Back To Top
‘Dünya, ölünün başucunda açık kalmış bir radyo’

‘Dünya, ölünün başucunda açık kalmış bir radyo’

- A +

Ramazan geldi geçti, biz hala dünya işleriyle ‘lebaleb’iz.

‘Leb’ bilirsiniz, dudak. ‘Lebaleb’in anlamı, ‘dudak dudağa’ olması lazım. Ama kullanırken, ‘dudağına kadar’ anlamına kullanıyoruz. Bir şeyin, ağzına kadar dolu olmasını ifade ediyor.

Belki, bardak, fincan, kadeh, dudağa yakın olduğundan içinde ‘leb’ olan bir kelime denk düşmüştür.

Bunu yazdım ya, şüphelendim. Anlayan birine sormak istedim.

Eski Türkçe’yi en iyi bilen arkadaşım Mustafa Yılmaz. Ona sordum.

Mustafa’nın yanında bir Farsça uzmanı varmış. O da ona sordu.

Tam dediğim gibi. ‘Dudak dudağa.’

İnternete de baktım.

‘Lebaleb’i ararken, dünya işleriyle ‘lebalep’ oluşumuzu özel bir lisanla anlatan bir cümleye yakalandım.

Cümle, rahmetli Cahit Zarifoğlu’na ait.

Şimdi, bu yazı bittikten sonra Cahit Abi’nin kitaplarını karıştıracağım. Acaba nerede, hangi bağlamda söylemiş.

“Sanki dünya, ölünün başucunda açık kalmış bir radyo.”

Bu sözü işittikten sonra, uzun uzun susmak istersin.

Ben de bir zaman sustum.

Sözü sınırlamaktan korkarcasına... Sözü her hangi bir şeye tahsis etmekten korkarcasına sustum.

Şimdi de bu söz hakkında bir laf etmekten, sözün içindeki ‘fena’yı rencide etmekten korkuyorum.

“Sanki dünya, ölünün başucunda açık kalmış bir radyo.”

Sözü bir yere raptedersem, yazık olur.

Öyle kalsın.

Halbuki ben, ‘Ramazan’da hep dünya işleriyle uğraştık. Şu köşede biraz da Ramazan’la hemhal olalım’ demek için yazıya ‘lebabeb’le girmiştim

Peki sen molla mısın? Hangi yetkiyle din, iman işlerine dair kelam edeceksin?

Teoriye göre, günümüz mollaların hiç biri din hakkında fikir beyan etmek için yeterli müktesebata sahip değil.

Geleneği esas alacaksak, bütün mollalar icazetsiz konuşuyor.

Ben de icazetsizim, şu halde ben de konuşurum.

Geleneği esas almayacaksak, zaten her şey serbest.

Ağzı olan konuşabilir.

Konuşmaya meraklı değilim. İştiham da azdır.

Benden heveslisini görünce kolaylıkla susarım.

Fakat şu anda, bir yetkiyle, bir otoriteyle konuşmak niyetinde değilim.

Tamamen yetkisiz, rütbesiz, kıdemsiz, pırpırsız... Düz bir mü’min sıfatıyla sesli düşünmek istiyorum.

Bu kadarına icazet lüzum etmez. Ediyorsa da, icazetsiz konuşuyorum!

Ramazan’ın sonu geldi. Şimdi, Zekat ve Fitre’yi vermek için uygun zaman.

Zekat, malı temizler.

Eğer, zekatımı düzgün bir şekilde hesap edip verirsem, malım temizlenmiş olur mu?

Anadolu’da ‘zekat keçisi’ diye bir laf var.

Zayıf, çelimsiz insanlar için kullanılır. ‘Zekat keçisi gibi’ derler.

Anadolu insanı da az değil ha!

Şimdi iyi hesap makinaları çıktı. İyi teraziler, iyi hocalar, iyi kuyumcular...

Keçiyi de, altını da, parayı da milimi milimine hesap ederler.

Zekatı hesap ederken, sadece Türk bankalarındaki paraların zekatını mı hesap etmeliyim?

Memleketten kaçırdığımı zekattan da kaçırabilir miyim?

Tuhaf soru. Tabii ki, İsviçre bankalarındaki paranın da zekatını vermen lazım.

Neyse, sonuçta, zekatı verdiğim zaman, param temizlenecek mi?

Gelenekte bazı ‘haber’ler var.

Zekatı verince, mal temizlenir. Cumaya gittiğin zaman iki Cuma arasındaki günahlar affolunur. Hacca gidince bütün günahlar affolunur.

Ben böyle ‘haber’lere inanırım.

Ama, namaz, namaz olacak. Hac, hac olacak. Zekat da zekat...

Bir tane secdem olsun isterim.

Bir tane duam. Bir tane tevbem.

Olsa, Allah bağışlar, diye ümid ederim.

Tabii, mekanik bir zekat-af, hac-af, dua-af ilişkisi olmaz.

Veya mekanik bir haccın, neticesi de mekanik olur.

Zikir numaratörü gibi, tik tak, tik tak.

Peki, kul hakkı varsa paramın içinde, onu da temizler mi zekat?

Hani, devleti, milleti söğüşlediğim zaman, yetimin hakkını yediğim zaman. Onu da temizler mi?

Biraz zor temizler!

Veya hacca, umreye gidince kalbini kırdığım insanın kalbindeki yaradan kurtulur muyum?

Hakkını yediğim insanın... Canını yaktığım insanın... Kalbindeki yaradan?

Kurtulamazsın.

Ve, kurtulamıyor olman güzel bir şey.

Diğer Yazıları

Yorumlar

karar okuru 17 Haziran 2018 01:22
zerre kadar iyilik , zerre kadar kötülük karşılıksız kalmaz bunlar birbiriyle dört işleme girmez ALLAH dilemedikçe af olmaz haramın zekatı olmaz kolunu kır kafanı kır kalp kırma şeytan taşlamayla kaçmaz eğilip kalkmayla namaz olmaz bizde ruhban yok perdenin arkasından anlat hikayeyi bağışlan bizde zebani var alıyolar adamı ALIYOLAAR
kararlı-1 13 Haziran 2018 14:50
valla helalden haramdan çok bahsetmeyin bunlar tehlikeli konular sonra birileri alınır. sadece parayı kazan nasıl kazandığın önemli değil sonra bir hac yada umre yaparsın olur biter (?)
Maturidi 13 Haziran 2018 13:05
Kisaca bir muddet biseyler soylemek yazmak yerine ,bag bahce isleri,yumurta,organik sebze meyve gibi islerle ugrassa ehlicemaat velsunnet mumin mutedeyyin mesture hanim irsadci kardeslerimiz nasil olur...Allah carpinca oyle boyle carpmaz,sonra biz neaptik demeyin..Boyunuzdan buyk laflar ettiniz...Din medeniyettir,ahlaktir,bilimdir fendir yani Allahin yarattigi kainattaki canli cansiz hersey Allahin ayetleridir..Imar katsayisiyla oynayip 15 ,20 daire nasil fazla cikaririmdan baska biseye akli basmayan Karadenizli ,Guneydogulu koylu kurnazlarina 3 beden buyuk gelir din..Icinde kaybolurlar ...
KARAR OKURU 13 Haziran 2018 03:13
1- “Sanki dünya, ölünün başucunda açık kalmış bir radyo.” Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur. 2- Zekat, malı temizler. Önemli olan Ruhu temizlemesi. Haram varsa, devam ediyorsa temizlemez diye düşünüyorum. 3- Peki, kul hakkı varsa paramın içinde, onu da temizler mi zekat? Alemlerin Rabbi Kendi Zatına yapılmış günahlarda dahi tevbe kapısını açık birakmışken, Başkasının hakkını yiyenin hesabını sorarım demiyormu.? Onun içindirki biraz zor temizler cümlesi olmamış gibi duruyor. Bağışlanmak dileğimle.
atsız 13 Haziran 2018 00:27
Müslüman dünyanın esas problemlerinden biri de "dünya işleri" söylemi. Zihinlere virüs gibi yerleşmiş, insanı etkisiz kılan, salt öte dünyaya mıhlayan ve fazlasıyla pasifleştirip miskinleştiren bir dünya görüşü. Genç kuşak, en amansız eleştiri oklarını bu tip kalıplaşmış, donmuş, çiğnenmiş, usaresi alınmış ve geriye posası kalmış anlayışlara yöneltmelidir. Yirmi birinci asırda diriliş olacaksa, ancak böyle olur. Elli yaş üstü dinozor kesim birbirinin aynısı. Langır lungur tarhana bulgur! Milenyum çocuklarından yanayım. Dolayısıyla gel
KARAR OKURU 13 Haziran 2018 06:38
0
12den vurmussun kardesim. Her bi densizligi yap sonra da tovbe de, hacca git, zekat ver, cennetin biletini al. Birileri kalkip da dini elestirdigi zaman da vurun kahpeye...Dinozorlar bu dunyadan gocse de yeni kusakta buyuk cogunlugu uyanamaz bu gaflet uykusundan. Cocukken beyni yikanmis insanlarin bu kafesten kurtulmasi cok zor.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN