8 Nisan 2020 Çarşamba
BIST 100
92381.8
%0,34
DOLAR
6,7652
%0,11
EURO
7,3713
%0,03
ALTIN
358.36
%-0,06
6°/12°
İSTANBUL
Çoğunlukla güneşli
07.08.2019  20:20
SON GÜNCELLEME: 
07.08.2019  21:02
AB ile safları sıklaştırma zamanı
+
-

Avrupa Birliği, Türk vatandaşlarını vize uygulamasından azade etmek için bazı şartlar ileri sürüyor:

Terörle mücadele mevzuatında değişiklik, kişisel verilerin korunması ile ilgili düzenlemeler, cezai konularda AB ile işbirliği, Europol (Avrupa Polisi) ile anlaşma, yolsuzlukla mücadele konusunda adımlar ve biyometrik pasaporta geçiş.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, evvelki gün Büyükelçiler Konferansı’nda yaptığı konuşmada, bu şartları süratle yerine getireceklerini söyledi.

İyi olur.

Sadece seyahat özgürlüğümüzün alanının gelişmesi bakımından değil, aynı zamanda ve bilhassa hukuk devletinin ihyası (aslında inşası) bakımından da iyi olur.

***

Erdoğan, “Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefimizi koruduğumuzu” ve “her şeye rağmen yarım asırlık tam üyelik mücadelemizi pozitif gündemle sürdürmeye çalıştığımızı” da söyledi o konuşmasında.

Şahsen tam üyelik ısrarını gerçekçi bulmuyorum ve hem Türkiye-AB ilişkilerini hem de Türkiye ile tek tek Avrupa devletleri arasındaki ilişkileri geren bu ısrar yerine ayrıcalıklı ortaklığın daha pozitif bir gündem olacağını düşünüyorum.

Bana öyle geliyor ki “Tam üyelikten vazgeçmeye hazırız, ayrıcalıklı ortaklığın şartlarını konuşalım” dediğimiz anda AB ve tek tek Avrupa devletleri öyle bir rahatlayacak ki, o rahatlık içinde Türkiye’ye her zamankinden daha cazip tekliflerde bulunacaklar.

Gerilimsiz bir ortamda işbirliği alanlarının genişleyeceğini ve çoğalacağını zannediyorum.

“Türkler geliyor” kâbusunun sona ermesiyle Avrupa siyasetindeki aşırı sağın zayıflayacağını -ve merkez partilerinde aşırı sağ ile rekabetten mütevellit olumsuzlukların azalacağını- da zannediyorum.

AB ile ilişkilerin hangi çerçeve içinde yürütülmesi gerektiği meselesi bir yana…

Erdoğan’ın AB’ye tam üyelik bahsinde sarf ettiği şu cümle, o bahisten bağımsız olarak da fevkalade önemli:

“Avrupa Birliği küresel bir aktör olmak istiyorsa, öncelikle Türkiye’yi kazanmalıdır.”

***

AB’nin Türkiye’ye ‘nanik’ yapmayı alışkanlık haline getirmesi, hele Donald Trump yönetimindeki Amerika Birleşik Devletleri ve Vladimir Putin yönetimindeki Rusya Federasyonu ile adeta soğuk savaş halinde olduğu şu konjonktürde bile Türkiye ile safları sıklaştırmaktan imtina etmesi, üstelik Doğu Akdeniz’deki anlaşmazlıklar münasebetiyle Türkiye aleyhtarı bir tutum takınması hiç rasyonel değil.

ABD ile Rusya arasında sıkışıp kalan Türkiye’nin Avrupa Birliği ile iyi münasebetlere tali bir önem atfetmesi de hiç rasyonel olmaz.

Konjonktürden istifade ile Avrupa Birliği’ni kazanmak için elinden geleni yapmalıdır Türkiye.

 

YORUMLAR
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
SON DAKİKA HABERLERİ
  • 3 yaşındaki çocuk karantinaya alındı
    01:21
  • AB’den geç kaldık itirafı
    01:14
  • Yeni açıklama: Durumu stabil
    01:08
  • Meclis'i maske ile yönetecek
    00:37
  • İnfaz Yasası HDP tarafından protesto edildi 
    23:41
  • Rafael Correa'ya 8 yıl hapis cezası
    23:32
  • Doğum yapan kadın helikopterle hastaneye ulaştırıldı
    23:27
  • Siyasi mahkumlar serbest bırakılsın
    23:09
  • İşçiye ve işverene destekler yetmiyor
    23:04
  • NATO ve Gürcistan'dan ortak deniz tatbikatı
    23:02
  • Evdeki korna hastalarına APP'le takip
    22:48
  • Hastalar uygulama ile takip edilecek
    22:47
  • e-Devlet'ten ücretsiz maske nasıl alınır? Videolu anlatım
    22:31
  • PTT'den ücretsiz maske nasıl alınacak?
    22:26
  • Koronavirüsün merkezi İstanbul! İşte il il vaka sayısı | Güncel
    22:20
YUKARI