23.06.2020  13:09
SON GÜNCELLEME: 
07.07.2020  17:28
KAYNAK: 
KARAR.COM

Barolar neden yürüyüş düzenliyor? Baro değişikliğinin içeriği nedir? Baro nedir ve ne iş yapar?

'Avukatların yürüyüşünde son durum nedir?' sorusunun yanıtı merak ediliyor. Baroların yapısında değişiklik yapmaya hazırlanan AK Parti hükümetine sert tepki gösteren baro başkanları, çeşitli illerden bir araya gelerek 'Savunma Yürüyüşü' başlattı. Ankara'ya ulaşan fakat şehre girmelerine izin verilmeyen baro başkanları ile polis arasında arbede yaşanınca vatandaşlar, 'Avukatlar neden yürüyor?' ve 'Baro nedir?' sorularının yanıtlarını internette araştırmaya başladı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile görüşen baro başkanlarının, sembolik olarak kısa bir mesafede yürümesine izin verildi. Baro başkanları, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nu korteje almayarak protesto etti. İşte 'çoklu baro' düzenlemesinin detayları...

+
-

'Avukatlar neden yürüyüş düzenliyor?', 'Baro nedir ve ne iş yapar?', 'Baro değişikliğinin içeriği nedir?', 'Çoklu baro ne demek?' sorularının yanıtlarına sayfamızda yer verdik. Barolar, Türkiye'nin dört bir yanında 'Savunma Direniyor' sloganlarıyle eylemler düzenliyor. Onlarca baro başkanı da başkent Ankara'ya ulaşmak üzere 'Savunma Yürüyüşü' düzenledi. Baro seçimlerini ve yönetim şeklini değiştirecek düzenlemeyi protesto eden baro başkanları, son dönemde AK Parti ile yakın temasta olan ve baro düzenlemesine destek veren Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'na da tepkilerini dile getiriyor. Detaylar haberimizde...

BARO BAŞKANLARI NEDEN YÜRÜYOR?

AK Parti, 'çoklu baro' adıyla gündemde yer eden yeni baro sistemini, baroların itirazlarına rağmen ekim ayında yapılacak baro seçimleri öncesi yasalaştırmak istiyor. Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu öncülüğünde 31 baro başkanının katılımı ile oluşturulan 'müzakere heyeti', geçtiğimiz hafta hükümet yetkilileri ile bir dizi görüşme yaptı ve yasa teklifinin geri çekilmesini talep etti.

Aradan geçen bir haftalık süreçte yasa teklifi hazırlıklarının devam etmesine tepki gösteren barolar, müzakere sürecinin sonuç vermediğine dikkat çekerek Ankara'ya 'Savunma Yürüyüşü' başlattı. İstanbul Barosu başta olmak üzere bulundukları illerden yola çıkan İzmir, Antalya, Denizli, Diyarbakır, Trabzon, Mersin, Adana, Kocaeli, Malatya ve Eskişehir Barosu Başkanları, ilk gün 20 kilometrelik adalet yürüyüşü gerçekleştirdi.

POLİS, KORTEJİN ANKARA'YA GİRMESİNE İZİN VERMEDİ

Türkiye'nin farklı kentlerinden yola çıkarak 'savunma' için yürüyen baro başkanlarını Ankara girişinde Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan karşıladı. Ankara girişinde baro başkanlarını bekleyen polis ekipleri, valilik kararıyla yürüyüşe izin verilmediğini belirtti. Baro başkanları ise yürüyüşe devam edeceklerini ve ardından Anıtkabir'e gideceklerini söyledi. Bunun üzerine yürüyüşe geçen grup ve polis arasında kısa süreli arbede yaşandı. Yaşanan bu gelişmeye Türkiye'nin birçok ilinden tepki yağdı.

'Çoklu baro' düzenlemesinin detaylarını, sayfanın devamında bulabilirsiniz.

İSTANBUL: POLİSİN MÜDAHALESİ UTANÇ VERİCİ

Baro seçim sistemiyle ilgili yapılması düşünülen değişikliğe tepki göstermek için geçtiğimiz cuma günü Ankara'ya yürüyüşe başlayan baro başkanlarının, bugün Ankara'ya girişinin engellenmesine ilişkin İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi tarafından bir basın açıklaması yapıldı.

İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi Başkanı Avukat Abdullah Onur Eyüboğlu tarafından okunan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

"Ankara'ya yürümek üzere anayasal haklarını kullanan 51 Baro Başkanı Ankara girişinde kolluğun haksız, hukuksuz, orantısız müdahalesiyle karşılaşmış; bazı baro başkanları fiziksel müdahaleye uğramış ve Gaziantep Baro Başkanımız kolluk tarafından darp edilmiştir.

Ancak, sırf demokratik yollarla muhalif görüşlerini ortaya koydu diye, TC Anayasası ve Avukatlık Kanunu'nun kendilerine yüklediği hak ve sorumlulukları gereği mesleğin onuru için yürüyen baro başkanlarının fiziki müdahaleye maruz bırakılması avukatlık mesleği açısından talihsiz, utanç verici ve bir o kadar da kabul edilmezdir.

Utanç vesikası haline gelen, bir Baro Başkanı'nın cübbesinden çekilerek engellenmeye çalışıldığı fotoğrafı veren kolluğa da ayrıca şunu hatırlatmak isteriz ki, bugün durdurmak için asıldığın o cübbe yarın haklarının savunulması için sığınabileceğin tek limandır.

Bizler bu yürüyüşü kendimiz için değil istisnasız bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının haklarını korumak için yapıyoruz. Gün gelecek herkes o asıldığın cübbeye sığınmak zorunda kalacak. Unutmayın avukatın sesi kesilirse vatandaşın nefesi kesilir."

ANTALYA: DEHŞET İÇİNDE İZLEDİK

Baro seçim sistemiyle ilgili yapılması düşünülen değişikliğe tepki göstermek için Ankara'ya yürüyen Baro Başkanlarının, Ankara'ya girişinin engellenmesine ilişkin Antalya Barosu basın açıklaması yaptı.

Antalya Adliyesi önünde yapılan basın açıklama şu ifadelere yer aldı;

"Baro başkanlarına yapılan bu saldırı savunmaya, biz avukatlara ve daha vahimi avukatlarla birlikte  halkın hak arama özgürlüğüne  yapılmıştır. Bu saldırı esnasında kolluk kuvvetlerinin bazı baro başkanlarını darp ettiğini üzülerek ve dehşet içinde izledik.

Anayasal bir hak olan toplantı ve yürüyüş hakkının kanunsuz emirlerle fiziksel olarak engellenmesi hakkın gasp edilmesidir. Bu müdahale hukuk ve demokrasi tarihimizde kara bir leke olarak yer alacaktır.

Sağlık ve güvenlik sebebiyle tek başına yürüyen baro başkanlarına yönelik bu tutum karşısında savunmanın ve baro başkanlarımızın yanındayız. Baro başkanlarının bu demokratik ve anayasal hakkının engellenmesine devam edilmesi halinde tüm meslektaşlarımızı kitlesel olarak  hukuki mücadelemizi vermek üzere Ankara'ya  çağıracağımızı belirtmekteyiz.

ESKİŞEHİR: HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Baro başkanlarının Ankara'da polis tarafından yürümesine izin verilmemesine Eskişehir Barosu'na kayıtlı avukatlar da tepki gösterdi. Eskişehir Barosu önünde toplanan avukatlar, baro başkanlarına yapılan engellemeyi ve müdahaleyi alkışlarla ptotesto ettiler.

Grup adına açıklama yapan Eskişehir Baro Yönetim Kurulu Üyesi Emine Cevahir Çalıkuşu, anayasal ve yasal haklarının engellenmesi neticesinde Baro Başkanları Avukat Mustafa Elagöz ve diğer baro başkanlarının Ankara girişinde oturma eylemi yaptığını söyledi.

Baroların her zaman hukukun üstünlüğünü savunduğunu ifade eden Çalıkuşu, "Hukukun üstünlüğünü savunmaya da devam ediyoruz. Bugün Ankara girişinde yapılan engelleme ve saldırılar yalnızca Baro başkanlarına değil biz avukatlara ve halkın hak arama özgürlüğüne yapılmıştır" dedi.

DENİZLİ: HAKSIZ, HUKUKSUZ, ORANTISIZ MÜDAHALE

Denizli Barosu, 'Savunma Yürüyor' eylemi ile Ankara'ya yürüyen baro başkanına yönelik güvenlik güçlerinin müdahalesine tepki gösterdi. Avukat Hakları Merkezi üyesi Kerem Onur meslektaşları ile birlikte Denizli Barosu hizmet binası önünde basın açıklaması yaptı.

Yürüyüşün kolluk kuvvetleri tarafından engellendiğini belirten Onur, "Anayasal haklarını kullanan baro başkanlarımız kolluğun haksız, hukuksuz ve orantısız müdahalesi ile karşılaşmış, bazı baro başkanları fiziki müdahaleye uğramıştır" dedi.

HATAY: SAVUNMA SUSMADI, SUSMAYACAK

Hatay Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Adnan Eryılmaz Adalet Sarayı önünde yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"İnsan haklarını ve hukukun üstünlüğünü her yerde ve her platformda sonuna kadar savunacağımızı, halkımızın hak arama mücadelesinin yanında olacağımızı, savunmaya yönelen her türlü müdahaleye karşı tüm gücümüzle mücadele edeceğimizi belirtmek isteriz.

Baro başkanlarının başkent Ankara'ya alınmamalarını, fiili olarak şiddete maruz bırakılmalarını, polis kuşatması altında tutulmalarını kınıyoruz. Savunma susmayacak, halk nefessiz kalmayacak. Savunma susmadı, susmayacak."

EDİRNE: ETRAFIMIZ ÇEVRİLMİŞ DURUMDA

Ankara girişinde polis müdahalesi ile karşı karşıya kalan Tekirdağ Barosu Başkanı Sedat Tekneci, baro başkanlarının, oturma eylemine başlamasının ardından polis bariyerleri ile etrafının çevrildiğini açıkladı.

Müdahale eden polislerin, baro başkanları ile basın mensuplarını ayırmaya çalıştığını belirten Tekneci, "Dışarıdan gelecek meslektaşlarımızı içeri sokmuyorlar. Etrafımız çevrilmiş durumda" dedi. Olayla ilgili Tekirdağ Barosu da açıklama yaparken, Ankara'daki baro başkanlarının eylemine katılabileceklerini söylediler.

MERSİN: ANLAM VERMEK MÜMKÜN DEĞİL

Bölgedeki gerginliğin devam ettiğini söyleyen Mersin Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, polisin müdahalesine anlam veremediklerini söyledi. İnşaat halindeki bir binanın önünde polis tarafından çembere alındıklarını anlatan Yeşilboğaz, "Bizim buradan gitmemizi sağlamak için iş yerinin sahibi ve onun talimatı ile işçilerini üzerimize salıyorlar. Daha doğrusu çemberin dışında kalan avukat arkadaşlara fiili müdahalede bulunmasını istiyorlar. Amaç provokasyon yapıp saldırtmak. Halbuki bulunduğumuz yer kamu alanı özel alan değil. Bizi çembere aldıkları yer bir inşaat halindeki binanın önü" dedi.

GAZİANTEP BARO BAŞKANI: POLİS TARAFINDAN DARP EDİLDİM

Polisin yumruklu müdahalesine maruz kalan Gaziantep Baro Başkanı Şarklı o anları anlattı. Anıtkabir'e yürümelerine izin verilmemesi sonrasında yaşanılan arbedede burnuna polis kalkanından burnuna darbe aldığını belirten Şarklı, şunları söyledi:

"Ben Gaziantep'ten buraya 3 günde yaklaşık 60 kilometre yol yaparak dün gece Ankara'ya geldik. Bu sabah ise yürüyüş yapan 50-60 baro başkanımızla birlikte 100-150 metre yürüyüp sonrasında ise Anıtkabir sonrasında ise meclise yürüyecektik.

Tabii buraya geldiğimiz ilk andan itibaren İçişleri Bakanlığı'nın talimatıyla kesinlikle hiçbir açıklama ve yürüyüşe izin verilmedi. İzin verilmemesi üzerine önümde bir arbede yaşanınca Ordu baro başkanımız arada kaldı bende onu kurtarmak istediğimde çevik kuvvet kalkanıyla burnuma bir darbe aldım.

Sonrasında geri çekildik çeşitli görüşmeler sonrasında tekrardan yürümeye başladık, o anda sivil polislerden biri beni parmağıyla işaret ederek kafa salladı."

İnanın Türkiye Cumhuriyetine yakışır bir durum değil bu olay utanç verici bir durum. Hiçbir açıklama, gerekçe ve muhatap olarak kimseye bulamıyoruz. Ankara Valiliği'nin ve emniyetinin bu tavrını anlamak mümkün değil. 50 baro başkanının 100 metre yürümesinden kamu düzeni nasıl bozulur? Trafikle ilgili bir sorun yok çünkü kaldırımdan yürüyecektik ama buna rağmen bu öfkelerini anlamak mümkün değil."

MÜZAKERELER SONUÇ VERDİ: YÜRÜYÜŞ ANITKABİR'DE NOKTALANDI

Çoklu baro sistemine karşı başlattıkları 'Savunma Yürüyüşü' engellenerek Ankara girişinde abluka altına alınan baro başkanları yürüyüşü Anıtkabir'de noktalandı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile yapılan müzakere sonuç verdi. Buna göre, avukatlar, polisin geri çekilmesinin ardından 200 metre kadar sembolik yürüyüş gerçekleştirdi. Daha sonra araçlara binilerek Anıtkabir'e gidildi. Hükümetin baro düzenlemesine destek veren Türkiye Barolar Birliği Başkanı (TBB) Metin Feyzioğlu, yürüyüş kortejine alınmadı.

Türkiye Barolar Birliği'ne olağanüstü toplantı talebinde bulunacak barolar, savunma üzerinden yapılmak istenen yasa değişikliği teklifinin toplumda oluşturacağı hak kayıplarını anlatacak. Barolar bu kapsamda gazetelere ilan verecek, sosyal medya üzerinden kampanya düzenleyecek.

Meclis'e gelecek teklifin yasalaşması durumunda da iptali için Anayasa Mahkemesi'ne taşınması için çalışılacak. Ayrıca itirazlar dikkate alınmadığında Meclis önünde de 'Son Nöbet' olarak adlandırılan bir protesto gerçekleştirilecek.

AKŞENER VE YAVAŞ'TAN BARO BAŞKANLARINA ZİYARET

Sabah saatlerinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Anakra'ya girişi engellenen ve polis ablukasında bekleyişi süren başkanları ziyarete gitti.

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener de Meclis'te yaptığı grup toplantısının ardından, baro başkanlarını ziyarete gitti. Alanda baro başkanlarıyla görüşen Akşener, desteklerini belirtti.

EYLEM SÜRECİNİ DESTEKLEMYEN FEYZİOĞLU'NA TEPKİ

Baroların eylem kararı alarak yürüyüşe geçmesine ve sonrası için de birçok eylem planı yapmasına Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'ndan destek gelmedi. Bazı baro yöneticilerinden edinilen bilgiye göre Feyzioğlu eylem kararlarını doğru bulmadığını ifade etti.

Ankara'ya alınmayan baro başkanları, kendilerini ziyarete gelen Metin Feyzioğlu'nu protesto etti. Feyzioğlu'na sırtlarını dönen baro başkanları "Dün neredeydin" diye sordu. Feyzioğlu ise "Hem bakanlıkta hem burada olamam" karşılığını verdi.

METİN FEYZİOĞLU İSTİFA EDECEK Mİ?

Gazeteci Cüneyt Özdemir'in Youtube kanalında katıldığı canlı yayından istifa etmesi yönündeki tartışmalara ilişkin konuşan Feyzioğlu, Özdemir'in ''İstifa etmeyi düşünüyor musunuz?'' sorusuna, ''İstifa etmemi gerektiren herhangi bir durum yok. Benle ilgili değil. Ben kanun koyucu değilim'' diye cevap verdi.

AK PARTİ: İÇERİĞİNİ BİLMEDİKLERİ TEKLİF İÇİN NEDEN YÜRÜYORLAR?

Baroların 'Savunma Yürüyüşü'ne ilişkin iktidardan ilk yorum AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan'dan geldi. Baroların yapısında değişiklik öngören çalışmanın içinde bulunan Turan, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda baro başkanları ile görüşüldüğünü hatırlatarak, "Baro başkanları içeriğini henüz bilmedikleri bir kanun teklifi için neden yürür ki? Çalışılan teklif için tüm baro başkanları adına 30 başkan ile uzun uzun görüşüldü. Yasama yetkisi/takdir tabii ki TBMM'de. Keşke barolar daha özgün bir duruş tercih edebilseydi" dedi.

Turan, teklifin savunma makamına değil, baroların idari meselelerine ilişkin olduğunu kaydetti, "Her açıklamasıyla Anadolu ruhunu inciten küçük bir mütehakkim grubun karşı çıkmasını anlarız da bunların gölgesinde kalıp baroları eşitleyen bir düzenlemeye karşı çıkanları anlayamıyoruz" dedi.

BARO DÜZENLEMESİNİN İÇERİĞİ NEDİR? NEDEN DEĞİŞİKLİK YAPILMAK İSTENİYOR?

Baro başkanlarının yürüyüş düzenleyerek protesto ettikleri baro düzenlemesi, nisan ayında Diyanet İşleri Başkanlığı ile Ankara Barosu arasında yaşanan polemiğin ardından AK Parti hükümeti tarafından gündeme getirildi.

Ankara Barosu'nun Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın eşcinsellikle ilgili sözlerine yönelik açıklamasına sert tepki gösteren AK Parti, baro seçim sistemini değiştirmeye yönelik yasa değişikliğine ilişkin daha önce yaptığı çalışmayı raftan indirdi.

'EŞCİNSELLİK' TARTIŞMASIYLA BAŞLADI

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Ramazan ayının ilk cuma hutbesinde, "İslam zinayı en büyük haramlardan kabul ediyor. Lutiliği, eşcinselliği lanetliyor. Nedir bunun hikmeti? Hastalıkları beraberinde getirmesi ve nesli çürütmesidir bunun hikmeti" diyerek HIV virüsünün yayılmasını buna örnek olarak gösterdi.

Erbaş'ın bu sözlerine en sert tepki Ankara Barosu'ndan geldi. Bazı baro ve sivil toplum örgütlerinin yanısıra Ankara Barosu da Erbaş'ın bu açıklamasına yazılı açıklamayla tepki gösterdi.

Ankara Barosu açıklamasında Erbaş'ın LGBTİ bireyleri nefretle aşağlayıp, hedef gösterdiği savunularak, " Şaşkınlığımız; sesi çağlar öncesinden gelen bu şahsın, bir devlet kurumunun başında oturup söylemini kutsal sayılan değerler üzerine inşa ederek halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmesindeki kan kokan cüreti sebebiyledir" ifadelerine yer verildi.

Ankara Barosu'nun açıklamalarına başta, 'saldırı, devletimize yapılan bir saldırıdır' diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere AK Parti yöneticilerinden arka arkaya tepki açıklamaları geldi. Baro hakkında soruşturma başlatılırken, Erbaş da suç duyurusunda bulundu.

AK PARTİ: DEĞİŞİKLİĞİN TAM ZAMANI

Bu gelişmelerin ardından AK Parti yönetimi, uzun süredir üzerinde tartışılan baro seçimlerine ilişkin düzenlemeyi yeniden gündemine aldı.

AK Partili üst düzey bir yönetici, baro seçimleriyle ilgili değişikliğin, Ramazan Bayramı sonrasında yeniden çalışmaya başlayacak olan TBMM gündemine gelebileceğini belirterek, "Tam zamanı" ifadesini kullandı.

AK Parti'nin barolar ile Türk Tabipleri Birliği'nin de aralarında bulunduğu meslek örgütlerinin seçim sistemini değiştirmesine ilişkin tartışma yeni değil. Barolarla ilgili son tartışma ise geçen yıl eylül ayındaki 'Adli Yıl' açılışında gündeme gelmişti.

Adli Yıl açılış töreninin, Yargıtay yerine Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde yapılmasına karşı çıkan 52 baro başkanı, bu tutumu protesto ederek, açılışa katılmamıştı.

Adli Yıl açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, törene katılmayan baroları, 'adli yıl açılışını sadece mekanından dolayı provoke etmekle' suçlayarak, "Önümüzdeki dönemde ilk çözmemiz gereken meselelerden birinin, barolar başta olmak üzere tüm meslek teşekküllerinin seçim yöntemlerinin temsili demokrasiye uygun hale getirilmesi olduğuna inanıyorum" görüşüne yer vermişti.

ÇOKLU BARO NEDİR? NASIL BİR DÜZENLEME YAPILACAK?

AK Parti, baroların yönetimlerini değiştirme sonucu da doğuracak iki ayaklı formül üzerinde çalışıyor.

Bu kapsamda hem baro, hem de Türkiye Barolar Birliği (TBB) seçim sisteminde değişiklik düşünülüyor.

Mevcut sistemde, baroların blok liste ile seçime gittiğini, bu durumun temsilde adaletini sağlamadığını savunan AK Parti, baro seçimlerinde 'nisbi temsil'e olanak düzenleyecek bir değişiklik yapılması seçeneği üzerinde duruyor.

Türkiye Barolar Birliği seçiminde de Ankara, İstanbul gibi en yüksek avukatı bünyesinde bulunduran baroların etkinliğini azaltacak formüller tartışılıyor.

Avukatlık Yasası'na göre, TBB Genel Kurulu için her baro ikişer delege belirliyor. Avukat sayısı yüzden fazla olan barolar, yüzden sonraki her 300 üye için ayrıca birer delege seçiyor. Bu durum örneğin 45 bin dolayında üyesi bulunan Ankara Barosu'na, TBB Genel Kurulu'nda yüzde 25'e yakın temsil olanağı sağlıyor.

AK Parti ise üye sayısı az olan baroların göndereceği delege sayısıyla büyük illerin göndereceği delege sayısını birbirine yaklaştırabilmek için her 300 üye için bir delege seçilmesi yerine, bu sayının yükseltilerek örneğin her 1000 üye için bir delege seçilmesi formülü üzerinde duruyor.

BARO NEDİR VE NE İŞ YAPAR?

Kısaca, avukatların bir araya geldiği meslek örgütüdür. Baro, avukatlık yasasında yazılı kurallar uyarınca meslek hizmetlerini görmek, mesleki erdemlilik ve dayanışmayı korumak, avukatlığın genel yararlara uygun olarak gelişmesini sağlamak amacıyla kurulan, tüzel kişiliğe sahip, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.

Barolar, yasada belirtilenlerin dışında herhangi bir işle uğraşamaz. Baroların siyasi parti, sendika ve derneklerle her türlü ilişkisi yasaktır. Bu yasağa rağmen siyaset ve benzeri işlerle uğraşan baro sorumlu organlarının görevlerine son verilmesine ve yerlerine yenilerinin seçilmesine, Adalet Bakanlığı'nın isteği uyarınca, bulundukları İl Cumhuriyet Savcılığının açacağı dava üzerine, o yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından karar verilmektedir. Barolar mali ve idari açıdan denetlenmektedir.

82. İL İÇİN TBMM'YE TEKLİF VERİLDİ

HANGİ İLLERDE MASKE TAKMA ZORUNLULUĞU VAR?

YENİ DÜZENLEMEYE GÖRE KİMLER NEREDE MASKE TAKMAK ZORUNDA?

TÜRKİYE'NİN GÜN GÜN NORMALLEŞME TAKVİMİ İÇİN TIKLAYIN

YURT İÇİ SEYAHATLARDE ZORUNLU OLAN 'HES KODU' ALMAK İÇİN TIKLAYIN

e-DEVLET'TEN SEYAHAT İZİN BELGESİ ALMAK İÇİN TIKLAYIN

TÜRKİYE HARİTALI HAVA DURUMU TAHMİNİ

DİĞER HABERLER
Sorunu kangrene döndürenler aynı anda tepki verdi
AÖL sınav sonuçları 17 Ağustos'ta açıklanıyor
Çekmeköy Şile Otoyolu'nda hafriyat tırı devrildi: 1 ölü
Yaşamadan bilemezsiniz
Sıcaktan bunalmaya devam!
'Hayata sarılmaktan vazgeçmeyin'
Laf attığı kızın kardeşini bıçakladı