Back To Top
Türkiye neden ‘seçim malzemesi’ oluyor?

Türkiye neden ‘seçim malzemesi’ oluyor?

 - Son Güncelleme: 15.08.2017 Salı 17:00
- A +

Dünya ile ilişkilerimizin hal ve gidişinin pek makbul olmadığı aşikardır. Birçok ülkeyle ve bir o kadar da müttefikle aramız bozuldu ve telafi edici bir politika da tatbik edemiyoruz. Kimileriyle ciddi çıkar çatışması, kimileriyle politik faktörler, kimileriyle karşılıklı gerilimin kaçınılmaz sonucu olarak aramız açılıyor. İçinde bulunduğumuz durumun birden çok sebebi vardır ama bizim bakmamız gereken tek sebep kötü ilişkilerde problemin ne kadarının bizden kaynaklandığıdır.

***

Öte yandan, Türkiye’nin dünyadan vazgeçmek şöyle dursun herhangi bir ülkeyi kaybetmek lüksü olmadığını da biliyoruz. Sadece bizim ligimizde bulunan ülkeler için değil demokrasiyle idare edilen bütün ülkeler için, uluslararası finans ve diplomasi düzeniyle iyi ilişki sürdürmek kaçınılmazdır. ABD için de Fransa için de İngiltere için de Mısır için de Katar, Hindistan, Çin için de…

Bilhassa Türkiye… Hem uluslararası ticaretten daha fazla pay almak zorunda olan hem de içerideki ve çevresindeki güvenlik problemleri nedeniyle ittifaka lüzum duyan bir ülke olarak her dostluk, refah ve güvenliğe tekabül etmektedir. İşlerin yolunda gittiği zamanlarda bazı ülkelerle özellikle güvenlik işbirliği konusunda tatminkar ilişkiler kuramamış olmamız bile bu kuralı değiştirmez. Her halükarda iyi diplomatik ilişki kötüsünden iyidir ve güven vericidir. Bu kanaati hükümet yetkilileri paylaşıyor olmalı ki, en sert açıklamaların ardından bile bu düzeni korumayı amaçlayan sözler duyuyoruz. Yani her şeye rağmen, her türlü kızgınlığa karşı bizim için de gerilimin sürdürülemez bir boyutu vardır.

Son günlerde Almanya ile tatsız bir dönem yaşıyoruz. İki ülke arasında karşılıklı olarak bugüne kadar duyulmamış ağır sözler ve tavırlara şahit oluyoruz. Öncesinde Hollanda ve Avusturya ile de bunları yaşadık ve o sorunlar da hâlâ masada duruyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümet sözcüleri sık sık bu konuya değiniyor ve mealen “Bizim bir yanlışımız olmadı. Almanya seçime gittiği için bizimle sürtüşmeyi bir seçim malzemesi olarak kullanıyor” diyorlar. Doğrudur…

Problemin bu yönünü teslim edelim. Seçime giden Almanya, Hıristiyan Demokratlardan Sosyal Demokratlara, Yeşillerden ırkçı partilere kadar bütün siyasi üniteleriyle Türkiye’ye yükleniyor. An itibariyle Almanya siyasetinde Türkiye’ye sempati sözleri söyleyen, söyleyebilen bir unsur bulunmuyor. Bununla birlikte Almanlar da gerilimin tümden ilişkileri koparma aşamasına gelmemesi gerektiği konusunda hemfikirdir.

Almanya’nın bize karşı tutumunun tek gerekçesi seçimler değil ama bütün bu gürültüyü eylül ayında yapılacak seçimler için kopardıklarını varsayalım. O zaman sorun ve soru şudur: Türkiye neden Avrupa için bir seçim malzemesi haline geldi? Bugüne kadar olmayan şey neden olmaya başladı?

***

Türkiye, yakın zamana kadar Avrupa’nın hayranlık ifade ettiği, yükselen yıldız diye payelendirdiği bir ülkeydi. Aynı partiler hatta aynı liderler yaşadığımız demokratik ve ekonomik sıçramayı takdir etmekle meşguldüler. Avrupa medyası da bugün yansıttığı nefretin zıddına hikayemize övgüler diziyordu. Ve mesela Almanya’da liderler üç beş Türk seçmenin oyunu almak için çabalayıp duruyorlardı. Avrupalı politikacılar için “Türk dostu” olarak tanınmak bir sorun değil avantajdı…

Bugün ise tablo farklı ve tatsızdır. Bu yeni durumu muhakkak surette aşmalıyız. Türkiye’ye düşman olmayan partilerin ve politikacıların seçimlerde sıkıntı yaşaması bize yaraşan bir durum değildir. Birlikte görünmekten kaçınmaları, kabul ve tahammül edebileceğimiz bir tavır da değildir.

Dünyada birçok ülke dururken “Neden Türkiye?” diye kendimize soralım ve hem muhataplarımıza koz vermeyelim hem de görüntümüzün bozulmasına müsaade etmeyelim.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar
KARAR OKURU 19 Ağustos 2017 00:21
Sayın Karaalioğlu artık tv ekranlarında görmek istiyoruz sizi.Tv ekranlarında artık fikirler tartışmıyor herkes birbirini hainlikle suçluyor.Siz ve sizin gibi gerçek gazetecileri görmek istiyoruz
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 07:28
Karar okuru 14.28, sandığa gitmemesi, asla gitmeyecegi anlamına gelmez. Yani 1.4 milyonluk bir potansiyele, sizin hesabiniza gore en kötü ihtimalle yarım milyon insana 3-5 oy demek ya hadsizlik, ya hesabını bilmemek.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2017 14:28
3 milyon Türk'ün yaşadığı ülkeden yazar Sn. yazar 3-5 oy diye bahsetmis. Al sana köşe yazari.
SD 17 Ağustos 2017 09:06
1
Yazarı beğenmediniz ama... Nüfus başka, seçmen başka. Almanya'daki kayıtlı Türk seçmen sayısı 1.4 milyondur. Bu seçmenlerin yarısından fazlası sandığa gitmiyor. 1 Haziran seçimlerinde oy kullanan seçmen sayısı 482.000. Bu kadar oy alanı biz Meclisin kapısının önünden bile geçirmiyoruz. Bu halde yazara bir özür borcunuz olabilir mi acaba?
KARAR OKURU 18 Ağustos 2017 09:51
1
kardeşim adam burada üç beş oy için bile uğraşıyorlardı şimdi neden düşman oldular ,diyor. siz defter kalem hesaba giriştiniz
muzaffer polat 16 Ağustos 2017 11:44
Sorun Turkiye'den kaynakli degil en buyuk sorun yeter artik bagimsiz olmak istiyoruz dedigimiz icin Turkiye kararlarinda dis guclerin mudahalesini onledigi icin.ic yuzlerini gosterdiler.kendmizi batililara zorla sevdirecek degiliz hacli her zaman muslumani dusmani gordu bunu unutmayalim
KARAR OKURU 16 Ağustos 2017 11:10
Trump ırkçılara tepki göstermediği için 48 saat içerisinde 6 istifa ile karşı karşıya kaldı. Yanlış tutum karşısında duyarsız kalınmadı.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2017 10:34
Halk malzeme olmayı tercih ettiyse politikacılar da dibine kadar kullanır. Sorun politikacılarda değil halkta. Hükümet temsilcileri o ülkenin halkını yansıtır.
Karar Okuru 16 Ağustos 2017 02:26
Almanya Türkiye'ye Balkan ülkelerine yaptıklarını yapamadığından bu denli paranoyak olmuş olmasın.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2017 22:47
Mustafa bey bu yazıyı kimin okuması için yazdınız merak ettim doğrusu,yinede verdiğiniz bu büyük .... Teşekkürler.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2017 15:25
Seçim bağımlılığı oluştu halkımızda.
The TURK 15 Ağustos 2017 14:37
Olaya baska bir acidan bakalim, Almanyada 3 milyon uzerinde Turk var, ve burada Almanya ve Turkiye de iyi biliyorki, bir PKK yapilanmasi ve lobisi var, PKK lobisi, Alman milletvekilleri uzerinden Alman hukumetine Turkiye icin baski yapiyor, Eger Erdogan basarili olur ise, PKK Almanya da eylem yapacagidir, ve Almanya yillardir elinde besledigi PKK bombasi Erdogan ve hukumetinin Almanya baskilarina goz yummasi, ve guney dogudaki PKK nin buyuk kayiplari ve PKK nin yavas yavas, Turkiye icinde yok olusu, bunlar, Kacak sigara, esrar, kokain, kacak kose baslarindan alinan, tisort, ve diger giysiler, ve PKK ya katilim, kisaca PKK Turkiyede Yok oluyor, ve Almanyadan yardim istiyor, ileriki gunlerde, eger Turkiye Alman baskilarina karsi direnir ise, Alman yada PKK nin eylem yapmamasina sasirmayin
KARAR OKURU 15 Ağustos 2017 13:06
Yazar kıyıdan dolanmış.Acik açık eleştirmekten imtina etmis.
atilla pehlivan 16 Ağustos 2017 09:09
0
daha ne yazsın, küfür mü edeydi bir çokları gibi. lisan-ı münasiple yazılmış işte. içinde eleştiri de var, çözüm önerisi de.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2017 11:11
0
Yazar dili size göre değil. Anlayan anlar. Karadan dolananlar içeride.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2017 12:55
"Türkiye neden seçim malzemesi oluyor? Bu sorgulamayı biz değil Batılı "aydın" seçmen yapmalı? Batılı siyasiler seçmenlerine Türkiye üzerinden bir tuzak kuruyor. Batılı seçmen bu zokayı yutuyor. Biz kendimizi sorguluyoruz. Böyle aşağılık komplesi olur mu?
KARAR OKURU 15 Ağustos 2017 14:19
1
Referandum öncesinde de bizimkiler Hollanda ve Almanya'yı referandum malzemesi yapmışlardı. Referandumdan birkaç gün sonra Başbakan Yardımcımız "Batılı ülkelerle yaşanan gerilim geçiciydi" dedi. Yani size de burada zokayı yutturuyorlar ama farkına varamıyorsunuz. Yazarın sorguladığı şey aslında vatandaş olarak biz değiliz, bizim siyasetçilerin neyi neden ne zaman yaptıklarını veya yapmadıklarını sorgulamak. Siz eğer siyasetçi değilseniz ama kendinizi siyasetçilerin yerine koyuyorsanız, daha gidecek çok yolunuz var demektir.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2017 14:37
6
Konu Türkiye'de geçmiyor. Yok siyasetçi misiniz, değilseniz vay halinize vs. triplerini de geçeceksin. Önce yazılanı anla. Yazar, Batılı siyasilerin dış ilişkileri iç siyasete malzeme yapmasının hesabını, Türk siyasilerden soruyor. Yazar öyle ebleh biri değil. Böyle bir hatayı boşuna yapmaz... Vardır elbet bir sebebi...
KARAR OKURU 15 Ağustos 2017 16:18
2
Demek ki bütün bu yaşananların ucu batılı ''aydın'' seçmene dokunmuyor, zararı bize dokunuyor. Geçenlerde İspanya'da turist istemiyoruz gösterisi yapıldı. Avrupa'nın görece zayıf ekonomilerinden olan İspanya bile turizm gelirine muhtaç değilken biz Avrupalı paralı turiste muhtacız. Akıllı davranması gereken bizim siyasilerimiz.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2017 16:50
6
Batılı siyasiler Türkiye ile ilişkilerini iç siyasete malzeme yapmış, Batılı seçmen de işine geldiği için bunu yutmaya dünden razı, sen hala biz şöyle, biz böyleyiz diyorsun. Türkçe'nin kabahati yok. Ancak bu kadar anlayabiliyorsun.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2017 12:49
15 Temmuz darbe girişimi, demokrasi zafiyetidir. Hükumet karşıtı bir kesim, bir taraftan "darbe yapanlar daha önce neden devletten uzaklaştırmadı"derken, diğer taraftan darbeyi yapanların yargılanmasına bile tahammül edemiyor. Demokrasi manyağı bu güruh, küresel sistem için en makbul insan tipidir. Batı bu insan tipini çoğaltmak için darbecilere yataklık yaparken, darbeyi engelleyenleri demokrasi karşıtı gösteriyor. Batının bu alçak tavrı hiç tenkit edilmezken, ilişkilerin gerilmesinden hükumeti sorumlu tutmak nasıl bir ruh halidir?
nigar 15 Ağustos 2017 12:11
2. dünya savaşından sonra kurulan modern ulus devleti sisteminde ülkene yapılacak büyük yatırımları, sistem değişikliklerini, dış politika hamlelerini, iç politika kararlarını EMPERYAL güçlere sormadan , fikirlerini ve tavsiyelerini almadan yaparsan kimse seni sevmez ki adamlar bunu ''erdoğan bize yaltaklanmıyor o yüzden de sevilmiyor'' diyerek itiraf ediyor zaten... ''haçlılar sizin karınıza bacınıza dokunmaz'' diyen terörist başına inanan fetöcü mankurtlar bu tartışmalardan uzak durup baş mankurtun bu tesbiti üzerine düşünseler anlıyacaklar meseleyi de kritik an ''düşünme'' eylemi sırasında gerçekleşiyor sanırım...
KARAR OKURU 15 Ağustos 2017 16:38
0
Nigar Fatma Nermim Nuray:)
atilla pehlivan 15 Ağustos 2017 10:51
söylediklerinizin yapılması gerektiği ortadadır sayın yazar. ancak nasıl yapılacağı meçhul. yapılmak istendiğinden de çok emin olamıyoruz artık. savrulma o kadar derinleşti ki. teşkilatların bozukluğunu tamir etmelerini nerdeyse imkansız görüyorum ben. siyaset zübükleri teşkilatların içine işledi. gerçek kurucu ''tertemiz'' insanlar küstürülerek veya ittirilerek dışlandılar. müteahhit kılıklılar (ihale kovalayıcılar) yöneticileştiler. pek az seçmen yerel teşkilatlara güven duyuyor artık. rte varlığı olmasa biliyorum ki on gün içinde akp barajın dibini boylar. yapılacak bence tek şey var: fabrika ayarlarına dönmek. yani; teşkilatları ilk kurduğunuz insanlardan, ismi büyük bir pisliğe bulaşmamış, tercihen küstürüldüğü ya da ittirildiği için uzaklaşmış insanları yeniden eski konumlarına koymak.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2017 12:00
2
at sahibine göre kişner
KARAR OKURU 15 Ağustos 2017 10:42
Batı için mesele Türkiye'nin nasıl yönetildiği değil, kimin yönettiğidir. Batı Türkiye'nin kendi istihbarat örgütlerine bağlı kişilerce yönetilmesini istiyor. 15 Temmuz sonrası Batı, darbeci hainlere bu nedenle kucak açtı. Buna rağmen Batı ile bozulan ilişkilerde hükümeti hatalı görmek, ya vicdan ya basiret noksanlığındandır.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2017 09:44
Neden oldugu belli degil mi? Onalti yillik performansin karne notudur. Pek basarili gorunmuyor.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2017 11:30
11
Mukayese edemediğine göre herhalde 15 yaşındasın.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2017 11:38
3
Bir devletin sagli milleti gurbet me muhtac degil mi oyle anlasilir,bugun Turk milleti Avrupaya is icin mi gidiyor hayir turist olarak demek bazi seyler iyi yapilmis
KARAR OKURU 15 Ağustos 2017 09:33
Doğru bir soru
KARAR OKURU 15 Ağustos 2017 08:40
Kesinlikle doğru bir teşhis, neden Türkiye o konumdan buralara düştü? Bunu, herkes düşman bir tek biz doğruyuz mantığı ile 2017 hala inan varsa, söyleyecek söz yoktur! Oysa Atalar ne güzel demiş "iğneyi kendine, çuvaldızı karşındakine batır" diye.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2017 02:55
Başımıza gelenler ellerimizle yaptıklarımız yüzünden. Yöneticilerimiz bu itibar kaybına fazlasıyla müstahak ama maalesef ceremesini yine halk ödeyecektir.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN