Back To Top
Yeni müfredata göre trollerin durumu

Yeni müfredata göre trollerin durumu

- A +

Bir gün babam, İstanbul İmam-Hatip’teyken, hocasına bir soru sormuş. Hangi dersti, hangi hocaydı unuttum.

Hocası, “Bu mevzu müfredatta yok” demiş.

Babam da, “Bizim hocalar talebe yetiştirmeye uğraşmıyorlar, müfredat yetiştirmeye uğraşıyorlar” diye söylenmiş.

Müfredat değişikliği haberleri bana babamın bu hatırasını hatırlattı.

Tedrisatta ‘tevhid’i sağlamak için bir müfredatın mevcut olması icap ediyor.

Müfredat kadar öğretmen de önemli. Öğretmen kifayetsizse, müfredat ne yapsın?

‘Yetersiz’ yerine ‘kifayetsiz’ deyişim sayısal yeterliliğin sorunu çözmeyeceğini, her bir öğretmenin iyi yetişmiş olmasının da aynı derecede önemli olduğunu ima için.

Eğitimimiz bugün ‘kifayetsizlik’in iki çeşidiyle de malul.

Müfredat değişikliğini duyunca, bazı gazeteler, ders kitaplarında buldukları bir takım dini bahislere hücum ettiler.

Etsinler. Biz de okuduk.

Sade onları okumakla kalmadık. Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın basın toplantısını da takip ettik.

Bakan Yılmaz’ın dediklerinden şunu anladım.

Bazı değişiklikler var. Mesela 15 Temmuz darbesi müfredata alınmış.

Birtakım terör örgütleri ve onların kötülükleri de alınmış.

Tamam, ne var bunda?

İnkılap Tarihi derslerinin kapsamı genişletilmiş. Darbeler, bir takım siyasi ve yapısal değişiklikler müfredata ilave edilmiş.

Fen dersleri eğlenceli hale getirilmiş. Hayatla ilişkilendirilmeye çalışılmış.

Vatan, millet, ahlak, dürüstlük gibi değerler müfredatta ağırlık kazanmış.

***

Tabii bunlar nasıl işlendi bilmiyoruz.

İyi işlendiyse sorun yok. ‘İyi’ derken, bir ‘devlet’ ne kadar iyi işleyebilirse, o kadar iyi.

‘Devlet’ dediğimiz ‘aygıt’ biraz kendine yontar!

Benim gördüğüm, ‘paradigma’ değişikliği yok müfredatta.

“Efendim Atatürk’ü müfredattan çıkardılar.”

Bunun mümkün olduğunu zannetmiyorum. Yılmaz da ‘çıkarmadık’ diyor zaten.

‘Evrim?’

Biyoloji derslerinde zarurete binaen duruyor. Belki ‘nas’ gibi, ‘dogma’ gibi okutulmuyordur da, bilimsel gelişmenin bir safhası olarak yer alıyordur.

Seçmeli ‘Siyer’ kitabında karı-koca ilişkilerine biraz girilmiş.

Herhalde kitabı yazan vatandaş böyle şeylere meraklı!

Din bu işlere fazla karışmaz.

Herkes, kendi hanesindeki işleri bir şekilde yürütür. Dinin veya üçüncü şahısların müdahalesine ihtilaf halinde müracaat edilir.

İhtilaf halinde de kimse kimseyi dinlemez zaten!

En mutaassıp ailelerde bile, kadının dediğinin dedik olduğuna rastlamışsınızdır.

Tecrübeyle sabittir. Bir ailede, herkesin sözünün, isteğinin kıymeti vardır.

Küçük çocukların bile...

Kocaya itaat ibadet midir?

Yerine göre.

Yerine göre kocanın karısına itaati de ibadettir.

Kitapta ateistle evlenmenin doğru olmadığı yazılmış.

Dini kitapta böyle yazılması normal. Tersini yazmak anormal olurdu.

Flörtte aşırı gidilmemesi tavsiye edilmiş.

Bunlar, sadece inananlara hitap eden tavsiyeler. Sen inanmıyorsan rahatına bak. Kafana göre takıl!

Zaten ders seçmeli. Siyer dersini seçmeyiver.

Şu eleştiri yapılsaydı olurdu: Siyer, Peygamberimizin hayatıyla ilgilidir. Anlatılanlar ‘Siyer’ dersinin konuları değildir.

Bu tartışmalar, bizim her hangi bir meseleyi doğru dürüst tartışmaktan aciz olduğumuzdan başka bir şeyi göstermiyor.

***

Müfredat değişikliği diyorsun, bir kitaptan cımbızla üç beş cümle bulmuşsun, tartışıyorsun.

Yok mu akıllı bir eğitimcimiz, müfredatın ‘felsefe’sine baksın. Çocuklarımızın bu müfredatla iyi eğitilip eğitilemeyeceğini bize anlatsın?

Bu münakaşaların arasında, Karar’ın Ankara muhabiri Erol Metin’in bulduğu haber hoşuma gitti.

Anadolu İmam-Hatip Liselerinde okutulacak ‘İslam Ahlakı’ kitabında Ahirette, sanal dünyada yapıp ettiklerimizden de hesaba çekileceğimiz, kendi adımızı kullanmadığımız durumlarda bile söylediğimiz yalanlardan, attığımız iftiralardan mesul olduğumuz yazıyormuş.

Demek ki, sen sahte isim kullansan bile, Kiramen Katibin melekleri işlediğin haltları, çevirdiğin dolapları senin defterine yazıyor.

Böyle bir konu, yeni müfredatın katkısıysa harika!

Harika olmasına harika da...

Kendisinin, ya da patronunun menfaati için her iftirayı, her yalanı, her türlü çamur atmayı mubah sayan trollerin durumu ne olacak?

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar
KARAR OKURU 09 Eylül 2017 09:42
Ne zaman ki düşüncelerim bilimle çelişir, kuşkusuz bilimi seçiniz....
Köroğlu 08 Eylül 2017 22:03
Çok doğu bir nokta. Müfredatın felsefesini tartışacağına seçmeli din derslerinden cımbızla seçilmiş cümlelere odaklanan bir muhalefet. Öğretmen kalitesi ve merkezi yönetim toplarına hiç girmeyen bir muhalefet. Sanki PISA'da sonuncu olmamızın sebebi seçmeli din dersleri...
tepekoylu 08 Eylül 2017 15:39
cennetten arsa satanlar trollere deli raporu çıkarıp kurtarırlar..
KARAR OKURU 08 Eylül 2017 12:07
Millet sanal ortamı hepten masal sanıyor...
KARAR OKURU 08 Eylül 2017 11:55
Politik piyondur troller. Barbar, ahlaksız ve vicdansızdırlar. Zaten sırf yalan söylemek, doğruları eğip bükmek için kiralanacak insanların da öyle olması beklenir. Ben aslında trolleri günümüzün Faustusları olarak tanımlıyorum. Tabii ciddi bir fark var aralarında. Faustus ruhunu kendi ihtirasları için satmışken, troller bunu sahiplerinin büyük ihtirasları için üç kuruşluk menfaat karşılığında yapıyorlar. Zavallılar! Aramızda kalsın Yusuf Bey, özellikle bu mecradaki trollerin büyük çoğunluğu (sahipleri kim olursa olsun) kendilerini ilk bakışta ele verecek derecede bayağı, cahil ve aptallar.
ismet badem 08 Eylül 2017 10:27
Yazı güzel ancak karı-koca arasındaki ilişkilere din fazla karışmaz ifadesi bana sorunlu geldi. Zira din en ufak alanlarda bile düzenleme getirmiştir ki karı-koca ilişkisi ictimai hayatın en önemli alanlarından birisidir. İhtilaf çıkınca dine başvurulur doğrudur ancak dinin ihtilaf hükümlerine başvurulur. Ondan önce ihtilaflara mani olmak, karı-koca arasındaki hürmet ve muhabbeti tesis etmek, hayırlı evlatlar yetiştirmenin yollarını göstermek gibi dinin o hususlar hakkındaki hükümlere göre hayat tanzim edilir ya da edilmelidir (Belki yazar fiili durumda böyle yapılmıyor demek istemiştir). Böyle bir tashih ihtiyacı hissettim, saygılar.
Emekli bir vatandaş 08 Eylül 2017 10:20
Bakan bey Sivas'ta açıkladı.Çok mükemmel bir eğitimimiz varmış.Bunun üzerine bir söz mü edilir bu topraklarda.Koskoca bakan yalan mı söylüyor.Tamam eğitim tartışması bitmiştir.
KARAR OKURU 08 Eylül 2017 10:56
1
:):):)
HACI CAVCAV 08 Eylül 2017 08:10
Yusuf Bey'in yazısının sonlarında şu ifade var:"Demek ki, sen sahte isim kullansan bile, Kiramen Katibin melekleri işlediğin haltları, çevirdiğin dolapları senin defterine yazıyor." Aradaki iki cümleden sonra gelen yazının son paragrafı ise şöyle:"Kendisinin, ya da patronunun menfaati için her iftirayı, her yalanı, her türlü çamur atmayı mubah sayan trollerin durumu ne olacak?"Bence son paragraf gereksiz.Çünkü ne olacağının cevabı alıntıladığım ilk paragrafta var.
KARAR OKURU 08 Eylül 2017 07:36
Trolu yavaş yavaş ankadık, her cins şeytanılığa verilen yeni ad. Ama bu "patron" çok genel duruyor... Acaba "Reis" demeye maçası yetmeyen, işi patron demekle mi geçiştiriyor...
evin 08 Eylül 2017 06:57
bilimde "dogma" olması mümkün değildir. dogmayı başka yerlerde arayacaksınız...
KARAR OKURU 08 Eylül 2017 13:20
9
'bilimde "dogma" olması mümkün değildir.'' cümlesi başlıbaşına bir dogma zaten.
KARAR OKURU 08 Eylül 2017 13:23
5
Feyerabend üstadın “Akıl faşizmi”ne karşı ayaklanalım! dediği durum tam da evin hanım gibi bilim tapınıcıları için olsa gerek.
Rasyonel 08 Eylül 2017 15:20
1
Bilimde dogma olmaz diyene bilim tapınıcısı demek akıl yoksunluğudur. Bir teori ispatlanabilir ve yanlışlanabilirse bilimseldir. Eğer bu iki özelliği barındırmıyorsa bilimin ilgi alanından çıkar ve dogma olur.
Köroğlu 08 Eylül 2017 21:55
0
Evin'in ifadesinde bir yanlışlık yok. Bilim, bir metodun adıdır. Deney ve gözlemler ile elde edilen verilerden, tümevarım yöntemi ile, yanlışlanabilir teoriler üreterek bilgiye ulaşma yoluna bilim diyoruz. Tanımı gereği bilimde dogma olmaz. "Hayatta en hakiki mürşid ilimdir" deseydi o yanlış olurdu. Çünkü bilim açıklar, yol göster(e)mez. O açıklama ile ne yapacağın sana ve değerler sistemine kalmıştır. (Ayrıca bilimsel bilginin kaynağı akıl değildir, deney ve gözlemdir. Yalnızca akıl yürüterek ulaşılan "bilgi" bilimsel değildir. Akıl güvenilmezdir, yanıltır. Bkz Zeno, Aristo vs Galileo, Gödel)
evin (gerçek evin) 10 Eylül 2017 00:10
0
bilimin kendisi dogmalaştırılabilir ama yanlış söylemişim, kusura bakmayın arkadaşlar, bazen böyle hatalar yapılıyor tabii, ben gerçek evin...
KARAR OKURU 08 Eylül 2017 06:42
Bu münakaşaların arasında, Karar’ın Ankara muhabiri Erol Metin’in bulduğu haber hoşuma gitti. Anadolu İmam-Hatip Liselerinde okutulacak ‘İslam Ahlakı’ kitabında Ahirette, sanal dünyada yapıp ettiklerimizden de hesaba çekileceğimiz, kendi adımızı kullanmadığımız durumlarda bile söylediğimiz yalanlardan, attığımız iftiralardan mesul olduğumuz yazıyormuş. Demek ki, sen sahte isim kullansan bile, Kiramen Katibin melekleri işlediğin haltları, çevirdiğin dolapları senin defterine yazıyor. Böyle bir konu, yeni müfredatın katkısıysa harika! Harika olmasına harika da... Kendisinin, ya da patronunun ( SİYASİ LİDERİNİN, ŞEYHİNİN, HOCASININ, GAVSININ, ) menfaati için her iftirayı, her yalanı, her türlü çamur atmayı mubah sayan trollerin durumu ne olacak?
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN