Back To Top
Solunum hastaları bu merkezde rahat bir nefes alıyor

Solunum hastaları bu merkezde rahat bir nefes alıyor

Solunum hastaları bu merkezde rahat bir nefes alıyor
- A +

Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde 15 yıldır hizmet veren Pulmoner (Solunumsal) Rehabilitasyon Merkezi’nde solunum hastaları rahat bir nefes alıyor

Kronik solunum hastalarının fiziksel ve psikolojik durumlarının düzelmesinin amaçlandığı Merkezde hastalara, nefes darlığıyla baş edebilme, kaslarını kuvvetlendirme ve ciğer kapasitelerini artırmaya yönelik egzersizler uygulanıyor.

Türkiye’nin ilk çok branşlı merkezi olan Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Pulmoner (Solunumsal) Rehabilitasyon Merkezi’nde hastalara doğru nefes alma yöntemleri öğretilirken, beslenmeleri de düzenleniyor. Hastalara ve yakınlarına pulmoner rehabilitasyonun öneminin anlatıldığı merkezde uygulanan egzersizler, diyetler ve psikolojik desteklerle hastaların yaşam kalitesinin artırılması hedefleniyor.

Pulmoner rehabilitasyonun bir tedaviler bütünü olduğunu vurgulayan Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Pınar Ergün, bu tedavinin egzersiz eğitimi, psikososyal destek tedaviler, hasta ve ailenin eğitimi gibi oldukça kapsamlı yaklaşımları içerdiğini belirtti.

Pulmoner Rehabilitasyon farklı bileşenler içeriyor

Pulmoner rehabilitasyonun KOAH, ileri evre astım hastaları, akciğer kanserleri, akciğer nakli adayları ve kronik hastalarda uygulandığını söyleyen Göğüs hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Pınar Ergün, “Yaklaşım farklı bileşenleri içeriyor çünkü bu hastalarda sadece akciğerler etkilenmiyor. Özellikle KOAH hastalarında en önemli sıkıntılardan biri nefes darlığı. Nefes darlığı tek başına akciğerdeki problemden kaynaklanmıyor. Solunum kasları, kol kasları, bacak kasları hatta kalp kasının yanı sıra bu hastalarda psikoloji de etkileniyor. Hareket ettiklerinde nefes darlığı algılarının daha fazla olacağını düşünüyorlar ve hareketsiz bir yaşamı tercih ediyorlar. Ama hareketsizlik nedeniyle kaslar da giderek zayıflıyor. Kısır döngü nedeniyle evden çıkamaz hale geliyorlar, günlük aktivitelerinde kısıtlılık meydana geliyor. Bu durum da çok ciddi bir depresyonu beraberinde getiriyor. Elbette hastalar ilaçlarını kullanacaklar ama bu hastaların tedavisi tek başına bu ilaçlarla mümkün değil. Akciğerler bazen o kadar şişkin hale geliyor ki yeme alışkanlığını bozuyor. Pulmoner rehabilitasyon dediğimiz tedaviye ihtiyaç oluyor” diye konuştu.

Pulmoner rehabilitasyon ile yaşam kalitesi artıyor

Prof. Dr. Ergün, Türkiye’de pulmoner rehabilitasyon ünitelerinin sayılarının yeterli düzeyde olmadığını vurgulayarak, “Bunun artırılması ve hastaların tedavilerine entegre edilmesi gerekiyor. Bunu sağladığımızda her şeyden önce hastanın yaşam kalitesi artıyor, hasta daha rahat nefes alabilir hale geliyor, daha rahat hareket ediyor, kendi yaşam aktivitelerini kimseye bağımlı olmadan yerine getirebiliyor, çalışıyorsa iş devamlılığı sağlanıyor. Sık hastaneye müracaat eder bu hastalar, nefes darlığından dolayı. Gereksiz hastane başvuruları azalıyor” şeklinde konuştu.

Bu merkezin Türkiye’deki çok büyük bir açığı da kapattığını kaydeden Ergün, Türkiye’deki göğüs hastalıkları uzmanlarının burada eğitim aldığını söyledi.

Hatalara kişiye özel programlar

Hastanın merkeze geldiğinde ilk olarak tetkiklerinin yapıldığını aktaran Ergün, “Hastanın kısıtlılıkları belirlendikten sonra fizyoterapistler tarafından egzersiz kapasiteleri, kas güçleri değerlendiriliyor. Diyetisyen tarafından boyu, kilosu ölçülüyor ve beslenme alışkanlıkları gözden geçiriliyor. Yapılması gereken ölçümler yapılıyor. Psikososyal değerlendirmelerde de hastanın yaşam kalitesini değerlendiriyoruz. Kapsamlı değerlendirmeden sonra o hastanın ihtiyaçları doğrultusunda kişiye özel bir pulmoner rehabilitasyon programı yapılandırıyoruz. Hasta fizyoterepist ve doktor gözetiminde egzersiz yapıyor” ifadelerini kullandı.

Öte yandan pulmoner rehabilitasyon içeriğinde yatarak, hastane merkezli-ayaktan takipli, hastane merkezli-evde direkt gözetimli ve hastane merkezli-uzaktan denetimli programlar olduğunu belirten Ergün, buranın Türkiye’de bu farklı programlarının hepsinin uygulandığı tek merkez olduğunu kaydetti.

“20 metre yürüyünce duruyordum, şimdi 2 bin adım atıyorum”

Merkeze KOAH atağı, akciğer amfizemi ve akciğerde şişlik tanısıyla Safranbolu’dan gelen Ahmet Akçasu, “Serviste tedavi olduktan sonra pulmoneri önerdiler. 16 seans devam ettim burada. İlk geldiğimde 20-30 metre yürüdüğümde ileri devam edemiyordum. Merkezde egzersizlere başlayınca 4’üncüden itibaren epey bir gelişme oldu. Gelmeden son 6 ayda 10 kilo vermiştim. 1 ayda 2 kilonun üzerinde almışım, diyetisyenin verdiği programı da uyguluyorum. 20 metre yürüyünce duruyordum. Şimdi odada 2 bin adım atıyorum” dedi.

ANKARA/İHA


(FOTOĞRAF)


X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN