‘Eğitime giriş’ iyiydi

Eğitim konusunda fikri olmayan birini tahayyül edebilir miyiz?

Hepimiz öğrenci olduk. Daha ilkokuldayken bile, hoşumuza giden ve gitmeyen uygulamalarla karşılaştık.

Haklı veya haksız olarak, eleştirdik.

Hiç öğrenci olmayanlarımızın da mutlaka bir fikri vardır.

Herkesin bir fikre sahip olduğu ve kimsenin memnun görünmek istemediği bir alanda çalışmak zor.

Önceki gün, yeni Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk’un basın toplantısına katıldım.

Kendisiyle ilk kez karşılaşıyorum. İlk izlenim önemlidir derler. Şimdiden söyleyeyim, benim ilk izlenimim müspet.

Mesleki özgeçmişi de, Milli Eğitim’e doğru katkılar yapmasına uygun.

Özel okul yöneticisi. Talim Terbiye’de uzun zaman çalışmış, başkanlığını da yapmış.

Kendisiyle aynı yoldan geçmemiş bir bakanın öğrenmesi için aylar, yıllar gereken sorunları şimdiden biliyor.

Bakan Selçuk, konuşmasında bize ‘ne yapacağını’ anlatmadı. Eğitime, eğitimin sorunlarına nasıl baktığı konusunda işaretler verdi.

Eğitim, yürümekte olan devasa bir sistem.

Devasa? Dev: büyük, asa: gibi.

Demek ki yanlış. ‘Asa’sı fazla. Dev bir sistem.

Kabaca bakarsak, devlet sanki nüfusunun bir kısmını okullara koymuş. Üniversiteleri de dahil edersek nüfusumuzun yaklaşık 25 milyonu öğrenci.

Şimdi, bu sisteme nasıl dokunacaksın?

Dokunduğun zaman her kafadan bir ses çıkıyor.

Halbuki, dokunulması çok gerekli olan bir alan.

Çünkü, herkes müttefiktir, en önemli meselemiz, eğitim.

Eğitimimiz doğru yürüseydi, toplam kalitemizle ilgili bütün rakamlar, sinemamız, tiyatromuz, sporumuz, ekonomimiz, ihracatımız, cari açığımız dahil... Hepsi daha iyi durumda olurdu.

Sorsan, herkes bunun farkında.

Farkında da, nasıl yapacaksın?

Bakan Selçuk, işinin zor olduğunu söylüyor. “Süpermen değiliz” diyor. “Birlikte başaracağız.”

Eğitim sistemini bir transatlantiğe benzetiyor.

Transatlantiği bir limana çekip onarmazsın. Çünkü yürüyor, yürümek zorunda. Yürürken onaracaksın.

Ama, basit bir onarım değil bu. Esaslı bir değişiklik.

“Masadaki tuzluğu değiştirmeyeceğiz” diyor Selçuk, “Masayı değiştireceğiz.”

Büyük iş.

Eğitimin bir taraftan da ‘geleceğe hazırlanmak’ anlamına geldiğini çok güzel bir metaforla anlatıyor.

“Dünya 4. Büyük kırılmayı yaşayacak. Fiziksel, biyolojik ve dijital olanın birleştiği çağ. Aya füze gönderiyoruz. Ay, karşımızda. Füzeyi aya gönderirken istikamet veriyoruz. Aya nişan aldığımızda, füze oraya ulaştığı zaman ay orada olmayacak. Biz çocuklarımızı geleceğe fırlatıyoruz.”

Demek ki, günü kurtarma peşinde değil.

Ziya Selçuk, 16 yıllık AK Parti iktidarının ardından Milli Eğitim Bakanlığı görevine geldi.

16 yıl, siyasetin milletten istemeye çekineceği bir süre. İki seçimin arası nihayet 4 veya 5 yıl.

Fakat AK Parti, bu 16 yılı kullandı.

Bir açıdan bakıldığında, bir meseleyi çözeceksen, 16 yılda çözersin.

Hiçbir şey yapılmadı mı 16 yılda?

Yapıldı.

Bakan Selçuk, derslik sayısını örnek veriyor. Daha çok okul, daha çok öğretmen, daha çok üniversite...

Başka şeyler de yapıldı.

Ama hala yaygın bir memnuniyet temin edilemedi.

Bütün kabahati memnun olmayanlara mı yükleyeceğiz?

İmkanı yok.

Bana sorarsanız, çoğu yerde memnun olmayanlar haklı.

Ziya Selçuk’tan önceki AK Partili Milli Eğitim Bakanları’nın hepsini tanıyorum.

Hepsinin iyi şeyler yapmak istediğini düşünüyorum.

Fakat, AK Parti politikalarının, daha çok ‘nicel’ ilerlemeler sağlamaya odaklandığının farkındayım.

Terazinin ‘nitelik’ tarafı dolmadı. Doldurulamadı.

Bakan Selçuk, ‘şunu, şunu, şunu yapacağız’ diye bir liste vermiyor. Önümüzdeki aylarda üç yıllık bir takvim açıklayacaklarını söylüyor.

Burada konuştuklarının ‘tercüme’sini, terazinin ‘nitelik’ tarafının nasıl doldurulacağına dair asıl ipuçlarını o ‘takvim’de göreceğiz.

Ben ümitliyim.

Bu arada, karşımda, ilk defa, ‘tipik siyasetçi’ olmayan bir bakan gördüm. Bu da ilginç bir tecrübeydi.

(Bakanın ‘tipik siyasetçi’ olmaması bana sorarsanız iyi bir şey. Fakat, hatırda tutmak lazım: Siyaset, bazen siyasetçi olan bakanlara bile sürprizler yapabiliyor.)

YORUMLAR (12)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
12 Yorum