27.02.2020  21:54

Türkiye şu ana kadar koronavirüse karşı kapılarını kapatmayı nasıl başarabildi?

Çin'in Wuhan kentinde başlayan ve dünya genelinde 50’den fazla ülkeye yayılan koronavirüs, Türkiye’nin 4 sınır komşusu olan İran, Irak, Yunanistan ve Gürcistan'da hayatı adeta felç etmiş durumda. 83 milyonluk Türkiye ise aldığı erken önlemler ile virüsü şimdiye dek sınırlarından dışarıda tutmayı başardı.

+
-

Koronavirüs nedeniyle Çin’de başlayan ölümler son olarak Ortadoğu ve Avrupa’da da panik yarattı. İran’da ölü sayısı 26’yı buldu. Hükümet yetkililerin dahi virüse yakalandığı açıklandı. Yunanistan, hem Selanik hem de Atina’da görülen vakalarla alarma geçti. Irak’ta restoran ve kafeler ile okullar 10 gün süreyle kapatıldı. Dünya Sağlık Örgütü’nün “Küresel Alarm” ilan ettiği 29 Ocak’taki açıklamasından daha bir gün önce 26 uzmandan oluşan Koronavirüs Bilim Kurulu’nu oluşturan Türkiye ise hem uçuşların kısıtlanması, hem de sınır kapılarında kontroller ve kurulan 4 sahra hastanesiyle virüse karşı önemli hazırlık yapan ülkelerin başında geldi. Bu sayede 50 günlük süreçte halen bir vaka tespit edilmiş değil.

Koç Üniversitesi’nden Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Önder Ergönül, Türkiye’nin halen koronavirüs görülmeyen ender ülkelerden biri olmasının ardında yatan sebepleri ve Türkiye’de olası bir salgına yönelik hazırlık çalışmalarını RS FM’de Atilla Güner’le Akşam Postası canlı yayınında anlattı. Ergönül, “Türkiye, sağlık sistemi bazında hazırlıklar, uçuşların kısıtlanması ve yolcuların kontrolü gibi önlemlerle virüsten korunmayı başardı. Ama bu virüs gelmeyecek anlamına gelmez” dedi.

Önder Ergönül, virüsün ortaya çıkışının ardından 50 günlük süreçte Türkiye’nin hazırlıklarını şöyle özetledi:

“Hastaneler bazında ve Sağlık sistemi bazında hazırlık yapıldı. Asıl engelleyecek şey uluslararası hava trafiğinin kontrolüydü. Çin’e gidiş gelişler engellenmişti bunun tabi ki bir rolü vardır. İnsanların gelip gelmemesi kontrol edildi. Karantinalar oldu, izolasyonlar oldu. Virüs taşıyan çıkmadı. Yayılmadı. Aksi takdirde kümelenmeler olurdu, ortaya çıkardı, 3-5 kişi değil onlarca insan hastalanırdı birden. Bu olmadı ama olmayacak anlamına gelmez.”

'AŞIYI UNUTALIM'

Ergönül, Atilla Güner’in “Aşı geliştirme çalışmaları ne durumda?” şeklindeki sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Aşı bu salgına teknik olarak yetişmez. Bu mümkün değil. 6 aydan 1 yıldan önce asla olamaz. Aşıyı unutalım.  Biz sürdürülebilir, hijyenik sağlık kurallarını uygulayalım. Uluslararası sağlık kuruluşlarının söylediği 3 önemli uyarı var:

-El yıkamak… Bunu yaparak korunuyoruz diyemeyiz. Çünkü yok zaten virüs şu anda. Türkiye’de şu an influenza var. Genel olarak el yıkamayı önemsemeliyiz. Su bulunamıyorsa dezenfektanlı mendiller.

-Hasta olduğundan şüphelenilen kişilerle teması kesmek şart. Öpüşme sarılma gibi temaslardan kaçınmak gerekli.

-Bu dönem için koruyuculuğu olmasa da ABD’li sağlık otoriteleri influenza aşısını ihmal etmeyin diyor. Önümüzdeki sezon için. İnfluenzaya bağlı ölüm çok daha fazla. ABD’de 10 binden fazla. Koronavirüsten ölen yok.”

DİĞER HABERLER
20 yaş altı gençler için ek genelge
Toplu ulaşımı yasakladı
Semt pazarı tıklım tıklım doldu
Erdoğan'a Tekalif-i Milliye cevabı
İstisnalar belli oldu
Gaziantep'te uyuşturucu operasyonu: 13 gözaltı
Nostaljik tramvay 'son' seferlerini yapıyor