımdır, 15 Temmuz gecesi sokağa çıktınız mı? Çıkmayan haindir demek istemiyorum. Ama çıkanların psikolojisini anlamaları mümkün değildir.
ahmet 26 Aralık 2017 11:25
1
belinde silahla çıkmışsın ama daha okuduğunu anlamıyorsun.. kanunda sadece darbeye karşı çıkan siviller dememiş.. terör ve benzeri olayları diyerek yoruma açık yazılmış.. terörü bastırmak sivillerin değil güvenlik güçleri ve devletin işi.. herhangi bir nedenle gösteri olsa bu maddeye güvenip saldıranlar olabilir. yarın birgün eski zihniyet tekrar hakim olsa..başörtüsü yasaklansa.. başörtüsü serbest olsun diye gösteri yapsan.. bir başkası bu kanuna göre seni vurabilir.. belinde silah var ama akıl var mı şüpheli..
KARAR OKURU 26 Aralık 2017 15:52
11
Ahmet, çıkartılan madde "15 Temmuzun devamı niteliğine" vurgu yaparak terörün; darbeye yönelik terör eylemleri olduğunu açıkça belirtiyor. Belimdeki silah aklını başından almış. Asıl okuduğunu sen anlamıyorsun.
KARAR OKURU 26 Aralık 2017 17:01
0
YORUMCU kardeşim, her şey iyi hoş da sen ilk yorumunda "neden 15 temmuzla sınırlı olsun, ben bütün darbelere karşı koyabiliyim" demişsin. ahmet bey de o yorumuna cevap yazmış. sonra dönmüşsün "15 temmuzun devamı" niteliğine vurgu yapmışsın. bi karar ver, sence bu khk bundan sonraki tüm darbe ve terör eylemelerini mi kapsamalı (ki o zaman ahmet beyin yorumu cuk oturuyor) yoksa sadece fetö ile mi sınırlı kalmalı (ki o zaman senin ilk yorumun anlamsız oluyor).
KARAR OKURU 26 Aralık 2017 18:16
1
Karar okuru sen ne anlattığını bile bilmiyorsun.Darbeye yönelik terör eylemleri demekle neyi kastediyorsun.Ucunda ölüme razı olunmuş bir kararı, hangi kanun disipline edebilir: diyerek KHK dan hangi çıkarımı yapıyorsun.KHK zaten muğlak ifadeyle dolu 15 temmuz u ve devamını baz alıyor sınırı tarihi yok terör ve darbe benzeri olaylara sınırsız sivil müdahaleyi yasal hale getiriyor.Yani yine silahinla çıkıp sadece darbe değil terör olaylarınada müdahale edebilirsin. Polis ve jandarma ne işe yarıyorsa artık..!
Anlamayan bir denesin... 27 Aralık 2017 01:08
1
18:16, İnat içinde değilsen anla be kardeşim. KHK çok açı bir şekilde iktidara el koymak için yapılan terörden bahsediyor. Bunun dışındaki bir terör hadisesini kapsaması mümkün değil. Anlamayan bir denesin. Cezaya tabi midir, değil midir görür?
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN