Back To Top
Peygamberimiz, bizim neyimizle iftihar edecek?

Peygamberimiz, bizim neyimizle iftihar edecek?

- A +

Alman İmparatoru Wilhelm 1898 Ekim’inde Kraliçe Hohenzollern’le beraber İstanbul’a gelmiş. Birkaç gün İstanbul ve civarında dolaştıktan sonra Bugün Tel Aviv’in yakınında güzel bir sahil kenti olan Hayfa üzerinden Kudüs’e geçmiş. Mescid-i Aksa’yı da ziyaret etmiş.

Oradan Şam’a gitmiş. Büyük Sultan Selahaddin Eyyubi’nin kabri başında şöyle bir nutuk irad etmiş:

“Burada bütün zamanların en kahraman askeri Sultan Selahaddin’in mezarı önündeyim. Majesteleri Sultan Abdülhamid’e misafirperverliğinden dolayı teşekkür borçluyum. Gerek majeste Sultan, gerekse halifesi olduğu 300 milyon Müslüman bilsinler ki, Alman imparatoru onların en iyi dostudur.”

Tabii, o dönemin ilişkileri mazide kaldı. Herkes alacağını aldı, vereceğini verdi.

Ben işin orasında değilim.

İki husus var şu yazdığım yazının bağlamında dikkatimi çeken.

Bir: Hayfa, Kudüs ve Şam Osmanlı hudutları içinde.

İki: O zamanlar dünyadaki Müslüman nüfusun 300 milyon civarında olduğu düşünülüyor.

Bu ziyaretten on on beş yıl sonra biz hızlı bir çöküşe geçmişiz.

20 Şubat 1913’te, bir Mevlid gecesinde Mehmet Akif, Peygamberimiz’e hitaben şu mısraları kaleme almış:

“Yıllar geçiyor ki Ya Muhammed

Aylar bize hep Muharrem oldu

Alem bugün üç yüz elli milyon

Mazluma yaman bir alem oldu.

Çiğnendi harim-i paki şer’in

Namusa yabancı mahrem oldu”

Daha Birinci Dünya Savaşı başlamamış. Yani, henüz Şam’ı, Kudüs’ü kaybetmemişiz.

Sonra, daha da fena oldu işlerimiz.

Neyse, Kurtuluş Savaşı’nda İngiltere’nin ve Avrupa’nın pençesinden bir ‘yaşama hakkı’ koparmışız.

Hele İkinci Dünya Savaşında Batı kendi kendisiyle harp edince, yavaş yavaş müstakil devletler şeklinde tarih sahnesine çıkmaya başlamışız.

Ne olmuş tarih sahnesine çıkmaya başlayınca?

Maalesef, fazla bir şey olmamış.

Mehmet Akif, 1913’te 350 milyon mazlumdan söz ediyordu şiirinde.

Tabii, biz çoğalmaya devam ettik.

Mesela Fazlurrahman’ın İslam kitabında (1966) 400 ile 600 milyon arasında tahminler var.

Benim ilkokul çağımda, dünyadaki Müslüman nüfus 650 milyon olarak hesap ediliyordu.

Sonra yine arttı.

Dün baktım. Maşallah! Bir milyar 600 milyon olmuşuz. 50 yılda 1 milyar artmışız.

Bu gidişle 2060’larda üç milyara çıkarız.

Eeee? Ne yapacağız o kadar nüfusu?

Arttık da ne oldu yani?

İsrail, Batı Şeria’da ve Gazze’de adamlarımızı öldürüyor.

Biz de, basit sosyal medya üfürmeleriyle, şimdi benim yaptığı gibi, birkaç yazı çizi veya birkaç beyanatla işlenen bu katliamlardan bizar olduğumuzu ilan ediyoruz.

Rahmetli Akif İnan, 1980’de Eskişehir’deki MTTB salonunda “İslam Dünyası 1 milyarlık hapishanedir” dediğinde “Hakikaten öyle!” diye düşünüyorduk.

Galiba bunda da yanılıyoruz.

Herkes halinden üç aşağı beş yukarı memnun. Gerçekten mazlum olanların ise sesini bastırmanın yolunu nasılsa buluyoruz.

Biz, 1,6 milyarlık bir topluluk olarak, ciddi değiliz.

Ciddi olsaydık, bizi yönetenler bu kadar lakayt olamazlardı.

***

Peygamberimiz’in, ruz-i mahşerde bizim çokluğumuzla iftihar edeceğine dair rivayetleri bilirsiniz.

Peki, bizim iftihar edilecek neyimiz var?

Nüfusumuz arttıkça halimiz daha berbat oluyor!

Şimdi, bir çok kimsenin aklına savaş, şiddet gibi şeyler geliyor olabilir.

Şiddetin, şiddet çağrışımı yapması normal.

Fakat hayır.

1,6 milyar ne demektir, nasıl büyük bir güçtür bilir misiniz?

Dünyayı adil olmaya, insanca davranmaya zorlayacak kararlı siyasi ve iktisadi adımlar bile netice üretebilir.

Ciddi olsak yeter.

Zulmü üretenlerin hiç olmazsa iktisaden canını acıtacak kadar...

Gündüz İsrail’le ilişkisi yok gibi davranıp gece İsrail’in koynuna girmek, hangi sorunu çözebilir? Hangi katliamı durdurabilir?

Veya tezgah altından İsrail’e petrol satmak?

‘İslam Dünyası’ dediğimiz ‘yalan dünya’ böyle rejimlerle dolu.

Biz, anca birbirimizle savaşırız. Birbirimizin camisini, çarşısını bombalarız, birbirimizi boğazlarız.

Bir de, ruhumuza tesir etmeyen oruçlar tutarız. Orucumuzu kullar görebilsin diye küçük, ucuz numaralar yaparız, vesileler icat ederiz.

İşte, şu Ramazan arefesinde hissiyatım böyle.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
MEHMET SEVİM 17 Mayıs 2018 18:11
Sayın yazar, muhteşem tespitler... Hrika bir yazı, beynine ellerine sağlık...
KARAR OKURU 16 Mayıs 2018 14:03
abd ve israil kuklası,hain ,münafık fetöcülerden olmadım elimden geldiğince bu hainlerle mücade ettim gene edecem... rabbim ve efendimiz bunu bilmez mi bilir, herkes kendi adına konuşsun.
Efedamat 16 Mayıs 2018 09:24
Yazınız bir özeleştiri katılıyorum aynen katılıyorum demek ne kadar yürek yakıcı bir durum.ne yazık ki islam dünyasının durumu ortada.merak ettiğim gerçekten bir islam dünyası varmı yoksa bizler kendi kendimizi mi aldatıyoruz.
metin palamut 16 Mayıs 2018 09:03
Peygamberimiz s.a.v. ümmetin çokluğuyla iftihar edeceğini biliyoruz ancak bu haldeki bir ümmetle değil herhalde.Kıbleye yüzünü dönmeyen beş milyar müslüman olacağına keşke Allah ve resulünün istediği vasıflarda 300 milyon müslüman olsa.
mazag 16 Mayıs 2018 02:01
Tüm okurlara hayırlı Ramazanlar dilerken. Yapılan zulmü kınıyor ve zulme uğrayan insanlara Allahtan yardım diliyorum.İki yüzlü insanlardan umudum kalmadı. saygılarımla
KARAR OKURU 16 Mayıs 2018 01:13
tam ben yazacaktım arkadaş yazmış. o kadar yol yaptınız köprü yaptınız ya onun iftiahr eder. zaten islam köprü yapma dini. öyle kul hakkıymış faizmiş zinaymış tesettürmüş bunlar hep fasa fiso. iki köprü yapıp binalarıda diktinmi direk cennettesin hacı abi. yalnız colamızı sol elle içmemeye dikkat edelim lütfen. bak bu önemli
KARAR OKURU 16 Mayıs 2018 00:30
Ağa, senin hissiyatın kararmış... Zamanımızda Müslüman olmak belki zordur, ama huzurlu bir iştir.
KARAR OKURU 16 Mayıs 2018 07:52
0
Huzur Ahmet Hamdi Tanpınar’ın kitabında kaldı. Önce ahlaklı olarak örnek olacak müslüman az değil mi çevremizde?
cevat karakalem 15 Mayıs 2018 23:51
Ulkeler bazinda "Islam Dunyasi" diye bir sey yok, muhtemelen olamaz da. Ama bireyler bazinda "ummet" hep var olacaktir. Pratikde de sonuc bu yapi dahilinde alinabilir ancak. Her Musluman birey ummetin bir parcasi oldugunu idrak eder ve buna uygun davranirsa cok sey degisir.
KARAR OKURU 16 Mayıs 2018 01:37
25
Her cins fitne fesat peşinden koşanların örgütlemesine özgürlük denir de, ümmetin birliği söz konusu olunca kapılar kapanır, neden?...
KARAR OKURU 15 Mayıs 2018 23:20
Yol yaptık, köprü yaptık oda yetmedi denizin altından tüp geçitler yaptık.....v.s
KARAR OKURU 16 Mayıs 2018 01:44
36
Utanmasan yol, köprü, tünel yapmak günah diyeceksin...
KARAR OKURU 16 Mayıs 2018 07:55
2
Yol, köprü ve tünel yapmak güzel ama, bunların ihalelerinin şeffaf olması ve denetime açık olması daha güzel olmaz mı. Bir de sürekli satabileceğimiz katma değerli ürünler üret ek daha güzel olur.
KARAR OKURU 16 Mayıs 2018 11:17
22
Bu ihalelerin şeffaf olmadığına dair bildin bir şey mi var?
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN