Back To Top
Türkçenin en büyük şairi kimdir?

Türkçenin en büyük şairi kimdir?

- A +

Ben güneyli çocuk, arkadaşım ben güneyli çocuk.
Günahlarım kadar ömrüm vardır.”

Mehmet Akif, Necip Fazıl, Yahya Kemal, Orhan Veli, Fazıl Hüsnü, Cahit Sıtkı, Ümit Yaşar hatta Arif Nihat Asya... Bunları ve belki birkaç şairi daha biliyordum.

‘Şiir ülkem’ bunun kadar veya bundan biraz daha genişti...

Yukarıdaki mısralar o zamana kadar bildiğim, keşfedilmiş ‘şiir ülkesi’nin dışına ilk çıkışımı işaretleyen mısralardır.

Ben de güneyliyim. Türkiye’nin kuzeyindenim ama, Kuzey’in güneyindenim.

Benim de günahlarım kadar ömrüm var.

Şiiri, ‘Kafiyeli şiir, hece vezniyle yazılan şiir, aruz vezniyle yazılan şiir” tanımlarının dışında tarif edemeyen okul öğretmenlerinin çizdiği hudutların dışına çıkmıştım.

‘Vezin yok, kafiye yok, öyle şiiri babam da yazar’ cahilliği var ya.

Bakıyorsun, kıta kıta, mısralar aynı hizada bitiyorsa yani blok oluşturuyorsa...

Mısraların son heceleri de, farklı anlamlar içermekle birlikte aynı sesle bitiyorsa, şiirdir. Yoksa değildir.

Ama bunlar laf değil. Başka bir şey.

***

Söylediğim zaman... Okuduğum zaman, hançeremden çıkan harfler, kelimeler, mısralar, ‘laf’ın ifade edebileceğinden çok daha fazlasını ifade ediyor.

Bu, şiir.

Beni içine çeken...

Beni içime çeken bir şiir.

Sezai Karakoç’un şiirleri yanımda, elimin altında. Ama, işte, yazmaya yeni başladım ve kitabı açmadım.

40 küsur yıl önce okuduğum haliyle okuyorum. O gün kafama nasıl yazıldıysa, o yazıyı okuyorum.

“Ben çiçek gibi taşımıyorum göğsümde aşkı

Ben aşkı göğsümde kurşun gibi taşıyorum

Gelmiş dayanmışım demir kapısına sevdanın

Ben yaşamıyor gibi yaşamıyor gibi yaşıyorum

Ben aşkı göğsümde kurşun gibi taşıyorum

Seni süt içmeye çağırıyorum parmaklarımdan

Kara yılan kara yılan kara yılan kara yılan.”

Sonra?

Sonra bizim kızımız. Tunuslu kız. Ve Ali. Ve Süleyman.

Biz hepimiz, ya Tunuslu kızız, ya Ali, ya Süleyman.

‘Fransız’ değiliz ve olmayacağız.

“Sizin defolup gitmenizi istiyorum işte o kadar

Ali de istiyor ama söylemekten çekiniyor.

Gidiniz ve öteki yabancıları da beraber götürünüz

Tuhaf ve acaip şapkalarınızı da beraber götürünüz”

‘Ötesini söylemeyeceğim.’ Şiirin altındaki tarih 1953.

1953’te, Türkiye’de kim yazar Fransız işgali altındaki Tunus’u? Sezai Karakoç’tan başka?

Şiirinden önce birkaç kitabını okumuştum.

‘Çağ ve İlham’ı... Biri de Gündönümü olabilir... Geçmiş zaman.

Okudukça, kendi içimde bir basamak yükseldiğimi hissediyordum.

‘Yükselmek?’

Bugünün lügatiyle kötü bir kelime.

‘Üstün’lük çağrışımı yapıyor.

Halbuki öyle değil.

Başkalarına nispetle yükselmiyorsun. Sana bir şey katıldığını hissediyorsun.

‘Yükselmek’ tuhaf kaçıyorsa, yerine ‘derinleşme’yi koy, fazla yüksek olmasın.

***

Bu kitaplar ve bu mısralar bir başlangıç noktasıydı.

Yakalanmıştım.

Hayatta yakalandığım en güzel, en doğru şeylerden birine yakalanmıştım.

Kaç kere doğarsın hayatta?

Yani kaç ‘milat’ın olur?

Benim milatlarımdan biri budur.

İşte böyle tanıştım Sezai Karakoç şiiriyle.

Bu sütunda, kendi hayatımdaki ‘şiir’i veya yalınkat söyleyeyim şiirle ilişkimi yazmaya başlayalı beri, birkaç büyük şairin “Türkçe’nin en büyük şairi kimdir’ sorusunun cevabı” olabileceğini yazmıştım.

Eski şiirimizi, şiirin eski büyüklerini dahil etmiyordum elbette bu soruya.

Yüz yıllık bir soru olsun.

Şimdi, benden sübjektiflik bekleyin.

‘Türkçenin en büyük şairi kimdir’ sorusuna benim, kendim için vereceğim cevap Sezai Karakoç’tur.

En son söyleyeceğimi en başta mı söyledim?

Olabilir, tercih meselesi.

Devam edeceğiz inşallah.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
mansur tuncay 15 Ocak 2018 00:13
Ey wallaah aziz dostum benim içinde Sezai abi tabiki bülbülün bütün çiçekleri dolaşıp sonunda gülde karar kıldığı gibi bende bütün şairleri ve şiirleri dolaştıktan sonra Sezai karakoç'ta karar kılıyorum...vesselam
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 22:04
Politik ayrim yapmayin elbette ruhsal zenginliginize deger katan kisi buyuk bir şairdir. Bahse konu Türkce ise Diger bahsettikleriniz gibi nazım da Atilla ilhan da hasan huseyin de ahmet arif de dilimizin buyuk sairleridir.
EYVALLAH 14 Ocak 2018 21:34
Bilal Yavuz seni tebrik ediyor... Vefa, kıymet bilenlerden olduğun için...
Attila İlhan'ın, İstanbul Ağrısı şiirindeki o canım bölüme kırmızı oy kullanan arkadaş. Merak ettim, oyunun nedeni "taptık" ifadesi miydi ?
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 16:09
“Bitten, açlıktan, sıtmadan betersiniz. Yüz Türkiye olsa, elinizden de gelse, yüzünü de zincire vurur, yüz kere satarsınız. Milletimin en talihsiz gecesi, ana rahmine düştüğünüz gecedir..!” Nazım Hikmet
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 18:07
0
ben de onu diyorum. ben veba olarak ve çekirge istilası olarak niteliyordum. bir dönem, türkiyede bir çekirge istilası olmuş. dedelerimiz anlatırdı. o dönem yiyecek ot bulmakta bile zorluk çekmişler. bu nedenle ben çekirge istilasına benzetiyordum.
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 20:35
1
Nazım Hikmet Fetöyü tarif etmiş...
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 14:57
-"Sen fani, ben fani, Dünya fani. .. Bir öpücük bile vermedin daha, Așkolsun yani.. -"
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 14:53
Nazım geçmiyor diye alınan solcu arkadaşlar, "Karıma mektup" ne kadar güzelse, "Tik tak, makinalașmak" ta o kadar çirkin... Unutmayalım...
Akif 14 Ocak 2018 16:13
1
Hangi şairin tüm şiirleri aynı güzelliktedir ? Mümkün mü bu ? Nazım şairdir; hem de büyük şair. Atsız şair değildir. Şiirin topuğuna bile ulaşamaz. Ama bugünler Atsız günleri :((((
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 13:13
1949 Eylülünde birader Mırç ve ben sokaklarında mohikanlar gibi ateşler yaktık, sana taptık ulan, unuttun mu, sana taptık.
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 15:46
0
Atilla İlhan...Harika... yúreğinize sağlık.
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 13:09
"büyük şair" yerine, "büyük şiir" deseniz, hatta "büyük dize" deseniz daha yerinde olurdu. "Eğer maksud eserse, mısra-ı berceste kâfidir!" aksi takdirde mısra-ı berceste niteliğinde dizeleri olan şairlerimize haksızlık etmiş oluruz. mesela bir ismet özel, bir mehmet ocaktan, bir fazıl hüsnü dağlarca , bir arif nihat asya.
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 13:05
Tabii ki Sezai Karakoç....nokta....
sumeyye 14 Ocak 2018 11:14
islamcilar nazim'in buyuklugu karsisinda adini unutuyotlar! vasat vasatlar sever!
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 12:33
5
sümeyye isimli nazım perest de ilk defa görüyorum...
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 09:42
Ferman sende, ama güzel yaşamak bizde: Senden ayığız bu sarhoş halimizde. Sen insan kanı içersin, biz üzüm kanı: İnsaf be sultanım, kötülük hangimizde? ÖMER HAYYAM
HACI CAVCAV 14 Ocak 2018 09:27
Bana göre şiir biraz da anlaşılır olmalı, bilmece gibi olmamalı.Mesela Aşık Veysel'in şu şiiri ne kadar açık ve akıcı:"Güzelliğin on para etmez,Şu bendeki aşk olmasa, Eğlenecek yer bulamam, Gönlümdeki köşk olmasa.Kim okurdu kim yazardı,Bu düğümü kim çözerdi,Koyun kurt ile gezerdi,Fikir başka başka olmasa."Şiir insanı yormamalı,dinlendirmeli,akarsu gibi olmalı.Bir problem çözer gibi uğraştırmamalı.Şiir uğraştırmazsa harcı alem olur,pek basit olur da denemez. Yunus Emre hiç yoruyor mu insanı?
Akif 14 Ocak 2018 17:17
2
Gene çuvalladın HACI CAVCAV. Yunus'un şiiri öyle bir yorar ki insanı. Öyle olmasa ciltler dolusu şerh yazılmazdı. Sufi şairler yorumlansın diye, yorucu şiir yazan adamlar. Arapların, mana şairin karnındadır, sözü, tam da tasavvuf şiiri için. Karnından konuşan adamların şiiridir tekke şiiri.
HACI CAVCAV 14 Ocak 2018 18:48
1
Yunus Emre'nin şiiri seni yoruyorsa sorunu kendinde arayacaksın Akif.Örneğin şu dizeler mi yordu seni: Geldi geçti ömrüm benim Şol yel esip geçmiş gibi Hele bana şöyle gelir Şol göz yumup açmış gibi Bu dünyada bir nesneye Yanar içim göynür özüm Yiğit iken ölenlere Gök ekini biçmiş gibi
HACI CAVCAV 14 Ocak 2018 09:12
Kafiyesiz,hecesiz şiir yazmak zordur;yazan da fazla değildir zaten.Bir metin şiirse okuyunca akılda kalmalı,yolda yürürken tekrar edilebilmeli. Ezberlenemiyorsa,okumak için kitabı açmak zorunda kalıyorsak o şiir değildir.Belki güzel bir nesirdir. A.N.Asya'nın Bayrak şiiri serbest şiirin güzel örneklerinden. Keza şu dizeleri:"Şu gördüklerin kiraz ağaçlarıdır,Ki hep böyle çıplak kalmazlar,Günü gelir uzun olur yeşilin ömrü,Zannedersin solmazlar,Çiçeği dalında koklanır,Yemişi tane tane toplanır,Hırpalaya hırpalaya yolmazlar."
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 07:45
"Ben bir ceviz agaciyim Gulhane parkinda Ne sen bunun farkindasin, ne de polis farkinda"... Gulhane parkinda bir ceviz agaci varmis. Bu agaci komunistler dikti diye bir soylenti cikinca polisler agaci kesmis.
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 06:56
Aslında köşe yazarlarının kendi köşesinden haykırdığı şey ben buyum demektir, onu okuyanlar da tanımlayamadığı kendisini eşleştirdiğinde kendinide öyle zanneder ta kendini bilip buluncaya kadar, halbuki gerçeği tam olarak allah bilmektedir, yüzleştiğimizde bize yapageldiklerimizi ve bizim kim olduğumuzu soyleyecektir. O dehşetli günde.
Akif 14 Ocak 2018 17:19
1
Hayırdır yaren. Tebliğ (!) mi yapıyorsun ? Salyangozu başka yerde sat, burası Müslüman mahallesi.
cevat karakalem 14 Ocak 2018 04:41
"Cocuk ve Allah", beni hep cok etkilemistir. Nedense tam icime dokunur ve gercekten "saf siir olarak" hissederim, herhangi bir dusunce, felsefe ile alakasini degerlendirmeden.
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 02:40
Nazım Hikmet'i tavsiye ederim.Dúnya biliyor ama siz bihabersiniz.yazık úzúldúm size!
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 02:24
Bir ağaç var içimde fidesini getirmişim güneşten. Salınır yaprakları ateş balıkları gibi yemişleri kuşlar gibi ötüşür. Yolcular füzelerden çoktan indi içimdeki yıldıza. Düşümde işittiğim dille konuşuyorlar, komuta, böbürlenme, yalvarıp yakarma yok. İçimde bir yol var. Karıncalar buğday taneleriyle bayram çığlıklarıyla kamyonlar gelir geçer ama yasak, geçemez cenaze arabası. İçimde mis kokulu kızıl bir Gül gibi duruyor zaman. Ama bugün cumaymış, yarın cumartesiymiş, çoğum gitmiş de azım ka
Cuma 14 Ocak 2018 01:38
Ey Paris! Uzak diyarlarda eğildi başım, Dört mevsim vücudum, kavruk ağustos, İs çıkmaz, ciğerim durmaz yanıyor, Bir adam savrulmuş, bahtına düşmüş, Ey Paris! Düşlerim neden kanıyor? Geceler tutkumdur hıçkırıkların, Acılar içinde efkar yastıklar, Sabahlar olmuyor cinnet biniyor, Önümde mezarın son yanan mumu, Ey Paris! Düşlerim neden siniyor? Bir deniz özlemim, uçsuz bucaksız, Ruhum çarmıhlarda isyan çivili, Çeşmi kirpiklerim nehir çağlıyor, Tuzlu göz yaşlarım zehirli zakkum, Ey Paris! Düşlerim neden ağlıyor? Gün doğma
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 09:52
1
Arkadas trabzonlu galiba sonuna kadar harika getirmiş şiiri sonda "gün doğma" diyerek baştan beri sağladığı akıcılığı bozmuş maalesef
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 01:29
Dunyanin en buyuk 5 sairinden biri kabul edilen Nazim Hikmet'in ismi neden yok bu listede? Gomonist oldugundan olsa gerek.
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 16:59
2
Şairler boy ile, kilo ile mi ölçüyorsunuz? En büyük beş vs. diye...
necip fazıl 14 Ocak 2018 00:45
işiniz zor... siz ve sizin gibiler, ve dahi cenahınızdaki yazar ve şairler yıllardır görmezlikten gelinmenin acısını çıkartmaya çalışyorsunuz, ama nafile. Nazım Hikmet'i bilerek anmadın değil mi?
KARAR OKURU 13 Ocak 2018 23:57
Soruyu "En büyük şair" değil de "En önemsediğiniz şair kimdir?" diye sorsaydınız daha iyi olurdu.
evin 14 Ocak 2018 00:42
3
bence de, sanatçı, şair, edebiyat adamı, yazar vs. söz konusu olduğunda büyüklü küçüklü laflar edenleri sığ buluyorum.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN